bugün
- rafael leao24
- mehmet ali alabora3
- öldükten sonra 2865 te dirilmek3
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz5
- günün sözü20
- deniz göktaş5
- sarapci koala69
- sadece güzelliğe bakan erkek3
- erkeklerin istediği tek şey17
- biraderlerin vurduyor olması12
- türkiye13
- üşümeyi özlemek4
- akepe3
- en son ne zaman namaz kıldın13
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- hiç erkeğe şiir yazan kadın olmaması2
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- gram altın5
- erkeğin kalbine giden yol egosundan geçer3
- karı kıza para yedirir misiniz3
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- sarapci diye nick alan akpli17
- tanrı ile röportajlar3
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- şarapçı koala ile viski içmek5
- biraderizm felsefesi3
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- kütahya2
- fener balı15
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- uşak2
- uyumanın muhteşem bir şey olması2
- bir dinciyle tartışmak2
- burdur2
- manifest11
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak6
- arkadaşlar size küstüm2
- erecto birader nasıl gözüküyor2
- biraderine de sana da yeter artık2
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- gece yarısı çerokilerin tarihini okumak2
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- hayden panettiere2
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı8
- fenerbahçe vs galatasaray26
- anderson talisca7
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- biraderioz2
- yavşak koala5
cesare pavese 9 eylül 1908'de italya torino'da doğdu. 1914'de babası beyin kanserinden öldü. lisedeyken tek yakın arkadaşının intiharı, yine aynı zamanlarda başka bir öğrencinin kendini öldürmesiyle; "intihar" O'nun için saplantı haline geldi. torino üniversite'sinde edebiyat okudu ve bir çok ünlü yazarın eserlerini italyanca'ya tercüme ederek edebiyatta çığır açtı. "la cultura" adlı bir dergi çıkarmaya ve bu dergide yapıtlarını yayınlamaya başladı. üniversitedeki son yıllarında beş yıl süren ve sonu hüsranla biten aşk ilişkisinin sonunda iyice karamsarlığa gömülen pavese bir çok romanyazmış ve türlü edebiyat ödüllerine layık bulunmuştur.
(bkz: kendini öldürenler)*
Karanlığa
Karanlığa ve diri serinliğe gömülü alandaki bahçe.
Gecenin karanlığında devliğini yitiriyor
yüzlerinin arasından ışıklar sızan evler.
Geçmiş göklerin derinliğinde, yıldızlar arasında
ürkünç çöl. Büyük ve parıltılı ateş sağırlaşıyor
ulaşarak bu karanlığa. Sessizliktir burası,
bir gömütlüğün koca kımıltısızlığı
Gürültüler ve ışıklar
ağaçların ötesindeki uzaklığa ulaşıyor.
Capcanlı ışıklar fışkırıyor karanlığın içinden,
uluyor kendinden geçmiş sevinçli sesler
o üzünçlü ayrılışta.
Boğuk ulaşıyorlar dipsiz karanlıkta ölmeye
yine delicesine yaşama aşkıyla
solgun intiharlar gibi.
Dinlemek geçmiş tutkuları,
yürekte ve gecede tırmanışlarını
toprağın ıpıslak kokusu üzerinde.
isteğin tanınmadık bir bitkisi
sessizliğin ve karanlığın göğünde kapalı.
Karanlıkta ateşin göverişi
ağaçların arasında kanayan o kızıl ışık gibi
Soğukluk
Ateşli bir sevi gibi yeşeriverdi acılanarak
ateşini seyre dalan bir kin. Bir yüz,
bir ten sevişmişcesine.
Öluverdi teni çinlayan sesleri dünyanın.
Bir titreyiş kapladı varlıkları. Tümüyle
bir sese asılı kaldı yaşam.
Acı bir esrime içinde geçiyor günler
yüzümü soldurarak geri gelen sesin
üzünçlü okşayışında. Yeniden çınlayan
ve bizim için bir kez daha acımasız
anıda tatsız değil bu ses.
Ten titremiyor ama. Onu sadece bir
sevi tutuşturabilirve bu kin arar.
Tümüyle varlıklar, sesler ve dünyanın
teni yerinde tutmuyor o gövdenin ve gözlerin
yanıp tutuşan okşayışının. Kendini yıkan
acılı esrimede her gün yeniden bir bakış
ve kırık bir sözcük buluyor bu kin.
Ve yakalıyor orada, doyumsuzca,
bir seviymişcesine
Karanlığa
Karanlığa ve diri serinliğe gömülü alandaki bahçe.
Gecenin karanlığında devliğini yitiriyor
yüzlerinin arasından ışıklar sızan evler.
Geçmiş göklerin derinliğinde, yıldızlar arasında
ürkünç çöl. Büyük ve parıltılı ateş sağırlaşıyor
ulaşarak bu karanlığa. Sessizliktir burası,
bir gömütlüğün koca kımıltısızlığı
Gürültüler ve ışıklar
ağaçların ötesindeki uzaklığa ulaşıyor.
Capcanlı ışıklar fışkırıyor karanlığın içinden,
uluyor kendinden geçmiş sevinçli sesler
o üzünçlü ayrılışta.
Boğuk ulaşıyorlar dipsiz karanlıkta ölmeye
yine delicesine yaşama aşkıyla
solgun intiharlar gibi.
Dinlemek geçmiş tutkuları,
yürekte ve gecede tırmanışlarını
toprağın ıpıslak kokusu üzerinde.
isteğin tanınmadık bir bitkisi
sessizliğin ve karanlığın göğünde kapalı.
Karanlıkta ateşin göverişi
ağaçların arasında kanayan o kızıl ışık gibi
Soğukluk
Ateşli bir sevi gibi yeşeriverdi acılanarak
ateşini seyre dalan bir kin. Bir yüz,
bir ten sevişmişcesine.
Öluverdi teni çinlayan sesleri dünyanın.
Bir titreyiş kapladı varlıkları. Tümüyle
bir sese asılı kaldı yaşam.
Acı bir esrime içinde geçiyor günler
yüzümü soldurarak geri gelen sesin
üzünçlü okşayışında. Yeniden çınlayan
ve bizim için bir kez daha acımasız
anıda tatsız değil bu ses.
Ten titremiyor ama. Onu sadece bir
sevi tutuşturabilirve bu kin arar.
Tümüyle varlıklar, sesler ve dünyanın
teni yerinde tutmuyor o gövdenin ve gözlerin
yanıp tutuşan okşayışının. Kendini yıkan
acılı esrimede her gün yeniden bir bakış
ve kırık bir sözcük buluyor bu kin.
Ve yakalıyor orada, doyumsuzca,
bir seviymişcesine
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar