bugün
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler16
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- kedi tekmelemek11
- alevi kızların alev alev yanması4
- mehdinin gelmiş olması4
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler4
- sözlükte marka olmak8
- sözlük yazarlarının manzaraları6
- aslan gibi adam5
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- evreşe bim de bulgar görmek5
- camide rakı içen izmirli kız7
- dede cafe2
- maymundan geldiğine inanan ateist4
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- cuma salatı2
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar3
- süleymancılar14
- nasılsınız fakirler8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı13
- daha 17 dizisi aras vs teoman5
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması33
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- iremga32
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- alihan kuriş7
- kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmek2
- emre yaban2
- denize çıplak girmek4
- anın görüntüsü30
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı10
- true'nin milli olması3
- velvet12
- sözlükte kavga olacak hissi8
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- trollüğün belirli bir zeka gerektirmesi2
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- siyaset konuşan kızlar3
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- dönercide kız tavlamak2
- denize bakan ev6
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi5
- araplar gerçek dinden nasıl putlara dönmüştü3
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek2
- lokantada et için gelen kediye ekmek atmak2
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
genel konuşacağım, yani kimse tutup da "kötü doktor da var yiea" demesin. kötü doktor vardır evet, ama oranı kötü vergi memuru oranını geçmez. cahil doktor da vardır, onun oranı da cahil inşaat mühendisi oranını geçmez. hem kötü hem cahil doktor oranı ise hem kötü hem de cahil milletvekili oranının yakınına bile yaklaşamaz.
elma ile armut kıyasıdır.
birisi öncelikle zarar verme düsturuyla yaşar. yapacağı her hareket ilgilendiği şahsın faydasına yöneliktir. diğerinin ise belinde silahı, copu, biber gazı vardır. ideolojiden arınmış, mükemmel yönetilen polis teşkilatlarında bile düsturları "mümkünse zarar verme"dir. hükümetin uydusu olan teşkilatlarda ise "bizim ideolojimizdeyse zarar verme, gerisinin koy götüne" şeklinde bir düsturları vardır.
birisi din, ırk, ideoloji, cinsiyet ayrımı yapmadan yardım etmek için yemin etmiştir. hakarete uğrasa, sinirlendirilse dahi objektif olmaya çalışmalıdır. her insan gibi hata yapabilir, ancak bu hata kasıtlı değildir, en fazla dikkatsizlik veya ihmal ile suçlanabilir. diğeri ise dürtüleriyle hareket edebilir, din, ırk, ideoloji ve cinsiyet ayrımı yapabilir. sinirlenip zarar verebilir, hatta sinirlenmeden zarar verebilecek kadar psikopat bile olabilir. dünyada bunun pek çok örneği mevcuttur. belki sinirlendiği için hastasına kasten zarar veren doktorlara da rastlanmıştır, ama bunlar bir elin parmaklarını bile geçmez.
birisi salt beyin isteyen bir meslektir. fakülteyi kazanmak olsun, öğrenci hayatında olsun, mesleğini icra ederken olsun. sürekli düşünmek, analiz yapmak zorundadır. çoğu ülkede en seçkin mesleklerden biridir, akranlarının arasından sıyrılabilmiş azınlıktadır bu kişiler. düşünebilen, araştıran, analiz yapan çoğu insan gibi entelektüel seviyeleri yüksektir, sorgulayıcıdırlar. diğer meslek grubu ise çoğunlukla fiziksel özelliklerini kullanır. okulunu kazanırken olsun, mesleğini icra ederken olsun. görevleri sırasında çoğunlukla insiyatif almadıkları, emirlere uydukları için sorgulayıcı, analitik düşünen bir kafa yapıları genelde yoktur. daha kitabı nasıl tutması gerektiğini bilmeyen polisler de rastlanılmamış şey değildir.
iyi yönetilmeyen ülkelerde polis teşkilatına katılmak için hükümetin ideolojisine sahip olmak yeterlidir. mülakat sınavları olsun, yazılı sınavlar olsun torpil ile rahatlıkla geçilebilir. ancak hekimler tarafsız sınavları başararak alın teriyle ulaşırlar geldikleri noktaya.
cahil toplumlarda eğitimli kişilerden nefret edilirken, beli silahlılardan korkulduğu için böylesi toplumlarda doktorlar ikinci plana atılmıştır. devlet yöneticisinin "ben doktora iğne bile yaptırmam" dediği de görülmüştür, 5 göstericiyi öldüren, onlarcasını kör eden, sakat bırakan polisler için "kahraman polisimiz destan yazmıştır" dediği de.
gibi onlarca, yüzlerce fark sayılabilir. saçma bir kıyastır zira.
elma ile armut kıyasıdır.
birisi öncelikle zarar verme düsturuyla yaşar. yapacağı her hareket ilgilendiği şahsın faydasına yöneliktir. diğerinin ise belinde silahı, copu, biber gazı vardır. ideolojiden arınmış, mükemmel yönetilen polis teşkilatlarında bile düsturları "mümkünse zarar verme"dir. hükümetin uydusu olan teşkilatlarda ise "bizim ideolojimizdeyse zarar verme, gerisinin koy götüne" şeklinde bir düsturları vardır.
birisi din, ırk, ideoloji, cinsiyet ayrımı yapmadan yardım etmek için yemin etmiştir. hakarete uğrasa, sinirlendirilse dahi objektif olmaya çalışmalıdır. her insan gibi hata yapabilir, ancak bu hata kasıtlı değildir, en fazla dikkatsizlik veya ihmal ile suçlanabilir. diğeri ise dürtüleriyle hareket edebilir, din, ırk, ideoloji ve cinsiyet ayrımı yapabilir. sinirlenip zarar verebilir, hatta sinirlenmeden zarar verebilecek kadar psikopat bile olabilir. dünyada bunun pek çok örneği mevcuttur. belki sinirlendiği için hastasına kasten zarar veren doktorlara da rastlanmıştır, ama bunlar bir elin parmaklarını bile geçmez.
birisi salt beyin isteyen bir meslektir. fakülteyi kazanmak olsun, öğrenci hayatında olsun, mesleğini icra ederken olsun. sürekli düşünmek, analiz yapmak zorundadır. çoğu ülkede en seçkin mesleklerden biridir, akranlarının arasından sıyrılabilmiş azınlıktadır bu kişiler. düşünebilen, araştıran, analiz yapan çoğu insan gibi entelektüel seviyeleri yüksektir, sorgulayıcıdırlar. diğer meslek grubu ise çoğunlukla fiziksel özelliklerini kullanır. okulunu kazanırken olsun, mesleğini icra ederken olsun. görevleri sırasında çoğunlukla insiyatif almadıkları, emirlere uydukları için sorgulayıcı, analitik düşünen bir kafa yapıları genelde yoktur. daha kitabı nasıl tutması gerektiğini bilmeyen polisler de rastlanılmamış şey değildir.
iyi yönetilmeyen ülkelerde polis teşkilatına katılmak için hükümetin ideolojisine sahip olmak yeterlidir. mülakat sınavları olsun, yazılı sınavlar olsun torpil ile rahatlıkla geçilebilir. ancak hekimler tarafsız sınavları başararak alın teriyle ulaşırlar geldikleri noktaya.
cahil toplumlarda eğitimli kişilerden nefret edilirken, beli silahlılardan korkulduğu için böylesi toplumlarda doktorlar ikinci plana atılmıştır. devlet yöneticisinin "ben doktora iğne bile yaptırmam" dediği de görülmüştür, 5 göstericiyi öldüren, onlarcasını kör eden, sakat bırakan polisler için "kahraman polisimiz destan yazmıştır" dediği de.
gibi onlarca, yüzlerce fark sayılabilir. saçma bir kıyastır zira.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar