bugün
- dikkat dikkat tai lung kız9
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması16
- alttaki yazara aşık ol6
- sözlüğün kahve olması10
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- kezodan kurtulma yolları4
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle22
- karadenizlilerin akp aşkı3
- zincir çeken kezo5
- bu devirde araba almak3
- çocukların ağlama sesi3
- sevgiliye 5 liralık açık parfüm almak3
- yaprak yemek2
- 17 dosyam var diye hava atan tip6
- mtv nakit ödeniyor mu2
- true yu cihangir de linç edilirken görmek2
- tanju okan ayten alpman2
- arkadaşın karısı2
- nato zirvesinde nato türkiye den ne isteyebilir3
- kola içen erkek2
- ülkenin 1 gram değişmediği gerçeği2
- seks yapmayı zevkli sanmak10
- trump'ın erdoğan her istediğimi yaptı demesi3
- kıraç ı sevme nedenleri2
- bu sıcakta dışarı çıkan insan2
- perdeleri beklemek2
- ela rumeysa cebeci5
- ilk otuzbir8
- bazı milletlerin çok gürültücü olması3
- renault 12 alpine2
- bitmekte olan insanlık için örnek olmak2
- karınız başka birisiyle sevişirken onları seyredin2
- sizce 1 74 boya 65 kilo çok mu2
- herkes uyudu mu5
- piston mancınıklanmış atımı getirin2
- gölgenin konuşması2
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı9
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi6
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak6
- ekşi sözlük14
- evlenmekten korkmak4
- sevgiliyle ilk sevişme4
- deniz göktaş hakkında soruşturma2
- hoşgörü dini islam13
- tai lung24
- dünya kupasında türkiye ile dalga geçen videolar2
- sevgiliyle mesajlaşırken küçük johnnyin uyanması2
- flörtün strapon hediye etmesi6
- kafaya takan kezo2
sezai karakoç un batı şiirlerinden mecmuasında çevirisi bulunan baudelaire nin en sevdiğim eseri.
cytheree yolculuk
kalbim bir kuş gibi, hür ve şen şatır
uçuyordu kanatlar gergin; halatlar gergin
ve gemi kayıyordu, ışık saçan güneşin
sarhoş ettiği melek, sularda ağır ağır.
bu kara, bu mahzun ada hangisi?
bu cythere, şarkıda yaşayan diyar;
ihtiyar çocuklara eldorado ninnisi;
halbuki zavallı bir toprak, dostlar!...
tatlı sırlar adası ve kalp bayramlarının.
tutmuş meşhur venüs’ün güzel, mağrur hayali
bir koku gibi, deniz ve göğünü, anlarsın.
aşk, bahtsızlık doldurur ruhlara onun eli.
yeşillikler, açılmış çiçeklerin ülkesi,
yok sana kapılmamış tek millet, tek bir kimse.
havanda öyle uçar dindar kalplerin sesi
gül bahçesi üstünde koku nasıl yüzerse.
veya bitmez ötüşü vahşi bir güvercinin...
- cythere artık pek zayıf insanların toprağı;
artık bir çakıl çölü, çığlıklar acı, derin.
buna rağmen var bence bir tuhaf başkalığı.
bu bir tapınak değil, bir orman gölgesinde,
ki bir genç rahibenin, - çiçeklerle sevişmiş ;,
gittiği yer, vücudu sır alevinde pişmiş,
rüzgarların varlığı eteğinin sesinde...
fakat işte sahili tâ kökünden uçuran
kuşlarla yelkenleri birbirine katan su!
gördük ki üç ayaklı bir darağacıydı bu,
siyah bir selvi gibi gökten apayrı duran.
biraz önce asılmış genç avları üstüne
çullanmış yiyorlardı çılgın yırtıcı kuşlar.
kâfir gagalarını can evine sokmuşlar
her kanlı noktasından, gözleri döne döne..
gözleri iki delik, karın kısmı boşalmış,
kalçaları üstüne akıyor barsakları.
cellâtlar ağza kadar iğrenç zevklere dalmış.
iğrenç zevklere batmış gaga ve kursakları.
ayakları altında, bin ağızlı bir sürü,
burun havaya kalkık, fır fır dönüyorlardı.
en büyüğü ortada, çığrışıyorlar :yürü.
- bir cellat yanında binbir yardımcı vardı.
ey cythere'in, çok güzel bir semanın çocuğu
bütün bu acıları sesszice çekeceksin!
o hayasız tapınman sebebi işkencenin;
mezardan mahrum eden, günahların soluğu.
senin acın yazılı en duygulu yerime!
görünce seni yavrum, o sarkık kol ve ellleri.
yükseliyor bir kusma gibi tâ düşlerime
eski acılarımın kabarık, uzun nehri.
ey aziz hâtıralar şahı biçare şeytan!
senin önünde duydum, panter ve kargaların
kuvvet ve şiddetini, çene ve gagaların,
didik kadar edecek kadar bana can atan.
-sema câzibedardı, deniz bir su, yekpare;
fakat her şey kapkara ve kanlı benim için.
bir hüzün sisi sarmış ne yazık ki çepçevre,
kalın bir kefen gibi, etrafını kalbimin.
senin adanda venüs! buldum bir tek şey gerçek;
gölgemin asıldığı hayalî bir sehpa, ah!
tiksinmeden vücut ve kalbimi seyrederek
kuvvet ve cesareti ver bana rahim allah!
cytheree yolculuk
kalbim bir kuş gibi, hür ve şen şatır
uçuyordu kanatlar gergin; halatlar gergin
ve gemi kayıyordu, ışık saçan güneşin
sarhoş ettiği melek, sularda ağır ağır.
bu kara, bu mahzun ada hangisi?
bu cythere, şarkıda yaşayan diyar;
ihtiyar çocuklara eldorado ninnisi;
halbuki zavallı bir toprak, dostlar!...
tatlı sırlar adası ve kalp bayramlarının.
tutmuş meşhur venüs’ün güzel, mağrur hayali
bir koku gibi, deniz ve göğünü, anlarsın.
aşk, bahtsızlık doldurur ruhlara onun eli.
yeşillikler, açılmış çiçeklerin ülkesi,
yok sana kapılmamış tek millet, tek bir kimse.
havanda öyle uçar dindar kalplerin sesi
gül bahçesi üstünde koku nasıl yüzerse.
veya bitmez ötüşü vahşi bir güvercinin...
- cythere artık pek zayıf insanların toprağı;
artık bir çakıl çölü, çığlıklar acı, derin.
buna rağmen var bence bir tuhaf başkalığı.
bu bir tapınak değil, bir orman gölgesinde,
ki bir genç rahibenin, - çiçeklerle sevişmiş ;,
gittiği yer, vücudu sır alevinde pişmiş,
rüzgarların varlığı eteğinin sesinde...
fakat işte sahili tâ kökünden uçuran
kuşlarla yelkenleri birbirine katan su!
gördük ki üç ayaklı bir darağacıydı bu,
siyah bir selvi gibi gökten apayrı duran.
biraz önce asılmış genç avları üstüne
çullanmış yiyorlardı çılgın yırtıcı kuşlar.
kâfir gagalarını can evine sokmuşlar
her kanlı noktasından, gözleri döne döne..
gözleri iki delik, karın kısmı boşalmış,
kalçaları üstüne akıyor barsakları.
cellâtlar ağza kadar iğrenç zevklere dalmış.
iğrenç zevklere batmış gaga ve kursakları.
ayakları altında, bin ağızlı bir sürü,
burun havaya kalkık, fır fır dönüyorlardı.
en büyüğü ortada, çığrışıyorlar :yürü.
- bir cellat yanında binbir yardımcı vardı.
ey cythere'in, çok güzel bir semanın çocuğu
bütün bu acıları sesszice çekeceksin!
o hayasız tapınman sebebi işkencenin;
mezardan mahrum eden, günahların soluğu.
senin acın yazılı en duygulu yerime!
görünce seni yavrum, o sarkık kol ve ellleri.
yükseliyor bir kusma gibi tâ düşlerime
eski acılarımın kabarık, uzun nehri.
ey aziz hâtıralar şahı biçare şeytan!
senin önünde duydum, panter ve kargaların
kuvvet ve şiddetini, çene ve gagaların,
didik kadar edecek kadar bana can atan.
-sema câzibedardı, deniz bir su, yekpare;
fakat her şey kapkara ve kanlı benim için.
bir hüzün sisi sarmış ne yazık ki çepçevre,
kalın bir kefen gibi, etrafını kalbimin.
senin adanda venüs! buldum bir tek şey gerçek;
gölgemin asıldığı hayalî bir sehpa, ah!
tiksinmeden vücut ve kalbimi seyrederek
kuvvet ve cesareti ver bana rahim allah!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar