bir ara ciddi anlamda george michael'a takmış olan arkadaşım tarafından istek sonucu disnokrafisini indirme çabalarımın sonuçsuz kalması durumunda dinleyip dinleyip kendimi avuttuğum şarkı.*
tek kelime ile özetlenebilecek şarkı. büyüleyici.
george michael'e rağmen efsane olan, etkileyici yapıt.
soul project grubunun george michael dan daha iyi yorumladığı şarkı.
bu şarkının melodisi nedendir bilinmez ben de hep nasıl diyim böyle seksüel hatta homosexüel çağrışımlar tetikler. söyleyeninden mi kaynaklanıyor anlamadım ama o saksafon filan çok erotik işte be. bill clinton lı günlerden kalma bir duygu da olabilir tabii.
saksafon solosuyla insanın yüreğini titreten şarkı. aldatmayı ve aldatmanın ardından gelen pişmanlık duygusunu anlatıyor olsa da garip bir şekilde her aşığın içine işleyebilen güzide bir eserdir. çok enteresan.
kendisinin dediğine göre, george michael'in en nefret ettiği parçasıdır.
jesus to a child ile beraber en güzel george michael şarkısı. hatta bu ikisi dünyanın en güzel şarkılarındandır herhalde.
güzel de bir seether coverı bulunan g.michael parçası.
George Michael'in 1986 yılında dağılan Wham! grubu üyesi olduğu bir dönemde (Temmuz 1984) listelerde yer almış bir solo şarkısıdır. Şarkı yaklaşık 25 ülkenin müzik listelerinde 1 numaraya ulaşmayı başarmış ve dünya genelinde 6 milyon adetlik bir satış rakamına ulaşmıştır.
bu sarkinin bir seether coveri vardir ki sarkiya 5 level birden atlatmistir. hani kendi tarzinda fena olmayan ama kulak asindikca insani iten arabesk bir orjinal hali vardi ya iste seether coverindan sonra artik yok.
adamı uçurur. dansetme isteği yaratır. muazzamdır.
I feel so unsure
Hiç emin değilim

As I take your hand and lead you to the dance floor
Elini tutup seni dans pistine çıkartırken

As the music dies, something in your eyes
Müzik biterken, gözlerinde bir şeyler

Calls to mind a silver screen
Gümüş bir perdeye karşı koymaya çağırıyor

And all it's sad goodbyes
Ve hepsi acı vedalar

Nakarat:

[ I'm never gonna dance again
Bir daha asla dans etmeyeceğim

Guilty feet have gotten no rhythm
Suçlu ayakların ritmi yok

Though it's easy to pretend
Rol yapmak kolay ama

I know you're not a fool
Senin aptal olmadığını biliyorum

I should have known better than to cheat a friend
Bir arkadaşı aldatmaktan daha iyisini biliyor olmalıydım

And waste the chance that I've been given
Ve bana verilen şansı harcamaktan

So I'm never gonna dance again
Bu yüzden bir daha asla dans etmeyeceğim

The way I danced with you
Seninle dans ettiğim şekilde ]

Time can never mend
Zaman asla onaramaz

The careless whispers of a good friend
iyi bir arkadaşın aldırışsız fısıldayışını

To the heart and mind
Kalbe ve akla

Ignorance is kind
Cehalet naziktir

There's no comfort in the truth
Doğrulukta huzur yok

Pain is all you'll find
Tek bulacağın acı

Nakarat

Tonight the music seems so loud
Bu gece müziğin sesi çok yüksek gibi

I wish that we could lose this crowd
Bu kalabalığı yok edebilmemizi dilerdim

Maybe it's better this way
Belki bu şekilde daha iyidir

We'd hurt each other with the things we'd wanna say
Söylemek istediğimiz şeylerle birbirimizi incitebilirdik

We could have been so good together
Birlikte çok iyi olabilirdik

We could have lived this dance forever
Sonsuza dek bu dansı yaşayabilirdik

But now who's gonna dance with me?
Ama şimdi benimle kim dans edecek?

Please stay
Lütfen kal

Nakarat

(Now that you're gone) Now that you're gone
(Şimdi sen yoksun) Şimdi sen yoksun

(Now that you're gone) Was what I did so wrong, so wrong
(Şimdi sen yoksun) Yaptığım şey çok mu yanlıştı? çok mu yanlış

That you had to leave me alone
Beni yalnız bıraktıracak kadar
güzel bir yaz akşamı,
bir adet sevgili,
titrek bir mum ışığı,
ve romantizm...
seether cover'ı da vardır ama bu cover'la dans etmek pek mümkün değildir.
malum bir erkeğe yazıldığı rivayet olunan şarkıdır. doğru mu yanlış mı bilemem ama bir kızla aramızda şöyle bir diyalog geçmesine sebep olmuştur.

fonda careless whisper çalmaktadır.

+ bu şarkı düğünümde çalsın istiyorum. keşke biri de bana böyle bir şarkı yazsa. hangi kadına böyle şarkı yazılır ki?

- bu şarkı sanırım bir erkeğe yazılmış.

+ ehehehe. zaten ancak bir kadın bu kadar romantik bir şarkı yazabilir. kih kih...

- yazan da erkek.. toparlayacak olursak; ancak bir erkek bu kadar güzel bir şarkı yazabilir ve ancak bir erkeğe bu kadar güzel bir şarkı yazılabilir!
bir de the lost fingers yorumuyla dinlenilmesi tavsiye edilir.

https://www.youtube.com/watch?v=2OoikpL9uUk
iç acıtan parça. bir kere dinlediğinizde peşi sıra defalarca dinliyorsunuz. otobüste kulaklığımı kulağıma götürüp listede karşıma ilk çıkan parça oldu. dinledikçe dinledik eve geldik bilgisayarda gene dinledik.
iç acıtan şarkı,klasik.
seether coverı ise gayet hoş olmuş.
klibini ilk izlediğimde george michael'in eşcinsel olabileceğinin aklımın ucundan bile geçmemesine sebep olan şarkı.
sanırım gelmiş, geçmiş, gelecek, tüm zamanların en duygusal, en güzel slow parçasıdır.
sabah otobuse binildiginde mp3 den dinlenen ilk sarkidir.
seether'ın efsane bir şekilde coverladığı efsane parçadır. zaten her dinleyesimde içim bir hoş olur, yersiz bir ağlama isteği duyardım. bu şekli ise daha bir böğrümü böğrümü parçalamış, beni benden almıştır.. o nasıl bir müzik, nasıl bir ses, nasıl bir haykırış, içten söylemedir yareppim..
yıllar önce george michael'ın number one tv'de yayınlanan bir röportajında, "bu şarkının sözlerini her gün bindiğim otobüste yazmıştım. insanlar bu şarkıdan niye bu kadar çok etkilendi anlamıyorum. benim için sıradan bir şarkı" diyerek küçümsediği şarkı. galiba kendisi erkekler tuvaletinde yazdığı şarkılarının tutmasını bekliyordu.
orjinali ne zaman bi yerde denk gelinip de dinlense soyunma hissi uyandırdan 45lik. bi de hayvani bi coverı bulunur seether tarafından yapılan ki çok başarılıdır.
© copyright 2005 - 2026