bugün
- a milli takım da psikolog sorunu2
- flörtün strapon hediye etmesi6
- seks yapmayı zevkli sanmak7
- ekşi sözlük14
- kırmızı noktalı film4
- ilk otuzbir6
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı8
- tai lung24
- güvenilir2
- salma hayek seksiliği8
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak5
- ctrlx6
- haluğun üçüncü çocuğu istemesi2
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- evlenmekten korkmak2
- fusya semsiyeli yabanci10
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- porno arşivini silmeden intihar etmek4
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi4
- spor yapmayan erkek13
- pandela28
- ece naz'ın ölümünde 3 arkadaşının tutuklanması2
- ctrlx benimle evlenir misin5
- 2026 dünya kupası37
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- kazak erkekleri5
- yapay zekaların kendi dilini oluşturması2
- gerdek namazı3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- herkes uyudu mu3
- babam hiç dövmezdi insanı11
- marslı erkekler3
- insanın silinmesinin ön belirtisi3
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- musa mı haklıydı firavun mu5
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- futbol30
- gürsel tekin7
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- amcığın tadını unutmak2
- aselsan6
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması5
- öpüşmeyi bilmeyen erkekle sinemaya gitmek3
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- demokratik kongo cumhuriyeti10
- atatürk ün namaz kılan heykelinin olmaması5
abbas kiarostami'nin 2010 filmi.
cannes'da juliette binoche'a en iyi kadın ödülünü getirmiştir.
frg: http://www.bakiniz.com/th...y-copie-conforme-fragman/
cannes'da juliette binoche'a en iyi kadın ödülünü getirmiştir.
frg: http://www.bakiniz.com/th...y-copie-conforme-fragman/
iranlı dahi yönetmen abbas kiarostami'nin yazıp yönettiği enfes filmidir. diyalogların ve görselliğin ağırlıkta olduğu bu filmde toscana'nın güzelliğinden de izleyenler paylarını almaktadır. izleyenleri düşünmeye zorlar kiarostami, rahatsız eder rahat yataklarınızdan kalkın da birazcık bunları sorgulayın der. filmin başlangıç temeli şu soruya dayanır ''birşeyin kopyası en az orjinali kadar değerli olamaz mı ?''. bu sanat felsefesi girişinden sonra üstad olayı sanat çerçevesinden kurtarıp insan ikili ilişkileri sorgulamasına çevirir. juliette binoche'nin oyunculuğu alıp başını gitmiştir en az film kadar değerli bir performans göstermiş ve nitekim en iyi kadın oyuncu ödülünü de kendisine getirmiştir. juliette bu filmde sadece gözleri veya sözleriyle değil tüm mimik kaslarıyla oynamıştır ve her biri izleyende ayrı duygular uyandırır. doğallığı duygusallığı izleyenlere toscana manzarası kadar güzel bir manzara sunar. göğüs uçları ha göründü ha görünecek diye gözlerin bir türlü alınamadığı derin dekoltesi ise kadınsılığına yapılan vurgudur.
konu: Bir çift gibi görünmeye çalışan bir kadın ve bir erkek... Adam, bir konferansa konuşmacı olarak katılan ingiliz bir yazar; kadın, Fransa'dan gelen bir sanat galerisi sahibi. işte herhangi bir zaman, herhangi bir yerde, herhangi birinin başına gelebilecek bir öykü...
kiarostami hemen her filminde gösterdiği (özellikle rüzgar bizi sürükleyecek * filminde) şiire olan bağlılığını yine güzel bir alıntı ile yansıtmıştır sinemasına. rüzgar bizi sürükleyecek filminde füruğ ferruhzad'dan yaptığı güzel alıntı yerini mehdi akhavan sales'in bahçem isimli şiirine bırakmıştır bu sefer:
--spoiler--
ELLE: Bir evliliği ayakta tutan şey özendir. Özen ve farkındalık.
james: Neyin farkındalığı? Bazı şeyler değişir. Her şey değişir, söz vermek bunu durduramaz. Kimse bir ağaçtan, bahar bitince çiçeklerini korumasını
bekleyemez. Çünkü sonunda çiçekler meyveye dönüşür. Ve sonra... sonra ağaç
meyvesini kaybeder.
elle: Ya sonra?
james: Sonra... yapraksız bir bahçe.
elle: Yapraksız bir bahçe mi?
james: Farsça bir şiir. Yapraksız bir bahçe... Güzel olmadığını söylemeye kim cesaret edebilir yapraksız bir bahçenin?
--spoiler--
konu: Bir çift gibi görünmeye çalışan bir kadın ve bir erkek... Adam, bir konferansa konuşmacı olarak katılan ingiliz bir yazar; kadın, Fransa'dan gelen bir sanat galerisi sahibi. işte herhangi bir zaman, herhangi bir yerde, herhangi birinin başına gelebilecek bir öykü...
kiarostami hemen her filminde gösterdiği (özellikle rüzgar bizi sürükleyecek * filminde) şiire olan bağlılığını yine güzel bir alıntı ile yansıtmıştır sinemasına. rüzgar bizi sürükleyecek filminde füruğ ferruhzad'dan yaptığı güzel alıntı yerini mehdi akhavan sales'in bahçem isimli şiirine bırakmıştır bu sefer:
--spoiler--
ELLE: Bir evliliği ayakta tutan şey özendir. Özen ve farkındalık.
james: Neyin farkındalığı? Bazı şeyler değişir. Her şey değişir, söz vermek bunu durduramaz. Kimse bir ağaçtan, bahar bitince çiçeklerini korumasını
bekleyemez. Çünkü sonunda çiçekler meyveye dönüşür. Ve sonra... sonra ağaç
meyvesini kaybeder.
elle: Ya sonra?
james: Sonra... yapraksız bir bahçe.
elle: Yapraksız bir bahçe mi?
james: Farsça bir şiir. Yapraksız bir bahçe... Güzel olmadığını söylemeye kim cesaret edebilir yapraksız bir bahçenin?
--spoiler--
kadın-erkek ilişkileri üzerine olan; sabırla izlenmesi gereken, ilginç ve biraz da sürprizli bir film.
Binoche'un tuvalette ayna karşısındaki makyajını tazelemesi "inanılmaz kadın" dedirten bir sahnedir.
Film bir çok güzelliği içinde barındırıyor.Şöyle ki ; Oyunculuklar müthiş.Juliette Binoche bildiği üç dili de kullanıyor filmde ve hangi dili konuşuyorsa o ülkenin kadınını yansıtıyor.Kafede oturduğu sahnede dükkan sahibiyle italyanca konuşmaya başladı ve tavırları tam bir italyan kadınına döndü.Hatta daha ileriye gidiyim Giulietta Masina ablamızı izliyormuş gibi hissettim.Filmde küçük bir rolde Jean-Claude Carriere'ye verilmiş.Carriereyi Luis Bunuel'in senaryo yazarı olarak biliriz.Filmde küçük ama bir o kadar da güzel bir rol almış,tavırları davranışları tam bir Fransız beyefendisi.Gelelim filmin aslan payına.Abbas kiyerüsteminin ilk farsça dışındaki filmiymiş ve ilk defa ünlü oyuncularla çalışmış.Hadi bunu geçtim fakat diyaloglara şaştım kaldım bu kadar sağlam diyaloglar beklemiyordum.Açıkçası irandaki sansürden dolayı yönetmenlerin toplumsal konularda bolluk yaşamaları sayesinde şanslı olduklarını düşünürdüm.Abbas bey gösterdi ki iran dışında bir ülkede doğmuş olsaydı da harika bir yönetmen olurdu.Sansüre baskılara rağmen entelektüel alt yapısını kurmuş.Keza Cafer Penahi,Bahman Ghobadi de öyle.
Film sanatta orjinallik-kopya tartışmasıyla başlıyor karı koca ilişkileriyle devam ediyor.Basitlik üstüne güzel diyaloglar da mevcut.Benim en sevdiğim mesaj şuydu; insanlar ufak,basit şeylerden de mutlu olabilir.Karışık ve büyük şeylere ihtiyaç yok.Hayatın tadını çıkarmalıyız.Yağmur yağarken gerekirse hastalanalım hatta ölelim.Zevk alıyorsak filmdeki çocuğun yaptığı gibi annemizi dinlemeyip ee ne olmuş yani diyebilmeliyiz?
Film sanatta orjinallik-kopya tartışmasıyla başlıyor karı koca ilişkileriyle devam ediyor.Basitlik üstüne güzel diyaloglar da mevcut.Benim en sevdiğim mesaj şuydu; insanlar ufak,basit şeylerden de mutlu olabilir.Karışık ve büyük şeylere ihtiyaç yok.Hayatın tadını çıkarmalıyız.Yağmur yağarken gerekirse hastalanalım hatta ölelim.Zevk alıyorsak filmdeki çocuğun yaptığı gibi annemizi dinlemeyip ee ne olmuş yani diyebilmeliyiz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar