bugün
- akepe dönemi16
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- ben geldim naneler12
- teomancalmasur6
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- izmirin en güzel semtleri5
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- hastane acil bölümü7
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- aga 250 gram için aranız bozulmasın3
- kelle paça4
- la loba22
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- öyle bir dünya yok5
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- nasılsınız8
- yemek seçen insan2
- engineer2820
- karma doğru çalışıyor mu4
- kitap okumanın bir sike yaramaması2
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar6
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması8
- tavuklu pilav2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nerede ne yenir7
- karapapak türkleri3
- nickin yanında yaş da yazsın16
- gürcü ile kürtçü5
- nervio'nun ayakları17
- eski yazarlar geri gelsin12
- izmir de gece hayatı2
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- kuşbaşılı kaşarlı pide3
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek4
- edin dzeko2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- hamsili pide2
- çorabın tekinin hep kaybolması2
- menemen yiyen erkek13
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- anın görüntüsü27
- mezgit2
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- recep tayyip erdoğan11
- hesabını gizleyen erkek yazar22
(bkz: augustus caesar)
Gaius Octavius Thurinus olarak doğmuş ve MÖ 44 yılında evlatlık edinilmesinin ardından Gaius Julius Caesar Octavianus (Latince: GAIVS•IVLIVS•CAESAR•OCTAVIANVS), adını almış olan, MÖ 27 - MS 14 yılları arasında hüküm sürmüş Roma imparatorluğu'nun ilk imparatoru. Genç Octavius, büyük amcası Jül Sezar tarafından evlat edinilmiş ve Sezar'ın MÖ 44 yılında öldürülmesinin ardından onun varisi olmuştur. Ertesi yıl Octavius, Marcus Antonius ve Marcus Aemilius Lepidus'la birlikte güç birliğine giderek "ikinci üçlü hükümdarlık", triumvira, olarak bilinen askeri diktatörlüğü oluşturdu. Bir Triumvir olarak, Octavianus konsüller Hirtius ve Pansa'nın ölümlerinin ardından konsül güçlerini elinde topladı ve kendini sürekli olarak seçtirerek Roma ve eyaletlerinin büyük bölümünü bir otokrat şeklinde oldukça etkili bir biçimde yönetti. Üçlü yönetim, hükümdarlarının arasındaki kişisel ihtiraslar sonucunda çöktü. Lepidus sürgüne gönderilirken, Antonius MÖ 31 yılında Octavianus'un ordusuna karşı kaybettiği Actium Savaşı'nın ardından bir suikast sonucu öldürüldü.
ikinci üçlü hükümdarlığın sona ermesinden sonra, Octavianus Roma Senatosunun yetkisinde olan ancak pratikte kendi üzerinde topladığı idari güçler yardımıyla Roma Cumhuriyeti'nin dış görünüşünü düzeltti. Bir Cumhuriyet olarak tasarlanmış devletin tek bir kişi tarafından yönetilebilmesi için uygun hale getirilmesi birkaç yıl sürdü ve sonuçta Roma imparatorluğu olarak bilinen yapı ortaya çıktı. imparatorluk makamı, hiçbir zaman Octavianus'dan evvel Sezar ve Sulla'nın sahip olduğu Roma diktatörlüğü gibi bir mevki değildi; hatta, Octavianus, Roma halkı "diktatörlük görevini üstlenmesini istediğinde" bu talebi geri çevirdi.[1] Yasal yoldan, Augustus Senato tarafından kendisine ömür boyu verilen tribün, censor, konsül gibi aslında seçimle elde edilen (birbirine uymayan) farklı güçleri üzerinde topladı. Bağımsız gücünü, ekonomik başarılarına, yeni fethedilen yerlerden elde edilen kaynaklara, imparatorluğun her tarafında kurulan patronaj ilişkilerine, emekli ya da halen görevde olan askerlerin sadakatine, senato tarafından verilen şeref payelerinin yetkilerine,[2] ve insanların saygısına borçluydu. Augustus'un Roma lejyonlarının çoğunluğu üzerinde sahip olduğu hâkimiyet, Senato'ya karşı silahlı bir tehdit oluşturmasını sağlamış, senato kararlarına baskı yapabilmesinin önünü açmıştır. Senato muhalefetini silah yoluyla devre dışı bırakabilecek durumda olması karşısında, Senato Augustus'un mutlak liderliğine karşı ses çıkaramaz hale gelmiştir.
Augustus'un saltanatı, görece bir barış dönemi olan ve Pax Augusta ya da Augustus Barışı olarak adlandırılacak dönemin başlangıcı olmuştur. Sınırlarda sürekli devam eden savaşlar ve taht kavgasından çıkan ve Dört imparator Yılı olarak bilinen iç savaş dışında, Akdeniz dünyası iki yüzyıldan uzun bir süre barış içerisinde yaşamıştır. Augustus, Roma imparatorluğu'nun sınırlarını genişletmiş, sınırları "bağımlı tampon devletler" yardımıyla güvenlik altına almış ve Partlarla diplomasi yoluyla barışı sağlamıştır. Roma vergilendirme sistemi düzeltilmiş, resmi bir kurye sistemi ile birlikte yeni yollar yapılmış, sabit bir ordu (ve küçük bir donanma) oluşturulmuş, Praetorian muhafızlığı kurulmuş ve resmi bir polis gücü ve Roma yangınlarıyla mücadele etmek için bir itfaiye gücü tesis edilmiştir. Roma şehri onun döneminde yeniden inşa edilmiştir. Başarılarını günümüze kadar ulaşmış olan Res Gestae Divi Augusti adıyla kayda almıştır. 14 yılında ölümü üzerine, Augustus senato tarafından Romalıların ibadet etmeleri gereken bir tanrı ilan edilmiştir.[3] Adları olan Augustus ve Caesar, sonradan gelen tüm imparatorlar tarafından kullanılmış ve Sextilis ayının adı onun anısına Augustus olarak değiştirilmiştir. Halefi, üvey oğlu Tiberius olmuştur.
https://tr.wikipedia.org/...esar_Divi_Filius_Augustus
ikinci üçlü hükümdarlığın sona ermesinden sonra, Octavianus Roma Senatosunun yetkisinde olan ancak pratikte kendi üzerinde topladığı idari güçler yardımıyla Roma Cumhuriyeti'nin dış görünüşünü düzeltti. Bir Cumhuriyet olarak tasarlanmış devletin tek bir kişi tarafından yönetilebilmesi için uygun hale getirilmesi birkaç yıl sürdü ve sonuçta Roma imparatorluğu olarak bilinen yapı ortaya çıktı. imparatorluk makamı, hiçbir zaman Octavianus'dan evvel Sezar ve Sulla'nın sahip olduğu Roma diktatörlüğü gibi bir mevki değildi; hatta, Octavianus, Roma halkı "diktatörlük görevini üstlenmesini istediğinde" bu talebi geri çevirdi.[1] Yasal yoldan, Augustus Senato tarafından kendisine ömür boyu verilen tribün, censor, konsül gibi aslında seçimle elde edilen (birbirine uymayan) farklı güçleri üzerinde topladı. Bağımsız gücünü, ekonomik başarılarına, yeni fethedilen yerlerden elde edilen kaynaklara, imparatorluğun her tarafında kurulan patronaj ilişkilerine, emekli ya da halen görevde olan askerlerin sadakatine, senato tarafından verilen şeref payelerinin yetkilerine,[2] ve insanların saygısına borçluydu. Augustus'un Roma lejyonlarının çoğunluğu üzerinde sahip olduğu hâkimiyet, Senato'ya karşı silahlı bir tehdit oluşturmasını sağlamış, senato kararlarına baskı yapabilmesinin önünü açmıştır. Senato muhalefetini silah yoluyla devre dışı bırakabilecek durumda olması karşısında, Senato Augustus'un mutlak liderliğine karşı ses çıkaramaz hale gelmiştir.
Augustus'un saltanatı, görece bir barış dönemi olan ve Pax Augusta ya da Augustus Barışı olarak adlandırılacak dönemin başlangıcı olmuştur. Sınırlarda sürekli devam eden savaşlar ve taht kavgasından çıkan ve Dört imparator Yılı olarak bilinen iç savaş dışında, Akdeniz dünyası iki yüzyıldan uzun bir süre barış içerisinde yaşamıştır. Augustus, Roma imparatorluğu'nun sınırlarını genişletmiş, sınırları "bağımlı tampon devletler" yardımıyla güvenlik altına almış ve Partlarla diplomasi yoluyla barışı sağlamıştır. Roma vergilendirme sistemi düzeltilmiş, resmi bir kurye sistemi ile birlikte yeni yollar yapılmış, sabit bir ordu (ve küçük bir donanma) oluşturulmuş, Praetorian muhafızlığı kurulmuş ve resmi bir polis gücü ve Roma yangınlarıyla mücadele etmek için bir itfaiye gücü tesis edilmiştir. Roma şehri onun döneminde yeniden inşa edilmiştir. Başarılarını günümüze kadar ulaşmış olan Res Gestae Divi Augusti adıyla kayda almıştır. 14 yılında ölümü üzerine, Augustus senato tarafından Romalıların ibadet etmeleri gereken bir tanrı ilan edilmiştir.[3] Adları olan Augustus ve Caesar, sonradan gelen tüm imparatorlar tarafından kullanılmış ve Sextilis ayının adı onun anısına Augustus olarak değiştirilmiştir. Halefi, üvey oğlu Tiberius olmuştur.
https://tr.wikipedia.org/...esar_Divi_Filius_Augustus
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar