bugün
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim30
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- o 8 0 diyen biri vardı5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok9
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam2
- türklerin özellikleri3
- terapi niteliğindeki şeyler10
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- sabah yedi buçukta işe başlamak2
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- sobaları hazırlayın2
- votka2
- sözlükte kim kimle sevgili27
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- kışın gelmesi2
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir3
- nervio43
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- soğuk sabah2
- aşk10
- arabada sakso4
- fenerbahçeli yazarlar8
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- 5 kasım 2026 meteoroloji uyarısı2
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- iyi menemenin sırrı7
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- febelilerin herşeyi abartması3
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- iyi memenin sırrı7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- israil'in gazze de çadıra hava saldırısı2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- abd ara seçimlerinin f35 ve caatsa'ya etkisi2
- almanca bilmek5
- muslettin amca14
- kale3112 ifşa7
- siyah sütyen5
- sözlük kürdü55
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- passatı olan erkek6
- aleksey batrakov27
sezai karakoç un batı şiirlerinden mecmuasında çevirisi bulunan baudelaire nin en sevdiğim eseri.
cytheree yolculuk
kalbim bir kuş gibi, hür ve şen şatır
uçuyordu kanatlar gergin; halatlar gergin
ve gemi kayıyordu, ışık saçan güneşin
sarhoş ettiği melek, sularda ağır ağır.
bu kara, bu mahzun ada hangisi?
bu cythere, şarkıda yaşayan diyar;
ihtiyar çocuklara eldorado ninnisi;
halbuki zavallı bir toprak, dostlar!...
tatlı sırlar adası ve kalp bayramlarının.
tutmuş meşhur venüs’ün güzel, mağrur hayali
bir koku gibi, deniz ve göğünü, anlarsın.
aşk, bahtsızlık doldurur ruhlara onun eli.
yeşillikler, açılmış çiçeklerin ülkesi,
yok sana kapılmamış tek millet, tek bir kimse.
havanda öyle uçar dindar kalplerin sesi
gül bahçesi üstünde koku nasıl yüzerse.
veya bitmez ötüşü vahşi bir güvercinin...
- cythere artık pek zayıf insanların toprağı;
artık bir çakıl çölü, çığlıklar acı, derin.
buna rağmen var bence bir tuhaf başkalığı.
bu bir tapınak değil, bir orman gölgesinde,
ki bir genç rahibenin, - çiçeklerle sevişmiş ;,
gittiği yer, vücudu sır alevinde pişmiş,
rüzgarların varlığı eteğinin sesinde...
fakat işte sahili tâ kökünden uçuran
kuşlarla yelkenleri birbirine katan su!
gördük ki üç ayaklı bir darağacıydı bu,
siyah bir selvi gibi gökten apayrı duran.
biraz önce asılmış genç avları üstüne
çullanmış yiyorlardı çılgın yırtıcı kuşlar.
kâfir gagalarını can evine sokmuşlar
her kanlı noktasından, gözleri döne döne..
gözleri iki delik, karın kısmı boşalmış,
kalçaları üstüne akıyor barsakları.
cellâtlar ağza kadar iğrenç zevklere dalmış.
iğrenç zevklere batmış gaga ve kursakları.
ayakları altında, bin ağızlı bir sürü,
burun havaya kalkık, fır fır dönüyorlardı.
en büyüğü ortada, çığrışıyorlar :yürü.
- bir cellat yanında binbir yardımcı vardı.
ey cythere'in, çok güzel bir semanın çocuğu
bütün bu acıları sesszice çekeceksin!
o hayasız tapınman sebebi işkencenin;
mezardan mahrum eden, günahların soluğu.
senin acın yazılı en duygulu yerime!
görünce seni yavrum, o sarkık kol ve ellleri.
yükseliyor bir kusma gibi tâ düşlerime
eski acılarımın kabarık, uzun nehri.
ey aziz hâtıralar şahı biçare şeytan!
senin önünde duydum, panter ve kargaların
kuvvet ve şiddetini, çene ve gagaların,
didik kadar edecek kadar bana can atan.
-sema câzibedardı, deniz bir su, yekpare;
fakat her şey kapkara ve kanlı benim için.
bir hüzün sisi sarmış ne yazık ki çepçevre,
kalın bir kefen gibi, etrafını kalbimin.
senin adanda venüs! buldum bir tek şey gerçek;
gölgemin asıldığı hayalî bir sehpa, ah!
tiksinmeden vücut ve kalbimi seyrederek
kuvvet ve cesareti ver bana rahim allah!
cytheree yolculuk
kalbim bir kuş gibi, hür ve şen şatır
uçuyordu kanatlar gergin; halatlar gergin
ve gemi kayıyordu, ışık saçan güneşin
sarhoş ettiği melek, sularda ağır ağır.
bu kara, bu mahzun ada hangisi?
bu cythere, şarkıda yaşayan diyar;
ihtiyar çocuklara eldorado ninnisi;
halbuki zavallı bir toprak, dostlar!...
tatlı sırlar adası ve kalp bayramlarının.
tutmuş meşhur venüs’ün güzel, mağrur hayali
bir koku gibi, deniz ve göğünü, anlarsın.
aşk, bahtsızlık doldurur ruhlara onun eli.
yeşillikler, açılmış çiçeklerin ülkesi,
yok sana kapılmamış tek millet, tek bir kimse.
havanda öyle uçar dindar kalplerin sesi
gül bahçesi üstünde koku nasıl yüzerse.
veya bitmez ötüşü vahşi bir güvercinin...
- cythere artık pek zayıf insanların toprağı;
artık bir çakıl çölü, çığlıklar acı, derin.
buna rağmen var bence bir tuhaf başkalığı.
bu bir tapınak değil, bir orman gölgesinde,
ki bir genç rahibenin, - çiçeklerle sevişmiş ;,
gittiği yer, vücudu sır alevinde pişmiş,
rüzgarların varlığı eteğinin sesinde...
fakat işte sahili tâ kökünden uçuran
kuşlarla yelkenleri birbirine katan su!
gördük ki üç ayaklı bir darağacıydı bu,
siyah bir selvi gibi gökten apayrı duran.
biraz önce asılmış genç avları üstüne
çullanmış yiyorlardı çılgın yırtıcı kuşlar.
kâfir gagalarını can evine sokmuşlar
her kanlı noktasından, gözleri döne döne..
gözleri iki delik, karın kısmı boşalmış,
kalçaları üstüne akıyor barsakları.
cellâtlar ağza kadar iğrenç zevklere dalmış.
iğrenç zevklere batmış gaga ve kursakları.
ayakları altında, bin ağızlı bir sürü,
burun havaya kalkık, fır fır dönüyorlardı.
en büyüğü ortada, çığrışıyorlar :yürü.
- bir cellat yanında binbir yardımcı vardı.
ey cythere'in, çok güzel bir semanın çocuğu
bütün bu acıları sesszice çekeceksin!
o hayasız tapınman sebebi işkencenin;
mezardan mahrum eden, günahların soluğu.
senin acın yazılı en duygulu yerime!
görünce seni yavrum, o sarkık kol ve ellleri.
yükseliyor bir kusma gibi tâ düşlerime
eski acılarımın kabarık, uzun nehri.
ey aziz hâtıralar şahı biçare şeytan!
senin önünde duydum, panter ve kargaların
kuvvet ve şiddetini, çene ve gagaların,
didik kadar edecek kadar bana can atan.
-sema câzibedardı, deniz bir su, yekpare;
fakat her şey kapkara ve kanlı benim için.
bir hüzün sisi sarmış ne yazık ki çepçevre,
kalın bir kefen gibi, etrafını kalbimin.
senin adanda venüs! buldum bir tek şey gerçek;
gölgemin asıldığı hayalî bir sehpa, ah!
tiksinmeden vücut ve kalbimi seyrederek
kuvvet ve cesareti ver bana rahim allah!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar