bugün
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması7
- ayak fetişizmi2
- apartmanda tadilat yapan komşu terbiyesizliği3
- düzgün erkeklerin hepsinin kapılmış olması4
- hayatında ilk defa kendini akışa teslim etmek4
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı22
- herzevekil19
- regular show2
- doa5
- uludağ sözlükte debe olmaması2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- geri zekalı demek hakaret mi21
- iran'ın körfez'deki abd üslerine saldırısı2
- türkler ırkçı mıdır10
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- seni onaracağım diyen kadın16
- iran'ın abd üslerine saldırısı2
- gençler iş beğenmiyor13
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- anın görüntüsü15
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- askere gitmenin sanılanın aksine keyifli olması2
- penis boyu takıntısı14
- üstteki yazarı öv6
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek8
- yalnız insanın karpuz yiyememesi sorunsalı2
- bir kadının ensemi okşaması10
- ta ki seni görene kadar6
- 2026 dünya kupası29
- her şeye sarımsak koyan insan11
- kiraz cicegi kolonyasi45
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- norveç11
- geniş omuzlu kadınlar5
- galiba sözlükte şu an kavga var5
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- biraderlere laf edenler5
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı12
- sabah dörtte kalkmak5
- futbol22
- bir gün son kez entry girecek olmamız4
- marmaris datça yolu10
- kendinle aran nasıl2
- evlenmek için para biriktirmek9
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- hayatın anlamsız olduğu gerçeği4
film olanı harikadır. meşhur ayna sahnesine diyecek yok. bir şekilde yapılmış çekim teknikleri, bilgisayarı falan bunlar önemli değil aslında. o ayna sahnesini düşünen kafa nasıl bir kafadır arkadaş.
aynayı açana kadar kimse fark etmiyor. defalarca izlesen dahi acaba ayna mı lan diye soruyosun ilk başta.
bilim, felsefe ve din bu üçlemin metafizik olarak kabul edilebilecek bir alandaki temasıdır aslında. mükemmeldir. izlenmelidir.
aynayı açana kadar kimse fark etmiyor. defalarca izlesen dahi acaba ayna mı lan diye soruyosun ilk başta.
bilim, felsefe ve din bu üçlemin metafizik olarak kabul edilebilecek bir alandaki temasıdır aslında. mükemmeldir. izlenmelidir.
nur içinde yat carl sagan...
10 dakikalığına beni esir alan ve sonradan izlemekten vazgeçtiğim film.
bilim-kurgu seviyorsanız mutlaka izleyin, bir filmden öte ufkunuzu açıyor.interstallere benzer fakat daha mantıklı ve kaliteli.
carl sagan'ın müthiş ötesi bilimkurgu romanı.
gerek sinema, gerekse de edebiyat literatüründe "uzaylı" konusu çeşitli defalar işlendi. uzaylılar kimi filmde istilacı olarak çıktı karşımıza, kimi romanda dost canlısı olarak... hemen hemen hepsinde de ağzı yüzü eğri, sevimli de olsa bir iticiliği olan tipler olarak karşımıza çıktı. bu film ve kitap olabilecek en gerçekçi "uzaylı" temasını ele almaktadır.
şunu belirtmekte fayda var: film romana göre çeşitli farklılıklar göstermekte. örneğin uzaylılar tarafından şeması yollanan "makine" ile filmde sadece bir kişi yolculuğa çıkarken; romanda beş kişi bu yolculuğu gerçekleştirir. buna benzer ufak tefek farklılıkları saymazsak film, romanla paralel şekilde ilerler. tabi ki romanda bu güzel konu çok daha detaylı işlenmiştir.
evrende yalnız değil miyiz? insanoğlunun kafasını en çok kurcalayan konulardan bir tanesi. ayrıca dünyanın çeşitli yerlerinde görüldüğü iddia edilen ufolar da cabası. fakat; gelecekte uzaylılarla bir temas kurulacaksa sanırım bu romandaki gibi olacaktır. ne istila ne de evlerimizde kedi gibi beslediğimiz uzaylılar değil; ortak bir dil ile temasa geçecek uzaylılar çok daha mantıklıdır.
carl sagan, maalesef 2000'li yılları göremeden ölmüştür; fakat bilimsel kitaplarının yanında inci gibi parlayan bu biricik romanı, biz insanlara çok şey anlatmaktadır. en azından evren denilen sonsuz derinliğin içinde yolculuğa çıkarabilmektedir.
not: 1977'de yakalan ve "wow" adıyla bilinen dünya dışı sinyal, carl sagan'a bu roman için ilham kaynağı olmuştur. gerek romanı gerek filmi, bu türde yapılmış en iyi baş yapıtlardır.
(bkz: 1977 de yakalanan dünya dışı sinyal)
gerek sinema, gerekse de edebiyat literatüründe "uzaylı" konusu çeşitli defalar işlendi. uzaylılar kimi filmde istilacı olarak çıktı karşımıza, kimi romanda dost canlısı olarak... hemen hemen hepsinde de ağzı yüzü eğri, sevimli de olsa bir iticiliği olan tipler olarak karşımıza çıktı. bu film ve kitap olabilecek en gerçekçi "uzaylı" temasını ele almaktadır.
şunu belirtmekte fayda var: film romana göre çeşitli farklılıklar göstermekte. örneğin uzaylılar tarafından şeması yollanan "makine" ile filmde sadece bir kişi yolculuğa çıkarken; romanda beş kişi bu yolculuğu gerçekleştirir. buna benzer ufak tefek farklılıkları saymazsak film, romanla paralel şekilde ilerler. tabi ki romanda bu güzel konu çok daha detaylı işlenmiştir.
evrende yalnız değil miyiz? insanoğlunun kafasını en çok kurcalayan konulardan bir tanesi. ayrıca dünyanın çeşitli yerlerinde görüldüğü iddia edilen ufolar da cabası. fakat; gelecekte uzaylılarla bir temas kurulacaksa sanırım bu romandaki gibi olacaktır. ne istila ne de evlerimizde kedi gibi beslediğimiz uzaylılar değil; ortak bir dil ile temasa geçecek uzaylılar çok daha mantıklıdır.
carl sagan, maalesef 2000'li yılları göremeden ölmüştür; fakat bilimsel kitaplarının yanında inci gibi parlayan bu biricik romanı, biz insanlara çok şey anlatmaktadır. en azından evren denilen sonsuz derinliğin içinde yolculuğa çıkarabilmektedir.
not: 1977'de yakalan ve "wow" adıyla bilinen dünya dışı sinyal, carl sagan'a bu roman için ilham kaynağı olmuştur. gerek romanı gerek filmi, bu türde yapılmış en iyi baş yapıtlardır.
(bkz: 1977 de yakalanan dünya dışı sinyal)
çok başarılı bir hollywood filmidir. bundan daha eli yüzü düzgün bir bilim kurgu filmi izlediğimi hatırlamıyorum.
Bağlantı anlamındadır. Günlük hayatta kullandığım bir kelimedir. Yazılımcı olmamdan dolayı uzaktan pc lere bağlanma durumunu çok yaşıyorum. Eğer müsait değilsem, başımdan savma cümlem ben sizinle kontakt kurcam oluyor.
interstellar ve marslı'yla birlikte ilgimin iyice arttığı uzayla alakalı diye izlediğim 1997 filmi. film süperdi ve sözlerin kifayesiz kaldığı yerde jodie foster'ın "they should have sent a poet" aynı zamanda starcraft'taki protoss birimi olan archon'un diline pelesenkti.
Crysis 1de ilk bölmün adı ve o günden beri beynime kazınmış olan bir kelimedir.
contact; Carl sagan'ın aynı adlı romanından uyarlama '97 yapımı bilim kurgu filmi.Dünya dışı varlıklar ile ilk teması anlatan bir film. Genel hat itibari ile doyurucu bir bilim kurgu deneyimi sunuyor gerek Dr.arroway'in azmi ve hayalperestliği gerek arkadaşı kent'in desteği bana iyi bir izlenim sundu. Ancak büyük resme baktığım zaman tamamen zaman kaybı, Carl Sagan imzalı bir kurgu olmasına da saygı duyuyorum ama senaryo ve yönetmenin gazabına uğramadığını da söyleyemem. Robert Zemeckis bu yapımda Forrest Gump'ta gösterdiği başarıyı yakalayamadı bence. Filmin başlarında her şeyi ince detayına kadar işlemesi final sahnelerinde gereksiz aceleye sebebiyet verdi. Şahsi fikrim detayları güzel olan ama bütününde zaman kaybı bir film.
izlerken niyeyse bizim memleketteki yobazları aklıma getiren film.
demek ki yobazlar sadece bizim memlekete has bişi değilmiş yobaz yobaz dır ve her yerdedir yanı bunun hristiyanı müslümanı yok adam hepten bilime karşı gelişmeye karşı.
demek ki yobazlar sadece bizim memlekete has bişi değilmiş yobaz yobaz dır ve her yerdedir yanı bunun hristiyanı müslümanı yok adam hepten bilime karşı gelişmeye karşı.
carl sagan'a ait romana (bkz: mesaj/#39377611) oranla vasat kalmış fakat romandan bağımsız bir film olarak düşünüldüğünde ortalamanın üzerinde bir yapım. hikaye epey kırpılmış ve çeşitli kısımları rütuşlanmış. sagan'ın vermek istediği mesajın derinliğini tam yansıtamıyor ve olayın daha basite indirgendiğini fark etmek mümkün. aslında bir yerde normal, filmin kısıtlı süresi ve görselliğe dökmedeki bazı sorunlar vs.
zaten genel bir durumdur kitaptan uyarlama filmlerin görece zayıf kalması durumu. merak edip baktım, izlediğime pişman değilim. kitabını okumanızı tavsiye derim.
zaten genel bir durumdur kitaptan uyarlama filmlerin görece zayıf kalması durumu. merak edip baktım, izlediğime pişman değilim. kitabını okumanızı tavsiye derim.
Carl sagan'ın romanından uyarlandığını yeni öğrendim, böyle bir filmin varlığını da 3 saat kadar önce öğrendim.
Bence uzay temalı filmler içerisinde en iyisi diyebilirim. Böyle müthiş bir filmin varlığından nasıl bu zamana kadar haberdar olmamışım çok ilginç.
Uzay dediysem aklınıza öyle uzaylılar, garip yaratıklar vs gelmesin, bilimsel ağırlıklı ilerleyen, güzel mesajları olan çok hoş bir film.
bu türü seviyorsanız kesin izleyin.
Bence uzay temalı filmler içerisinde en iyisi diyebilirim. Böyle müthiş bir filmin varlığından nasıl bu zamana kadar haberdar olmamışım çok ilginç.
Uzay dediysem aklınıza öyle uzaylılar, garip yaratıklar vs gelmesin, bilimsel ağırlıklı ilerleyen, güzel mesajları olan çok hoş bir film.
bu türü seviyorsanız kesin izleyin.
hiç sıkılmadan 2 defa keyifle izlediğim güzel bir jodie foster filmidir.
Temas demektir.
Fr, dokunma, temas; kontak; ilişki, ilgi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar