bugün
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı21
- cin görmüş yazarlar9
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- koşun koşun havadis var3
- enayimiknatisii ile utah'dan alabama'ya gitmek3
- bostanlı da kahve içip kitap okumak2
- sözlükte bir şeylerin eksik olması2
- tarık akan2
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı10
- anın görüntüsü18
- sarapci koala75
- amgot3
- sivaslı ünlüler4
- renault 9 broadway6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- kürt faşisti5
- yeşilyurt3
- yengeç bacağı2
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması16
- mesajlaşırken sırıtan erkek3
- simko38
- izlediğin bir filmi bir daha izlememe prensibi3
- hoşlanılan kızı çayı kıtlama içerken görmek5
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı2
- sırrı süreyya önder7
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- yılmaz güney11
- 2026 yazı2
- gocu31
- bayansız olmak4
- türk seküler devrimi11
- s'i l v'e r m'i s t13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası13
- en son ne yediniz4
- arkadaşlar ben artık ayıyım6
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- 7 65 çapında o biçim bir makbuz aslanım2
- kemal öztürk2
- türk kızı3
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- 31 ağustos 2026 kktc türkiye uçak biletleri2
- kürtçüler neden avrupaya kaçar2
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- kürtler8
- nasıl yakışıklı olunur5
- bilinçaltı yansımalarını reel dünyada görmek4
- çağla idi2
- geceye bir mısra bırakmak2
- ilişkilerden edinilen tecrübe2
abbas kiarostami'nin 2010 filmi.
cannes'da juliette binoche'a en iyi kadın ödülünü getirmiştir.
frg: http://www.bakiniz.com/th...y-copie-conforme-fragman/
cannes'da juliette binoche'a en iyi kadın ödülünü getirmiştir.
frg: http://www.bakiniz.com/th...y-copie-conforme-fragman/
iranlı dahi yönetmen abbas kiarostami'nin yazıp yönettiği enfes filmidir. diyalogların ve görselliğin ağırlıkta olduğu bu filmde toscana'nın güzelliğinden de izleyenler paylarını almaktadır. izleyenleri düşünmeye zorlar kiarostami, rahatsız eder rahat yataklarınızdan kalkın da birazcık bunları sorgulayın der. filmin başlangıç temeli şu soruya dayanır ''birşeyin kopyası en az orjinali kadar değerli olamaz mı ?''. bu sanat felsefesi girişinden sonra üstad olayı sanat çerçevesinden kurtarıp insan ikili ilişkileri sorgulamasına çevirir. juliette binoche'nin oyunculuğu alıp başını gitmiştir en az film kadar değerli bir performans göstermiş ve nitekim en iyi kadın oyuncu ödülünü de kendisine getirmiştir. juliette bu filmde sadece gözleri veya sözleriyle değil tüm mimik kaslarıyla oynamıştır ve her biri izleyende ayrı duygular uyandırır. doğallığı duygusallığı izleyenlere toscana manzarası kadar güzel bir manzara sunar. göğüs uçları ha göründü ha görünecek diye gözlerin bir türlü alınamadığı derin dekoltesi ise kadınsılığına yapılan vurgudur.
konu: Bir çift gibi görünmeye çalışan bir kadın ve bir erkek... Adam, bir konferansa konuşmacı olarak katılan ingiliz bir yazar; kadın, Fransa'dan gelen bir sanat galerisi sahibi. işte herhangi bir zaman, herhangi bir yerde, herhangi birinin başına gelebilecek bir öykü...
kiarostami hemen her filminde gösterdiği (özellikle rüzgar bizi sürükleyecek * filminde) şiire olan bağlılığını yine güzel bir alıntı ile yansıtmıştır sinemasına. rüzgar bizi sürükleyecek filminde füruğ ferruhzad'dan yaptığı güzel alıntı yerini mehdi akhavan sales'in bahçem isimli şiirine bırakmıştır bu sefer:
--spoiler--
ELLE: Bir evliliği ayakta tutan şey özendir. Özen ve farkındalık.
james: Neyin farkındalığı? Bazı şeyler değişir. Her şey değişir, söz vermek bunu durduramaz. Kimse bir ağaçtan, bahar bitince çiçeklerini korumasını
bekleyemez. Çünkü sonunda çiçekler meyveye dönüşür. Ve sonra... sonra ağaç
meyvesini kaybeder.
elle: Ya sonra?
james: Sonra... yapraksız bir bahçe.
elle: Yapraksız bir bahçe mi?
james: Farsça bir şiir. Yapraksız bir bahçe... Güzel olmadığını söylemeye kim cesaret edebilir yapraksız bir bahçenin?
--spoiler--
konu: Bir çift gibi görünmeye çalışan bir kadın ve bir erkek... Adam, bir konferansa konuşmacı olarak katılan ingiliz bir yazar; kadın, Fransa'dan gelen bir sanat galerisi sahibi. işte herhangi bir zaman, herhangi bir yerde, herhangi birinin başına gelebilecek bir öykü...
kiarostami hemen her filminde gösterdiği (özellikle rüzgar bizi sürükleyecek * filminde) şiire olan bağlılığını yine güzel bir alıntı ile yansıtmıştır sinemasına. rüzgar bizi sürükleyecek filminde füruğ ferruhzad'dan yaptığı güzel alıntı yerini mehdi akhavan sales'in bahçem isimli şiirine bırakmıştır bu sefer:
--spoiler--
ELLE: Bir evliliği ayakta tutan şey özendir. Özen ve farkındalık.
james: Neyin farkındalığı? Bazı şeyler değişir. Her şey değişir, söz vermek bunu durduramaz. Kimse bir ağaçtan, bahar bitince çiçeklerini korumasını
bekleyemez. Çünkü sonunda çiçekler meyveye dönüşür. Ve sonra... sonra ağaç
meyvesini kaybeder.
elle: Ya sonra?
james: Sonra... yapraksız bir bahçe.
elle: Yapraksız bir bahçe mi?
james: Farsça bir şiir. Yapraksız bir bahçe... Güzel olmadığını söylemeye kim cesaret edebilir yapraksız bir bahçenin?
--spoiler--
kadın-erkek ilişkileri üzerine olan; sabırla izlenmesi gereken, ilginç ve biraz da sürprizli bir film.
Binoche'un tuvalette ayna karşısındaki makyajını tazelemesi "inanılmaz kadın" dedirten bir sahnedir.
Film bir çok güzelliği içinde barındırıyor.Şöyle ki ; Oyunculuklar müthiş.Juliette Binoche bildiği üç dili de kullanıyor filmde ve hangi dili konuşuyorsa o ülkenin kadınını yansıtıyor.Kafede oturduğu sahnede dükkan sahibiyle italyanca konuşmaya başladı ve tavırları tam bir italyan kadınına döndü.Hatta daha ileriye gidiyim Giulietta Masina ablamızı izliyormuş gibi hissettim.Filmde küçük bir rolde Jean-Claude Carriere'ye verilmiş.Carriereyi Luis Bunuel'in senaryo yazarı olarak biliriz.Filmde küçük ama bir o kadar da güzel bir rol almış,tavırları davranışları tam bir Fransız beyefendisi.Gelelim filmin aslan payına.Abbas kiyerüsteminin ilk farsça dışındaki filmiymiş ve ilk defa ünlü oyuncularla çalışmış.Hadi bunu geçtim fakat diyaloglara şaştım kaldım bu kadar sağlam diyaloglar beklemiyordum.Açıkçası irandaki sansürden dolayı yönetmenlerin toplumsal konularda bolluk yaşamaları sayesinde şanslı olduklarını düşünürdüm.Abbas bey gösterdi ki iran dışında bir ülkede doğmuş olsaydı da harika bir yönetmen olurdu.Sansüre baskılara rağmen entelektüel alt yapısını kurmuş.Keza Cafer Penahi,Bahman Ghobadi de öyle.
Film sanatta orjinallik-kopya tartışmasıyla başlıyor karı koca ilişkileriyle devam ediyor.Basitlik üstüne güzel diyaloglar da mevcut.Benim en sevdiğim mesaj şuydu; insanlar ufak,basit şeylerden de mutlu olabilir.Karışık ve büyük şeylere ihtiyaç yok.Hayatın tadını çıkarmalıyız.Yağmur yağarken gerekirse hastalanalım hatta ölelim.Zevk alıyorsak filmdeki çocuğun yaptığı gibi annemizi dinlemeyip ee ne olmuş yani diyebilmeliyiz?
Film sanatta orjinallik-kopya tartışmasıyla başlıyor karı koca ilişkileriyle devam ediyor.Basitlik üstüne güzel diyaloglar da mevcut.Benim en sevdiğim mesaj şuydu; insanlar ufak,basit şeylerden de mutlu olabilir.Karışık ve büyük şeylere ihtiyaç yok.Hayatın tadını çıkarmalıyız.Yağmur yağarken gerekirse hastalanalım hatta ölelim.Zevk alıyorsak filmdeki çocuğun yaptığı gibi annemizi dinlemeyip ee ne olmuş yani diyebilmeliyiz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar