bugün
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek13
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- erkekler tuvaletinde gizli kamera bulunması5
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması4
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- etli biber dolması yapan erkek9
- ilk buluşmada falafel yemek4
- yemek pişirirken hayatı sorgulamak4
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- özgürlük nedir sorunsalı7
- ibrahim tatlıses'in oynadığı filmdeki ilginç sahne3
- martin eden3
- platon un mağara alegorisi15
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- true silik olsun10
- iskender6
- tek kasa açan kalabalık market4
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek4
- sabahtan beri aç olmak5
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- kiraz cicegi kolonyasi29
- tavuk döner4
- hepimiz allah'ın çocuklarıyız2
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- kapitalizm3
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- aç karnına markete girmek3
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- sucuk döner5
- kıyamet yaklaştığı için eski zamanlara gitmek2
- ismail kartal30
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- katalog fahişeleri2
- haşlanmış yumurta9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- bıçak arası3
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- kafası karışık seçmen2
- islamda kadın6
- ekrem imamoğlu4
- iguana tokyo2
- sözlüğün kırbacı5
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
birgün gazetesinde karşılaşmalar bölümünde güncel konular üzerine çoğu zaman orta karar arada bir olmuş yazılar kotaran 1973 doğumlu yazar.
son yazısı bence olmuştur.
`http://birgun.net/yazi-go...artistler-olmez-1741.html`
özellikle şu paragraf çok şey anlatıyor çok.
''Emrah Serbes'in bahsettiği şu hüzünlü piçlere benziyordu ; ''bizim kuşak'', belki de özel televizyon değil de TRT çocuğu olmak bizi hüzünlü yapmıştı kim bilir, Kara Şimşek dizisi çıkacağı zaman oyuna ara verir, Ahmet Kaya duygusallığıyla sever, Pink Floyd 'la ruhumuzu kanatlandırırdık. Bizden önceki kuşağın hayallerini yaşamaya çalışıp duvara tosladığımız için belki de, felsefe ve şiirde aramıştık hakikatin panzehirini, deneysel ve yeni gördüğümüz her bir şeye çözüm bulma umuduyla sarılarak. Rock müziğin öncelikle bir yaşam tarzı olduğuna inanmıştık, aslında her şey bir yaşam tarzına dönüşebiliyordu bizim için, belki de o yüzden anlamını yitiriyordu çabucak. Das Kapital'i bırak, Hegel'in Tinin Görüngübilimi'ni bile okumaya azmetmiş olsak da, siyasi nedenlerden ya da ekmek parası derdinden, çoğumuz yarım bırakmak zorunda kalmıştı başladığı kitabı, okuduğu okulu, aşkını, hayallerini. Bir taraftan 90'ların karanlığında arkadaşlarımızı kaybetmiş, cezaevine girip çıkmış, hatta tanık olduğumuz şeylerden ötürü geleceğe dair hayaller kurmaktan, hayatta kalmış olmaktan dolayı, o gizli utanç da bırakmamıştı yakamızı. Özcan Alper'in Sonbahar filmini o yüzden başka bir gözle izlemişizdir mesela, filmdeki Yusuf 'a yakılan ağıt, başka türlü sızlatmıştır içimizi.''
evet, özcan alper'in sonbahar'ını başka bir gözle izlemek. yusuf'un ruh halinin gelgitlerinin dalgaların denize vurmasından beter olması hatta annesiyle iç yakan diyalogsuzluğu ve yusuf'a yakılan iç acıtan ağıt... hemen hepsi aklımızda hatta baş köşeye astığımız afişiyle belleğimizin içinde hayata dair bedel ödeyip ödememe üzerine geleceğe dair kaybolan hayaller ve umutlar üzerine derin düşünceler içerisine girer buluyoruz kendimizi.
son yazısı bence olmuştur.
`http://birgun.net/yazi-go...artistler-olmez-1741.html`
özellikle şu paragraf çok şey anlatıyor çok.
''Emrah Serbes'in bahsettiği şu hüzünlü piçlere benziyordu ; ''bizim kuşak'', belki de özel televizyon değil de TRT çocuğu olmak bizi hüzünlü yapmıştı kim bilir, Kara Şimşek dizisi çıkacağı zaman oyuna ara verir, Ahmet Kaya duygusallığıyla sever, Pink Floyd 'la ruhumuzu kanatlandırırdık. Bizden önceki kuşağın hayallerini yaşamaya çalışıp duvara tosladığımız için belki de, felsefe ve şiirde aramıştık hakikatin panzehirini, deneysel ve yeni gördüğümüz her bir şeye çözüm bulma umuduyla sarılarak. Rock müziğin öncelikle bir yaşam tarzı olduğuna inanmıştık, aslında her şey bir yaşam tarzına dönüşebiliyordu bizim için, belki de o yüzden anlamını yitiriyordu çabucak. Das Kapital'i bırak, Hegel'in Tinin Görüngübilimi'ni bile okumaya azmetmiş olsak da, siyasi nedenlerden ya da ekmek parası derdinden, çoğumuz yarım bırakmak zorunda kalmıştı başladığı kitabı, okuduğu okulu, aşkını, hayallerini. Bir taraftan 90'ların karanlığında arkadaşlarımızı kaybetmiş, cezaevine girip çıkmış, hatta tanık olduğumuz şeylerden ötürü geleceğe dair hayaller kurmaktan, hayatta kalmış olmaktan dolayı, o gizli utanç da bırakmamıştı yakamızı. Özcan Alper'in Sonbahar filmini o yüzden başka bir gözle izlemişizdir mesela, filmdeki Yusuf 'a yakılan ağıt, başka türlü sızlatmıştır içimizi.''
evet, özcan alper'in sonbahar'ını başka bir gözle izlemek. yusuf'un ruh halinin gelgitlerinin dalgaların denize vurmasından beter olması hatta annesiyle iç yakan diyalogsuzluğu ve yusuf'a yakılan iç acıtan ağıt... hemen hepsi aklımızda hatta baş köşeye astığımız afişiyle belleğimizin içinde hayata dair bedel ödeyip ödememe üzerine geleceğe dair kaybolan hayaller ve umutlar üzerine derin düşünceler içerisine girer buluyoruz kendimizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar