bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- toplumsal çürüme4
- gülşen in memeleri14
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam22
- gençlere tavsiyeler3
- tuborg ice4
- kızıl saçlılar5
- yeşil göz4
- mika raun vardı nerede şimdi7
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- ese dezze13
- jason voorhees vs michael myers2
- iyi parti2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- hamas denince akla gelenler11
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi2
- caitlin worthington3
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- michael myers in kız kardeşi2
- fie rose lindegaard2
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- hızlı ve çok okumak4
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- müslüman5
- tuborg içen erkek2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- verzeihung2
- orealia thomas2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- olga lombardo2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- entschuldigung2
- ben geldim naneler5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- erlik5
- nar taneleyen gelin adayı2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- adalet ve kalkınma partisi4
- cumhuriyet halk partisi3
- doçent maaşı vs işçi maaşı3
- kim cha eon9
- uludağ sözlük ai bot2
türkiye'de ilk kez 1995 yılında interstar'da gösterilmiş, beklenilen başarıyı yakalayamamış ancak yine de dönemin en iyi bilim kurgu- gerilim filmlerinden biridir.
--filmin konusu--
filmde bilgisayarda korku oyunları oynamayı seven ancak artık hiçbir oyunun onu etkileyemeyeceğini düşünen micheal'ın (edward furlong) en iyi arkadaşının, onu yeni bir oyunla tanıştırmasıyla gelişen olaylar anlatılıyor.yıllar önce geçirdiği trafik kazasında annesini kaybeden ve bacagı sakat kalan micheal karşı komşunun kızına aşıktır ve onu gizlice gözetlemektedir. film boyunca etrafında babasını ya da herhangi bir yetişkini göremeyiz. kurduğu tek yakın ilişki en iyi arkadaşıyladır ki filmin sonlarına doğru trickster'ın baskılarına dayanamayıp onu bile öldürür.
--filmin konusu--
devamında çok açık bir şekilde filmin konusu anlatılıyor. izlemediyseniz okumayın.
-alıntı--
Benim gibi bilgisayar oyunlarının tüm evrimine şahit olmuş yaşıtlarım için de ayrı bir seyir zevkine sahip Brainscan'de Furlong'un can verdiği Michael Bower karakteri hayattan kendini fazlası ile dışlamış, karşı komşu kızını kesmekten başka bir cinsel deneyimi olmayan, kayıp kuşağın kayıp karakterlerinden biridir. Çöp film, Heavy Metal ve bilgisayar oyunları gibi bu tür karakterlere çokca yakıştırılan zevkleri bulunan Michael bir gün yeni bir tür oyunla karşılaşır. Oyun kişiyi hipnotize edip oyuncuyu bir seri katilin yerine koymakta ve ona çeşitli görevler vererek başarmasına yardımcı olmaktadır. Bunun için de oyunun Trickster(T. Ryder Smith) adlı bir eğitmeni vardır. Oyun kişinin beyninde oynandığı için Michael'in bildiği yerlerde geçmektedir. ilk oyununda Michael komşunun evine girer ve hafif hafif komşusunu doğrayarak ayağını da anı olsun diye alıp buzdolabına saklar. Ancak her şeyin oyun olduğunu düşünen Michael sabah kalktığında karşı komşusunun gerçekten öldürüldüğünü görecek ve buzdolabında da gerçekten de kesik ayağı bulacaktır. Polisin de iz üstünde olduğunu bilen Michael tek kurtuluşunun tekrar oyuna girerek Trickster'ın yardımları ile olaylardan kurtulmak olduğunu düşünse de zaman içinde işler daha da içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.
Brainscan aslında vermesi gerektiği gerilimi fazlaca veremeyen bir yapım olmasına rağmen mekan tasarımlarını ve hayal gücünü gösterme bakımından zamanı için başarılıdır. Daha kimsede cd player (dönergeç sürücüsü mü deseydim?) yokken Michael'ın bilgisayarının ilk cd playerlardan birine sahip olması( o zaman şimdiki gibi değildir sistem, cd bir kutunun içinde disket gibi playerın içine sokulur), odasındaki teknoloji harikası bilgisayarına bağlı sesle kontrol edilen igor( grotesk bir şekle bürünmüş notre damın kamburu gibi bir karakterdir), ya da en stresli anında koltuğuna kurulup koltuğun içindeki hoparlörleri açıp gaz heavy metal parçalar dinlemesi gibi yıllar sonra ancak ortaya çıkabilen teknolojileri bu filmde görmek mümkündür.
Bir diğer nokta da Michael'ın cinayet işlemeye başladıktan sonra geçirdiği değişimin başarı ile yansıtılmış olması. Kaybedenler kulübü'nün ilk üyelerinden gibi duran Michael'ın yavaş yavaş kendine güven kazanması ve şiddeti tattıktan sonraki deli cesaretini gerçek hayatına da yansıtmaya başlaması filme bir alt metin oluşturmaktadır. Gerçekle hayal arasında gidip geldiği uzun bir uyanma sahnesi ise seyirciyi ters köşe yatırmak için koyulmuştur. Michael sürekli olarak bir kabustan uyanır gibi bağırarak yataktan tekrar tekrar kalktığı bu sahne filmin de başarısında en büyük pay sahibi oluyor. *
--alıntı--
--filmin konusu--
filmde bilgisayarda korku oyunları oynamayı seven ancak artık hiçbir oyunun onu etkileyemeyeceğini düşünen micheal'ın (edward furlong) en iyi arkadaşının, onu yeni bir oyunla tanıştırmasıyla gelişen olaylar anlatılıyor.yıllar önce geçirdiği trafik kazasında annesini kaybeden ve bacagı sakat kalan micheal karşı komşunun kızına aşıktır ve onu gizlice gözetlemektedir. film boyunca etrafında babasını ya da herhangi bir yetişkini göremeyiz. kurduğu tek yakın ilişki en iyi arkadaşıyladır ki filmin sonlarına doğru trickster'ın baskılarına dayanamayıp onu bile öldürür.
--filmin konusu--
devamında çok açık bir şekilde filmin konusu anlatılıyor. izlemediyseniz okumayın.
-alıntı--
Benim gibi bilgisayar oyunlarının tüm evrimine şahit olmuş yaşıtlarım için de ayrı bir seyir zevkine sahip Brainscan'de Furlong'un can verdiği Michael Bower karakteri hayattan kendini fazlası ile dışlamış, karşı komşu kızını kesmekten başka bir cinsel deneyimi olmayan, kayıp kuşağın kayıp karakterlerinden biridir. Çöp film, Heavy Metal ve bilgisayar oyunları gibi bu tür karakterlere çokca yakıştırılan zevkleri bulunan Michael bir gün yeni bir tür oyunla karşılaşır. Oyun kişiyi hipnotize edip oyuncuyu bir seri katilin yerine koymakta ve ona çeşitli görevler vererek başarmasına yardımcı olmaktadır. Bunun için de oyunun Trickster(T. Ryder Smith) adlı bir eğitmeni vardır. Oyun kişinin beyninde oynandığı için Michael'in bildiği yerlerde geçmektedir. ilk oyununda Michael komşunun evine girer ve hafif hafif komşusunu doğrayarak ayağını da anı olsun diye alıp buzdolabına saklar. Ancak her şeyin oyun olduğunu düşünen Michael sabah kalktığında karşı komşusunun gerçekten öldürüldüğünü görecek ve buzdolabında da gerçekten de kesik ayağı bulacaktır. Polisin de iz üstünde olduğunu bilen Michael tek kurtuluşunun tekrar oyuna girerek Trickster'ın yardımları ile olaylardan kurtulmak olduğunu düşünse de zaman içinde işler daha da içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.
Brainscan aslında vermesi gerektiği gerilimi fazlaca veremeyen bir yapım olmasına rağmen mekan tasarımlarını ve hayal gücünü gösterme bakımından zamanı için başarılıdır. Daha kimsede cd player (dönergeç sürücüsü mü deseydim?) yokken Michael'ın bilgisayarının ilk cd playerlardan birine sahip olması( o zaman şimdiki gibi değildir sistem, cd bir kutunun içinde disket gibi playerın içine sokulur), odasındaki teknoloji harikası bilgisayarına bağlı sesle kontrol edilen igor( grotesk bir şekle bürünmüş notre damın kamburu gibi bir karakterdir), ya da en stresli anında koltuğuna kurulup koltuğun içindeki hoparlörleri açıp gaz heavy metal parçalar dinlemesi gibi yıllar sonra ancak ortaya çıkabilen teknolojileri bu filmde görmek mümkündür.
Bir diğer nokta da Michael'ın cinayet işlemeye başladıktan sonra geçirdiği değişimin başarı ile yansıtılmış olması. Kaybedenler kulübü'nün ilk üyelerinden gibi duran Michael'ın yavaş yavaş kendine güven kazanması ve şiddeti tattıktan sonraki deli cesaretini gerçek hayatına da yansıtmaya başlaması filme bir alt metin oluşturmaktadır. Gerçekle hayal arasında gidip geldiği uzun bir uyanma sahnesi ise seyirciyi ters köşe yatırmak için koyulmuştur. Michael sürekli olarak bir kabustan uyanır gibi bağırarak yataktan tekrar tekrar kalktığı bu sahne filmin de başarısında en büyük pay sahibi oluyor. *
--alıntı--
1994 yapımı bilim-kurgu filmi. Filmi bilenler "tarayıcı" veya "beyin tarayıcı" olarak hatırlarlar.
http://www.imdb.com/title/tt0109327/
http://www.imdb.com/title/tt0109327/
(bkz: igor)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar