bugün
- meal kuran değildir23
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi6
- velvet13
- kendini anlatamamak6
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin3
- bilmediğin dilde film dizi izlemek2
- memiktolar da tombiktoymuş3
- bir kızı reddedebilen erkek2
- kız arkadaş kiralamak8
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak3
- edebiyatçı ressam asuman soydan atasayar2
- hızlı ve öfkeli de oynamak için kel mi olmak lazım2
- crocs giyen erkek2
- uçan spagetti canavarının kutsal kitabı3
- kemal kılıçdaroğlu7
- iremga11
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- beni tanıdılar siz kaçın3
- kadın yazarların daha çok beğeni alması3
- libidonuz yükselince ne yapıyorsunuz3
- sanattan anlayan erkek2
- seri gizli artı oy veren melek5
- danimarka da askerlik süresinin 11 aya çıkarılması4
- afrika nasıl kalkınabilir15
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- sözlüğe yazma nedenleri2
- obsession film2
- kocasını döven kadın3
- son harfi uzatarak yazmak3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici27
- uygulamadan market siparişi vermek3
- bir dakikada yapılacak güzel yemekler4
- had bildirmek7
- artuklu ünv tespih tasarımı ve imalatı bölümü3
- murphy kanunları2
- neden bu kadar sıkıcısınız lan2
- sigarayı bırakmak4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- 8 ayda 20 nin üzerinde teklif alan erkek4
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- pos bozuk ibanıma at diyen esnaf2
- tahir sarıkaya2
- maliye baskını yemiş esnaf çaresizliği2
- gitarın sesinin bağlamadan yumuşak olması3
- kadınların acımasız olması2
- enel hak6
- gammazların korkutma taktiği2
- arkadaşlar sizce nasıl olmuş3
- çocuk2
- hak mezheplerin hak olduğunu kim söylüyor3
türkiye'de ilk kez 1995 yılında interstar'da gösterilmiş, beklenilen başarıyı yakalayamamış ancak yine de dönemin en iyi bilim kurgu- gerilim filmlerinden biridir.
--filmin konusu--
filmde bilgisayarda korku oyunları oynamayı seven ancak artık hiçbir oyunun onu etkileyemeyeceğini düşünen micheal'ın (edward furlong) en iyi arkadaşının, onu yeni bir oyunla tanıştırmasıyla gelişen olaylar anlatılıyor.yıllar önce geçirdiği trafik kazasında annesini kaybeden ve bacagı sakat kalan micheal karşı komşunun kızına aşıktır ve onu gizlice gözetlemektedir. film boyunca etrafında babasını ya da herhangi bir yetişkini göremeyiz. kurduğu tek yakın ilişki en iyi arkadaşıyladır ki filmin sonlarına doğru trickster'ın baskılarına dayanamayıp onu bile öldürür.
--filmin konusu--
devamında çok açık bir şekilde filmin konusu anlatılıyor. izlemediyseniz okumayın.
-alıntı--
Benim gibi bilgisayar oyunlarının tüm evrimine şahit olmuş yaşıtlarım için de ayrı bir seyir zevkine sahip Brainscan'de Furlong'un can verdiği Michael Bower karakteri hayattan kendini fazlası ile dışlamış, karşı komşu kızını kesmekten başka bir cinsel deneyimi olmayan, kayıp kuşağın kayıp karakterlerinden biridir. Çöp film, Heavy Metal ve bilgisayar oyunları gibi bu tür karakterlere çokca yakıştırılan zevkleri bulunan Michael bir gün yeni bir tür oyunla karşılaşır. Oyun kişiyi hipnotize edip oyuncuyu bir seri katilin yerine koymakta ve ona çeşitli görevler vererek başarmasına yardımcı olmaktadır. Bunun için de oyunun Trickster(T. Ryder Smith) adlı bir eğitmeni vardır. Oyun kişinin beyninde oynandığı için Michael'in bildiği yerlerde geçmektedir. ilk oyununda Michael komşunun evine girer ve hafif hafif komşusunu doğrayarak ayağını da anı olsun diye alıp buzdolabına saklar. Ancak her şeyin oyun olduğunu düşünen Michael sabah kalktığında karşı komşusunun gerçekten öldürüldüğünü görecek ve buzdolabında da gerçekten de kesik ayağı bulacaktır. Polisin de iz üstünde olduğunu bilen Michael tek kurtuluşunun tekrar oyuna girerek Trickster'ın yardımları ile olaylardan kurtulmak olduğunu düşünse de zaman içinde işler daha da içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.
Brainscan aslında vermesi gerektiği gerilimi fazlaca veremeyen bir yapım olmasına rağmen mekan tasarımlarını ve hayal gücünü gösterme bakımından zamanı için başarılıdır. Daha kimsede cd player (dönergeç sürücüsü mü deseydim?) yokken Michael'ın bilgisayarının ilk cd playerlardan birine sahip olması( o zaman şimdiki gibi değildir sistem, cd bir kutunun içinde disket gibi playerın içine sokulur), odasındaki teknoloji harikası bilgisayarına bağlı sesle kontrol edilen igor( grotesk bir şekle bürünmüş notre damın kamburu gibi bir karakterdir), ya da en stresli anında koltuğuna kurulup koltuğun içindeki hoparlörleri açıp gaz heavy metal parçalar dinlemesi gibi yıllar sonra ancak ortaya çıkabilen teknolojileri bu filmde görmek mümkündür.
Bir diğer nokta da Michael'ın cinayet işlemeye başladıktan sonra geçirdiği değişimin başarı ile yansıtılmış olması. Kaybedenler kulübü'nün ilk üyelerinden gibi duran Michael'ın yavaş yavaş kendine güven kazanması ve şiddeti tattıktan sonraki deli cesaretini gerçek hayatına da yansıtmaya başlaması filme bir alt metin oluşturmaktadır. Gerçekle hayal arasında gidip geldiği uzun bir uyanma sahnesi ise seyirciyi ters köşe yatırmak için koyulmuştur. Michael sürekli olarak bir kabustan uyanır gibi bağırarak yataktan tekrar tekrar kalktığı bu sahne filmin de başarısında en büyük pay sahibi oluyor. *
--alıntı--
--filmin konusu--
filmde bilgisayarda korku oyunları oynamayı seven ancak artık hiçbir oyunun onu etkileyemeyeceğini düşünen micheal'ın (edward furlong) en iyi arkadaşının, onu yeni bir oyunla tanıştırmasıyla gelişen olaylar anlatılıyor.yıllar önce geçirdiği trafik kazasında annesini kaybeden ve bacagı sakat kalan micheal karşı komşunun kızına aşıktır ve onu gizlice gözetlemektedir. film boyunca etrafında babasını ya da herhangi bir yetişkini göremeyiz. kurduğu tek yakın ilişki en iyi arkadaşıyladır ki filmin sonlarına doğru trickster'ın baskılarına dayanamayıp onu bile öldürür.
--filmin konusu--
devamında çok açık bir şekilde filmin konusu anlatılıyor. izlemediyseniz okumayın.
-alıntı--
Benim gibi bilgisayar oyunlarının tüm evrimine şahit olmuş yaşıtlarım için de ayrı bir seyir zevkine sahip Brainscan'de Furlong'un can verdiği Michael Bower karakteri hayattan kendini fazlası ile dışlamış, karşı komşu kızını kesmekten başka bir cinsel deneyimi olmayan, kayıp kuşağın kayıp karakterlerinden biridir. Çöp film, Heavy Metal ve bilgisayar oyunları gibi bu tür karakterlere çokca yakıştırılan zevkleri bulunan Michael bir gün yeni bir tür oyunla karşılaşır. Oyun kişiyi hipnotize edip oyuncuyu bir seri katilin yerine koymakta ve ona çeşitli görevler vererek başarmasına yardımcı olmaktadır. Bunun için de oyunun Trickster(T. Ryder Smith) adlı bir eğitmeni vardır. Oyun kişinin beyninde oynandığı için Michael'in bildiği yerlerde geçmektedir. ilk oyununda Michael komşunun evine girer ve hafif hafif komşusunu doğrayarak ayağını da anı olsun diye alıp buzdolabına saklar. Ancak her şeyin oyun olduğunu düşünen Michael sabah kalktığında karşı komşusunun gerçekten öldürüldüğünü görecek ve buzdolabında da gerçekten de kesik ayağı bulacaktır. Polisin de iz üstünde olduğunu bilen Michael tek kurtuluşunun tekrar oyuna girerek Trickster'ın yardımları ile olaylardan kurtulmak olduğunu düşünse de zaman içinde işler daha da içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.
Brainscan aslında vermesi gerektiği gerilimi fazlaca veremeyen bir yapım olmasına rağmen mekan tasarımlarını ve hayal gücünü gösterme bakımından zamanı için başarılıdır. Daha kimsede cd player (dönergeç sürücüsü mü deseydim?) yokken Michael'ın bilgisayarının ilk cd playerlardan birine sahip olması( o zaman şimdiki gibi değildir sistem, cd bir kutunun içinde disket gibi playerın içine sokulur), odasındaki teknoloji harikası bilgisayarına bağlı sesle kontrol edilen igor( grotesk bir şekle bürünmüş notre damın kamburu gibi bir karakterdir), ya da en stresli anında koltuğuna kurulup koltuğun içindeki hoparlörleri açıp gaz heavy metal parçalar dinlemesi gibi yıllar sonra ancak ortaya çıkabilen teknolojileri bu filmde görmek mümkündür.
Bir diğer nokta da Michael'ın cinayet işlemeye başladıktan sonra geçirdiği değişimin başarı ile yansıtılmış olması. Kaybedenler kulübü'nün ilk üyelerinden gibi duran Michael'ın yavaş yavaş kendine güven kazanması ve şiddeti tattıktan sonraki deli cesaretini gerçek hayatına da yansıtmaya başlaması filme bir alt metin oluşturmaktadır. Gerçekle hayal arasında gidip geldiği uzun bir uyanma sahnesi ise seyirciyi ters köşe yatırmak için koyulmuştur. Michael sürekli olarak bir kabustan uyanır gibi bağırarak yataktan tekrar tekrar kalktığı bu sahne filmin de başarısında en büyük pay sahibi oluyor. *
--alıntı--
1994 yapımı bilim-kurgu filmi. Filmi bilenler "tarayıcı" veya "beyin tarayıcı" olarak hatırlarlar.
http://www.imdb.com/title/tt0109327/
http://www.imdb.com/title/tt0109327/
(bkz: igor)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar