bugün

ikinci nesil yazar. kaçıncı nesil olduğunu kendisinin de bilemeyeceği (fakülteyi sekiz yılda bitirdiğinden belki *) avukat. bir ara sözlüğe hukukla ilgili çok entry girdiği için nick altına genelde bu yönde yazılar yazıldığını görüp diğer entrylerinin gölgede kalmasını istemediğinden elinden geldiğince geniş bir yelpazede yazmaya çalışan, sözlüğü çok seven, bilgi içerikli entryleri biraz ön planda olsa da aslında geyiğin dibine vurmaya bayılan, şimdilerde ikinci total kalça protezi ameliyatını olmuş, yanı başına koyduğu bilgisayarıyla bütün gün sözlükle oyalanan, birazcık da bu istirahat nedeniyle gammazlık faaliyetlerine biraz daha fazla yönelen * , kendi halinde yazar kişi.
hayat ne kadar garip... gece gece canım sıkıldı sözlüğü açtım. gelişmeler butonunu yanar görünce yine salça efendi yazarlarla olan bir derdini iki gün önceki gibi komik bir dille kendi üslubunca anlattı heralde diye geçirdim içimden. okudum... ditty tanıdığım bir yazar değildi. yine de içim buruldu. birbirini tanımayan binlerce kişiden oluşan kocaman bir aileydik bu sözlükte ne de olsa. ditty de ailenin bir üyesi...
neyse hakkında diğer yazarların döktüğü duyguları okuyayım dedim, arabaciarabayatasget'in verdiği linki gördüm tıkladım... http://www.uludagsozluk.c...869_070121170907_asla.bmp allah rahmet eylesin rahmetlinin resmini görünce ben bu adamla konuşmuştum be sözü döküldü istemsizce dudaklarımdan. aradım taradım buldum sözlük içinde. 9 Aralik 2007'de facebook'un zararları başlığına "alacaklılarınız sizi eliyle koymuş gibi bulabilir" yazmışım o da bana "ha ha çok iyi fikir ya , kaçak icra takibi borçlularımı facebook'la bulabilir miyim acaba. sırf bu yüzden üye olabilirim bak şu illete * " diye mesaj atmış... ordan hatırlıyorum bu yüzü. hayat cidden çok garip. can sıkıntısını biraz olsun gidermek için girdiğin bir internet sitesinde adını bile bilmeden bir konuda görüş paylaştığın bir adamın öldüğünü okuyup, onu resminden tanıyıp üzülüyorsun. gerçekten garip... garip ve yürek burkan.
mekanın cennet olsun tanıyamadan kaybettiğim dostum.
derler ya, sözcüklerin boğazda takılı kaldığı anlar diye... Hani ne diyeceğinizi bilemezsiniz.
Tanımadığınız biri bile olsa, sözlükte entrylerine rastlayıp bol bol okuduğunuz, artı oy verdiğiniz bir yazar ise bu kişi, sizi gerçekten üzer... Toprağı bol, mekânı cennet olsun. Allah rahmet eylesin.

Bu arada, şahsi fikrim merhumun ismi ve nickinin "Unutulmayacaklar" ya da buna benzer bir başlık altında Uludağ Sözlük kadrosu altında yazılmasıdır. Eminim ki bütün sözlük yazarlarımız bana katılacaklardır.
izmirin dağlarına ektiğim ikinci çiçek,

ve ektiğim kimbilir kaçıncı..

ben bilirim bir,

bir ben..

imrendiğim bir huzur şüphesiz,

eriştiğin..
ditty ile hiç mesajlaştım mı sözlükten hiç bi entrysine bayılıp sukelayı bastım mı ya da yoksa seri eksi vereni ben miydim bi fikrim yok. evet her zaman her yerde günü her saati her dakikası hatta her saniye ve salisesi bi yerlerde ölüm kokuyor.

belki sacma tanınmayan bilinmeyen için agıt yakılması, içinin burulması, bogazından gecmeyen tükürügü yutma cabası. belki yalancı! ama gerçek olan şu; çevrende, yakınında birileri ölünce anlıyor insan ölüm denen kefaretin er ya da gec gelecegini. onun evveli hele de sözlükte herşey o kadar laylaylom o kadar tırıs ki.. gerçekçi değil hiçbirşey. ölüm bu tüm diğerlerin yanında hiç yokmuş gibi geliyor sözlükte.. var ya bi ilkokul şarkısı; orda bir ev var uzakta gitmesek de görmesek de o ev bizim evimizidr.

öle bişey işte. var bi yerlerde.. kaçsak da kabullenmesek de bizim.

puandorg bişey söledi az önce.

-ditty i hiç tanımazdım ama ölümü bana bişeyi gösterdi. sözlükteki herkes hayal arkadaşlarımızdı. ama hayal arkadaşlarımız da canlıymış ve ölebiliyolarmış.
son entryisini yarış atlarına girmiş.hızlı koşarlar nedendir bilmem demiş...umarım o da cennete yarış atları gibi hızlıca koşarak girer...*
yazarlar ölmez gibi gelirdi bana. ne bileyim sanki hepsi default olarak her sözlüğe girdiğimde kedi köpek gibi kavga ettiklerini gördüğüm ve bilgisayarımı kapatmamla birlikte hayatımdan da çıkan bünyeler olarak algılardım. daha önce de geyiği dönmüştü bunun. ölümün bile ti'ye alınıp buna üzülen insanları sazan durumuna düşüren elemanlar beni iyice tiksindirmişti bu alemden. neyse.

bir daha hiç online olmayacağını bilmek tuhaf, bir daha numarasının kayıtlı olduğu telefonları çaldırmayacağını bilmek tuhaf. bir anda sonsuz kavgalar yerini sessizliğe bırakmış gibi. belki de her şey yalandır ölüm haricindeki. kaç yıl ki ömür zaten? sonsuzluk ölümle birlikte başlayacakken.

tanımadığım birisi. acaba tanıdığım birisi olsaydı şu an ne düşünürdüm, ayrım yapmalı mıyım ki? önemi yok. klişe bir laf var; "o şimdi yukarıda bizi izliyor" diye. ben de yazmak istedim. sana selam etmek istedim, hiç tanımadığım hâlde.

kelimeler kifayetsiz. allah'tan rahmet, sevenlerine sabır.
arada yazmak istiyorum sana,

hayır asla yazmam dememe rağmen.

korktuğun her şey aynı.

ve

tüm o kadınlar filan.

aynı yani.

babamı yolladım bir de yanına.

artık dilediği kadar sigara içebileceğini söyle ona ve onu sevdiğimi.

yine de eşşeğin kıçına su kaçırmaya meyillidir o da, ki

kaçırmayın.

artık bana kızmadığınızı biliyorum.

kızamadığımı bildiğiniz gibi.

bir iki daha

yüzüne bakılmaz deneyimden sonra

korkunun olmadığı yerde olmayı düşünüyorum ben de.

öperim gözlerinizden

şimdilik.

paylaştırıp geleceğim,

bak bu senin

bu senin

bu da senin

deyip.

beceremiyorlar yoksa.
birgün vefat edip şu dünyayı terk edersek arkamızda yüzümüzü görmeyen, adımızı sanımızı bilmeyen yüzlerce insanın bize ve manevi varlığımıza sahip çıkacağını gösteren insan. mekanın cennet olsun abi, tanımıyorum ama şu an dudaklarımdan dökülen fatiha aziz ruhunadır.
hani kucucuk cocuklar, yeni konusmaya basladiklari zamanlarda "gitti" diyemez de "ditti" der ya.. ditti o da.. didecegini biliyormuscasina..

oysa ditty bir paper boy sarkisiydi.

insanin ici parcalaniyor.. gencecik bir can.. uzerinde yiginla toprak.. oysa yeri dunyaydi bize gore. rabbim herseyin en iyisini en dogrusunu bilendir.. aksini ifade etmek isyana girer. ama allah affetsin iste, tutamiyorum ki kendimi..

belki, rabbim ditty' yi ya da cem' i, herkesten cok daha fazla sevdi ve aldi.

iyi insanlar cok yasamaz derler. boylesine genc bir olum.. "genc olum".. ne kadar buruk bir ikileme.. ne kadar da aci.. ne kadar zor "nur icinde yatsin" demek. mekanin cennet olsun arkadasim.
aklımda mesaj avatarındaki sevimli kedi ile kalmış, şimdi farkettim. bir kaç kez mesajlaşmıştık yazılanlar hakkında.

kötü oldum lan şimdi.
hiçbir sözüne inanmayın derim. ben yakınen tanıyorum. yoğurdu üfleyerek yiyorum. peh !
gittiği yerin bulunduğu yerden çok daha iyileriyle dolu olmasını dilediğim, merhum... geride kalanlara allah sabır versin.
bir şeyler yazmalıyım buraya... az da olsa arada sırada da olsa meslektaşım olmasının da getirisiyle birebir bir şeyler paylaştığım uzaktan bir arkadaşın ölüm haberini aldığımda bir şeyler yazmalıyım. zira ne cenazesinde hazır bulunabileceğim e kendisinin arkasından bu bir şeylerin yazılabileceği bir taziye defteri olacak. evet buraya yazmalıyım ama ne? ne acısını içimden hissedebilecek kadar yakınım kendisine ne de ölümüne her gün gerçekleşen bir doğal olay olarak yaklaşabilecek kadar uzak... belki bir gün aynı haber buraya benim başlığım altında yansıyacak belki de o haberi verecek kimse bile bulunmayacak kimsenin de ruhu duymayacak. bütün bunların muhakemesini keşke kendiyle yapmak mümkü olabileydi; son derece de keyifli bir şekilde karşılıklı uzun mesajlarımızı iletirdik ama hayatta keşkelere ne kadar yer var ki. dolu bir insan olarak giderken senle paylaşabileceklerimin pek azını yakalayabilmiş olmanın burukluğunu bıraktın bana; ruhun şad olsun üstad!
kendisini hiç tanımıyordum, dolayısı ile vefatı hakkında taziye dışında yorum yapmanın, onu iyi tanıyanlara karşı bir çeşit saygısızlık olduğunu düşünüyorum..
ama bir şeyi söylemem gerekiyor.. eminim çok saçma gelecektir ama yazacağım yine de..
bir entrymi kötüleyip, hemen ardından da ''haha güzel geyik yapmışın ama bu kadar da ciddiyetsiz olma be arkadaşım, kötüledim kusura bakma..'' diye mesaj atmıştı..
sözlükte entry kötüleyip mesaj atan ilk gördüğüm kişiydi.. sonra da çok az gördüm zaten..
pek az üyesi olan, elit etik değerlere sahip bir gruptaydı gözümde.. sözlük gibi salak bir ortam böyle büyük çıkarımlar yapmak için belki biraz abes ama ufak noktalardan da anlayabilirsiniz bir insanın karakterini..
onun içindir ki aramızdan ayrılmasına, herhangi onu tanımayan birinden daha fazla etkilendim.. ve bu etkiyi göstermek istedim, işallah kötü etmedim..
kendisini iyi tanıyanlara sabır diliyorum..
işallah cennete gitmişindir ditty..
© copyright 2005 - 2026