bugün
- pontus rumları9
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı45
- ismail kartal11
- fenerbahçe21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle10
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor7
- fenerbahçe lyon maçı sonrası saha karışması5
- game of thrones taki kerhaneci13
- kürt sahil mafyası3
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar8
- hem kürt hem feminist hem vegan kız2
- fenerin şl de ziki tutacak olması5
- hiç bitmeyecekmiş gibi gelen şeyler16
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- arda güler den fenerbahçe paylaşımı2
- sabahları nefret edilen şeyler12
- kapadokya20
- ne okudunuz9
- islam barış dinidir43
- yeni partili sözlük yazarları26
- bir sözlük kızıyla şapır şupur öpüşmek13
- sarapci koala51
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi6
- ne kadar yaşlısın23
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- ankete gelin beyler31
- ne kadar mutlusun5
- tai lung47
- büyük taarruz2
- güne bir şiir bırak4
- sözlüğün en iyi profilleri3
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- zorunlu eğitim9
- sözlüğe fotoğraf atmak6
- sözlüğe veda edecek yazarların son konuşmaları6
- recep tayyip erdoğan25
- velvet42
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek4
- fener lyon'u yener mi4
- anın görüntüsü20
- sözlüğe küsmek9
- güç ellerinde olsa halkın içinden geçecek kitle5
- geleceğe bir not bırak4
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- akp mhp dem ittifakı8
- friedrich hegel la bi cay icek12
- çalışmayan erkekle evlenilir mi10
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- sözlük kızlarının kombinleri19
farklı düşünenlerin birbirlerini anlayıp, birbirlerine tahammül edebilme sanatıdır. kısacası öküzlere göre değildir.
günümüzde ise yurdun dört bir yanından, türlü siyasi ve sosyal sınıf ya da kültürel daireden gelen herhangi bir insanın şirin görünmek için çiğner gibi yaptığı sakızın adıdır. her yere atatürk portresi falan asılır ya hani. hah bu da onun gibidir. illa bi "demokrasi" de bi yerde. zaten ne kadar çok deniyorsa o oranda yoktur ya o şey. neyse...
günümüzde ise yurdun dört bir yanından, türlü siyasi ve sosyal sınıf ya da kültürel daireden gelen herhangi bir insanın şirin görünmek için çiğner gibi yaptığı sakızın adıdır. her yere atatürk portresi falan asılır ya hani. hah bu da onun gibidir. illa bi "demokrasi" de bi yerde. zaten ne kadar çok deniyorsa o oranda yoktur ya o şey. neyse...
memleketimde olmayan kavram.
kimisi var der ama emsilidir o merak etmeyin.
bir diğeri için; (bkz: özgürlük)
kimisi var der ama emsilidir o merak etmeyin.
bir diğeri için; (bkz: özgürlük)
en iyi yönetim şekli olduğu iddia ve "dikte" ettirilen sistem. yanlış anlaşılmasın demokrasi karşıtı değilim derdim sadece demokrasiden daha iyi bir sistemin mevcut olup olmadığıdır. hepsi bu kadar...
terör örgütünün siyasi uzantısı ve destekçileri tarafından papağan gibi söylenerek türk halkı nezlinde bayağılaştırılan hatta antipati oluşması sağlanan sözcük. yaptıkları tüm katliamları, canilikleri demokrasi diye çığırınca unutturabileceklerini sanıyorlar.
güzel ülkemizde uygulanan şekline (bkz: provakatif demokrasi) denmektedir.
istediginizi söyleyip, söylenenleri yaptığınız yönetim argümanı.
halkın saltanatıdır.Halkın, siyasi parti adı altındaki "çıkar gruplarının" veya ideolojilerinin ya da ikisine de birlikte devlet gücüne hükmetmelerini sağladığı oyundur demokrasi
oyunu kazanan , yani seçimden "galip çıkan" taraf , hani "bağbuğumuzun" da fikir babası olan "Weber"in iddiası doğrultusunda "fiziki güç kullanımı" hakkını da ele geçirir.fiziki güçten kasıt silahlı kuvvetler , bürokrasi , mahkemeler ve emniyet teşkilatının yaptırım gücüdür.
(bkz: alev alatlı)
buna göre , bugüne kadar "kadrolaşma" olarak adlandırdığımız olayı , halkın seçtiği temsilciler aracılığıyla gerçekleştirmesi , yani istediği kademelere istediği kişileri geçirerek "topyekün hükmetmesi" olması gerekendir.
oyunu kazanan , yani seçimden "galip çıkan" taraf , hani "bağbuğumuzun" da fikir babası olan "Weber"in iddiası doğrultusunda "fiziki güç kullanımı" hakkını da ele geçirir.fiziki güçten kasıt silahlı kuvvetler , bürokrasi , mahkemeler ve emniyet teşkilatının yaptırım gücüdür.
(bkz: alev alatlı)
buna göre , bugüne kadar "kadrolaşma" olarak adlandırdığımız olayı , halkın seçtiği temsilciler aracılığıyla gerçekleştirmesi , yani istediği kademelere istediği kişileri geçirerek "topyekün hükmetmesi" olması gerekendir.
"ülkeyi siz yönetiyorsunuz canlarım"ın adı.
ne edelim demişler, seçim diye bir şey icat etmişler senin aklın ermez.
kukladan iktidarlar az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş.
senin seçimin akşam yemeğini değiştirmeni bile sağlayamıyor, bilimse al sana bilim.
ne edelim demişler, seçim diye bir şey icat etmişler senin aklın ermez.
kukladan iktidarlar az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş.
senin seçimin akşam yemeğini değiştirmeni bile sağlayamıyor, bilimse al sana bilim.
demokrasi nedir?
sanırsam halkın egemenliği..
peki halkın egemenliğiyse halkın 10 da 1i halkın 10 da 9unu yonetıyorsa bu demokrasi midir?
bazıları derler ya sosyalizm baskıdan başka bısı getırmez basın yasak her bok yasak diye asıl demokrasi işte orada uygulanır. neden mi?
çünkü orada halkın egemenliği olur da ondan.
not:propagandamı da yaptım uu...
sanırsam halkın egemenliği..
peki halkın egemenliğiyse halkın 10 da 1i halkın 10 da 9unu yonetıyorsa bu demokrasi midir?
bazıları derler ya sosyalizm baskıdan başka bısı getırmez basın yasak her bok yasak diye asıl demokrasi işte orada uygulanır. neden mi?
çünkü orada halkın egemenliği olur da ondan.
not:propagandamı da yaptım uu...
insan zekasına hakaretttir. bireysel olarak düşlediğiniz, düşündüğünüz doğrunun, sayıca çoğul olan tarafından engellenmesidir. tek olduğun için bildiğinin yanlış, çoğunluk oldukları için bildikleri doğru değildir.
haklı ve kabul görecek önermenin, fikrin, çoğunlukça belirlenmesi ilkellikten başka da bir şey değildir, mahalle kavgasıdır, biz çoğuz sizi döverizdir. az olan kısımda veya çok olan kısımda olmakla alakası yok kökü saçmadır, sikmek gerekir.
haklı ve kabul görecek önermenin, fikrin, çoğunlukça belirlenmesi ilkellikten başka da bir şey değildir, mahalle kavgasıdır, biz çoğuz sizi döverizdir. az olan kısımda veya çok olan kısımda olmakla alakası yok kökü saçmadır, sikmek gerekir.
iktidarın (darbelerden ötürü ) seçimle işbaşına gelmesi değil ; seçimle iş başından gitmesidir .. bir nevi halkın 'demo'sudur.
(bkz: norveç), (bkz: kanada), (bkz: isveç) ülkeleri bunun katılımcı versiyonuna geçerek (bkz: elleri öpülesi ülkeler) kategorisine girmiştir.
bu bir sorumu yoksa temennimi hala milletimizin anlamadığı özgürlüklerin adı.
elastik bir kavram kim nereden çekerse oraya doğru uzuyor.
yakın gelecekte isviçre'de bir referandum yapılacak. halka sorulacak soru şu; isviçre'de daha fazla minare yapılmasında müsade edilsin mi edilmesin mi?
yer isviçre olunca konu daha da ilginç hale geliyor. bu referandum atıyorum suriye'de ya da lübnan'da yapılmış olsa, -hadi canım sen de arabın demokrasisi bu kadar olur der kestirip atarsın.
isviçre; kıta avrupasının göbeği. doğrudan demokrasiye yakın bir sistem uyguluyor.
aynı isviçre yakın gelecekte halkına daha fazla minare yapılsın mı yapılmasın mı diye soracak. referanduma gitmesi, halkına sorması ne kadar hoş değil mi? hoş. peki oylamadan minare yapımı yasaklansın diye bir sonuç çıkarsa ne olacak?
azınlıkların haklarını korumanın en iyi yolu kabul edilen liberal demokrasi demokrasinin kalesinde insanlarının inançlarını yasaklayacak mı?
bir sonraki aşamada müslüman toplumun kılık kıyafetinin nasıl olması gerektiği de mi referandumla belirlenecek?
yoksa demokrasilerde bir entropi var da demokrasiyi azınlıkların üzerine tahakküm kurmaya yarayan bir sistem haline mi getiriyor.
yoksa demokrasi memokrasi hikaye mi?
mill ifade özgürlüğü hakkında konuşurken şöyle der. eğer bütün insanlık eksi bir insan aynı fikirde olsa, söz konusu çoğunluk onlar gibi düşünmeyen bir kişinin beyanını görmezden gelmekte ne kadar haklıysa toplumla aynı fikirde olmayan o bir kişi iktidarı ele geçirdiğinde toplum genelinin beyanını ve taleplerini görmezden gelmekte o kadar haklıdır.
öyleyse; şimdi isviçreliler düşünsün.
yakın gelecekte isviçre'de bir referandum yapılacak. halka sorulacak soru şu; isviçre'de daha fazla minare yapılmasında müsade edilsin mi edilmesin mi?
yer isviçre olunca konu daha da ilginç hale geliyor. bu referandum atıyorum suriye'de ya da lübnan'da yapılmış olsa, -hadi canım sen de arabın demokrasisi bu kadar olur der kestirip atarsın.
isviçre; kıta avrupasının göbeği. doğrudan demokrasiye yakın bir sistem uyguluyor.
aynı isviçre yakın gelecekte halkına daha fazla minare yapılsın mı yapılmasın mı diye soracak. referanduma gitmesi, halkına sorması ne kadar hoş değil mi? hoş. peki oylamadan minare yapımı yasaklansın diye bir sonuç çıkarsa ne olacak?
azınlıkların haklarını korumanın en iyi yolu kabul edilen liberal demokrasi demokrasinin kalesinde insanlarının inançlarını yasaklayacak mı?
bir sonraki aşamada müslüman toplumun kılık kıyafetinin nasıl olması gerektiği de mi referandumla belirlenecek?
yoksa demokrasilerde bir entropi var da demokrasiyi azınlıkların üzerine tahakküm kurmaya yarayan bir sistem haline mi getiriyor.
yoksa demokrasi memokrasi hikaye mi?
mill ifade özgürlüğü hakkında konuşurken şöyle der. eğer bütün insanlık eksi bir insan aynı fikirde olsa, söz konusu çoğunluk onlar gibi düşünmeyen bir kişinin beyanını görmezden gelmekte ne kadar haklıysa toplumla aynı fikirde olmayan o bir kişi iktidarı ele geçirdiğinde toplum genelinin beyanını ve taleplerini görmezden gelmekte o kadar haklıdır.
öyleyse; şimdi isviçreliler düşünsün.
elastik bir kavram kim nereden çekerse oraya gidiyor.
'halk $eriat isterse' $eriat mı gelecek ? halk 'laikliği reddederse' dinler mi yasaklanacak ?
çoğunluk olanın her istediği değil, güzel olan, demokrasiyi sağlayan 'ya$anan'. kıymet bilmiyoruz $erefsizim.
'halk $eriat isterse' $eriat mı gelecek ? halk 'laikliği reddederse' dinler mi yasaklanacak ?
çoğunluk olanın her istediği değil, güzel olan, demokrasiyi sağlayan 'ya$anan'. kıymet bilmiyoruz $erefsizim.
(bkz: demokrasi bir yanılsamadır)
bir tarafta terör propagandası yaptığından dolayı 1,5 sene ceza alan milletvekili! (bkz: aysel tuğluk)
öbür tarafta sırf istediler diye pişmanlığı kabul etmeyen, pişmanlık yasasından affedilen eli kanlı teröristler.
en sonda da daha suçu belirlenmemiş, hüküm giymemiş ama hapise tıkılmış akademisyenler, yazarlar, siyasetçiler, profösörler ve teröristlerle yıllarca savaşmış tsk askeri.
ve faşizm.. pardon demokrasi..
öbür tarafta sırf istediler diye pişmanlığı kabul etmeyen, pişmanlık yasasından affedilen eli kanlı teröristler.
en sonda da daha suçu belirlenmemiş, hüküm giymemiş ama hapise tıkılmış akademisyenler, yazarlar, siyasetçiler, profösörler ve teröristlerle yıllarca savaşmış tsk askeri.
ve faşizm.. pardon demokrasi..
(bkz: gizli oy açık tasnif)
seçme hakkınızın olduğuna sizi inandıran yönetim şekli.
anlamından giderek uzaklaştırılan yönetim düzeni.
istanbul'da çemberlitaş semtinin bir delisi var; arada sırada caddelerin orta yerinde belirir, boynunun damarlarını şişire şişire, sesinin var gücünü kullanarak: "yurdumuz, ulusumuz, namusumuz..." diye feci söylevler çeker... söylevinin sonuna doğru sinirden bitkin bir duruma düşen bu zavallıyı bir gün gözlerimle izledim. kalabalığın arasından hızla uzaklaşıp caddeyi gören bir binanın giriş basamaklarına oturdu; sanılırdı ki, sinirlerini orada yatıştıracak, dinlenip kendine gelecek... ama bizim söylevci, oraya geçer geçmez, deminki adam o değilmiş gibi, uslu uslu cigara içmeye başlamaz mı? işte demokrasi için biçilmiş kaftan, diye düşünmüştüm. söyleyeceğini bütün hızınla söyleyeceksin, işin bitince gülümseyerek cigarını tellendireceksin. demokrasi sahneye konursa, oyunculardan beklenen bu değil midir?
akp ve fethullahçılar ile oyuncak olan ve ayaklar altına alınan değer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar