bugün
- en lezzetli balık14
- karşı cinsteki en itici özellik12
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin8
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- ben geldim naneler13
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- size takılan lakaplar7
- jeffrey dahmer vs nuri alço2
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- online listesindeki sıralama mantığı9
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- chatgpt2
- sevmediğin biriyle sevişmek4
- online listesi neden kaldırıldı10
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri3
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- mansur yavaş14
- whalefall2
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- kurtlar vadisi pusu'nun incelenmesi2
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- sevdiğin kişiyle sevişmek2
- gocu33
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- b c d y z i4
- how'i met your mother marshall4
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- inci sözlük8
- ismet kalk çay koy kanka3
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- 0 0 713
- game of thrones taki kerhaneci21
- en son neye çok üzüldünüz12
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- arkadaşlar5
- ilk buluşmada cırcır olmuşum'ya diyen kezo3
- lana del rey2
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- karton toplarken cin musallat olması5
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- hakan 23cm mağduriyeti3
- garip bir rüya gördüm4
- her iki kelimesinden biri ben olan insan2
Osmanlılar zamanında yetişen islam âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. asıl adı ramazan'dır. Behişti diye tanınıp meşhur olmuştur. yazdığı dörtlüklerden birkaçı;
Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır
Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.
(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)
*******
Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır
Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.
(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)
Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır
Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.
(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)
*******
Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır
Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.
(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)
Osmanlılar zamânında yetişen islâm âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerinden. Edîb ve şâir. ismi, Ramazan olup babasınınki Abdülmuhsin'dir. Behiştî diye tanınıp meşhûr oldu. Vize’de doğup yetişti. Doğum târihi tesbit edilememiştir. Daha çok Çorlu'da ikâmet etti.Doğup yetiştiği şehirde, zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Bu maksatla çeşitli yerlere gitti. Zamânının büyük âlim ve fâdıllarından olan Muhaşşî Sinân Efendinin yanında dânişmend, yardımcı iken, istanbul'daki evliyânın büyüklerinden Merkez Efendi hazretlerinin talebeleri arasına girerek, o büyük zâttan feyz almaya başladı.Merkez Efendinin sohbet ve hizmetinde yetişerek kemâle geldikten sonra Çorlu'ya gidip yerleşti. Uzun seneler, imâmlık, vâizlik ve hatîplik yaptı. Fesâhat ve belâgatı çok kuvvetli idi. ifâdesi çok güzel olup, herkes onun tesirli vâaz ve sohbetlerinde bulunmak için can atardı. Şöhreti her tarafa yayıldı.Çorlu'da kaldığı evin yanında bir tekke yaptırdı. Orada talebelere ders okuttu. Bir çok kimse kendisinden istifâde etti. Vefâtına kadar, burada ilme ve ilim tâliplerine hizmet eden Behiştî, 1571 (H.979) ve başka bir rivâyetle 1569 (H.977) senesinde vefât edince, tekkesinin avlusunda defin olundu.Zâhirî ve bâtınî ilimlerde derin âlim, tasavvuf yolunda yüksek derece sâhibi ve mübârek bir zât idi. Çok ibâdet ederdi. Dünyânın mevkiine ve malına düşkün değildi. Zühd ve verâ sâhibi idi. ilim, irfân ve mârifetteki üstünlüğü ile birlikte, şiir ve edebiyâttaki kâbiliyeti de fevkalâde idi. Arap edebiyâtını çok iyi bilirdi. Şiirleri pek makbûldür.Behiştî bâzı kıymetli eserler de yazmıştır. Sâdüddîn-i Teftâzânî hazretlerinin Şerh-i Akâid isimli eserine ve Âdâb-ı Mes'ûdî adlı esere hâşiye yaptı. Şerh-i Miftâh'a ve Câmi' isimli esere de ta'lîk yaptı. Ayrıca; Cem Şah ve Âlem Şah isminde manzum bir eseri ve yarısı nazım, diğer yarısı da nesir hâlde olan Süleymânnâme isminde eseri de vardır.
Behiştî hazretlerinin şiirlerinden bâzı beyitler:
Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır
Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.
(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)
Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır
Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.
(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)
Yâ sabır, yâ sefer derler, ne Rûm ü ne Acem kaldı
Dolaştım rub'ı meskûnu, hemen mülk-i adem kaldı.
(Âşık için yâ sabır yahut da sefer lâzımdır. Ben Anadolu'dan, Acem mülküne kadar dünyânın dört bir tarafını gezdim, gezip görmediğim sâdece yokluk ülkesi kaldı.)
Behiştî hazretlerinin şiirlerinden bâzı beyitler:
Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır
Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.
(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)
Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır
Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.
(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)
Yâ sabır, yâ sefer derler, ne Rûm ü ne Acem kaldı
Dolaştım rub'ı meskûnu, hemen mülk-i adem kaldı.
(Âşık için yâ sabır yahut da sefer lâzımdır. Ben Anadolu'dan, Acem mülküne kadar dünyânın dört bir tarafını gezdim, gezip görmediğim sâdece yokluk ülkesi kaldı.)
Güncel Önemli Başlıklar