bugün
- millette manyak para var18
- sözlük kürdü54
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- boşandığı eşine araba alan adam5
- papatya çayı içen erkek10
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- 007 tarzı entry girmek4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- pankek yiyen erkek6
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- traş olmaya üşenmek7
- 20075
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- türkiyeli kahvesi8
- ismail kartal19
- anın görüntüsü28
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- kefiye2
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- osman pamukoğlu14
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- escort ile para kavgası5
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- simko323
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- etnik köken20
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- cam açık uyumak8
- damat tıraşı4
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- arkadaşlar naber ya4
- zenci uşağın aniden içeri girmesi2
--spoiler--
19. Yüzyıl, Avrupa devletlerinin Osmanlının iç işlerine müdahale olaylarıyla doludur. Özellikle Hristiyan Osmanlı tebaasının haklarını korumak ve güvenliğini sağlamak maskesi altında yapılan bu müdahaleler, aslında emperyalist taarruzun inkişaf safhasını teşkil eder. Ana hedef, Avrupanın doğusunda, Ortadoğuda, Afrikanın kuzeyinde yeni nüfuz ve hakimiyet sahaları teşkil etmekti. Şüphesiz, bize karşı blok halinde yüklenen devletler, kendi aralarında da kıyasıya çekişmekteydiler. 1860 senesinde Lübnanda alevlenen Maruni-Dürzi çatışmasının arkasında da bu türlü oyunlar ve hesaplar vardı. Fransa Marunileri kışkırtıyor, ingiltere Dürzileri kolluyordu. Derken silahlar patladı, cinayetler işlendi ve kargaşalıklar Şama kadar yayıldı. Nihayet bu iki devlet, şer ittifakının diğer kolları olan Rusya, Almanya ve Avusturyayı da kollarına takıp Osmanlı Hükûmetini Pariste konferans masasına oturttular.Bu konferansta alınan kararlardan biri de Lübnanın imtiyazlı Sancak durumuna getirilmesi ve Hristiyan bir mutasarrıfın idaresine bırakılmasıydı. Haziran 1861de imzalanan protokole göre de, Vezaret rütbesi verilecek Mutasarrıf, Osmanlı Hükûmetince seçilecek ve üç yıl süreyle görevde kalacaktı. Böylece tarihimizde ilk defa bir Hristiyana Vezir payesi veriliyordu. Bab-ı Âlî Lübnana, o sırada telgraf müdürlüğü yapan David adlı Katolik bir Ermeniyi mutasarrıf tayin etti. David efendi, bir Ramazan günü Sadrazam Âlî Paşanın konağına iftar yemeğine davet edildi. Orada velînîmetlerine hulûs çakmak için, aslında Müslümanlığı pek sevdiğini söyledi. Hatta kendi dindaşlarının tepkisini çekmese, cami cami dolaşırdı(!) Riyakarlıkta fazla ileri gitmeye başlayınca, Âlî Paşanın sarı taştı ve biraz sertçe, biraz aşağılayıcı, biraz tekdir edici bir ses tonuyla susturdu bu Hristiyan Vezir müsveddesini:Bak David Efendi! Şunu bil ki, senin bugünkü itibarın ve vezaretin Hristiyanlığından dolayıdır, yoksa Müslümanlığa meylinden değil!...
--spoiler--
19. Yüzyıl, Avrupa devletlerinin Osmanlının iç işlerine müdahale olaylarıyla doludur. Özellikle Hristiyan Osmanlı tebaasının haklarını korumak ve güvenliğini sağlamak maskesi altında yapılan bu müdahaleler, aslında emperyalist taarruzun inkişaf safhasını teşkil eder. Ana hedef, Avrupanın doğusunda, Ortadoğuda, Afrikanın kuzeyinde yeni nüfuz ve hakimiyet sahaları teşkil etmekti. Şüphesiz, bize karşı blok halinde yüklenen devletler, kendi aralarında da kıyasıya çekişmekteydiler. 1860 senesinde Lübnanda alevlenen Maruni-Dürzi çatışmasının arkasında da bu türlü oyunlar ve hesaplar vardı. Fransa Marunileri kışkırtıyor, ingiltere Dürzileri kolluyordu. Derken silahlar patladı, cinayetler işlendi ve kargaşalıklar Şama kadar yayıldı. Nihayet bu iki devlet, şer ittifakının diğer kolları olan Rusya, Almanya ve Avusturyayı da kollarına takıp Osmanlı Hükûmetini Pariste konferans masasına oturttular.Bu konferansta alınan kararlardan biri de Lübnanın imtiyazlı Sancak durumuna getirilmesi ve Hristiyan bir mutasarrıfın idaresine bırakılmasıydı. Haziran 1861de imzalanan protokole göre de, Vezaret rütbesi verilecek Mutasarrıf, Osmanlı Hükûmetince seçilecek ve üç yıl süreyle görevde kalacaktı. Böylece tarihimizde ilk defa bir Hristiyana Vezir payesi veriliyordu. Bab-ı Âlî Lübnana, o sırada telgraf müdürlüğü yapan David adlı Katolik bir Ermeniyi mutasarrıf tayin etti. David efendi, bir Ramazan günü Sadrazam Âlî Paşanın konağına iftar yemeğine davet edildi. Orada velînîmetlerine hulûs çakmak için, aslında Müslümanlığı pek sevdiğini söyledi. Hatta kendi dindaşlarının tepkisini çekmese, cami cami dolaşırdı(!) Riyakarlıkta fazla ileri gitmeye başlayınca, Âlî Paşanın sarı taştı ve biraz sertçe, biraz aşağılayıcı, biraz tekdir edici bir ses tonuyla susturdu bu Hristiyan Vezir müsveddesini:Bak David Efendi! Şunu bil ki, senin bugünkü itibarın ve vezaretin Hristiyanlığından dolayıdır, yoksa Müslümanlığa meylinden değil!...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar