bugün
- fatma betül sayan kaya16
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu36
- işe gitmeye üşenmek2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı10
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor2
- sabahları nefret edilen şeyler4
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- uyudunuz mu4
- muslettin amca23
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- yorik'in kafatasına mum dikmek2
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- yazılımcıların flört edememesi3
- kötüye bir şey olmaz4
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yeraltı varlıkları7
- gülşen in memeleri14
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- sigara içmek8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- aşk bir yemek olsaydı8
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- sözlüğe ne oldu5
- sözlükte kim kimle sevgili27
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- kendimi intihar edeceğim4
- mehmet şimşek5
- hamas denince akla gelenler11
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- nervio43
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- caligula'nın korkusu5
- ucanpembekoala5
- terapi niteliğindeki şeyler13
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
Kadına karşı her türlü ayrımcılığın yok edilmesi sözleşmesi. Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alan altı temel insan hakları sözleşmesinden biri. Cedaw sözleşmesi hem yasalarda hem de gerçek yaşamdaki ayrımcılığın ortadan kaldırılması, kamuda olduğu gibi özel yaşam ve özellikle aile ilişkilerinin ayırımcı kalıp yargılar ve davranışlardan arındırılmasını öngörür. Türkiye bu sözleşmeye ilk kez 1985 yılında imza attı. ihtiyari protokolü,2002'de meclis onayladı. 29 Ocak 2003 tarihinde de yürürlüğe girdi. Hükümet sözleşmeye paralel olarak hukuksal reformlar yaptı. Ancak kadın örgütlerinin ortak görüşü, ilerleme sağlanamadığı ve uygulamada ciddi eksiklerin olduğu yönündedir. Kadının insan hakları derneği, namus adı altında işlenen suçlarda ve aile içi şiddetle halen "haksız tahrik" maddesinin kullanıldığına dikkat çekiyor. Ceza sistemi böyle çalıştığı sürece daha çok namus cinayeti işlenir,daha çok kızımız böcek ilacı içmeye zorlanıp intihar eder. Bu ülkede 50 milyona yakın kadın var,ancak sığınma evi sayısı 30. Devlet şimdi de sığınma evlerini yerel yönetimlere devretmeyi planlıyor. (Akşam - 09.03.2008)
Ayrıca böyle bir konunun bu sözlük içinde yaklaşık 2 sene önce başlığa sahip olması sevindiricidir.
Ayrıca böyle bir konunun bu sözlük içinde yaklaşık 2 sene önce başlığa sahip olması sevindiricidir.
kadın erkek eşitliğinin dünya üzerinde kabul görmesini sağlmayı amaçlayan sözleşmedir. birleşmiş milletler tarafından ortaya koyulmuştur.
kadınlara kötü muamelenin tamamiyle ortadan kaldırılması için birleşmiş milletler tarafından düzenlenen sözleşmenin adı.
Cedaw (convention on elimination of all kinds of discrimination against women)
Cedaw (convention on elimination of all kinds of discrimination against women)
Birleşmiş Milletler, 1979 yılında Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), üye ülkelerin imzasına açıldı.
Böylece, uluslar arası hukukta, varolan insan hakları belgelerinin, kadınların özgül sorunlarını tam olarak kapsamadığı ve bu konuda özel düzenlemelere ve önlemlere gereksinim bulunduğu kabul edilmiş oldu ve "kadınların insan haklari" kavramı, uluslar arası hukuk belgelerinde giderek daha fazla yer almaya başladı.
Ne var ki, bütün insan hakları sözleşmeleri arasında, CEDAW, en fazla çekince
konmuş belgedir ve bu bir rastlantı değildir. (Çekince koyan ülkeler arasında ne yazık ki Türkiye de vardır.) Ayrıca, çok sayıda ülke, daha başından, sözleşmeyi imzalamaya bile yanaşmadı. Üstelik devletler, CEDAW söz konusu olduğunda çekincelerinin sözleşme ile uyumlu olup olmadığını kendileri belirleyeceklerdi; aynı tutum, örneğin Irksal Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (Convention on the Elimination of Racial Discrimination- CERD) için geçerli değildi; CERD söz konusu olduğunda, bir taraf devletin koyduğu çekince, diğer taraf devletlerin üçte ikisinin oyuyla sözleşmenin amacına aykırı ilan edilebilmekteydi. CEDAW'a çekince koyan devletler islam ülkelerinden ibaret de değildi. Belçika'dan Brezilya'ya, Kanada'dan Tayland'a ve Türkiye'ye dek uzanan bir yelpaze içinde, çeşitli devletler, çekinceler koymuşlardı; 1989 itibarile de 44 ülke imzalamaya bile yanaşmamıştı. Bu durum, her ülkede kök salmış olan ataerkilliği ve ayrımcılığı ortaya sermekte ve böylece yasal hakların tek başlarına değil, egemen toplumsal ve kültürel ortam içinde var oldukları gerçeğine işaret etmektedir.
kaynak: http://stk.bilgi.edu.tr/docs/berktay_std_7.pdf
Böylece, uluslar arası hukukta, varolan insan hakları belgelerinin, kadınların özgül sorunlarını tam olarak kapsamadığı ve bu konuda özel düzenlemelere ve önlemlere gereksinim bulunduğu kabul edilmiş oldu ve "kadınların insan haklari" kavramı, uluslar arası hukuk belgelerinde giderek daha fazla yer almaya başladı.
Ne var ki, bütün insan hakları sözleşmeleri arasında, CEDAW, en fazla çekince
konmuş belgedir ve bu bir rastlantı değildir. (Çekince koyan ülkeler arasında ne yazık ki Türkiye de vardır.) Ayrıca, çok sayıda ülke, daha başından, sözleşmeyi imzalamaya bile yanaşmadı. Üstelik devletler, CEDAW söz konusu olduğunda çekincelerinin sözleşme ile uyumlu olup olmadığını kendileri belirleyeceklerdi; aynı tutum, örneğin Irksal Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (Convention on the Elimination of Racial Discrimination- CERD) için geçerli değildi; CERD söz konusu olduğunda, bir taraf devletin koyduğu çekince, diğer taraf devletlerin üçte ikisinin oyuyla sözleşmenin amacına aykırı ilan edilebilmekteydi. CEDAW'a çekince koyan devletler islam ülkelerinden ibaret de değildi. Belçika'dan Brezilya'ya, Kanada'dan Tayland'a ve Türkiye'ye dek uzanan bir yelpaze içinde, çeşitli devletler, çekinceler koymuşlardı; 1989 itibarile de 44 ülke imzalamaya bile yanaşmamıştı. Bu durum, her ülkede kök salmış olan ataerkilliği ve ayrımcılığı ortaya sermekte ve böylece yasal hakların tek başlarına değil, egemen toplumsal ve kültürel ortam içinde var oldukları gerçeğine işaret etmektedir.
kaynak: http://stk.bilgi.edu.tr/docs/berktay_std_7.pdf
convention on the elimination of all kinds of discrimination against women.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar