bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- sinirlenen dilenci kadın6
- fatma betülüm yapmaz9
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- iyi menemenin sırrı22
- fatma betül sayan kaya18
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması2
- hayati yazıcı2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş3
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- boğaz ağrısı5
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- misafir terliği kokusu2
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı3
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- her sorunun çözümü2
- beşiktaş6
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- haram para2
- fon vurgunu4
- sözlüğün yeni tasarımı14
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- murat ünalmış2
- muslettin amca23
- kötüye bir şey olmaz5
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- aşk11
- gece gelen açlık7
- uyudunuz mu4
- işe gitmeye üşenmek2
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülşen in memeleri14
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yeraltı varlıkları7
- aşk bir yemek olsaydı8
- sigara içmek8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- sözlükte kim kimle sevgili27
Kadına karşı her türlü ayrımcılığın yok edilmesi sözleşmesi. Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alan altı temel insan hakları sözleşmesinden biri. Cedaw sözleşmesi hem yasalarda hem de gerçek yaşamdaki ayrımcılığın ortadan kaldırılması, kamuda olduğu gibi özel yaşam ve özellikle aile ilişkilerinin ayırımcı kalıp yargılar ve davranışlardan arındırılmasını öngörür. Türkiye bu sözleşmeye ilk kez 1985 yılında imza attı. ihtiyari protokolü,2002'de meclis onayladı. 29 Ocak 2003 tarihinde de yürürlüğe girdi. Hükümet sözleşmeye paralel olarak hukuksal reformlar yaptı. Ancak kadın örgütlerinin ortak görüşü, ilerleme sağlanamadığı ve uygulamada ciddi eksiklerin olduğu yönündedir. Kadının insan hakları derneği, namus adı altında işlenen suçlarda ve aile içi şiddetle halen "haksız tahrik" maddesinin kullanıldığına dikkat çekiyor. Ceza sistemi böyle çalıştığı sürece daha çok namus cinayeti işlenir,daha çok kızımız böcek ilacı içmeye zorlanıp intihar eder. Bu ülkede 50 milyona yakın kadın var,ancak sığınma evi sayısı 30. Devlet şimdi de sığınma evlerini yerel yönetimlere devretmeyi planlıyor. (Akşam - 09.03.2008)
Ayrıca böyle bir konunun bu sözlük içinde yaklaşık 2 sene önce başlığa sahip olması sevindiricidir.
Ayrıca böyle bir konunun bu sözlük içinde yaklaşık 2 sene önce başlığa sahip olması sevindiricidir.
kadın erkek eşitliğinin dünya üzerinde kabul görmesini sağlmayı amaçlayan sözleşmedir. birleşmiş milletler tarafından ortaya koyulmuştur.
kadınlara kötü muamelenin tamamiyle ortadan kaldırılması için birleşmiş milletler tarafından düzenlenen sözleşmenin adı.
Cedaw (convention on elimination of all kinds of discrimination against women)
Cedaw (convention on elimination of all kinds of discrimination against women)
Birleşmiş Milletler, 1979 yılında Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), üye ülkelerin imzasına açıldı.
Böylece, uluslar arası hukukta, varolan insan hakları belgelerinin, kadınların özgül sorunlarını tam olarak kapsamadığı ve bu konuda özel düzenlemelere ve önlemlere gereksinim bulunduğu kabul edilmiş oldu ve "kadınların insan haklari" kavramı, uluslar arası hukuk belgelerinde giderek daha fazla yer almaya başladı.
Ne var ki, bütün insan hakları sözleşmeleri arasında, CEDAW, en fazla çekince
konmuş belgedir ve bu bir rastlantı değildir. (Çekince koyan ülkeler arasında ne yazık ki Türkiye de vardır.) Ayrıca, çok sayıda ülke, daha başından, sözleşmeyi imzalamaya bile yanaşmadı. Üstelik devletler, CEDAW söz konusu olduğunda çekincelerinin sözleşme ile uyumlu olup olmadığını kendileri belirleyeceklerdi; aynı tutum, örneğin Irksal Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (Convention on the Elimination of Racial Discrimination- CERD) için geçerli değildi; CERD söz konusu olduğunda, bir taraf devletin koyduğu çekince, diğer taraf devletlerin üçte ikisinin oyuyla sözleşmenin amacına aykırı ilan edilebilmekteydi. CEDAW'a çekince koyan devletler islam ülkelerinden ibaret de değildi. Belçika'dan Brezilya'ya, Kanada'dan Tayland'a ve Türkiye'ye dek uzanan bir yelpaze içinde, çeşitli devletler, çekinceler koymuşlardı; 1989 itibarile de 44 ülke imzalamaya bile yanaşmamıştı. Bu durum, her ülkede kök salmış olan ataerkilliği ve ayrımcılığı ortaya sermekte ve böylece yasal hakların tek başlarına değil, egemen toplumsal ve kültürel ortam içinde var oldukları gerçeğine işaret etmektedir.
kaynak: http://stk.bilgi.edu.tr/docs/berktay_std_7.pdf
Böylece, uluslar arası hukukta, varolan insan hakları belgelerinin, kadınların özgül sorunlarını tam olarak kapsamadığı ve bu konuda özel düzenlemelere ve önlemlere gereksinim bulunduğu kabul edilmiş oldu ve "kadınların insan haklari" kavramı, uluslar arası hukuk belgelerinde giderek daha fazla yer almaya başladı.
Ne var ki, bütün insan hakları sözleşmeleri arasında, CEDAW, en fazla çekince
konmuş belgedir ve bu bir rastlantı değildir. (Çekince koyan ülkeler arasında ne yazık ki Türkiye de vardır.) Ayrıca, çok sayıda ülke, daha başından, sözleşmeyi imzalamaya bile yanaşmadı. Üstelik devletler, CEDAW söz konusu olduğunda çekincelerinin sözleşme ile uyumlu olup olmadığını kendileri belirleyeceklerdi; aynı tutum, örneğin Irksal Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (Convention on the Elimination of Racial Discrimination- CERD) için geçerli değildi; CERD söz konusu olduğunda, bir taraf devletin koyduğu çekince, diğer taraf devletlerin üçte ikisinin oyuyla sözleşmenin amacına aykırı ilan edilebilmekteydi. CEDAW'a çekince koyan devletler islam ülkelerinden ibaret de değildi. Belçika'dan Brezilya'ya, Kanada'dan Tayland'a ve Türkiye'ye dek uzanan bir yelpaze içinde, çeşitli devletler, çekinceler koymuşlardı; 1989 itibarile de 44 ülke imzalamaya bile yanaşmamıştı. Bu durum, her ülkede kök salmış olan ataerkilliği ve ayrımcılığı ortaya sermekte ve böylece yasal hakların tek başlarına değil, egemen toplumsal ve kültürel ortam içinde var oldukları gerçeğine işaret etmektedir.
kaynak: http://stk.bilgi.edu.tr/docs/berktay_std_7.pdf
convention on the elimination of all kinds of discrimination against women.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar