bugün

tunceli halkının büyük çoğunluğunun konuştuğu, aslında zazaca'nın ta kendisi olan dildir.

lakin şu gerçek göz önünde bulundurulmalıdır. tunceli halkı zaza ağırlıklı bir halk değildir, çoğunluğu horasan'dan akşehir'e ve konya'ya göçen, babai isyanında da dersim bölgesinin ulaşılmaz dağlarına sığınan türkmenlerdir. hatta dersimlilerin kutsadığı düzgün baba'nın babası olan seyyid mahmud hayrani'nin kabri akşehirdedir.

selçuklu döneminde küçük bir ermeni yerleşimi olan dersim yöresi, babai türkmenlerle dolup taşınca şenlenir, sürüler otlamaya başlar yaylalarda. yörenin hakimi olan palu ve bingöl aşiretleri türkmenleri rahat bırakmazlar ve nihayetinde baskı altına alırlar, kendilerine ırgat, çoban ederler. bu süreçte dersimliler türkçeyi unutmasalar da büyük oranda terkederler, hakim güç olan zazaların dilini konuşurlar. ama hiçbir zaman sahiplenmezler, konuştukları zazacayı bile zazalardan soyutlarlar, "dersimki" derler.

aynı olaylar muş, diyarbakır, urfa yörelerinde esir düşmüş türkmen aşiretleri için de geçerlidir, onları da kurmanç izol aşireti adım adım türkçeden koparmıştır, dilleri kurmançça olmuştur. izollurın hakimiyetinde yaşayan alevi-türkmen atmalı, koçgiri, kürecikli, sinemilli aşiretleri günümüzde kürtçe konuşurlar, ancak hala benimseyememişlerdir kürtlüğü, yaşlılar kürdüz demezler.

meseleye tarihsel süreçten bakıldığında dersimlilerin anadillerini neden zazaca değil de dersimce olarak tanımladıkları çok daha iyi anlaşılmaktadır.
© copyright 2005 - 2026