bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- yorgun mermi vs nervio12
- hakkımda bilmeniz gerekenler13
- yoğurt mayalayan kızı üzmek5
- arkadaşlar çabuk bakın6
- uludağ sözlük partisi8
- uludağ sözlük discord grubu10
- ioçk4
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- nervio burak demirbilek evliliği10
- limonlu makarna9
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- diamond bosphorus16
- mentollü sigara3
- birader ne demek10
- bir kadına itaat etmekten zevk almak4
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- ismet gürbüz10
- yeni parti46
- tai lung18
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım6
- kız nick altı meriçleri13
- gocu meriç7
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- kılıçdaroğlu'nun malı götürenler sözü4
- sozlugun hafizasi6
- baş meriç7
- damarlı ayak4
- margarita lahmacun3
- as maca3
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- mehdi beklentisi5
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- nervio hamferdi4
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- kabataş görüntülerinin bu cuma yayınlanacak olması2
- yazma deyince yazılmasını isteyen kezban4
- blur3
- damarlı domates3
- deccal'in sozluge gelmesi4
- kemal kılıçdaroğlu12
- sevgiliye arkadan sarılmak3
- bana onu sormayin birader4
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
birgün gazetesinde karşılaşmalar bölümünde güncel konular üzerine çoğu zaman orta karar arada bir olmuş yazılar kotaran 1973 doğumlu yazar.
son yazısı bence olmuştur.
`http://birgun.net/yazi-go...artistler-olmez-1741.html`
özellikle şu paragraf çok şey anlatıyor çok.
''Emrah Serbes'in bahsettiği şu hüzünlü piçlere benziyordu ; ''bizim kuşak'', belki de özel televizyon değil de TRT çocuğu olmak bizi hüzünlü yapmıştı kim bilir, Kara Şimşek dizisi çıkacağı zaman oyuna ara verir, Ahmet Kaya duygusallığıyla sever, Pink Floyd 'la ruhumuzu kanatlandırırdık. Bizden önceki kuşağın hayallerini yaşamaya çalışıp duvara tosladığımız için belki de, felsefe ve şiirde aramıştık hakikatin panzehirini, deneysel ve yeni gördüğümüz her bir şeye çözüm bulma umuduyla sarılarak. Rock müziğin öncelikle bir yaşam tarzı olduğuna inanmıştık, aslında her şey bir yaşam tarzına dönüşebiliyordu bizim için, belki de o yüzden anlamını yitiriyordu çabucak. Das Kapital'i bırak, Hegel'in Tinin Görüngübilimi'ni bile okumaya azmetmiş olsak da, siyasi nedenlerden ya da ekmek parası derdinden, çoğumuz yarım bırakmak zorunda kalmıştı başladığı kitabı, okuduğu okulu, aşkını, hayallerini. Bir taraftan 90'ların karanlığında arkadaşlarımızı kaybetmiş, cezaevine girip çıkmış, hatta tanık olduğumuz şeylerden ötürü geleceğe dair hayaller kurmaktan, hayatta kalmış olmaktan dolayı, o gizli utanç da bırakmamıştı yakamızı. Özcan Alper'in Sonbahar filmini o yüzden başka bir gözle izlemişizdir mesela, filmdeki Yusuf 'a yakılan ağıt, başka türlü sızlatmıştır içimizi.''
evet, özcan alper'in sonbahar'ını başka bir gözle izlemek. yusuf'un ruh halinin gelgitlerinin dalgaların denize vurmasından beter olması hatta annesiyle iç yakan diyalogsuzluğu ve yusuf'a yakılan iç acıtan ağıt... hemen hepsi aklımızda hatta baş köşeye astığımız afişiyle belleğimizin içinde hayata dair bedel ödeyip ödememe üzerine geleceğe dair kaybolan hayaller ve umutlar üzerine derin düşünceler içerisine girer buluyoruz kendimizi.
son yazısı bence olmuştur.
`http://birgun.net/yazi-go...artistler-olmez-1741.html`
özellikle şu paragraf çok şey anlatıyor çok.
''Emrah Serbes'in bahsettiği şu hüzünlü piçlere benziyordu ; ''bizim kuşak'', belki de özel televizyon değil de TRT çocuğu olmak bizi hüzünlü yapmıştı kim bilir, Kara Şimşek dizisi çıkacağı zaman oyuna ara verir, Ahmet Kaya duygusallığıyla sever, Pink Floyd 'la ruhumuzu kanatlandırırdık. Bizden önceki kuşağın hayallerini yaşamaya çalışıp duvara tosladığımız için belki de, felsefe ve şiirde aramıştık hakikatin panzehirini, deneysel ve yeni gördüğümüz her bir şeye çözüm bulma umuduyla sarılarak. Rock müziğin öncelikle bir yaşam tarzı olduğuna inanmıştık, aslında her şey bir yaşam tarzına dönüşebiliyordu bizim için, belki de o yüzden anlamını yitiriyordu çabucak. Das Kapital'i bırak, Hegel'in Tinin Görüngübilimi'ni bile okumaya azmetmiş olsak da, siyasi nedenlerden ya da ekmek parası derdinden, çoğumuz yarım bırakmak zorunda kalmıştı başladığı kitabı, okuduğu okulu, aşkını, hayallerini. Bir taraftan 90'ların karanlığında arkadaşlarımızı kaybetmiş, cezaevine girip çıkmış, hatta tanık olduğumuz şeylerden ötürü geleceğe dair hayaller kurmaktan, hayatta kalmış olmaktan dolayı, o gizli utanç da bırakmamıştı yakamızı. Özcan Alper'in Sonbahar filmini o yüzden başka bir gözle izlemişizdir mesela, filmdeki Yusuf 'a yakılan ağıt, başka türlü sızlatmıştır içimizi.''
evet, özcan alper'in sonbahar'ını başka bir gözle izlemek. yusuf'un ruh halinin gelgitlerinin dalgaların denize vurmasından beter olması hatta annesiyle iç yakan diyalogsuzluğu ve yusuf'a yakılan iç acıtan ağıt... hemen hepsi aklımızda hatta baş köşeye astığımız afişiyle belleğimizin içinde hayata dair bedel ödeyip ödememe üzerine geleceğe dair kaybolan hayaller ve umutlar üzerine derin düşünceler içerisine girer buluyoruz kendimizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar