bugün

dindarlık tamam kabul her birey dindar olsun, dinini dilediği gibi yaşasın ama dinini kendisi seçsin. zorla sünni islam dayatılmasın. benim çocuğum dilerse dindar bir hristiyan olarak yetişebilsin. dindarlıkta bunu gerektirmez mi?

mesela budist isem ben veya deist isem bunu da dilediğim gibi yaşayıp dile getirebileyim. her hangi bir dayatmayla karşı karşıya kalmayayım. müslüman bir bayan nasıl dininin gereği olarak özgürce kapanabiliyorsa bende farz-ı misal budist bir birey gibi giyinip gezebileyim.. eğer bu söylediklerim kabulse varım, dindar bir nesil yetiştirilmesinde en büyük katkıyı ben sağlayacağım söz...
Içinde bulunduğum nesildir.
türkiye'de müslümanım diye geçinen andavalların neden karşı çıktığını anlamadığım nesildir. dinci değil de dindar nesilse yetiştirilecek olan, sonuna kadar arkasında durulmalıdır.

ayrıca hristiyan da olsa yahudi de olsa dindar nesil onları da kapsar. dindar denilince müslüman diye anlayan var lan sadece.
kenan evren'in gerçekleşen hayalidir.
Sayın ve sevgili başbakanımızın kimseyi şaşırtmayacak şekilde sarfettiği cümle.Diline ve dinine sahip çıkan bir gençlik istiyormuş.
Tabii ki sırf bu yüzden kendisini irticai unsur olarak görmüyoruz. Ama şimdi, inananı inanmayanı geçtim, çeşit çeşit dine inananı var, bu dinlerin içinde türlü türlü mezhebe, bu mezheplerin içinde türlü türlü cemaate üye olanları var. Bu insanların her birinin iyi kötü anlayışı bir yerde farklı, kısa bir ayetin küçük bir kelimesinin her birinin kafalarında canlandırdığı şey farklı.
En basiti her birinin aklındaki cennet tasvirleri bile bambaşka.
Peki sen hangisine sahip çıkılmasını istiyorsun? Tahmin edeyim, kendininkine... Anlatmaya çalıştığım şey, ne kadar dini kardeşlik duygularıyla çoşsanız da, din bireyseldir, ''toplumsal'' değil. işte bu yüzden laiklik diye bir şey var.
Bu zamanda çocuk sahibi olmanın tek korkutan tarafı sanırım çocuğu arzulana şekilde eğitememe düşüncesidir. Ailelere ne kadar bilinçli olsa da, çocuklarına ne şekil eğitim ve terbiye vereceklerini önceden planlayıp tasarlasa da çocuğun çevre ile irtibatı sonucu verilen bütün emeklerin boşa çıkma ihtimali hep var. Çocuğun eğitimi için hazırlık yapan ebeveynlerin bile endişe yaşaması gerekirken, çocuğun eğitimi, terbiyesi hususunda nerdeyse hiçbir fikri olmayan, en ufak bir şeyi tasarlamayan anne babaların çocukların istikbali anlamında ne derin bir vahamet içinde bulunduklarını sizlerin takdirine bırakıyorum.

Burada eğitim kelimesini biraz açmak gerekiyor. Bizim anladığımız eğitim çocuğun maddi taraflarından önce ve ziyade manevi taraflarının geliştirilmesi, olgunlaştırılması ile alakalı bir terbiye ve öğretme sürecidir. Maneviyat adına en ufak bir şey bilmeyen, Allah’tan ve Peygamber’den bihaber, islam hakkında hiçbir malumatı olmayan bir çocuğu en iyi okullarda okutmak, en kaliteli hocalardan ders aldırmak.. çocuğa iyi bir eğitim verdirmiş olmak anlamına gelmiyor. Maneviyat eğitimi dediğimiz islam eğitimini her şeyden önce çocuğa vermezseniz, onun ardından yapacağınız her türlü çaba maalesef karşılıksız kalmaya mahkum olacaktır. En iyi okullardan mezun ama dini, diyaneti bilmeyen bir insanın topluma, arkadaşlarına, ailesine ve hatta kendisine ne tür bir faydası olacaktır.

Yoğun bir rekabet kültürünün bilinçlere her türlü imkanlar kullanılarak yerleştirildiği modern zamanlar, dini eğitim almayan çocuğu bencil, narsist, kendi menfaati için her şeyi feda edebilecek derecede ahlaki değerlerden mahrum bir birey haline getirecektir. Böyle bireylerden müteşekkil toplulukların, hayvanlar ve çevre de dahil herkes, bütün insanlık için potansiyel bir felaket kaynağı olduğunu görmek için uzaklara bakmaya hacet yok. Kapitalist batı dünyasının değerleriyle demek içimden gelmiyor zira bir değer taşımıyor haddi zatında, kabulleriyle, ilkeleriyle büyüyen, yetişen bir nesil hemen yanı başımızda duruyor.

Ancak, asli değerlerinden yalıtılmış, uzaklaştırılmış bir jenerasyonun pak ve temiz bir nesil yetiştirmesini beklemek heyhat ki sadece gafilliktir. Anne babanın yaşamına bakın, çocuğunun ne olacağını kolayca tahmin edin. Acımasız dışarı hayatını da üzerine ekleyin işte karşınızda canavar bir neslin cani evlatları. Anne babanın bilinçsizliğini ve vurdumduymazlığını cehaletiyle birleştirin, evlerimize gönüllü aldığımız internet ve televizyon truva atlarını da ekleyin ve berbat karışımı, bu bal şekline girmiş zehiri çocuğunuza sunun. Zehirden şifa bekleyemezsiniz. iki tane lastik bir kaportayla ortaya araba çıkartamazsınız. Çocuğunu yetiştirdiğini, eğitimini verdiğini zanneden ailenin sonunda hüsranla karşılaştığında buna aklının yatmamasını tarif edecek bir kelime varsa o da ahmaklıktır.

http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=30
1...3456
© copyright 2005 - 2026