bugün
- claudian clouds33
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı18
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan çık hesap ver4
- tai lung12
- meriç dükalığı8
- bana onu sormayin9
- şemsiyeli benim4
- fusya semsiyeli yabanci22
- sevdiğiniz yazarlar8
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- sıcak havada çay içmek3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- galatahahahahahaha2
- sözlük kızlarının kekleri24
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz4
- galatasaray9
- katatespizartmasi2
- bildiğiniz sure sayısı4
- şemsiyeli lavuk5
- kıçını yırtsan sonu tabut2
- beşiktaş5
- islamda namaz yoktur32
- kürdistan10
- kamudaki torpil durumları3
- neden güneşli havada şemsiyeyle dolaşmıyoruz2
- kadir inanır'ın mirası2
- ağzı kokan insan5
- yalancıyı sikmiyorlar2
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- dantelli sütyen takan erkek12
- günün sözü16
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- hayat kalitesini düşüren şeyler3
- nervio15
- futbol10
- türkiye6
- anın görüntüsü23
- olympique marseille5
- ekonomi5
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- akaryakıt3
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
çoğumuz gibi, o farklı işlere
girip çıktım ki, midem deşilmiş ve bağırsaklarım
rüzgara fırlatılmış gibi hissediyorum kendimi.
iyi insanlar da tanıdım bu işlerde
öbür tür de.
ama birlikte çalıştığım insanları
düşününce-
aradan on yıl geçmesine rağmen-
ilk aklıma gelen
Karl
oluyor.
Karl'ı hatırlıyorum: yaptığımız iş
belden ve boyundan askılı
önlük giymeyi gerektiriyordu.
ben Karl'ın çömeziydim.
'kolay bir işimiz var', demişti
bana.
her sabah yöneticilerden biri geldiğinde
Karl hafifçe öne eğilip gülümser, başını hafifçe sallayarak
onu selamlardı: 'günaydın Doktor Stein',
'günaydın Bay Day' ya da
Bay Night, kadın bekarsa 'günaydın, Lilly' ya da
Betty ya da Fran.
ben tek kelime
etmezdim.
Karl bundan rahatsızlık duyuyordu,
bir gün beni kenara çekti: 'bana bak,
böyle bir işi başka nerede bulacaksın?
iki saatlik öğle paydosumuz var.'
'bulamam herhalde...'
'kesinlikle, senin benim gibiler için
bundan iyisi can sağlığı..'
bir şey demedim.
'tamam, önceleri zor gelir insana köpeklenmek
benim için de kolay olmadı
ama bir süre sonra
önemli olmadığını keşfettim
kabuğum çıktı.
artık kabuğum var,
anladın mı? '
baktım ona, gerçekten vardı kabuğu, yüzünde de bir tür
bulanıklık vardı gözleri anlamsız
bakıyordu, boş ve
kayıtsız; yıllanmış,
yıpranmış bir deniz kabuğuna
bakıyordum.
birkaç hafta geçti
hiçbir şey değişmedi: Karl hiç sektirmeden
herkesi saygı ile selamlıyor,
gülümsüyor, rolünü mükemmel
oynuyordu.
ölümlü olduğumuz aklına
hiç gelmiyordu
herhalde
ya da
daha büyük tanrıların bizi
izliyor
olabileceği.
ben işimi
yaptım.
sonra, bir gün, Karl beni
kenara çekti yine.
'bak, Doktor Morely benimle
senin hakkında konuştu.'
'evet? '
'senin neyin olduğunu
sordu bana? '
'sen ne dedin? '
'genç olduğunu söyledim.'
'teşekkür ederim.'
maaşımı alır almaz
istifa ettim
ama
yine benzer işler buldum
yeni Karl'larla karşılaştım
ve sonunda hepsini bağışladım
ama kendimi asla:
ölümlü olmak bazen
insanı
tuhaf
neredeyse
çalıştırılamaz ve
son derece
iğrenç
kılar-
hür teşebbüsün
kölesi
değil.
