bugün
- teen slasher film klişeleri4
- en son aldığınız iltifat7
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı4
- irmik helvası6
- imama geçen yaz ne yaptığını biliyorum demek3
- donanımsal önbellek2
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması2
- antik mezar kazıp kötü güçleri uyandırmak3
- çay koymak mı katmak mı7
- hangi sözlük yazarı hangi the boyz karakteri olur3
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- i know what you did last summer2
- takıntılı gammaz2
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- karımla evlendiğime bin pişmanım5
- balıkesir denince akla ilk gelenler8
- gaspar noe'nin son filminin baya baya porno olması2
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- karton toplayan gocu3
- amfetamin3
- sözlükten kaç sevgili edindiniz2
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- kadıköy sabiha gökçen havalimanı metrosu2
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- misafirliğe gitmek iyi değildir3
- kezo osuruğu3
- sagopa ile kolera2
- amerika iran savaşı3
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- tarımdan paradoksa evrim3
- yürüyüş meksika açmazı kahve2
- yalnızlıktan keyif almak5
- göbek eritme taktikleri3
- cehaletln cazibesi11
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak5
- hindistanlı kızlar5
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- ciguli kral4
- çay katüüm mü daayı3
- sadece sarışın erkek yazarları takip etmem3
- ülke whatsapp grubu kurmak3
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- aylık 353 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- büyük aşklar yolculuklarla başlar2
- bulgar ötv si2
bir pablo neruda şiiri.
Ağır yalnız damlalarda,
dişler gibi damlalarda,
reçelden ve kandan dolgun damlalarda,
damlalardaki bir kılıç gibi,
hiddetli bir cam ırmak gibi,
suya düşen
ağır damlalarda,
düşüyor aşındıran şey,
çarpıyor o simetrik mihvere, yapışıyor ruhun çivilerine,
eziyor terk edilmiş şeyleri ve kanla suluyor karanlığı.
Sadece bir soluktur, gözyaşından daha da nemli,
bir sıvı gibi, bir ter, adsız bir yağ gibi,
oluşan ve sıkışan
keskin bir devinim,
düşüyor suya
yavaş ağır damlalarda
denizine doğru, kuru okyanusuna doğru,
susuz dalgasına doğru.
Görüyorum o muazzam yazı, ve bir çıtırtı
tahıl ambarından, görüyorum şarap mahzenlerini,
ağustosböceklerini, köyleri, cazibeleri,
odaları, elleri yüreklerinde uyuyan
ve düşlerinde haydutları ve yangınları gören
kızları,
görüyorum gemileri,
ilikten ağaçları
hiddetli kediler gibi dik bakışlı,
kanı görüyorum, hançerleri ve kadın çoraplarını
ve erkek saçlarını, görüyorum yatakları,
bir bakirenin çığlık attığı koridorları,
yün battaniyeleri ve organları ve otelleri.
Görüyorum suskun düşleri,
dayanıyorum o son günlere,
ve vesilelere, hatıralara,
acımasızca koparılmış bir göz kapağı gibi,
bakıp duruyorum.
Ve sonrasında şu ses:
kemiklerin kızıl bir gürültüsü,
etin birbirine yapışması,
ve birbirinde eriyen başaklar gibi sarı baldırlar.
Kulak veriyorum çırpıntılı öpüşlere, kulak veriyorum,
alçıyla hıçkırık sesleri arasında titremiş.
Bakıp duruyorum, kulak veriyorum,
denizde yarım ruhla, yarım yeryüzünde,
ve her iki ruhun yarı parçasıyla bakıyorum dünyaya.
Ve gözlerimi kapattığım ve kalbimi
büsbütün örttüğüm halde, görüyorum derin sesli
bir suyun düştüğünü ağır damlalarca.
Jelatinden bir tayfun gibi, spermalardan
ve denizanalarından bir çağlayan gibi.
Görüyorum bulanık gökkuşağının yükseldiğini.
Görüyorum sularının kemikler arasından sızdığını.
Ağır yalnız damlalarda,
dişler gibi damlalarda,
reçelden ve kandan dolgun damlalarda,
damlalardaki bir kılıç gibi,
hiddetli bir cam ırmak gibi,
suya düşen
ağır damlalarda,
düşüyor aşındıran şey,
çarpıyor o simetrik mihvere, yapışıyor ruhun çivilerine,
eziyor terk edilmiş şeyleri ve kanla suluyor karanlığı.
Sadece bir soluktur, gözyaşından daha da nemli,
bir sıvı gibi, bir ter, adsız bir yağ gibi,
oluşan ve sıkışan
keskin bir devinim,
düşüyor suya
yavaş ağır damlalarda
denizine doğru, kuru okyanusuna doğru,
susuz dalgasına doğru.
Görüyorum o muazzam yazı, ve bir çıtırtı
tahıl ambarından, görüyorum şarap mahzenlerini,
ağustosböceklerini, köyleri, cazibeleri,
odaları, elleri yüreklerinde uyuyan
ve düşlerinde haydutları ve yangınları gören
kızları,
görüyorum gemileri,
ilikten ağaçları
hiddetli kediler gibi dik bakışlı,
kanı görüyorum, hançerleri ve kadın çoraplarını
ve erkek saçlarını, görüyorum yatakları,
bir bakirenin çığlık attığı koridorları,
yün battaniyeleri ve organları ve otelleri.
Görüyorum suskun düşleri,
dayanıyorum o son günlere,
ve vesilelere, hatıralara,
acımasızca koparılmış bir göz kapağı gibi,
bakıp duruyorum.
Ve sonrasında şu ses:
kemiklerin kızıl bir gürültüsü,
etin birbirine yapışması,
ve birbirinde eriyen başaklar gibi sarı baldırlar.
Kulak veriyorum çırpıntılı öpüşlere, kulak veriyorum,
alçıyla hıçkırık sesleri arasında titremiş.
Bakıp duruyorum, kulak veriyorum,
denizde yarım ruhla, yarım yeryüzünde,
ve her iki ruhun yarı parçasıyla bakıyorum dünyaya.
Ve gözlerimi kapattığım ve kalbimi
büsbütün örttüğüm halde, görüyorum derin sesli
bir suyun düştüğünü ağır damlalarca.
Jelatinden bir tayfun gibi, spermalardan
ve denizanalarından bir çağlayan gibi.
Görüyorum bulanık gökkuşağının yükseldiğini.
Görüyorum sularının kemikler arasından sızdığını.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar