bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam13
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği6
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi5
- sobaları hazırlayın6
- terapi niteliğindeki şeyler13
- tinto brass4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi3
- mika kase3
- eoka'nın amacı2
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- türklerin özellikleri5
- mika raun vardı nerede şimdi2
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir4
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- o 8 0 diyen biri vardı5
- cumali ceber2
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- sözlükte kim kimle sevgili27
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- sandra bullock4
- ilhan irem dinleyen erkek2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- nervio43
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- votka2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- tulumba tatlısı2
- sözlüğün en şık erkeği12
- fenerbahçeli yazarlar8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- aşk10
- kışın gelmesi2
- arabada sakso4
- iyi menemenin sırrı7
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- soğuk sabah2
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- iyi memenin sırrı7
türkiye'de ilk kez 1995 yılında interstar'da gösterilmiş, beklenilen başarıyı yakalayamamış ancak yine de dönemin en iyi bilim kurgu- gerilim filmlerinden biridir.
--filmin konusu--
filmde bilgisayarda korku oyunları oynamayı seven ancak artık hiçbir oyunun onu etkileyemeyeceğini düşünen micheal'ın (edward furlong) en iyi arkadaşının, onu yeni bir oyunla tanıştırmasıyla gelişen olaylar anlatılıyor.yıllar önce geçirdiği trafik kazasında annesini kaybeden ve bacagı sakat kalan micheal karşı komşunun kızına aşıktır ve onu gizlice gözetlemektedir. film boyunca etrafında babasını ya da herhangi bir yetişkini göremeyiz. kurduğu tek yakın ilişki en iyi arkadaşıyladır ki filmin sonlarına doğru trickster'ın baskılarına dayanamayıp onu bile öldürür.
--filmin konusu--
devamında çok açık bir şekilde filmin konusu anlatılıyor. izlemediyseniz okumayın.
-alıntı--
Benim gibi bilgisayar oyunlarının tüm evrimine şahit olmuş yaşıtlarım için de ayrı bir seyir zevkine sahip Brainscan'de Furlong'un can verdiği Michael Bower karakteri hayattan kendini fazlası ile dışlamış, karşı komşu kızını kesmekten başka bir cinsel deneyimi olmayan, kayıp kuşağın kayıp karakterlerinden biridir. Çöp film, Heavy Metal ve bilgisayar oyunları gibi bu tür karakterlere çokca yakıştırılan zevkleri bulunan Michael bir gün yeni bir tür oyunla karşılaşır. Oyun kişiyi hipnotize edip oyuncuyu bir seri katilin yerine koymakta ve ona çeşitli görevler vererek başarmasına yardımcı olmaktadır. Bunun için de oyunun Trickster(T. Ryder Smith) adlı bir eğitmeni vardır. Oyun kişinin beyninde oynandığı için Michael'in bildiği yerlerde geçmektedir. ilk oyununda Michael komşunun evine girer ve hafif hafif komşusunu doğrayarak ayağını da anı olsun diye alıp buzdolabına saklar. Ancak her şeyin oyun olduğunu düşünen Michael sabah kalktığında karşı komşusunun gerçekten öldürüldüğünü görecek ve buzdolabında da gerçekten de kesik ayağı bulacaktır. Polisin de iz üstünde olduğunu bilen Michael tek kurtuluşunun tekrar oyuna girerek Trickster'ın yardımları ile olaylardan kurtulmak olduğunu düşünse de zaman içinde işler daha da içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.
Brainscan aslında vermesi gerektiği gerilimi fazlaca veremeyen bir yapım olmasına rağmen mekan tasarımlarını ve hayal gücünü gösterme bakımından zamanı için başarılıdır. Daha kimsede cd player (dönergeç sürücüsü mü deseydim?) yokken Michael'ın bilgisayarının ilk cd playerlardan birine sahip olması( o zaman şimdiki gibi değildir sistem, cd bir kutunun içinde disket gibi playerın içine sokulur), odasındaki teknoloji harikası bilgisayarına bağlı sesle kontrol edilen igor( grotesk bir şekle bürünmüş notre damın kamburu gibi bir karakterdir), ya da en stresli anında koltuğuna kurulup koltuğun içindeki hoparlörleri açıp gaz heavy metal parçalar dinlemesi gibi yıllar sonra ancak ortaya çıkabilen teknolojileri bu filmde görmek mümkündür.
Bir diğer nokta da Michael'ın cinayet işlemeye başladıktan sonra geçirdiği değişimin başarı ile yansıtılmış olması. Kaybedenler kulübü'nün ilk üyelerinden gibi duran Michael'ın yavaş yavaş kendine güven kazanması ve şiddeti tattıktan sonraki deli cesaretini gerçek hayatına da yansıtmaya başlaması filme bir alt metin oluşturmaktadır. Gerçekle hayal arasında gidip geldiği uzun bir uyanma sahnesi ise seyirciyi ters köşe yatırmak için koyulmuştur. Michael sürekli olarak bir kabustan uyanır gibi bağırarak yataktan tekrar tekrar kalktığı bu sahne filmin de başarısında en büyük pay sahibi oluyor. *
--alıntı--
--filmin konusu--
filmde bilgisayarda korku oyunları oynamayı seven ancak artık hiçbir oyunun onu etkileyemeyeceğini düşünen micheal'ın (edward furlong) en iyi arkadaşının, onu yeni bir oyunla tanıştırmasıyla gelişen olaylar anlatılıyor.yıllar önce geçirdiği trafik kazasında annesini kaybeden ve bacagı sakat kalan micheal karşı komşunun kızına aşıktır ve onu gizlice gözetlemektedir. film boyunca etrafında babasını ya da herhangi bir yetişkini göremeyiz. kurduğu tek yakın ilişki en iyi arkadaşıyladır ki filmin sonlarına doğru trickster'ın baskılarına dayanamayıp onu bile öldürür.
--filmin konusu--
devamında çok açık bir şekilde filmin konusu anlatılıyor. izlemediyseniz okumayın.
-alıntı--
Benim gibi bilgisayar oyunlarının tüm evrimine şahit olmuş yaşıtlarım için de ayrı bir seyir zevkine sahip Brainscan'de Furlong'un can verdiği Michael Bower karakteri hayattan kendini fazlası ile dışlamış, karşı komşu kızını kesmekten başka bir cinsel deneyimi olmayan, kayıp kuşağın kayıp karakterlerinden biridir. Çöp film, Heavy Metal ve bilgisayar oyunları gibi bu tür karakterlere çokca yakıştırılan zevkleri bulunan Michael bir gün yeni bir tür oyunla karşılaşır. Oyun kişiyi hipnotize edip oyuncuyu bir seri katilin yerine koymakta ve ona çeşitli görevler vererek başarmasına yardımcı olmaktadır. Bunun için de oyunun Trickster(T. Ryder Smith) adlı bir eğitmeni vardır. Oyun kişinin beyninde oynandığı için Michael'in bildiği yerlerde geçmektedir. ilk oyununda Michael komşunun evine girer ve hafif hafif komşusunu doğrayarak ayağını da anı olsun diye alıp buzdolabına saklar. Ancak her şeyin oyun olduğunu düşünen Michael sabah kalktığında karşı komşusunun gerçekten öldürüldüğünü görecek ve buzdolabında da gerçekten de kesik ayağı bulacaktır. Polisin de iz üstünde olduğunu bilen Michael tek kurtuluşunun tekrar oyuna girerek Trickster'ın yardımları ile olaylardan kurtulmak olduğunu düşünse de zaman içinde işler daha da içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.
Brainscan aslında vermesi gerektiği gerilimi fazlaca veremeyen bir yapım olmasına rağmen mekan tasarımlarını ve hayal gücünü gösterme bakımından zamanı için başarılıdır. Daha kimsede cd player (dönergeç sürücüsü mü deseydim?) yokken Michael'ın bilgisayarının ilk cd playerlardan birine sahip olması( o zaman şimdiki gibi değildir sistem, cd bir kutunun içinde disket gibi playerın içine sokulur), odasındaki teknoloji harikası bilgisayarına bağlı sesle kontrol edilen igor( grotesk bir şekle bürünmüş notre damın kamburu gibi bir karakterdir), ya da en stresli anında koltuğuna kurulup koltuğun içindeki hoparlörleri açıp gaz heavy metal parçalar dinlemesi gibi yıllar sonra ancak ortaya çıkabilen teknolojileri bu filmde görmek mümkündür.
Bir diğer nokta da Michael'ın cinayet işlemeye başladıktan sonra geçirdiği değişimin başarı ile yansıtılmış olması. Kaybedenler kulübü'nün ilk üyelerinden gibi duran Michael'ın yavaş yavaş kendine güven kazanması ve şiddeti tattıktan sonraki deli cesaretini gerçek hayatına da yansıtmaya başlaması filme bir alt metin oluşturmaktadır. Gerçekle hayal arasında gidip geldiği uzun bir uyanma sahnesi ise seyirciyi ters köşe yatırmak için koyulmuştur. Michael sürekli olarak bir kabustan uyanır gibi bağırarak yataktan tekrar tekrar kalktığı bu sahne filmin de başarısında en büyük pay sahibi oluyor. *
--alıntı--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar