bugün
- ermeni rum soykırımını inkar etmek11
- sarapci koala hatayi10
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği12
- sözlüğün en güzel kadını26
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban7
- gocu18
- iron man ateist bir kafirdir3
- mossad ajanı dinciler5
- israil13
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları10
- en kötü chp başkanı4
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar4
- ilticanın terk edilmesi5
- filistinde ölen 60 bin vs suriyede ölen 1 milyon2
- özgür özel mallığı3
- cenaze evinde yemek dağıtmak5
- dünya39
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- bop eşbaşkanları tam sıralı liste2
- allah bize salat etti6
- özgür özel ikiyüzlülüğü3
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- instagram tedavisi olmayan hastalıktır4
- iremga4
- pis hissettiren şeyler7
- chp yandaş oldu3
- özkanlar5
- amerika birleşik devletleri29
- türkiye fransa maçı sonrası montella tartışması3
- cesur olmak2
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya5
- türk olmaktan neden mi utanıyorum3
- kemal kılıçdaroğlu'nun bop taki rolü2
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- karton toplayan kıyma2
- protest şarkı yazmak2
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi4
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- iltica7
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta8
- dacia striker'in türkiye de üretime başlaması3
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- boğa burcu kadını2
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- öğrenci sorusunun felsefi ağırlığı2
- ghosting2
- suriyede bi milyon arabın ölümü3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- menemen2
(bkz: Avarlar)
Mankurt tekniğini ilk kullanan ayrıca kağan unvanını da ilk kez kullanan Moğolların ata kabilesi
Mankurt - Türk, Altay ve Kırgız efsanelerinde bahsedilen bilinçsiz köle. Mankurt haline getirilmek istenen kişinin başı kazınır, başına ıslak deve derisi sarılır ve böylece elleri kolları bağlı olarak Güneş altında bırakılır. Deve derisi kurudukça gerilir. Gerilen deri başı mengene gibi sıkar ve inanılmaz acılar vererek aklını yitirmesine neden olur. Böyle bir kişi bilinçsiz ve her istenen şeyi sorgusuzca yapan bir köleye dönüşür.
Cengiz Aytmatov'un 1980 yılında yazdığı Gün Olur Asra Bedel adlı eserinde, Orkun Uçar'ın ise Metal Fırtına 2 / Kayıp Naaş adlı eserinde Kırgız destanlarından yararlanarak güncelleştirdikleri bir kişiliktir. Mankurt bazı işlemler sonucu öz benliğini yitirerek kendisini kimliksizleştiren düşmanının kuklası haline gelmiş bir zavallı insan tipidir.
Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" adlı eseri pek çok Batı diline ve Türk lehçelerine çevrilip yaygınlaşırken "mankurt" kavramı da kabul görerek literatüre girmiş ve “mankurt” ve “mankurtlaştırma” temaları yaygınlaşmıştır. Fransa'da V. Lackhine tarafından "yılın kitabı" olarak gösterilen Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" eserinden yapılan iktibasla "Mankurtizm" "sosyal kimlik değiştirme ve öz köküne yabancılaşma" temalarını karşılayan bir terim olarak sosyal psikoloji literatüründe yerini almıştır.
Çağdaş Sovyet Kazak şairlerinden Muhtar Şahanov "Yenilen Galip ya da Cengiz Hanın Halası" konulu Otrar manzumesi’nin doğuşunu anlatırken şunları söylemektedir: "Eserimizde kültür tarihimize derin kökler salmanın bizler için pek önemli olduğunu anlatmak istiyordum. Her insanın doğduğu yere sıkı sıkıya bağlı olması gerekir. Bunsuz büyük çaplı yazar olmaz. Köksüz insanlar ortaya çıkınca "mankurtizm" hali olur."
Nasıl Mankurt Yapılır?
Eski Türk, Kazak ve Kırgız destanlarından edinilen bilgi ve Orta Asya Mitlerine göre "Mankurt" dönemin Orta Asya halkları arasında çok yaygın bir işkence ve zihin kontrol yöntemiydi.
Bir insanı mankurt yapmak istediklerinde:
O kişinin kafası (saçları) iyice kazınır,
Kafasına devenin boyun derisi iyice gerdirilirek geçirilir,
Kafasında deve derisi bulunan Mankurt adayı sıcak çölde güneş altında birkaç gün bırakılırdı.
Böylece sıcağın etkisiyle deve derisi büzülür ve kafaya iyice yapışır. Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlarda yeniden uzamaya başlar. Fakat deri kafaya o kadar yapışır ki zaten sert olan deve derisi sıcağın etkisiyle iyice sertleşir ve uzayan saçlar deriyi delip uzamasına devam edemez. Bu nedenle saçlar uzamaya vücudun dışı yönünde değil de kafanın içine doğru uzamaya başlar. Sıcaktan büzüşen deve derisinin kafatasına yaptığı baskı ve kafanın içinde ters yönde uzayan saçların kafatasını delip beyne doğru ilerlemesiyle mankurt büyük acılar çeker. Bu acılara dayanamayan mankurt bir müddet sonra kuklaya döner. Hafızasını yitirir, anne-babasını dahi tanımaz. Aklını çalıştırıp düşünemez hale gelir. Bu nedenle sahibi ne söylerse ona itaat eder.
Günümüzde modern işkence ve zihin kontrol yöntemlerinin kullanılması nedeniyle Mankurt tekniği geçmişte kalmıştır.
Mankurt - Türk, Altay ve Kırgız efsanelerinde bahsedilen bilinçsiz köle. Mankurt haline getirilmek istenen kişinin başı kazınır, başına ıslak deve derisi sarılır ve böylece elleri kolları bağlı olarak Güneş altında bırakılır. Deve derisi kurudukça gerilir. Gerilen deri başı mengene gibi sıkar ve inanılmaz acılar vererek aklını yitirmesine neden olur. Böyle bir kişi bilinçsiz ve her istenen şeyi sorgusuzca yapan bir köleye dönüşür.
Cengiz Aytmatov'un 1980 yılında yazdığı Gün Olur Asra Bedel adlı eserinde, Orkun Uçar'ın ise Metal Fırtına 2 / Kayıp Naaş adlı eserinde Kırgız destanlarından yararlanarak güncelleştirdikleri bir kişiliktir. Mankurt bazı işlemler sonucu öz benliğini yitirerek kendisini kimliksizleştiren düşmanının kuklası haline gelmiş bir zavallı insan tipidir.
Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" adlı eseri pek çok Batı diline ve Türk lehçelerine çevrilip yaygınlaşırken "mankurt" kavramı da kabul görerek literatüre girmiş ve “mankurt” ve “mankurtlaştırma” temaları yaygınlaşmıştır. Fransa'da V. Lackhine tarafından "yılın kitabı" olarak gösterilen Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" eserinden yapılan iktibasla "Mankurtizm" "sosyal kimlik değiştirme ve öz köküne yabancılaşma" temalarını karşılayan bir terim olarak sosyal psikoloji literatüründe yerini almıştır.
Çağdaş Sovyet Kazak şairlerinden Muhtar Şahanov "Yenilen Galip ya da Cengiz Hanın Halası" konulu Otrar manzumesi’nin doğuşunu anlatırken şunları söylemektedir: "Eserimizde kültür tarihimize derin kökler salmanın bizler için pek önemli olduğunu anlatmak istiyordum. Her insanın doğduğu yere sıkı sıkıya bağlı olması gerekir. Bunsuz büyük çaplı yazar olmaz. Köksüz insanlar ortaya çıkınca "mankurtizm" hali olur."
Nasıl Mankurt Yapılır?
Eski Türk, Kazak ve Kırgız destanlarından edinilen bilgi ve Orta Asya Mitlerine göre "Mankurt" dönemin Orta Asya halkları arasında çok yaygın bir işkence ve zihin kontrol yöntemiydi.
Bir insanı mankurt yapmak istediklerinde:
O kişinin kafası (saçları) iyice kazınır,
Kafasına devenin boyun derisi iyice gerdirilirek geçirilir,
Kafasında deve derisi bulunan Mankurt adayı sıcak çölde güneş altında birkaç gün bırakılırdı.
Böylece sıcağın etkisiyle deve derisi büzülür ve kafaya iyice yapışır. Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlarda yeniden uzamaya başlar. Fakat deri kafaya o kadar yapışır ki zaten sert olan deve derisi sıcağın etkisiyle iyice sertleşir ve uzayan saçlar deriyi delip uzamasına devam edemez. Bu nedenle saçlar uzamaya vücudun dışı yönünde değil de kafanın içine doğru uzamaya başlar. Sıcaktan büzüşen deve derisinin kafatasına yaptığı baskı ve kafanın içinde ters yönde uzayan saçların kafatasını delip beyne doğru ilerlemesiyle mankurt büyük acılar çeker. Bu acılara dayanamayan mankurt bir müddet sonra kuklaya döner. Hafızasını yitirir, anne-babasını dahi tanımaz. Aklını çalıştırıp düşünemez hale gelir. Bu nedenle sahibi ne söylerse ona itaat eder.
Günümüzde modern işkence ve zihin kontrol yöntemlerinin kullanılması nedeniyle Mankurt tekniği geçmişte kalmıştır.
ms.300 yılından itibaren asya'nın kuzeyinde hüküm süren, çeşitli türk ve moğol kavimleri de içinde barındıran türk hükümdarlığının halkına verilen isimdir. çinliler 'juan-juan' olarak isimlendirmişlerdir.arap ve bizans kaynaklarında 'avar' olarak geçer.
Zamanında moğolistan da türkler hâkimiyeti bırakınca gücü eline alan moğol boyu
Güçlü bir devlet kurmalarına rağmen tarihin akışını değiştirecek pek bir etkileri olmamıştır.
Güçlü bir devlet kurmalarına rağmen tarihin akışını değiştirecek pek bir etkileri olmamıştır.
405 yılında toprak büyüklüğü 2.8 milyon kilometrekareye ulaşmış devlet
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar