bugün
- nickten isim tahmini yapmak10
- aşk acısı çekiyorum sözlük6
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var2
- büyük filmlerden büyük replikler2
- haramidere de haramilik yapmak5
- guinness birası3
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz2
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- sözlüğü doğru kullanmak2
- yürüyen bok4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- caddebostan da bostan yetiştirmek3
- muşlettin amca2
- kedin mi var derdin var4
- kilolu olmak5
- her gün tuvalete çıkmak2
- sinem dedetaş11
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak2
- yeğen yerine yiğen diyen insanlar2
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- amerikaya taşınmak2
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- zall adlı yazar4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak2
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- oral süspansiyon3
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- mason greenwood11
- çerçeve yasa7
- sozluk yazarlarinin zengin olmasi2
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- allah 1 metin 2 rte 33
- batıl inançlar6
- tavsiye4
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı8
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- 15 temmuz tiyatro mu7
- velvet hanım ile kahve içmek8
bir pablo neruda şiiri.
Ağır yalnız damlalarda,
dişler gibi damlalarda,
reçelden ve kandan dolgun damlalarda,
damlalardaki bir kılıç gibi,
hiddetli bir cam ırmak gibi,
suya düşen
ağır damlalarda,
düşüyor aşındıran şey,
çarpıyor o simetrik mihvere, yapışıyor ruhun çivilerine,
eziyor terk edilmiş şeyleri ve kanla suluyor karanlığı.
Sadece bir soluktur, gözyaşından daha da nemli,
bir sıvı gibi, bir ter, adsız bir yağ gibi,
oluşan ve sıkışan
keskin bir devinim,
düşüyor suya
yavaş ağır damlalarda
denizine doğru, kuru okyanusuna doğru,
susuz dalgasına doğru.
Görüyorum o muazzam yazı, ve bir çıtırtı
tahıl ambarından, görüyorum şarap mahzenlerini,
ağustosböceklerini, köyleri, cazibeleri,
odaları, elleri yüreklerinde uyuyan
ve düşlerinde haydutları ve yangınları gören
kızları,
görüyorum gemileri,
ilikten ağaçları
hiddetli kediler gibi dik bakışlı,
kanı görüyorum, hançerleri ve kadın çoraplarını
ve erkek saçlarını, görüyorum yatakları,
bir bakirenin çığlık attığı koridorları,
yün battaniyeleri ve organları ve otelleri.
Görüyorum suskun düşleri,
dayanıyorum o son günlere,
ve vesilelere, hatıralara,
acımasızca koparılmış bir göz kapağı gibi,
bakıp duruyorum.
Ve sonrasında şu ses:
kemiklerin kızıl bir gürültüsü,
etin birbirine yapışması,
ve birbirinde eriyen başaklar gibi sarı baldırlar.
Kulak veriyorum çırpıntılı öpüşlere, kulak veriyorum,
alçıyla hıçkırık sesleri arasında titremiş.
Bakıp duruyorum, kulak veriyorum,
denizde yarım ruhla, yarım yeryüzünde,
ve her iki ruhun yarı parçasıyla bakıyorum dünyaya.
Ve gözlerimi kapattığım ve kalbimi
büsbütün örttüğüm halde, görüyorum derin sesli
bir suyun düştüğünü ağır damlalarca.
Jelatinden bir tayfun gibi, spermalardan
ve denizanalarından bir çağlayan gibi.
Görüyorum bulanık gökkuşağının yükseldiğini.
Görüyorum sularının kemikler arasından sızdığını.
Ağır yalnız damlalarda,
dişler gibi damlalarda,
reçelden ve kandan dolgun damlalarda,
damlalardaki bir kılıç gibi,
hiddetli bir cam ırmak gibi,
suya düşen
ağır damlalarda,
düşüyor aşındıran şey,
çarpıyor o simetrik mihvere, yapışıyor ruhun çivilerine,
eziyor terk edilmiş şeyleri ve kanla suluyor karanlığı.
Sadece bir soluktur, gözyaşından daha da nemli,
bir sıvı gibi, bir ter, adsız bir yağ gibi,
oluşan ve sıkışan
keskin bir devinim,
düşüyor suya
yavaş ağır damlalarda
denizine doğru, kuru okyanusuna doğru,
susuz dalgasına doğru.
Görüyorum o muazzam yazı, ve bir çıtırtı
tahıl ambarından, görüyorum şarap mahzenlerini,
ağustosböceklerini, köyleri, cazibeleri,
odaları, elleri yüreklerinde uyuyan
ve düşlerinde haydutları ve yangınları gören
kızları,
görüyorum gemileri,
ilikten ağaçları
hiddetli kediler gibi dik bakışlı,
kanı görüyorum, hançerleri ve kadın çoraplarını
ve erkek saçlarını, görüyorum yatakları,
bir bakirenin çığlık attığı koridorları,
yün battaniyeleri ve organları ve otelleri.
Görüyorum suskun düşleri,
dayanıyorum o son günlere,
ve vesilelere, hatıralara,
acımasızca koparılmış bir göz kapağı gibi,
bakıp duruyorum.
Ve sonrasında şu ses:
kemiklerin kızıl bir gürültüsü,
etin birbirine yapışması,
ve birbirinde eriyen başaklar gibi sarı baldırlar.
Kulak veriyorum çırpıntılı öpüşlere, kulak veriyorum,
alçıyla hıçkırık sesleri arasında titremiş.
Bakıp duruyorum, kulak veriyorum,
denizde yarım ruhla, yarım yeryüzünde,
ve her iki ruhun yarı parçasıyla bakıyorum dünyaya.
Ve gözlerimi kapattığım ve kalbimi
büsbütün örttüğüm halde, görüyorum derin sesli
bir suyun düştüğünü ağır damlalarca.
Jelatinden bir tayfun gibi, spermalardan
ve denizanalarından bir çağlayan gibi.
Görüyorum bulanık gökkuşağının yükseldiğini.
Görüyorum sularının kemikler arasından sızdığını.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar