bugün
- sözlüğün en sevilen yazarı26
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- sorgulayan aklı insana kim verdi18
- katatespizartmasi5
- apo idam edilmeli3
- teröriste sövmek artık yasak23
- ateistlerin yaşama amacı24
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon8
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- merhaba arkadaşlar4
- babadan alınan nasihatler4
- iğrenç insanlar bahçesi4
- fenerbahçe ve galatasaray şlden kaç puan alır4
- anın fotoğrafı3
- beyin yiyen amip3
- kadıköy5
- bir kızın kucağınıza oturması3
- velvet14
- ofsaytımsı7
- akıncı dizisi2
- yeter ulan artık19
- iyi öpüşen sevgili3
- peter cullen2
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- sözlüğe küsmek10
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- 27 ağustos 2026 kauno zalgiris beşiktaş maçı2
- fenerbahçe25
- fenerbahçe vs galatasaray19
- siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz6
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- ratko mladiç7
- kürtse de kürt insan seçiyor mu doğarken nolcağını3
- dindarların çoğunun fakir olması8
- tarihin en kötü lyonu14
- melih gökçek7
- vincenzo italiano6
- orijinal incil3
- yapay zek'ya göre türkiye'nin işgal altında olmasi6
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- dincilerin afrika da su kuyusu açma saplantısı8
- diamond bey birader birader beydir7
- ülkedeki garibana yardım etmeyen dinci5
- claudian clouds ve insan olmaya ceyrek kala aşkı6
- salihli3
- hiçbir ankette ismi olmayan yazarlar6
- sarapci koala54
- ali şeriati4
- ucl'ye girer girmez köylülüğünü gösteren köylü11
film olanı harikadır. meşhur ayna sahnesine diyecek yok. bir şekilde yapılmış çekim teknikleri, bilgisayarı falan bunlar önemli değil aslında. o ayna sahnesini düşünen kafa nasıl bir kafadır arkadaş.
aynayı açana kadar kimse fark etmiyor. defalarca izlesen dahi acaba ayna mı lan diye soruyosun ilk başta.
bilim, felsefe ve din bu üçlemin metafizik olarak kabul edilebilecek bir alandaki temasıdır aslında. mükemmeldir. izlenmelidir.
aynayı açana kadar kimse fark etmiyor. defalarca izlesen dahi acaba ayna mı lan diye soruyosun ilk başta.
bilim, felsefe ve din bu üçlemin metafizik olarak kabul edilebilecek bir alandaki temasıdır aslında. mükemmeldir. izlenmelidir.
nur içinde yat carl sagan...
10 dakikalığına beni esir alan ve sonradan izlemekten vazgeçtiğim film.
bilim-kurgu seviyorsanız mutlaka izleyin, bir filmden öte ufkunuzu açıyor.interstallere benzer fakat daha mantıklı ve kaliteli.
carl sagan'ın müthiş ötesi bilimkurgu romanı.
gerek sinema, gerekse de edebiyat literatüründe "uzaylı" konusu çeşitli defalar işlendi. uzaylılar kimi filmde istilacı olarak çıktı karşımıza, kimi romanda dost canlısı olarak... hemen hemen hepsinde de ağzı yüzü eğri, sevimli de olsa bir iticiliği olan tipler olarak karşımıza çıktı. bu film ve kitap olabilecek en gerçekçi "uzaylı" temasını ele almaktadır.
şunu belirtmekte fayda var: film romana göre çeşitli farklılıklar göstermekte. örneğin uzaylılar tarafından şeması yollanan "makine" ile filmde sadece bir kişi yolculuğa çıkarken; romanda beş kişi bu yolculuğu gerçekleştirir. buna benzer ufak tefek farklılıkları saymazsak film, romanla paralel şekilde ilerler. tabi ki romanda bu güzel konu çok daha detaylı işlenmiştir.
evrende yalnız değil miyiz? insanoğlunun kafasını en çok kurcalayan konulardan bir tanesi. ayrıca dünyanın çeşitli yerlerinde görüldüğü iddia edilen ufolar da cabası. fakat; gelecekte uzaylılarla bir temas kurulacaksa sanırım bu romandaki gibi olacaktır. ne istila ne de evlerimizde kedi gibi beslediğimiz uzaylılar değil; ortak bir dil ile temasa geçecek uzaylılar çok daha mantıklıdır.
carl sagan, maalesef 2000'li yılları göremeden ölmüştür; fakat bilimsel kitaplarının yanında inci gibi parlayan bu biricik romanı, biz insanlara çok şey anlatmaktadır. en azından evren denilen sonsuz derinliğin içinde yolculuğa çıkarabilmektedir.
not: 1977'de yakalan ve "wow" adıyla bilinen dünya dışı sinyal, carl sagan'a bu roman için ilham kaynağı olmuştur. gerek romanı gerek filmi, bu türde yapılmış en iyi baş yapıtlardır.
(bkz: 1977 de yakalanan dünya dışı sinyal)
gerek sinema, gerekse de edebiyat literatüründe "uzaylı" konusu çeşitli defalar işlendi. uzaylılar kimi filmde istilacı olarak çıktı karşımıza, kimi romanda dost canlısı olarak... hemen hemen hepsinde de ağzı yüzü eğri, sevimli de olsa bir iticiliği olan tipler olarak karşımıza çıktı. bu film ve kitap olabilecek en gerçekçi "uzaylı" temasını ele almaktadır.
şunu belirtmekte fayda var: film romana göre çeşitli farklılıklar göstermekte. örneğin uzaylılar tarafından şeması yollanan "makine" ile filmde sadece bir kişi yolculuğa çıkarken; romanda beş kişi bu yolculuğu gerçekleştirir. buna benzer ufak tefek farklılıkları saymazsak film, romanla paralel şekilde ilerler. tabi ki romanda bu güzel konu çok daha detaylı işlenmiştir.
evrende yalnız değil miyiz? insanoğlunun kafasını en çok kurcalayan konulardan bir tanesi. ayrıca dünyanın çeşitli yerlerinde görüldüğü iddia edilen ufolar da cabası. fakat; gelecekte uzaylılarla bir temas kurulacaksa sanırım bu romandaki gibi olacaktır. ne istila ne de evlerimizde kedi gibi beslediğimiz uzaylılar değil; ortak bir dil ile temasa geçecek uzaylılar çok daha mantıklıdır.
carl sagan, maalesef 2000'li yılları göremeden ölmüştür; fakat bilimsel kitaplarının yanında inci gibi parlayan bu biricik romanı, biz insanlara çok şey anlatmaktadır. en azından evren denilen sonsuz derinliğin içinde yolculuğa çıkarabilmektedir.
not: 1977'de yakalan ve "wow" adıyla bilinen dünya dışı sinyal, carl sagan'a bu roman için ilham kaynağı olmuştur. gerek romanı gerek filmi, bu türde yapılmış en iyi baş yapıtlardır.
(bkz: 1977 de yakalanan dünya dışı sinyal)
çok başarılı bir hollywood filmidir. bundan daha eli yüzü düzgün bir bilim kurgu filmi izlediğimi hatırlamıyorum.
Bağlantı anlamındadır. Günlük hayatta kullandığım bir kelimedir. Yazılımcı olmamdan dolayı uzaktan pc lere bağlanma durumunu çok yaşıyorum. Eğer müsait değilsem, başımdan savma cümlem ben sizinle kontakt kurcam oluyor.
interstellar ve marslı'yla birlikte ilgimin iyice arttığı uzayla alakalı diye izlediğim 1997 filmi. film süperdi ve sözlerin kifayesiz kaldığı yerde jodie foster'ın "they should have sent a poet" aynı zamanda starcraft'taki protoss birimi olan archon'un diline pelesenkti.
Crysis 1de ilk bölmün adı ve o günden beri beynime kazınmış olan bir kelimedir.
contact; Carl sagan'ın aynı adlı romanından uyarlama '97 yapımı bilim kurgu filmi.Dünya dışı varlıklar ile ilk teması anlatan bir film. Genel hat itibari ile doyurucu bir bilim kurgu deneyimi sunuyor gerek Dr.arroway'in azmi ve hayalperestliği gerek arkadaşı kent'in desteği bana iyi bir izlenim sundu. Ancak büyük resme baktığım zaman tamamen zaman kaybı, Carl Sagan imzalı bir kurgu olmasına da saygı duyuyorum ama senaryo ve yönetmenin gazabına uğramadığını da söyleyemem. Robert Zemeckis bu yapımda Forrest Gump'ta gösterdiği başarıyı yakalayamadı bence. Filmin başlarında her şeyi ince detayına kadar işlemesi final sahnelerinde gereksiz aceleye sebebiyet verdi. Şahsi fikrim detayları güzel olan ama bütününde zaman kaybı bir film.
izlerken niyeyse bizim memleketteki yobazları aklıma getiren film.
demek ki yobazlar sadece bizim memlekete has bişi değilmiş yobaz yobaz dır ve her yerdedir yanı bunun hristiyanı müslümanı yok adam hepten bilime karşı gelişmeye karşı.
demek ki yobazlar sadece bizim memlekete has bişi değilmiş yobaz yobaz dır ve her yerdedir yanı bunun hristiyanı müslümanı yok adam hepten bilime karşı gelişmeye karşı.
carl sagan'a ait romana (bkz: mesaj/#39377611) oranla vasat kalmış fakat romandan bağımsız bir film olarak düşünüldüğünde ortalamanın üzerinde bir yapım. hikaye epey kırpılmış ve çeşitli kısımları rütuşlanmış. sagan'ın vermek istediği mesajın derinliğini tam yansıtamıyor ve olayın daha basite indirgendiğini fark etmek mümkün. aslında bir yerde normal, filmin kısıtlı süresi ve görselliğe dökmedeki bazı sorunlar vs.
zaten genel bir durumdur kitaptan uyarlama filmlerin görece zayıf kalması durumu. merak edip baktım, izlediğime pişman değilim. kitabını okumanızı tavsiye derim.
zaten genel bir durumdur kitaptan uyarlama filmlerin görece zayıf kalması durumu. merak edip baktım, izlediğime pişman değilim. kitabını okumanızı tavsiye derim.
Carl sagan'ın romanından uyarlandığını yeni öğrendim, böyle bir filmin varlığını da 3 saat kadar önce öğrendim.
Bence uzay temalı filmler içerisinde en iyisi diyebilirim. Böyle müthiş bir filmin varlığından nasıl bu zamana kadar haberdar olmamışım çok ilginç.
Uzay dediysem aklınıza öyle uzaylılar, garip yaratıklar vs gelmesin, bilimsel ağırlıklı ilerleyen, güzel mesajları olan çok hoş bir film.
bu türü seviyorsanız kesin izleyin.
Bence uzay temalı filmler içerisinde en iyisi diyebilirim. Böyle müthiş bir filmin varlığından nasıl bu zamana kadar haberdar olmamışım çok ilginç.
Uzay dediysem aklınıza öyle uzaylılar, garip yaratıklar vs gelmesin, bilimsel ağırlıklı ilerleyen, güzel mesajları olan çok hoş bir film.
bu türü seviyorsanız kesin izleyin.
hiç sıkılmadan 2 defa keyifle izlediğim güzel bir jodie foster filmidir.
Temas demektir.
Fr, dokunma, temas; kontak; ilişki, ilgi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar