bugün
- akplisin yani17
- sözlük erkeklerinin bicepsleri74
- duanın bir şeye yaramaması22
- aykirikadin13
- at gözlüklü insanlar6
- ayak fetişizminin neresi sapıklık5
- neden 50 tane arap devleti var12
- kürtaj hak mıdır sorunsalı7
- asla akp'ye oy vermem tabi ki devlet bahçeli6
- traveler of secret moments adamlığı6
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü7
- az kişinin bildiği müthiş lezzetler7
- kaynana donu yakma geleneği5
- fingirdeklerin kabuklarına çekilmesi7
- kalın dudaklı erkekler3
- dinden uzaklaşan avrupa'nın çöküşü6
- fon vurgunu49
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- gazanfer metin nickli vitaminsiz3
- akşamki tantana15
- bugün uyuyakalmışım11
- 9 5 çalışan ipneler12
- ekepeliler den kurtulacağını zanneden hayalperest5
- terlikle döven anne13
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
- saatlerce sözlükte gezip entry girmeyen yazar7
- fatma betül sayan kaya18
- sözlük yazarlarının seksi yaprakları6
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana9
- bismillahirahmanirahim4
- anonim yazar olmak3
- arap neferler9
- yapay zeka moderatörü5
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması6
- ekin türkmen2
- açtığınız başlığa entry girilmemesi7
- türküm doğruyum çalışkanım16
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı22
- 25 yıldır hebele hubele akepe gidiyeeee2
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- dolarla sigarasini yakan ogrenci4
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- sözlük kızlarının pek azgın olması3
- karısını aldatan yazarlar4
- güne yulaf ezmesi ve kahve ile başlamak4
- karın seni çok üzüyor diyen metres3
- sözlükten bir yazarın cenazesine gitmek4
- uludede ile camiye gitmek5
- laf yetistirmek2
an itibariyle berkay diye bir şarkıcı bozuntusunun playback yaptığı program.*
Günlerdir dilime dolanan burcu burcu şarkısını söyleyen herifi gördüğüm programdır. Nası bi şarkıdır la o. Güzel mi dandik mi anlamadım.
nahide stüdyoyu bassaydı güzel olacaktı.
bu gece bir gözlük ve bir çift memenin konuk olduğu program.
ilginç bir kitabın anlatıldığı program.
Evde geçirilen bir hafta sonu klasiğinin sonucu olarak cumartesi gecesinin güzel kılınması adına açılan ekranda okan'ı görme arzusuyla başladı gene bir Kingo Disco. Tabiki nedenini anlamadığım bir nedenle o jeneriğin konulmamasıyla cart diye başladı program.
Programın başlar başlamaz Cuma gecesi kaybettiğimiz Onur'u anarak başladı programa.. Kendisinin de sonradan belirttiği üzere "Show must go on" demenin altındaki felsefeye inanmadığını belirterek aslında sahnede profesyonel olunamayacağını, o amatör ruhun varlığına işaret etti ki (kendisine sonuna kadar katılıyorum)
Ancak sonradan bir Cumartesi gecesinde herkesin eğlenmek isteğinde olacağını ve kendi üzüntüsü ile herkesi şartlayamacağı realitesini de çizdi. Aslında "Benjamın Button" edasında bu programı sondan başa yazmak istiyorum. Programın kapanış bölümünde seyircilerle baş başa kalan Okan'ın o birkaç dakikada ettiği birkaç kelam aslında ne kadar gerçekçiydi. Hani kendi programlarında işte bu sessizliği ve bu sessizlikteki hakiki sohbeti seviyorum diyerek, showbusiness adına yapılan sahte diyaloglardan nefret ettiğini belirtmesi gibi birşeydi aslında.
O birkaç dakikada aslında "Kral Çıplak"tı. Çok samimi duygularıyla sadece oradaki seyircilerle sohbet edercesine konuşmuştu. Kendisinin de duyguları olduğunu ve üzerindeki o asi çocuk imajıyla medyaya ve her şeye kafa tutan adam olma misyonunu birkaç dakikaklığına da olsa kenara bırakıp, o kadar masumane duygularla kendisini bize teslim etmişti. O kada etkilendim ki, bunca acımasız eleştirim adına kendisinden özür dileme noktasına gelmiştim sanki. Evet kimi zaman hem bizler hem de medyadan insanlar kendisini (son 15 senede) çok acımasızca eleştirdi. Bu hem çok göz önünde olmamanın dogasında olan bir durum ile açıklanabileceği gibi hem de kendisinin o eleştirilere kulak vermeyen, siklemez tavrının bir sonucu gibiydi.
Lakin kendisinin de etten-kemikten yaratıldığı gerçeğini o birkaç dakikada bizlere göstererek benim yıllar boyu ekranda görmediğim bir Okan Bayülgen'i görmemi sağladı. O söz verilen kızların haftaya geleceklerini telefonla bildirdiği palavrasına inanmamış olsak da keşke dedim Okan biraz tek başına o koltukta otursa da öylece konuşsaydı da dinleseydik. O öncesindeki zırvalıklardan kurtulmuşluğun verdiği huzurla, iki muhabbetin belini kırsaydık karşılıklı ama olmadı malesef...
Öncesinde yapılan şebekliklere, Salim-Nihat Doğan edasıyla Yılmaz Morgül'ün mallıkları, kendini kültür abidesi sanmasına Okan'ın kifayetsiz kalması, Ebru Şancı'nın masanın üzerinde Okan'ın bir he olur demesi üzerine sevişme moduna geçebilme potansiyeli, Seray Sever'in her zamanki gıcıklığı, Nahide'nin artık fazlasıyla bayan halleri ve üzerine clup & doğu şivesiyle iki şekilde söylediği Plates şarkısı, Kemal Doğulu'nun kimi zaman güzel kimi zaman zorlama esprileri, Berkay adındaki elemanın çakma Soner Sarıkabadayı rolündeki haykırmaları ve Luxus'un hayatı vur-geç, anlık heyecan ve mutlulukların zevkini çıkar mantalitesi ve müzikleriyle bizleri hayattan soyutlayan durumları bu gece adına söyleyebileceğimiz birkaç şey...
Şunu söyle tamamlayabilirim ki; Okan gerçekten sıkılmış ve program yapmaktan zevk almıyor. Bizler de izlerken feci halde sıkılır durumdayız. Bir "alışkanlık" niyetiyle cumartesi akşamları bu programı izler duruma geldik malesef. O programa her türlü hakim olan ve en güzel şekilde yönlendiren adam gitmiş yerine her yönden dağılmış bir aile babası edasında bir 47 yaşındaki adamcağız oturuyor malesef. Beyazıt Öztürk vari espriler ve programını üzerine yıktığı aptal youtube videoları vs vs. inan Okan sözlükleri okuyor olman dışında bizimle zaman geçtikçe ortak noktan azalıyor ve aramızdan uzaklaşıyorsun. Bu da programının bayağılaşmasından, arkadaşlarının seni yavaş yavaş terketmesinden ve ıssızlaşmadan ortaya çıkıyor malesef.
Gerçekten seni seven biri olarak senin adına üzülüyorum. Bu arada programının arasına aldığın en baba kapitalist reklamlara rağmen "hayat sokaklarda" mottosunu söyleyen adam olarak 2. kez üzülüyorum. Neyse sen o savruk yolunda kariyerini bitirme yolunda devam et.
"Her ağaç kendi zehrini üretirmiş" edasıyla malesef buharlaşıyorsun adamım ....
Programın başlar başlamaz Cuma gecesi kaybettiğimiz Onur'u anarak başladı programa.. Kendisinin de sonradan belirttiği üzere "Show must go on" demenin altındaki felsefeye inanmadığını belirterek aslında sahnede profesyonel olunamayacağını, o amatör ruhun varlığına işaret etti ki (kendisine sonuna kadar katılıyorum)
Ancak sonradan bir Cumartesi gecesinde herkesin eğlenmek isteğinde olacağını ve kendi üzüntüsü ile herkesi şartlayamacağı realitesini de çizdi. Aslında "Benjamın Button" edasında bu programı sondan başa yazmak istiyorum. Programın kapanış bölümünde seyircilerle baş başa kalan Okan'ın o birkaç dakikada ettiği birkaç kelam aslında ne kadar gerçekçiydi. Hani kendi programlarında işte bu sessizliği ve bu sessizlikteki hakiki sohbeti seviyorum diyerek, showbusiness adına yapılan sahte diyaloglardan nefret ettiğini belirtmesi gibi birşeydi aslında.
O birkaç dakikada aslında "Kral Çıplak"tı. Çok samimi duygularıyla sadece oradaki seyircilerle sohbet edercesine konuşmuştu. Kendisinin de duyguları olduğunu ve üzerindeki o asi çocuk imajıyla medyaya ve her şeye kafa tutan adam olma misyonunu birkaç dakikaklığına da olsa kenara bırakıp, o kadar masumane duygularla kendisini bize teslim etmişti. O kada etkilendim ki, bunca acımasız eleştirim adına kendisinden özür dileme noktasına gelmiştim sanki. Evet kimi zaman hem bizler hem de medyadan insanlar kendisini (son 15 senede) çok acımasızca eleştirdi. Bu hem çok göz önünde olmamanın dogasında olan bir durum ile açıklanabileceği gibi hem de kendisinin o eleştirilere kulak vermeyen, siklemez tavrının bir sonucu gibiydi.
Lakin kendisinin de etten-kemikten yaratıldığı gerçeğini o birkaç dakikada bizlere göstererek benim yıllar boyu ekranda görmediğim bir Okan Bayülgen'i görmemi sağladı. O söz verilen kızların haftaya geleceklerini telefonla bildirdiği palavrasına inanmamış olsak da keşke dedim Okan biraz tek başına o koltukta otursa da öylece konuşsaydı da dinleseydik. O öncesindeki zırvalıklardan kurtulmuşluğun verdiği huzurla, iki muhabbetin belini kırsaydık karşılıklı ama olmadı malesef...
Öncesinde yapılan şebekliklere, Salim-Nihat Doğan edasıyla Yılmaz Morgül'ün mallıkları, kendini kültür abidesi sanmasına Okan'ın kifayetsiz kalması, Ebru Şancı'nın masanın üzerinde Okan'ın bir he olur demesi üzerine sevişme moduna geçebilme potansiyeli, Seray Sever'in her zamanki gıcıklığı, Nahide'nin artık fazlasıyla bayan halleri ve üzerine clup & doğu şivesiyle iki şekilde söylediği Plates şarkısı, Kemal Doğulu'nun kimi zaman güzel kimi zaman zorlama esprileri, Berkay adındaki elemanın çakma Soner Sarıkabadayı rolündeki haykırmaları ve Luxus'un hayatı vur-geç, anlık heyecan ve mutlulukların zevkini çıkar mantalitesi ve müzikleriyle bizleri hayattan soyutlayan durumları bu gece adına söyleyebileceğimiz birkaç şey...
Şunu söyle tamamlayabilirim ki; Okan gerçekten sıkılmış ve program yapmaktan zevk almıyor. Bizler de izlerken feci halde sıkılır durumdayız. Bir "alışkanlık" niyetiyle cumartesi akşamları bu programı izler duruma geldik malesef. O programa her türlü hakim olan ve en güzel şekilde yönlendiren adam gitmiş yerine her yönden dağılmış bir aile babası edasında bir 47 yaşındaki adamcağız oturuyor malesef. Beyazıt Öztürk vari espriler ve programını üzerine yıktığı aptal youtube videoları vs vs. inan Okan sözlükleri okuyor olman dışında bizimle zaman geçtikçe ortak noktan azalıyor ve aramızdan uzaklaşıyorsun. Bu da programının bayağılaşmasından, arkadaşlarının seni yavaş yavaş terketmesinden ve ıssızlaşmadan ortaya çıkıyor malesef.
Gerçekten seni seven biri olarak senin adına üzülüyorum. Bu arada programının arasına aldığın en baba kapitalist reklamlara rağmen "hayat sokaklarda" mottosunu söyleyen adam olarak 2. kez üzülüyorum. Neyse sen o savruk yolunda kariyerini bitirme yolunda devam et.
"Her ağaç kendi zehrini üretirmiş" edasıyla malesef buharlaşıyorsun adamım ....
nahide saçmalığının artık hiç güldürmediği okan ın eski performansını bir türlü yakalayamadığı programdır.malumat vuruş soruları bile bozulmuş , ekip olarak bir dağılma sözkonusu.sanki artık kimse yaptığı işten zevk almıyor.okan ın reyhancım demesini bile özler olduk.kan kaybı devam ediyor.
tamam anlamıştık , nahide popülaritenin , stüdyo müziklerinin , piyasanın eleştirel bir yansımasıydı.bunun uzayıp gitmesindeki amaç ne ? suyu çıktı cidden.üstelik zaga band'dan dolayı bir yuvayı bozmuş gibi gözümde o.bundan önce de zaga band için izlenilmiyordu bu program evet ama , programın niteliğini oluşturan parçalardandı.mükemmel insanların bir araya gelip sıkıcı ve yapay olmayan , eleştirili , mizahi , musiki bir şeyler yapmaya çalıştığı programdı.şimdiyse suları bulanmış durumda.zaga band'ın boşluğu , kendini kanıtlamaya çalışan gruplarla dolduruluyor da , o zaten eskiden programın sonunda yapılırdı.işin özeti dairesel bir bütündü bu program , şimdi pasta dilimi şeklinde bir pasta koptu ondan , o aralık birleştirildi ama bakınız ''daire küçüldü'' ve çember olma yolunda yani içi boşalıyor kan kaybederek...
eskisi gibi tat vermeyen program.
dün akşam zaman zaman güldürüp eğlendirse de on dakika yı geçmeyen programdı. okan bayülgen ruh gibi ve eğlendirmeye çalıştırmak için kendine kasan bir tipteydi. angel kek olayı ve ebru şancı denilen bir manken kişisi ile dalga geçilmesi üzerine koskoca program geçti. bence programın en güzel ve en iyi yeri en sonunda yaptığı konuşma ve seyirci ile kurduğu sıcak diyalog idi. program arasında söylediği ''bu sessizliği seviyorum.'' derken ki sessizlik gerçekten program için çok önemli bir durum. seyirci nin konuşmadığı pür dikkat dinlediği yerler zaten gerçekten konuşmaya değer bir konunun olduğu zamanları gösteriyor. tıpkı melon sapka nın geldiği zaman ve programın sonu gibi. ayrıca çağırdığı kızları bekleme olayı saygısını gösteriyor. fakat artık bence ya format değiştirmeli veya yeni bir şeyler yapmalı artık. bak bize nasıl bakıyorsunuz bile unuttuğunu göre artık bu sezon onun için bitmiştir. ayrıca hakkı devrim münazara kralında olacağına da öğrenmiş bulunuyoruz. gerçi program başlayana kadar sezon bitecek ama neyse.
bir hafta iyi bir hafta kötü olan programdır. okan'sız hafta sonları 15 yıldan sonra psikolojimizi bozacaktır bu nedenle okan' ın formatını değiştirip programı yeniden sürekli iyi performansına oturtması şarttır. 47 yaşında olmasından mıdır bilinmez ama, okan'ın yaptığı daha ciddi işler daha iyi durumdadır. sade vatandaş > muhabbet kralı > kral çıplak > disko kralı.
çok zorlama gidiyor artık. bizler de alışkanlıktan izliyor hale geldik zaten.
bence okan bayülgen biraz ara verip, toparlanmalı, ne bileyim kafa dinlemeli, dinlenmeli, biraz uzak kalmalı. hatta özlenmeli. adam haftanın 4 günü ardı ardına program yapıyor. galiba nicelik arttıkça nitelik düşmeye başladı. tek bir yahut iki program sunsun, layıkıyla sunsun. ya da sadece bir format hazırlasın. hepsi aynı anda olunca böyle oluyor işte. hepsine nasıl yetebilirsin ki? nerde çokluk orda bokluk.
bence okan bayülgen biraz ara verip, toparlanmalı, ne bileyim kafa dinlemeli, dinlenmeli, biraz uzak kalmalı. hatta özlenmeli. adam haftanın 4 günü ardı ardına program yapıyor. galiba nicelik arttıkça nitelik düşmeye başladı. tek bir yahut iki program sunsun, layıkıyla sunsun. ya da sadece bir format hazırlasın. hepsi aynı anda olunca böyle oluyor işte. hepsine nasıl yetebilirsin ki? nerde çokluk orda bokluk.
(bkz: azalarak bitsin)
gereksiz bir program. *
eski bir bölümünü izliyorum şu anda, çok eski değil 2010'da, şunu söylemeliyim ki ayılar geri dönmeli. özledik kendilerini.
gerekli bir program madem televizyon var bir sürü program olmalı, çoğalıyoruz ülke olarak, herkesin ayrı zevki var, herkese hitap edilmeli, herkesin işi de yok malesef iş bulma imkanı sıfıra yakın bir ülke olduğumuz için boş boş duruyoruz, ne yapılır evdeysen tv izlenir.. ancak program sıkıcı oluyor ayılar yok, onlar farklı bir renk katıyordu sonra özgür yok, onun skeçleri vardı aralarda, sonra eskiden gürgen falan vardı onlarda arada türlü türlü şaklabanlıklar yapıyordu onları da özledik be moruk...
konukları; erol büyükburç
tuğba ekinci
doğuş
sevinç erbulak
çağlar çorumlu
alican yücesoy
istanbul arabesk project
olan programdır. çağan ırMAK'ın yeni filmi prensesin uykusundan 3 oyuncu konuk etmiş...
tuğba ekinci
doğuş
sevinç erbulak
çağlar çorumlu
alican yücesoy
istanbul arabesk project
olan programdır. çağan ırMAK'ın yeni filmi prensesin uykusundan 3 oyuncu konuk etmiş...
prensesiun uykusuyum oyuncularının konuk olduğunu öğrenmemler ilgimin bir kat daha arttığı bölüm olacak.
müzisyen tayfa olarakta redd'i beklerdim gelsin lakin okan bayülgen'le araları bozuk olduğunu duyduğumdan dolayı sadece hayalde kaldı.
müzisyen tayfa olarakta redd'i beklerdim gelsin lakin okan bayülgen'le araları bozuk olduğunu duyduğumdan dolayı sadece hayalde kaldı.
hala izleyenlerin olduğunu görüp şaşırdığım program. yemek yediği kaba sıçan adamları ne izlersiniz anlamam.
"i'm gonna crack" ne demek diye sordu okan.
*
*
okan a ekmek çıkan programdır. bu gece güzel olacağa benziyen programdır.
(bkz: dün gece döllerim çalındı)
(bkz: dün gece döllerim çalındı)
medya arkasında kaynanalar ile açmış program. klasik ama güldürüyo lan *
cemile adlı birinin telefonla programa katılıp ciddi ciddi tuğba ekinciyi sevdiğini söylediği program*
edit:şimdi de monica belluci gibi güzelsiniz dedi,anladım alay ediyomuş.
edit:şimdi de monica belluci gibi güzelsiniz dedi,anladım alay ediyomuş.
bu gece full arabesk takılan program. hayırdır inş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar