bugün
- clemence baptista4
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- renault 9 broadway8
- futbol3
- avusturya3
- akrabalarla ilişkiyi kes5
- kezoların burada kibirlenmesi5
- nihoşun ölümü16
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- memduh bashgan14
- saç dökülmesi5
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
- ekonomi13
- yazın yorganla yatan insan5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması5
- artı oy alma yolları5
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- çaylak olunca hissedilenler5
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- meal kuran değildir26
- hangi şehrin neyi meşhur4
- en hakiki mürşitteki ilim4
- dünya2
- mason greenwood5
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- tavsiye4
- asteğmen7
- gecenin şiiri5
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek11
- simko39
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- rambo ariel ortega8
- tuba büyüküstün7
- ispanya7
- halkın fesad'ı ahlakta haiz olduğu derece3
- fransa6
- haydi selametle kt3
- moderatörlere sesleniş5
- erdoğan ın dünya lideri olması2
- inci sözlüğün sözlük olmakla alakası olmaması3
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- brad pitt4
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- özgür özel'in tutuklanması9
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
cesare pavese 9 eylül 1908'de italya torino'da doğdu. 1914'de babası beyin kanserinden öldü. lisedeyken tek yakın arkadaşının intiharı, yine aynı zamanlarda başka bir öğrencinin kendini öldürmesiyle; "intihar" O'nun için saplantı haline geldi. torino üniversite'sinde edebiyat okudu ve bir çok ünlü yazarın eserlerini italyanca'ya tercüme ederek edebiyatta çığır açtı. "la cultura" adlı bir dergi çıkarmaya ve bu dergide yapıtlarını yayınlamaya başladı. üniversitedeki son yıllarında beş yıl süren ve sonu hüsranla biten aşk ilişkisinin sonunda iyice karamsarlığa gömülen pavese bir çok romanyazmış ve türlü edebiyat ödüllerine layık bulunmuştur.
(bkz: kendini öldürenler)*
Karanlığa
Karanlığa ve diri serinliğe gömülü alandaki bahçe.
Gecenin karanlığında devliğini yitiriyor
yüzlerinin arasından ışıklar sızan evler.
Geçmiş göklerin derinliğinde, yıldızlar arasında
ürkünç çöl. Büyük ve parıltılı ateş sağırlaşıyor
ulaşarak bu karanlığa. Sessizliktir burası,
bir gömütlüğün koca kımıltısızlığı
Gürültüler ve ışıklar
ağaçların ötesindeki uzaklığa ulaşıyor.
Capcanlı ışıklar fışkırıyor karanlığın içinden,
uluyor kendinden geçmiş sevinçli sesler
o üzünçlü ayrılışta.
Boğuk ulaşıyorlar dipsiz karanlıkta ölmeye
yine delicesine yaşama aşkıyla
solgun intiharlar gibi.
Dinlemek geçmiş tutkuları,
yürekte ve gecede tırmanışlarını
toprağın ıpıslak kokusu üzerinde.
isteğin tanınmadık bir bitkisi
sessizliğin ve karanlığın göğünde kapalı.
Karanlıkta ateşin göverişi
ağaçların arasında kanayan o kızıl ışık gibi
Soğukluk
Ateşli bir sevi gibi yeşeriverdi acılanarak
ateşini seyre dalan bir kin. Bir yüz,
bir ten sevişmişcesine.
Öluverdi teni çinlayan sesleri dünyanın.
Bir titreyiş kapladı varlıkları. Tümüyle
bir sese asılı kaldı yaşam.
Acı bir esrime içinde geçiyor günler
yüzümü soldurarak geri gelen sesin
üzünçlü okşayışında. Yeniden çınlayan
ve bizim için bir kez daha acımasız
anıda tatsız değil bu ses.
Ten titremiyor ama. Onu sadece bir
sevi tutuşturabilirve bu kin arar.
Tümüyle varlıklar, sesler ve dünyanın
teni yerinde tutmuyor o gövdenin ve gözlerin
yanıp tutuşan okşayışının. Kendini yıkan
acılı esrimede her gün yeniden bir bakış
ve kırık bir sözcük buluyor bu kin.
Ve yakalıyor orada, doyumsuzca,
bir seviymişcesine
Karanlığa
Karanlığa ve diri serinliğe gömülü alandaki bahçe.
Gecenin karanlığında devliğini yitiriyor
yüzlerinin arasından ışıklar sızan evler.
Geçmiş göklerin derinliğinde, yıldızlar arasında
ürkünç çöl. Büyük ve parıltılı ateş sağırlaşıyor
ulaşarak bu karanlığa. Sessizliktir burası,
bir gömütlüğün koca kımıltısızlığı
Gürültüler ve ışıklar
ağaçların ötesindeki uzaklığa ulaşıyor.
Capcanlı ışıklar fışkırıyor karanlığın içinden,
uluyor kendinden geçmiş sevinçli sesler
o üzünçlü ayrılışta.
Boğuk ulaşıyorlar dipsiz karanlıkta ölmeye
yine delicesine yaşama aşkıyla
solgun intiharlar gibi.
Dinlemek geçmiş tutkuları,
yürekte ve gecede tırmanışlarını
toprağın ıpıslak kokusu üzerinde.
isteğin tanınmadık bir bitkisi
sessizliğin ve karanlığın göğünde kapalı.
Karanlıkta ateşin göverişi
ağaçların arasında kanayan o kızıl ışık gibi
Soğukluk
Ateşli bir sevi gibi yeşeriverdi acılanarak
ateşini seyre dalan bir kin. Bir yüz,
bir ten sevişmişcesine.
Öluverdi teni çinlayan sesleri dünyanın.
Bir titreyiş kapladı varlıkları. Tümüyle
bir sese asılı kaldı yaşam.
Acı bir esrime içinde geçiyor günler
yüzümü soldurarak geri gelen sesin
üzünçlü okşayışında. Yeniden çınlayan
ve bizim için bir kez daha acımasız
anıda tatsız değil bu ses.
Ten titremiyor ama. Onu sadece bir
sevi tutuşturabilirve bu kin arar.
Tümüyle varlıklar, sesler ve dünyanın
teni yerinde tutmuyor o gövdenin ve gözlerin
yanıp tutuşan okşayışının. Kendini yıkan
acılı esrimede her gün yeniden bir bakış
ve kırık bir sözcük buluyor bu kin.
Ve yakalıyor orada, doyumsuzca,
bir seviymişcesine
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar