bugün
- jaws filmindeki sikko balik4
- iltica21
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı21
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- yalnız yaşamak4
- doğru don seçimi3
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- oktay saral5
- galatasaray fenerbahçe derbisinde 407 randevu2
- kabine'nin beştepe de toplanması2
- nev ölmüş başımız sağ olsun2
- sözlüğün kraliçesi5
- sözlüğün kralı5
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- forma7
- metamfetamin7
- evlenmek3
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- ırak5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- asansörde konuşmama kuralı3
- gece gece kokoreç gömmek7
- salçalı makarna10
- ayağı şiir kokan kadın6
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- umman4
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- betray me6
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- cadılar bayramı temalı filmler2
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- çin9
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- ilhan irem dinleyen erkek6
- insan sevmemek3
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- hamile fotoğrafı5
- nemlendirici krem20
- geçmişe götüren şarkılar5
- karpuzcu libos panda3
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- balık yanına en yakışan çorba9
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
travesti berberlerin prim yapmasına sebep olan sorunsal,
koluma dayaması gerçekten çok hoşuma gidiyor nedendir bilinmez.
'şu arkada biraz saç kalmış ya!'diyip berberlerin yaptığı eylemdir. insanda bir huylanma hissi uyandırır ama zorlarsanız hoşunuza bile gidebilir.
Dayamaların en samimisidir. Otobüste fırsatını bulup arkadan kökleyen dayılar bile bu denli sevecen olamamıştır. Hele ki o enseyi alırken kafayı sağa çevirip kontrolü ele alması..
şaka lan, anasını sikim ben onun. Her seferinde berber değiştiriyorum yine sokuyorlar yine sokuyorlar. Yakışıklı olmanın bedeli bu olmamalı..
şaka lan, anasını sikim ben onun. Her seferinde berber değiştiriyorum yine sokuyorlar yine sokuyorlar. Yakışıklı olmanın bedeli bu olmamalı..
orta kuzey ve doğu anadoluda bir halk türküsü ve oyunudur.
Berberin istenen saçı kesmemesidir.
ali gür , mos , gibi marka isim kuaförlerin bir saç kesimine 50 - 60 tl ücreti dayatmasıdır.
samimi olduğum bir berbere dayanamayıp neden yapıyorsunuz dediğimdir.
sonuç bu paraya anca bu olur deyince dumur olduğumdur.
sonuç bu paraya anca bu olur deyince dumur olduğumdur.
genelde şişman berberlerin yaptığı eylemdir. 1 2 ay katlanıp berber değiştirmiştim.
bu olayı yapmayana ustalık belgesi bile verilmiyor. belgeyi verirken şartlar arasında müşteriye dayamak var.
Düşündürdü beni şimdi bundan kardeşimde olabilir.
Tıraş olmaktan vazgeçiren dayama.
bu konuda biraz dertliyim sözlük. paylaşmak istiyorum;
ahmet abi mahallemizin ilk berberlerindendi. (mahalle yeni yeni gelişiyordu, o da değerlenecek yere dükkanı açmıştı hemen) ben çocukken genç bir adamdı, babam yeni mahallede hemen esnafını, alışverişini yapacağı yerleri belirlemişti. ahmet abiye götürdü beni senelerce. çocukken alıştıysanız standart bir kesime, değiştirmeniz kolay olmuyor. işte en basitinden bizi çocukken böyle bastırıyorlar;
ahmet abi: "amerikan mı kesiyoruz yine abi"
babam: "evet, evet azcık adama benzesin"
ben: "ahmet abi yeeea abi lütfen yaa, söbü oluyorum böle yaa. hadi be abi başka bi şey yapalım, abi lütfen ya."
ahmet abi: zuhahaha tarzı hunharca güler ve söylediklerime aldırış etmeden keserdi.
babam elimden tutup götürmeyi bıraktığı dönemlerde yine ahmet abiye gittim ben. peder bey bize de atmış tohumunu, ayağımız o varken başka yere gitmiyor şerefsizim. ahmet abi ukraynalı biriyle evlendi sonra da kadınla beraber ukraynaya taşındılar. tarımla falan uğraşmış, becerememiş. birkaç sene sonra geri gelmiş az öteye açmış bu sefer dükkanı, babam gitmiş yine.* ben de uğradım tabii. bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım ve açılmayı planladığım kız arkadaş adayımla buluşacaktık, bizi tanıştıran arkadaşımla birlikte. ahmet abinin yeni dükkan da kızın evine çok yakın. neyse... ben traşı olur sağlam yıkatırım saçı, en azından idare ederiz öyle falan diyorum kendime yolda.
tabii babamın atladığı "büyük"* bir ayrıntı vardı. ahmet abi ukraynadan boş gelmemişti: beraberinde en kallavisinden, en haşmetlisinden bir göbek de getirmişti. oturdum koltuğa başladı kesime. ben de iri herifin tekiyim. rahat edemedi, attı göbeği koltuktan içeri. o sıcaklığı size anlatamam sözlük, o sıcaklık... o... anlatamam...
berbere girerken arkadaşa da hangi berbere gittiğimi, nerde olduğunu söylemiştim. nerden bilecektim böyle olacağını, bir sakınca görmemiştim o zaman...
ben berber koltuğunda göbekten kalan yerlerde terler döküp nefes almaya çalışırken aynadan dışarı ilişti gözüm. kızla denk geldik, gülüyorlardı dışarıdan...* .......
o halde yakalandıktan sonra kız beni sanki hiç kale* almadı. en azından ben öyle hissettim. ne ben adam gibi açılabildim ondan sonra, ne de bir ilişki oldu. ahmet abi ve göbeği girdi araya. ne arası uçurum açtı lan!
not: bu olayı yaşayalı 2 seneyi geçti ama yarası ayrıdır bende. hani nadiren cesaretinizi toplar bir atağa kalkarsınız da "bu kız bana bakmaz" dediğiniz birini etkilemekle uğraşırsınız. sonra ne olur? göbek!
mevsim yaz, mekan antalya, öğle saatleri. zaten üç güneş var tepemizde, bu fıkrada ne eksik? sıcacık bir göbek tabii. ne? elbette bir daha ahmet abiye gitmedim. şaka mısınız.
burdan bütün dayanan mağdurlara selam olsun. üç güneşin olduğu bir yaz gününde size dayamayla karışık yaklaşan sıcacık bir göbekle karşılaşmamanız ümidiyle. saygılar...
ahmet abi mahallemizin ilk berberlerindendi. (mahalle yeni yeni gelişiyordu, o da değerlenecek yere dükkanı açmıştı hemen) ben çocukken genç bir adamdı, babam yeni mahallede hemen esnafını, alışverişini yapacağı yerleri belirlemişti. ahmet abiye götürdü beni senelerce. çocukken alıştıysanız standart bir kesime, değiştirmeniz kolay olmuyor. işte en basitinden bizi çocukken böyle bastırıyorlar;
ahmet abi: "amerikan mı kesiyoruz yine abi"
babam: "evet, evet azcık adama benzesin"
ben: "ahmet abi yeeea abi lütfen yaa, söbü oluyorum böle yaa. hadi be abi başka bi şey yapalım, abi lütfen ya."
ahmet abi: zuhahaha tarzı hunharca güler ve söylediklerime aldırış etmeden keserdi.
babam elimden tutup götürmeyi bıraktığı dönemlerde yine ahmet abiye gittim ben. peder bey bize de atmış tohumunu, ayağımız o varken başka yere gitmiyor şerefsizim. ahmet abi ukraynalı biriyle evlendi sonra da kadınla beraber ukraynaya taşındılar. tarımla falan uğraşmış, becerememiş. birkaç sene sonra geri gelmiş az öteye açmış bu sefer dükkanı, babam gitmiş yine.* ben de uğradım tabii. bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım ve açılmayı planladığım kız arkadaş adayımla buluşacaktık, bizi tanıştıran arkadaşımla birlikte. ahmet abinin yeni dükkan da kızın evine çok yakın. neyse... ben traşı olur sağlam yıkatırım saçı, en azından idare ederiz öyle falan diyorum kendime yolda.
tabii babamın atladığı "büyük"* bir ayrıntı vardı. ahmet abi ukraynadan boş gelmemişti: beraberinde en kallavisinden, en haşmetlisinden bir göbek de getirmişti. oturdum koltuğa başladı kesime. ben de iri herifin tekiyim. rahat edemedi, attı göbeği koltuktan içeri. o sıcaklığı size anlatamam sözlük, o sıcaklık... o... anlatamam...
berbere girerken arkadaşa da hangi berbere gittiğimi, nerde olduğunu söylemiştim. nerden bilecektim böyle olacağını, bir sakınca görmemiştim o zaman...
ben berber koltuğunda göbekten kalan yerlerde terler döküp nefes almaya çalışırken aynadan dışarı ilişti gözüm. kızla denk geldik, gülüyorlardı dışarıdan...* .......
o halde yakalandıktan sonra kız beni sanki hiç kale* almadı. en azından ben öyle hissettim. ne ben adam gibi açılabildim ondan sonra, ne de bir ilişki oldu. ahmet abi ve göbeği girdi araya. ne arası uçurum açtı lan!
not: bu olayı yaşayalı 2 seneyi geçti ama yarası ayrıdır bende. hani nadiren cesaretinizi toplar bir atağa kalkarsınız da "bu kız bana bakmaz" dediğiniz birini etkilemekle uğraşırsınız. sonra ne olur? göbek!
mevsim yaz, mekan antalya, öğle saatleri. zaten üç güneş var tepemizde, bu fıkrada ne eksik? sıcacık bir göbek tabii. ne? elbette bir daha ahmet abiye gitmedim. şaka mısınız.
burdan bütün dayanan mağdurlara selam olsun. üç güneşin olduğu bir yaz gününde size dayamayla karışık yaklaşan sıcacık bir göbekle karşılaşmamanız ümidiyle. saygılar...
7 senedir falan kafamı jiletle kazımama sebep olan berber davranışı. o neymiş arkadaş ya omuzlarım içine göçtü bunun yüzünden.
yeni nesil berberlerde pek görülmeyen hareket.
Ulan götümüze giren her şey ağzımızdan çıkıyor. Siz hala berberlere takılıyorsunuz.
Marttan sonra elektrik su Doğalgaz anasının şeyi olacak. Bilin istedim.
Marttan sonra elektrik su Doğalgaz anasının şeyi olacak. Bilin istedim.
son zamanlarda olmayan şey. eskisi gibi dayamıyor. sanırım aramızdaki ilişkide bir sorun var. insan berberine bağlanınca "neden dayamadı ki şimdi acaba başka berbere gittiğimi falan mı düşünüyor" diye sorguluyor.
dirsekleri kolçaklara koymayacaksınız, içe doğru çekeceksiniz. yani hem dirseğini sandalye kolçağına koyup hem de berber dayıyor diye dert yanmak biraz orospuluk bence.
hoşuma gidiyor, düşkünüyüm deyin saygı duyalım.
hoşuma gidiyor, düşkünüyüm deyin saygı duyalım.
(bkz: Tellak dayaması)
değişik bir jigololuk. hem sürttürüyoruz hem de para veriyoruz.
lan acaba berber sadakatimiz bilinçaltı olarak bu sebepten mi kaynaklanıyor şeklinde iç kemirten dayamadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar