1. 19.
    fikr-i müstakbel ü maziyi bırak ârif isen
    böyledir hâl-i zaman, bir var imiş bir yoğ imiş

    (EĞER ARiF iSEN BIRAK GEÇMiŞ VE GELECEK ENDiŞESiNi
    ZAMANIN HALi BÖYLEDiR, BiR VARMIŞ BiR YOKMUŞ)

    (bkz: koca ragıp paşa)
    4 ... semaatsiz
  2. 18.
    her rind bu bezmin nedir encâmı bilir
    dünyâmızı nâ-gâh zalâm örtebilir
    bir bitmeyecek şevk verirken beste
    bir tel kopar âheng ebediyyen kesilir

    (bkz: yahya kemal beyatlı)

    (üstadın rind dediği kimse gönül eridir, kalenderdir. gönül eri odur ki, dünya meclisin nedir? yolun başını bilir sonunu bilir.

    dünyamızı ansızın karanlık örtebilir, sözünde ise hususen bir anlamla ele alır ki, dünyamızdan kasıt herkesin kendi iç alemidir. (bkz: insan alemden bir surettir)

    bestemiz çalar, şevke dalar insan! hiç bitmeyecekmiş gibi keyfinden keyif bulur. insanın bu dünyadaki hayatıda böyledir, hiç bitmeyecekmiş gibi yaşar ve dalar hayatın hengamesi içine...

    ve o çalan beste en güzel yerinden kopar... alemde ahenk vardır. her şey ahenk içinde akar ve yolunu bulur! ama o da ne? insanın ahengi ebediyyen kopar. üz-er hepimizi...)

    bir insanın hayatının seyri böyle devran eylerken, şairimiz 2. dizede uyarır bizi nâ-gâh zalâm örtebilir bu şevketli hülyada... ölümün soğukluğu ve yaşamın sıcaklığını hatırlatır bize yahya kemal. hayatın neden değerli olduğunu zıttıyla birlikte tekerrürle izah eder, karamsarlık yüklemez tam aksi der ki;

    birçok gidenin her biri memnun ki yerinden, birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

    bonus;

    Ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde,
    Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
    Ve serin serviler altında kalan kabrinde
    Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.
    6 ... semaatsiz
  3. 17.
    Hoş hırâmân mî-revî ey cân-ı cân bî-men me-rov
    Ey hayât-ı dûstân der-bûstân bî-men me-rov

    (Ey canımın canı! Beni bırakıp böyle salına salına gidiyorsun.
    Ey dostların canına can katan! Gül bahçesine bensiz gitme, istemem)

    Mevlânâ/
    9 ... semaatsiz
  4. 16.
    ba'd-ı nevmidî besî ümmid hâst
    ez-pes-i zulmet besî hurşid hâst

    (ümitsizlikten sonra nice ümitler var...
    karanlığın ardında nice güneşler var!)

    hüdâvendigâr/
    7 ... semaatsiz
  5. 15.
    eyyâm-i gul çu omr be reften şitâb kerd
    sâkî be dovr-i bâde-i gul-gûn şitâb kun

    hâfız-ı şirâzî/

    (geçmekte gül mevsimi, ömür gibi aceleyle
    saki, gül renkli şarabı döndürmede aceleyle)
    6 ... semaatsiz
  6. 14.
    istanbul'dan ankara'ya giderken kahvaltı yaptığım yer geldi aklıma. Kahvaltısı güzeldir.
    -2 ... mr wednesday
  7. 13.
    Berceste deyince aklıma Bolu'daki berceste geliyor.

    Her an önceliğim yemektir arkadaşlar. Beni şu dünyada mutlu eden tek şey.
    3 -1 ... the compass
  8. 12.
    Âvâzeyi bu ‘âleme Dâvûd gibi sal
    Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

    (bkz: Baki)

    beyitleri severim, hele ki bu dizeler bana beni hatırlatıyor bilenler bilir, insan her zaman yaşadığı bir sürelik kısımda hayırla yad edilecek eserler bırakması ancak "hoş bir sada" ile (güzel olan ile) mümkündür, bu kubbeye(sözlükte) de hoş sada bırakmış isem ne mutlu bana, kendinize iyi bakın efendim...

    iyi geceler!
    9 ... semaatsiz
  9. 11.
    Yok dilimden anlayan bir hemdemim, bir mahremim
    Sanki zât-i pâk-i Hakk'la olmuşum râ'nâ garîb

    Abdülbaki Gölpınarlı
    2 ... tekebeyi
  10. 10.
    cân ü ten oldukça benden derd ü dâğ eksik değil
    çıksa cân hâk olsa ten ne cân gerek ne ten bana

    (canım ve tenim var oldukça benden dert ve aşk yarası eksik olmaz. 
    canım çıksa tenim toprak olsa daha iyi. çünkü bana ne can ne de ten gerekir.)

    (bkz: fuzuli)

    aşk yarası budur işte, can feda, dedirtir...
    6 ... semaatsiz