Charles Bukowski
girip çıktım ki, midem deşilmiş ve bağırsaklarım
rüzgara fırlatılmış gibi hissediyorum kendimi.
iyi insanlar da tanıdım bu işlerde
öbür tür de.
ama birlikte çalıştığım insanları
düşününce-
aradan on yıl geçmesine rağmen-
ilk aklıma gelen
Karl
oluyor.
Karl'ı hatırlıyorum: yaptığımız iş
belden ve boyundan askılı
önlük giymeyi gerektiriyordu.
ben Karl'ın çömeziydim.
'kolay bir işimiz var', demişti
bana.
her sabah yöneticilerden biri geldiğinde
Karl hafifçe öne eğilip gülümser, başını hafifçe sallayarak
onu selamlardı: 'günaydın Doktor Stein',
'günaydın Bay Day' ya da
Bay Night, kadın bekarsa 'günaydın, Lilly' ya da
Betty ya da Fran.
ben tek kelime
etmezdim.
Karl bundan rahatsızlık duyuyordu,
bir gün beni kenara çekti: 'bana bak,
böyle bir işi başka nerede bulacaksın?
iki saatlik öğle paydosumuz var.'
'bulamam herhalde...'
'kesinlikle, senin benim gibiler için
bundan iyisi can sağlığı..'
bir şey demedim.
'tamam, önceleri zor gelir insana köpeklenmek
benim için de kolay olmadı
ama bir süre sonra
önemli olmadığını keşfettim
kabuğum çıktı.
artık kabuğum var,
anladın mı? '
baktım ona, gerçekten vardı kabuğu, yüzünde de bir tür
bulanıklık vardı gözleri anlamsız
bakıyordu, boş ve
kayıtsız; yıllanmış,
yıpranmış bir deniz kabuğuna
bakıyordum.
birkaç hafta geçti
hiçbir şey değişmedi: Karl hiç sektirmeden
herkesi saygı ile selamlıyor,
gülümsüyor, rolünü mükemmel
oynuyordu.
ölümlü olduğumuz aklına
hiç gelmiyordu
herhalde
ya da
daha büyük tanrıların bizi
izliyor
olabileceği.
ben işimi
yaptım.
sonra, bir gün, Karl beni
kenara çekti yine.
'bak, Doktor Morely benimle
senin hakkında konuştu.'
'evet? '
'senin neyin olduğunu
sordu bana? '
'sen ne dedin? '
'genç olduğunu söyledim.'
'teşekkür ederim.'
maaşımı alır almaz
istifa ettim
ama
yine benzer işler buldum
yeni Karl'larla karşılaştım
ve sonunda hepsini bağışladım
ama kendimi asla:
ölümlü olmak bazen
insanı
tuhaf
neredeyse
çalıştırılamaz ve
son derece
iğrenç
kılar-
hür teşebbüsün
kölesi
değil.
Charles Bukowski
charles bukowski 'nin tuhaf hisleri olan bir adam olduğunu düşünmekte ne kadar haklı olduğumu ortaya koyan bir şiiridir.
Günümüzde para için dilenmekten daha kötüsü olan duygu için dilenmek halini almış olan eylemdir . insanlar sizden zorla onları sevmenizi beklerler , onlara değer vermeseniz de değer vermenizi beklerler.
(bkz: sevgi dilenmek)
(bkz: ozur dilenmek)
(bkz: orhan gencebay - dilenci)
ihtiyaçtan dolayı yardım istemek. genellikle dilenirken allah rızasını kullanırlar 'allah rızası için yardım et evladım' günümüz de kimseye pek inandırıcı gelmiyor ve adam kıçını çevirip gidebiliyor.
(bkz: çalışmak)
Avuç açmak, istirham etmek, niyaz etmek, yakarmak, yalvarmak anlamlarına gelir.
Güzel iş. Evet.
Disleksi hastasıysanız bilenmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar