bugün
- ben geldim kerkenezler18
- gollumun gözü yüzükte6
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- 777 diyen erkolar7
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları7
- iyi parti17
- yırtık boxer giyen erkek3
- saçını pembeye boyayan erkek6
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- mehdi aleyhisselam6
- claudian clouds21
- cep telefonu kılıfı2
- sözlükten soğuma nedenleri13
- beşiktaş7
- en son alınan iltifat3
- simko316
- gün tabağı5
- kısır7
- hınç3
- çağla idi3
- 0 0 76
- kendi sorumluluğunu almak4
- sigara ve kahve2
- sevgiliye sorulan ilginç sorular4
- friedrich hegel la bi cay icek9
- akrep burcu kini7
- insanın en büyük ilham kaynağı iblis tir4
- halife mehdi ismet4
- ince telli saç3
- hamburger date6
- zerzevat2
- pizza yemek8
- kasları parçalamak2
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- aleksey batrakov12
- sözlük ırkçıları8
- sahibinden com salakları4
- çerçeve yasa35
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor5
- alttaki yazara motto ver16
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- anın görüntüsü33
- ghosting4
- amedspor14
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- cinler musallat istatistiği7
- kızların çok açık giyinmesi2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
- burçlara inanan insanlar oy kullanmalı mı5
- gey şakası yapmayan erkek ılıktır2
bir fatih kaya kuzucu eseri.
adana elinde beşiği döküldü
bir yiğidin ciğerleri söküldü
malatyadan tahir, fethi katıldı
oğul kervan böyle geldi bu güne
canlar yoldaş olmuş bir velicana
dağları yasladık dağ yamacına
dokuz karanfili dar ağacına
verdik oğul kervan geldi bu güne
sevdan yüreğimi yaktı da geçti
pehlivanın oğlu baktı da geçti
küt diye bir yıldız aktı da geçti
oğul kervan böyle geldi bu güne
yüreğimi oyum oyum oydular
orhanıma ilhanıma kıydılar
ikisini bir tabuta koydular
oğul kervan böyle geldi bu güne
coşkun sel gibiydi olmadı derdi
ömrü geldi geçti görmedik yorgun
bayındır önünde ağladık bir gün
oğul kervan böyle geldi bu güne
essalatü vesselamü aleyk
aleyke ya resulullah
adana elinde beşiği döküldü
bir yiğidin ciğerleri söküldü
malatyadan tahir, fethi katıldı
oğul kervan böyle geldi bu güne
canlar yoldaş olmuş bir velicana
dağları yasladık dağ yamacına
dokuz karanfili dar ağacına
verdik oğul kervan geldi bu güne
sevdan yüreğimi yaktı da geçti
pehlivanın oğlu baktı da geçti
küt diye bir yıldız aktı da geçti
oğul kervan böyle geldi bu güne
yüreğimi oyum oyum oydular
orhanıma ilhanıma kıydılar
ikisini bir tabuta koydular
oğul kervan böyle geldi bu güne
coşkun sel gibiydi olmadı derdi
ömrü geldi geçti görmedik yorgun
bayındır önünde ağladık bir gün
oğul kervan böyle geldi bu güne
essalatü vesselamü aleyk
aleyke ya resulullah
necip fazıl kısakürek'in yaşadığı sürece tek bir kelime etmeyip, ölümünün hemen ardından atatürk'e maymun dediği şiiridir.
Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!
Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!
arif nihat asya şiiri.
O zaferler getiren atların
Nalları altındanmış
Gidişleri akına,
Gelişleri akındanmış.
Yolları eline dolayan
Beldeler, ülkeler avlayan
Süvarileri varmış ki,
Oğuz, Bilge, Süleyman'mış.
Bize bin yıllık armağan
Şu parıltı kılıçlarından
Ve şu serin, kuytu gölge
Kanadlarındanmış.
Kimi kılıç dövülen al külçeden,
Kimi güllerin al açtığı bahçeden,
Kimi dağların yoğrulduğu
Şu mor yığındanmış.
Tufanında, borasında,
Gürüldemiş gökler...
Ve yerle gök arasında
Dağlar kımıldanmış...
Gönül vermişler aya
Hükmetmişler toprağa, suya...
Tanrıyla akrabalıkları
Yakındanmış.
Zembereğini kuran
Onlarmış bu dünyanın...
Onlar ki kurt doğuran
Obaların kanındanmış.
Ve zaferler getiren atların
Nalları altındanmış.
O zaferler getiren atların
Nalları altındanmış
Gidişleri akına,
Gelişleri akındanmış.
Yolları eline dolayan
Beldeler, ülkeler avlayan
Süvarileri varmış ki,
Oğuz, Bilge, Süleyman'mış.
Bize bin yıllık armağan
Şu parıltı kılıçlarından
Ve şu serin, kuytu gölge
Kanadlarındanmış.
Kimi kılıç dövülen al külçeden,
Kimi güllerin al açtığı bahçeden,
Kimi dağların yoğrulduğu
Şu mor yığındanmış.
Tufanında, borasında,
Gürüldemiş gökler...
Ve yerle gök arasında
Dağlar kımıldanmış...
Gönül vermişler aya
Hükmetmişler toprağa, suya...
Tanrıyla akrabalıkları
Yakındanmış.
Zembereğini kuran
Onlarmış bu dünyanın...
Onlar ki kurt doğuran
Obaların kanındanmış.
Ve zaferler getiren atların
Nalları altındanmış.
destanlar bir milletin bütün varlığını; elemlerini, kederlerini, sevinç ve coşkunluklarını, heyacanlarını hareketlendiren bütün duygu ve düşünce yapısını oluşturan zenginlik hazineleridir.
bir kahramanlığı, bir zaferi, bir aşk macerasını manzum şekilde anlatan hikayeler.
Belirli bir yazar tarafından eski örneklere uygun olarak ve okunmak üzere kaleme alınmış destanlardır.
Farsca "Daistan" sozcugunden turemistir.Edebiyatta destan epik siire girer.Eski yunancada "epos",bati edebiyatinda "epope" adı verilir.
bir dönem gür akad'ın katılmasına şaşırdığım müzik oluşumu.
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,
Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!
Durum diye bir laf var, buyurun size durum;
Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum!
Bir şey koptu benden, şey, Herşeyi tutan bir şey.
Benim adım bay Necip, babamın ki Fazıl bey,
Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.
Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasında zina!
Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!
Ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu:
Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!
Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!
Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!
Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;
Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.
Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilac;
Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilaç.
Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!
Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!
(bkz: necip fazıl kısakürek)
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,
Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!
Durum diye bir laf var, buyurun size durum;
Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum!
Bir şey koptu benden, şey, Herşeyi tutan bir şey.
Benim adım bay Necip, babamın ki Fazıl bey,
Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.
Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasında zina!
Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!
Ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu:
Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!
Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!
Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!
Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;
Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.
Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilac;
Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilaç.
Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!
Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!
(bkz: necip fazıl kısakürek)
bir ulusun talihini belirlemiş veya belirleyecek olan, o ulusu yakînen ilgilendiren göç, savaş gibi tarihî ve toplumsal olayları anlatan manzumelere denir.
genel özellikleri şunlardır:
*toplumda derin izler bırakan olayları anlatır.
*destan kişileri seçkindir, sayıları da çoktur.
*olay ve kişiler olaganüstü özellikler sergilerler.
*ulusal dil ve nazım biçimleriyle söylenirler.
genel özellikleri şunlardır:
*toplumda derin izler bırakan olayları anlatır.
*destan kişileri seçkindir, sayıları da çoktur.
*olay ve kişiler olaganüstü özellikler sergilerler.
*ulusal dil ve nazım biçimleriyle söylenirler.
eski yerli müzik grup adi *
orta asya türk edebiyatı'nda bol örneklerinin görülebileceği şiir türü... bu türde uluslar ve kahramanlıkları anlatılır. uzun olurlar, belli kalıplar kullanılır ki en bilinenleri sayılardır. 3, 7, 9, 40 gibi temel sayılar hakimdir bu türe.
en bilinenleri için;
(bkz: oğuz kağan destanı)
(bkz: yaratılış destanı)
(bkz: ergenekon destanı)
(bkz: türeyiş destanı)
(bkz: manas destanı)
en bilinenleri için;
(bkz: oğuz kağan destanı)
(bkz: yaratılış destanı)
(bkz: ergenekon destanı)
(bkz: türeyiş destanı)
(bkz: manas destanı)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar