bugün
- sözlüğe küsmek4
- recep tayyip erdoğan22
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- sözlük kızlarının kombinleri17
- tai lung51
- ne kadar yaşlısın19
- sarapci koala40
- ankete gelin beyler27
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek2
- dolly parton'ın ölümü2
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor8
- avon ultra colour indulgence ruj3
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- kızarmış ekmek10
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği9
- doğu perinçek6
- stephen king ile birlikte içip sohbet etmek2
- kendine yabancılaşmak10
- sevmediğiniz yazarlar14
- ben gökten inen ekmeğim5
- bir otel odasında yalnızken duyulan hüzün4
- terörsüz türkiye5
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu5
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz6
- sözlükte yaratım sancısı çekmek5
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları5
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- akepelilerdeki imamoğlu korkusunun asıl nedeni3
- şarapcı koala ile beyaz toros küba turu yapmak2
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- blok3ün gece napıyorsun mesela diye mesaj atması2
- yalnızlık rahatlıktır15
- ben de reise oy vericem12
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- 210 olduğunu iddia eden sözlük beyinin 158 çıkması2
- velvet39
- bir soru sor7
- mazlum abdi den sdg'nin feshi açıklaması2
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış26
- sdg ypg'nin kendini fesh etmesi3
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak6
- batının kktc'nin tanınmasına engel olması6
- iskoçya4
- türkiye de sosyalist devrim olma ihtimali10
- dünyanın en büyük orospu çocuğu7
- her dönerin adamı5
- 25 ağustos 2026 ankara madenci eylemi6
sezai karakoç un batı şiirlerinden mecmuasında çevirisi bulunan baudelaire nin en sevdiğim eseri.
cytheree yolculuk
kalbim bir kuş gibi, hür ve şen şatır
uçuyordu kanatlar gergin; halatlar gergin
ve gemi kayıyordu, ışık saçan güneşin
sarhoş ettiği melek, sularda ağır ağır.
bu kara, bu mahzun ada hangisi?
bu cythere, şarkıda yaşayan diyar;
ihtiyar çocuklara eldorado ninnisi;
halbuki zavallı bir toprak, dostlar!...
tatlı sırlar adası ve kalp bayramlarının.
tutmuş meşhur venüs’ün güzel, mağrur hayali
bir koku gibi, deniz ve göğünü, anlarsın.
aşk, bahtsızlık doldurur ruhlara onun eli.
yeşillikler, açılmış çiçeklerin ülkesi,
yok sana kapılmamış tek millet, tek bir kimse.
havanda öyle uçar dindar kalplerin sesi
gül bahçesi üstünde koku nasıl yüzerse.
veya bitmez ötüşü vahşi bir güvercinin...
- cythere artık pek zayıf insanların toprağı;
artık bir çakıl çölü, çığlıklar acı, derin.
buna rağmen var bence bir tuhaf başkalığı.
bu bir tapınak değil, bir orman gölgesinde,
ki bir genç rahibenin, - çiçeklerle sevişmiş ;,
gittiği yer, vücudu sır alevinde pişmiş,
rüzgarların varlığı eteğinin sesinde...
fakat işte sahili tâ kökünden uçuran
kuşlarla yelkenleri birbirine katan su!
gördük ki üç ayaklı bir darağacıydı bu,
siyah bir selvi gibi gökten apayrı duran.
biraz önce asılmış genç avları üstüne
çullanmış yiyorlardı çılgın yırtıcı kuşlar.
kâfir gagalarını can evine sokmuşlar
her kanlı noktasından, gözleri döne döne..
gözleri iki delik, karın kısmı boşalmış,
kalçaları üstüne akıyor barsakları.
cellâtlar ağza kadar iğrenç zevklere dalmış.
iğrenç zevklere batmış gaga ve kursakları.
ayakları altında, bin ağızlı bir sürü,
burun havaya kalkık, fır fır dönüyorlardı.
en büyüğü ortada, çığrışıyorlar :yürü.
- bir cellat yanında binbir yardımcı vardı.
ey cythere'in, çok güzel bir semanın çocuğu
bütün bu acıları sesszice çekeceksin!
o hayasız tapınman sebebi işkencenin;
mezardan mahrum eden, günahların soluğu.
senin acın yazılı en duygulu yerime!
görünce seni yavrum, o sarkık kol ve ellleri.
yükseliyor bir kusma gibi tâ düşlerime
eski acılarımın kabarık, uzun nehri.
ey aziz hâtıralar şahı biçare şeytan!
senin önünde duydum, panter ve kargaların
kuvvet ve şiddetini, çene ve gagaların,
didik kadar edecek kadar bana can atan.
-sema câzibedardı, deniz bir su, yekpare;
fakat her şey kapkara ve kanlı benim için.
bir hüzün sisi sarmış ne yazık ki çepçevre,
kalın bir kefen gibi, etrafını kalbimin.
senin adanda venüs! buldum bir tek şey gerçek;
gölgemin asıldığı hayalî bir sehpa, ah!
tiksinmeden vücut ve kalbimi seyrederek
kuvvet ve cesareti ver bana rahim allah!
cytheree yolculuk
kalbim bir kuş gibi, hür ve şen şatır
uçuyordu kanatlar gergin; halatlar gergin
ve gemi kayıyordu, ışık saçan güneşin
sarhoş ettiği melek, sularda ağır ağır.
bu kara, bu mahzun ada hangisi?
bu cythere, şarkıda yaşayan diyar;
ihtiyar çocuklara eldorado ninnisi;
halbuki zavallı bir toprak, dostlar!...
tatlı sırlar adası ve kalp bayramlarının.
tutmuş meşhur venüs’ün güzel, mağrur hayali
bir koku gibi, deniz ve göğünü, anlarsın.
aşk, bahtsızlık doldurur ruhlara onun eli.
yeşillikler, açılmış çiçeklerin ülkesi,
yok sana kapılmamış tek millet, tek bir kimse.
havanda öyle uçar dindar kalplerin sesi
gül bahçesi üstünde koku nasıl yüzerse.
veya bitmez ötüşü vahşi bir güvercinin...
- cythere artık pek zayıf insanların toprağı;
artık bir çakıl çölü, çığlıklar acı, derin.
buna rağmen var bence bir tuhaf başkalığı.
bu bir tapınak değil, bir orman gölgesinde,
ki bir genç rahibenin, - çiçeklerle sevişmiş ;,
gittiği yer, vücudu sır alevinde pişmiş,
rüzgarların varlığı eteğinin sesinde...
fakat işte sahili tâ kökünden uçuran
kuşlarla yelkenleri birbirine katan su!
gördük ki üç ayaklı bir darağacıydı bu,
siyah bir selvi gibi gökten apayrı duran.
biraz önce asılmış genç avları üstüne
çullanmış yiyorlardı çılgın yırtıcı kuşlar.
kâfir gagalarını can evine sokmuşlar
her kanlı noktasından, gözleri döne döne..
gözleri iki delik, karın kısmı boşalmış,
kalçaları üstüne akıyor barsakları.
cellâtlar ağza kadar iğrenç zevklere dalmış.
iğrenç zevklere batmış gaga ve kursakları.
ayakları altında, bin ağızlı bir sürü,
burun havaya kalkık, fır fır dönüyorlardı.
en büyüğü ortada, çığrışıyorlar :yürü.
- bir cellat yanında binbir yardımcı vardı.
ey cythere'in, çok güzel bir semanın çocuğu
bütün bu acıları sesszice çekeceksin!
o hayasız tapınman sebebi işkencenin;
mezardan mahrum eden, günahların soluğu.
senin acın yazılı en duygulu yerime!
görünce seni yavrum, o sarkık kol ve ellleri.
yükseliyor bir kusma gibi tâ düşlerime
eski acılarımın kabarık, uzun nehri.
ey aziz hâtıralar şahı biçare şeytan!
senin önünde duydum, panter ve kargaların
kuvvet ve şiddetini, çene ve gagaların,
didik kadar edecek kadar bana can atan.
-sema câzibedardı, deniz bir su, yekpare;
fakat her şey kapkara ve kanlı benim için.
bir hüzün sisi sarmış ne yazık ki çepçevre,
kalın bir kefen gibi, etrafını kalbimin.
senin adanda venüs! buldum bir tek şey gerçek;
gölgemin asıldığı hayalî bir sehpa, ah!
tiksinmeden vücut ve kalbimi seyrederek
kuvvet ve cesareti ver bana rahim allah!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar