bugün
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği10
- trabzon büyükşehir belediyesi17
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi4
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı9
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam4
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- emret komutanım albayın kızı suzi4
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- batıl inançlar5
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- sevgiliye hitap şekilleri6
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek3
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
- piyanoya başlama yaşı2
- zara2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak2
- renault 9 broadway12
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil4
- kelebek dövmesi yaptıran kız2
- dopamin eksikliği2
- öğretmenlerin nöbeti5
- erkek ve çocuk reyonundan giyinmek2
- mason greenwood10
- kola neden koşer4
- kırmızı kaka7
- günaydın büyük uludağ sözlük ailesi2
- velvet hanım ile kahve içmek6
- fahri trafik müfettişi2
- kısa boylu olmak2
- aslan gibi adam4
- çayı şekersiz içip 10 adet baklava gömen tip2
- mikrodalgaya sucuk koymak7
- seksenler2
- şerif hüseyin2
- clemence baptista5
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- özge özpirinçci3
- koli bandına saddam bandı demek3
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
- sözlükte sürekli güzel vadilerin yaylak olması4
- teknik borç3
- tetanoz aşısı2
- erdogan'a suikast timi itirafı5
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- çok enteresan solcular baksın2
(bkz: Avarlar)
Mankurt tekniğini ilk kullanan ayrıca kağan unvanını da ilk kez kullanan Moğolların ata kabilesi
Mankurt - Türk, Altay ve Kırgız efsanelerinde bahsedilen bilinçsiz köle. Mankurt haline getirilmek istenen kişinin başı kazınır, başına ıslak deve derisi sarılır ve böylece elleri kolları bağlı olarak Güneş altında bırakılır. Deve derisi kurudukça gerilir. Gerilen deri başı mengene gibi sıkar ve inanılmaz acılar vererek aklını yitirmesine neden olur. Böyle bir kişi bilinçsiz ve her istenen şeyi sorgusuzca yapan bir köleye dönüşür.
Cengiz Aytmatov'un 1980 yılında yazdığı Gün Olur Asra Bedel adlı eserinde, Orkun Uçar'ın ise Metal Fırtına 2 / Kayıp Naaş adlı eserinde Kırgız destanlarından yararlanarak güncelleştirdikleri bir kişiliktir. Mankurt bazı işlemler sonucu öz benliğini yitirerek kendisini kimliksizleştiren düşmanının kuklası haline gelmiş bir zavallı insan tipidir.
Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" adlı eseri pek çok Batı diline ve Türk lehçelerine çevrilip yaygınlaşırken "mankurt" kavramı da kabul görerek literatüre girmiş ve “mankurt” ve “mankurtlaştırma” temaları yaygınlaşmıştır. Fransa'da V. Lackhine tarafından "yılın kitabı" olarak gösterilen Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" eserinden yapılan iktibasla "Mankurtizm" "sosyal kimlik değiştirme ve öz köküne yabancılaşma" temalarını karşılayan bir terim olarak sosyal psikoloji literatüründe yerini almıştır.
Çağdaş Sovyet Kazak şairlerinden Muhtar Şahanov "Yenilen Galip ya da Cengiz Hanın Halası" konulu Otrar manzumesi’nin doğuşunu anlatırken şunları söylemektedir: "Eserimizde kültür tarihimize derin kökler salmanın bizler için pek önemli olduğunu anlatmak istiyordum. Her insanın doğduğu yere sıkı sıkıya bağlı olması gerekir. Bunsuz büyük çaplı yazar olmaz. Köksüz insanlar ortaya çıkınca "mankurtizm" hali olur."
Nasıl Mankurt Yapılır?
Eski Türk, Kazak ve Kırgız destanlarından edinilen bilgi ve Orta Asya Mitlerine göre "Mankurt" dönemin Orta Asya halkları arasında çok yaygın bir işkence ve zihin kontrol yöntemiydi.
Bir insanı mankurt yapmak istediklerinde:
O kişinin kafası (saçları) iyice kazınır,
Kafasına devenin boyun derisi iyice gerdirilirek geçirilir,
Kafasında deve derisi bulunan Mankurt adayı sıcak çölde güneş altında birkaç gün bırakılırdı.
Böylece sıcağın etkisiyle deve derisi büzülür ve kafaya iyice yapışır. Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlarda yeniden uzamaya başlar. Fakat deri kafaya o kadar yapışır ki zaten sert olan deve derisi sıcağın etkisiyle iyice sertleşir ve uzayan saçlar deriyi delip uzamasına devam edemez. Bu nedenle saçlar uzamaya vücudun dışı yönünde değil de kafanın içine doğru uzamaya başlar. Sıcaktan büzüşen deve derisinin kafatasına yaptığı baskı ve kafanın içinde ters yönde uzayan saçların kafatasını delip beyne doğru ilerlemesiyle mankurt büyük acılar çeker. Bu acılara dayanamayan mankurt bir müddet sonra kuklaya döner. Hafızasını yitirir, anne-babasını dahi tanımaz. Aklını çalıştırıp düşünemez hale gelir. Bu nedenle sahibi ne söylerse ona itaat eder.
Günümüzde modern işkence ve zihin kontrol yöntemlerinin kullanılması nedeniyle Mankurt tekniği geçmişte kalmıştır.
Mankurt - Türk, Altay ve Kırgız efsanelerinde bahsedilen bilinçsiz köle. Mankurt haline getirilmek istenen kişinin başı kazınır, başına ıslak deve derisi sarılır ve böylece elleri kolları bağlı olarak Güneş altında bırakılır. Deve derisi kurudukça gerilir. Gerilen deri başı mengene gibi sıkar ve inanılmaz acılar vererek aklını yitirmesine neden olur. Böyle bir kişi bilinçsiz ve her istenen şeyi sorgusuzca yapan bir köleye dönüşür.
Cengiz Aytmatov'un 1980 yılında yazdığı Gün Olur Asra Bedel adlı eserinde, Orkun Uçar'ın ise Metal Fırtına 2 / Kayıp Naaş adlı eserinde Kırgız destanlarından yararlanarak güncelleştirdikleri bir kişiliktir. Mankurt bazı işlemler sonucu öz benliğini yitirerek kendisini kimliksizleştiren düşmanının kuklası haline gelmiş bir zavallı insan tipidir.
Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" adlı eseri pek çok Batı diline ve Türk lehçelerine çevrilip yaygınlaşırken "mankurt" kavramı da kabul görerek literatüre girmiş ve “mankurt” ve “mankurtlaştırma” temaları yaygınlaşmıştır. Fransa'da V. Lackhine tarafından "yılın kitabı" olarak gösterilen Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" eserinden yapılan iktibasla "Mankurtizm" "sosyal kimlik değiştirme ve öz köküne yabancılaşma" temalarını karşılayan bir terim olarak sosyal psikoloji literatüründe yerini almıştır.
Çağdaş Sovyet Kazak şairlerinden Muhtar Şahanov "Yenilen Galip ya da Cengiz Hanın Halası" konulu Otrar manzumesi’nin doğuşunu anlatırken şunları söylemektedir: "Eserimizde kültür tarihimize derin kökler salmanın bizler için pek önemli olduğunu anlatmak istiyordum. Her insanın doğduğu yere sıkı sıkıya bağlı olması gerekir. Bunsuz büyük çaplı yazar olmaz. Köksüz insanlar ortaya çıkınca "mankurtizm" hali olur."
Nasıl Mankurt Yapılır?
Eski Türk, Kazak ve Kırgız destanlarından edinilen bilgi ve Orta Asya Mitlerine göre "Mankurt" dönemin Orta Asya halkları arasında çok yaygın bir işkence ve zihin kontrol yöntemiydi.
Bir insanı mankurt yapmak istediklerinde:
O kişinin kafası (saçları) iyice kazınır,
Kafasına devenin boyun derisi iyice gerdirilirek geçirilir,
Kafasında deve derisi bulunan Mankurt adayı sıcak çölde güneş altında birkaç gün bırakılırdı.
Böylece sıcağın etkisiyle deve derisi büzülür ve kafaya iyice yapışır. Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlarda yeniden uzamaya başlar. Fakat deri kafaya o kadar yapışır ki zaten sert olan deve derisi sıcağın etkisiyle iyice sertleşir ve uzayan saçlar deriyi delip uzamasına devam edemez. Bu nedenle saçlar uzamaya vücudun dışı yönünde değil de kafanın içine doğru uzamaya başlar. Sıcaktan büzüşen deve derisinin kafatasına yaptığı baskı ve kafanın içinde ters yönde uzayan saçların kafatasını delip beyne doğru ilerlemesiyle mankurt büyük acılar çeker. Bu acılara dayanamayan mankurt bir müddet sonra kuklaya döner. Hafızasını yitirir, anne-babasını dahi tanımaz. Aklını çalıştırıp düşünemez hale gelir. Bu nedenle sahibi ne söylerse ona itaat eder.
Günümüzde modern işkence ve zihin kontrol yöntemlerinin kullanılması nedeniyle Mankurt tekniği geçmişte kalmıştır.
ms.300 yılından itibaren asya'nın kuzeyinde hüküm süren, çeşitli türk ve moğol kavimleri de içinde barındıran türk hükümdarlığının halkına verilen isimdir. çinliler 'juan-juan' olarak isimlendirmişlerdir.arap ve bizans kaynaklarında 'avar' olarak geçer.
Zamanında moğolistan da türkler hâkimiyeti bırakınca gücü eline alan moğol boyu
Güçlü bir devlet kurmalarına rağmen tarihin akışını değiştirecek pek bir etkileri olmamıştır.
Güçlü bir devlet kurmalarına rağmen tarihin akışını değiştirecek pek bir etkileri olmamıştır.
405 yılında toprak büyüklüğü 2.8 milyon kilometrekareye ulaşmış devlet
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar