1. 25.
    "bilinse aşk-ı mutlak kimse olmaz izzetâ âşık
    koyup nâmın muhabbet hüsn-i ta’bîr eylemişlerdir"

    (bkz: keçecizâde izzet molla)

    (mutlak aşkın ne olduğu bilinse ortada aşık falan kalmaz, -insanlar küçük duygu ve eğilimlerine- güzel bir tabirle muhabbet adını vermişler.)
    1 ... alavetli
  2. 24.
    sâye-i cehlinde nâdân dâimâ âsûde-hâl
    cây-ı râhat bulamaz dânâ çeker derd ü taab

    (bkz: şeyhülislam yahya)

    (cahil, cehalet gölgesinde rahat bir haldedir. bilgili ise dinlenecek yer bile bulamaz, hep dert ve yorgunluk çeker.)
    1 ... alavetli
  3. 23.
    der-neyâbed hâl-i puhte hîç hâm
    pes suhan kûtâh bâyed ve’s-selâm

    (ruhen yükselmemiş, ham kalmış kişi, yetişkin, olgun kişinin hâlinden anlamaz. 
    öyle ise sözü kısa kesmek gerektir, vesselâm.)

    mevlânâ/
    2 ... alavetli
  4. 22.
    Aşket resed be feryâd er hod besân-i Hâfiz
    Kur’ân zi ber behânî der çârdeh rivâyet

    (Hâfiz gibi Kur’ân’ı on dört rivayet üzerinden
    ezbere okusan dahi, imdadına ancak aşkın koşar.)

    Hafız-ı Şirazi/
    ... alavetli
  5. 21.
    yüzünün hayâli göz gülşenine uğrayınca gönül bakmak için göz penceresine gelir.

    hâfız/ 349. gazel.
    1 ... alavetli
  6. 20.
    Ez-to hem beched to dil ber-vey me-nih
    Pîş ez-ân gû bechet ez-vey to becih

    (Dünya sana da vefalı olmaz, seni de terk edip gider; ona meyletme.
    O senden vazgeçmeden, sen ondan vazgeçmeye çalış)

    mevlana/
    6 ... semaatsiz
  7. 19.
    fikr-i müstakbel ü maziyi bırak ârif isen
    böyledir hâl-i zaman, bir var imiş bir yoğ imiş

    (EĞER ARiF iSEN BIRAK GEÇMiŞ VE GELECEK ENDiŞESiNi
    ZAMANIN HALi BÖYLEDiR, BiR VARMIŞ BiR YOKMUŞ)

    (bkz: koca ragıp paşa)
    4 ... semaatsiz
  8. 18.
    her rind bu bezmin nedir encâmı bilir
    dünyâmızı nâ-gâh zalâm örtebilir
    bir bitmeyecek şevk verirken beste
    bir tel kopar âheng ebediyyen kesilir

    (bkz: yahya kemal beyatlı)

    (üstadın rind dediği kimse gönül eridir, kalenderdir. gönül eri odur ki, dünya meclisin nedir? yolun başını bilir sonunu bilir.

    dünyamızı ansızın karanlık örtebilir, sözünde ise hususen bir anlamla ele alır ki, dünyamızdan kasıt herkesin kendi iç alemidir. (bkz: insan alemden bir surettir)

    bestemiz çalar, şevke dalar insan! hiç bitmeyecekmiş gibi keyfinden keyif bulur. insanın bu dünyadaki hayatıda böyledir, hiç bitmeyecekmiş gibi yaşar ve dalar hayatın hengamesi içine...

    ve o çalan beste en güzel yerinden kopar... alemde ahenk vardır. her şey ahenk içinde akar ve yolunu bulur! ama o da ne? insanın ahengi ebediyyen kopar. üz-er hepimizi...)

    bir insanın hayatının seyri böyle devran eylerken, şairimiz 2. dizede uyarır bizi nâ-gâh zalâm örtebilir bu şevketli hülyada... ölümün soğukluğu ve yaşamın sıcaklığını hatırlatır bize yahya kemal. hayatın neden değerli olduğunu zıttıyla birlikte tekerrürle izah eder, karamsarlık yüklemez tam aksi der ki;

    birçok gidenin her biri memnun ki yerinden, birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

    bonus;

    Ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde,
    Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
    Ve serin serviler altında kalan kabrinde
    Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.
    6 ... semaatsiz
  9. 17.
    Hoş hırâmân mî-revî ey cân-ı cân bî-men me-rov
    Ey hayât-ı dûstân der-bûstân bî-men me-rov

    (Ey canımın canı! Beni bırakıp böyle salına salına gidiyorsun.
    Ey dostların canına can katan! Gül bahçesine bensiz gitme, istemem)

    Mevlânâ/
    9 ... semaatsiz
  10. 16.
    ba'd-ı nevmidî besî ümmid hâst
    ez-pes-i zulmet besî hurşid hâst

    (ümitsizlikten sonra nice ümitler var...
    karanlığın ardında nice güneşler var!)

    hüdâvendigâr/
    7 ... semaatsiz