bugün
- naber lan hayatsızlar8
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak5
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- iyi geceler arkadaşlar5
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması9
- kabak tatlısını sevenler15
- sikimin sürekli kalkması2
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- panama da kaybolan hollandalı kızlar5
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek11
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı5
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi10
- anın görüntüsü26
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz24
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- klasik müziğe gıygıy diyen kezo4
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- otel odasında intihar etmek6
- masterchef türkiye de elenen yarışmacı2
- sigara içelim mi5
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- favori sözlüğünüz2
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- toplumsal buhran2
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- kızgın yağ yanığı4
- elektrik3
- fingirdek sözlük erkeği6
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- alt haşortmanı4
- kitap önerisi4
- taksim delisi cenk7
- başlık arama çubuğunun çalışmaması3
- afyonkarahisar da kayınbirader cinayeti2
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- kaplan dayı tokat manyağı3
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- okan yalabık'ın son hali5
- muşlettin bey ekselansları2
- demir yüklenmesi2
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- rafet el roman3
- sözlük yazarlarının gazları3
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- 48 saat uyumamak2
patenti bana aittir, vardır böyle bi teorem.
ben 84 doğumlu (bkz: 80lerde çocuk olmak) başlığının kapladığı bir insan evladıyım. bizim bebek olduğumuz yıllarda renkli denilen televizyon yeşil tonlarında gösterir, kumanda denen alet bulunmaz, onun yerine çocuk '5e bas! 4e bas' şeklinde kumanda formatında kullanılır, çitoslardan çıkan tasolar itinayla biriktirilir, leblebi tozu ve bisküviler mahalle bakkalında açık satılır, mahalleden mütemadiyen baloncu geçer, tüm mahallerin çocukları peşine toplanır, pazar geceleri ' parlement sinema kuşağı ' ailecek izlenir, ' mavi ay'daki bruce willis'e aşık olunurdu.. daha uzatmak mümkün 80'lerde çocuk olmak geyiğini ama özeti böyle!
ve bu yıllarda ' hazır bebek bezi' bulunmazdı! yoktu bu! yoktu! *
annemin anlattığına göre pamuklu ucuz kumaş alınır, itinayla eşit parçalara bölünür, kat kat katlanır ve popomuza sarılırmış. üstünden de naylonumsu bir muşamba! (naylonla muşamba aynı şey mi lan?!) o bezler kirlendiği zaman (kibarca yazıyorum ama kirlediği dediğim bildiğin 'boklu bez' olma durumu) artık altımızı kim değiştiriyorsa yenisiyle değiştirilirmiş. lakin dedik ya tek kullanımlık bez olmadığından atılmazmış da o bezler. bir torbaya akşama kadar biriktirilir ve eve getirilirmiş. akşam anne kişisi(lan ne yapsam hakkını ödeyemem bu kadının!) onları önce suya bastırır akıtır, sonra da sıcak kaynar suyla yıkarmış! kreşten çıkış saatlerinde daireye götürürmüş babam beni mesai bitene kadar. biraz büyüyüp de az buçuk anlamaya başladığım zaman babamın iş arkadaşları devreye girmişler. 'bezlerini çalıcaaazz!!!', 'torbayı alalım bizim olsuuuun' formatında! ben de 'vermicem' diye ağlarmışım! mal! bilidğin mal. versene! ne işine yarıcak senin boklu bez! bez torbasını alıp kaçmalar, getirip dairede baba masasının altına saklamalar falan.. öyle bir psikoloji. biraz büyüyünce de aynı ekip 'annenin bileziklerini alıcazzz' formatında ağlatıyordu beni, onu hayal meyal hatırlıyorum.
şimdi sürekli bu baskı altında yetişen bir çocuğun erişkinlik halinin nasıl olmasını bekliyorsun sevgili okuyucu! soruyorum sana! güvensizlik, eskiye bağlanıp kalma, eşyalara aşırı anlam yükleme! bunların hepsi o kumaş bezler yüzünden! başımıza ne geliyorsa hepsi bu yüzden!
şimdiki nesil öyle mi?
hazır bez çıktı, mertlik bozuldu. koyuyorlar bebeğin çantasına üç beş tek kullanımlık hazır bez. ooh, bir de lastiklisini mi istersin, cırt cırtlısını mı, külot gibi kolayca giydirilenini mi, çizgifilm kahramanlısını mı, askeri desenlisini mi istersin! nasıl istersen! artık bokunu çıkardılar arko krem kokulusunu yaptılar! bebek sıçıyor, bildiğin arko arko kokuyor ortalık, öle yavşak bir teknolojiyle büyüyor yeni nesil. bu bezlere sıçılınca ne oluyor? hooop diye çıkarılıyor aynen çöpe! popo da yine tek kullanımlık kolonyalı bebek mendilleriyle siliniyor, o mendil de çöpe! ooh, tertemiz arko kokulu popoyla gidiyor bebekler evlerine! bizim gibi boklu kumaş bez torbalarıyla değil! ve yeni nesil bu yüzden kolay vazgeçiyor alışkanlıklardan, eşyalardan, insanlardan. aha o boklu bezi atar gibi atıyorlar aşklarını, dostlarını. yerine yenisini geçirip devam ediyorlar mutlu ve arko kokulu!
ben 84 doğumlu (bkz: 80lerde çocuk olmak) başlığının kapladığı bir insan evladıyım. bizim bebek olduğumuz yıllarda renkli denilen televizyon yeşil tonlarında gösterir, kumanda denen alet bulunmaz, onun yerine çocuk '5e bas! 4e bas' şeklinde kumanda formatında kullanılır, çitoslardan çıkan tasolar itinayla biriktirilir, leblebi tozu ve bisküviler mahalle bakkalında açık satılır, mahalleden mütemadiyen baloncu geçer, tüm mahallerin çocukları peşine toplanır, pazar geceleri ' parlement sinema kuşağı ' ailecek izlenir, ' mavi ay'daki bruce willis'e aşık olunurdu.. daha uzatmak mümkün 80'lerde çocuk olmak geyiğini ama özeti böyle!
ve bu yıllarda ' hazır bebek bezi' bulunmazdı! yoktu bu! yoktu! *
annemin anlattığına göre pamuklu ucuz kumaş alınır, itinayla eşit parçalara bölünür, kat kat katlanır ve popomuza sarılırmış. üstünden de naylonumsu bir muşamba! (naylonla muşamba aynı şey mi lan?!) o bezler kirlendiği zaman (kibarca yazıyorum ama kirlediği dediğim bildiğin 'boklu bez' olma durumu) artık altımızı kim değiştiriyorsa yenisiyle değiştirilirmiş. lakin dedik ya tek kullanımlık bez olmadığından atılmazmış da o bezler. bir torbaya akşama kadar biriktirilir ve eve getirilirmiş. akşam anne kişisi(lan ne yapsam hakkını ödeyemem bu kadının!) onları önce suya bastırır akıtır, sonra da sıcak kaynar suyla yıkarmış! kreşten çıkış saatlerinde daireye götürürmüş babam beni mesai bitene kadar. biraz büyüyüp de az buçuk anlamaya başladığım zaman babamın iş arkadaşları devreye girmişler. 'bezlerini çalıcaaazz!!!', 'torbayı alalım bizim olsuuuun' formatında! ben de 'vermicem' diye ağlarmışım! mal! bilidğin mal. versene! ne işine yarıcak senin boklu bez! bez torbasını alıp kaçmalar, getirip dairede baba masasının altına saklamalar falan.. öyle bir psikoloji. biraz büyüyünce de aynı ekip 'annenin bileziklerini alıcazzz' formatında ağlatıyordu beni, onu hayal meyal hatırlıyorum.
şimdi sürekli bu baskı altında yetişen bir çocuğun erişkinlik halinin nasıl olmasını bekliyorsun sevgili okuyucu! soruyorum sana! güvensizlik, eskiye bağlanıp kalma, eşyalara aşırı anlam yükleme! bunların hepsi o kumaş bezler yüzünden! başımıza ne geliyorsa hepsi bu yüzden!
şimdiki nesil öyle mi?
hazır bez çıktı, mertlik bozuldu. koyuyorlar bebeğin çantasına üç beş tek kullanımlık hazır bez. ooh, bir de lastiklisini mi istersin, cırt cırtlısını mı, külot gibi kolayca giydirilenini mi, çizgifilm kahramanlısını mı, askeri desenlisini mi istersin! nasıl istersen! artık bokunu çıkardılar arko krem kokulusunu yaptılar! bebek sıçıyor, bildiğin arko arko kokuyor ortalık, öle yavşak bir teknolojiyle büyüyor yeni nesil. bu bezlere sıçılınca ne oluyor? hooop diye çıkarılıyor aynen çöpe! popo da yine tek kullanımlık kolonyalı bebek mendilleriyle siliniyor, o mendil de çöpe! ooh, tertemiz arko kokulu popoyla gidiyor bebekler evlerine! bizim gibi boklu kumaş bez torbalarıyla değil! ve yeni nesil bu yüzden kolay vazgeçiyor alışkanlıklardan, eşyalardan, insanlardan. aha o boklu bezi atar gibi atıyorlar aşklarını, dostlarını. yerine yenisini geçirip devam ediyorlar mutlu ve arko kokulu!
farklı bir şey ama çağrıştı işte; durunamadım dolu bi bkzla entryi sayımı arttırdım:
(bkz: bez bebek teoremi)
(bkz: bez bebek teoremi)
84 doğumlu birisinin kendisini seksenlerde çocuk sayması teoremi kadar gülünç.
(bkz: sen o zamanlar bebektin)
(bkz: sen o zamanlar bebektin)
'bebek' terimi tıp literatüründe ilk 1 yıl için kullanılır. yani 1 yaşından büyük olanlar 'çocuk' olarak isimlendirilir.
80ler dediğimiz de 80-89 arasını kapsar, dolayısıyla 84 doğumlu bi zaat-ı muhterem 89da çocuk kategorisine rahatlıkla girebilir. hataa a-a! 85 bitiminde bile girebiliyormuş!
80ler dediğimiz de 80-89 arasını kapsar, dolayısıyla 84 doğumlu bi zaat-ı muhterem 89da çocuk kategorisine rahatlıkla girebilir. hataa a-a! 85 bitiminde bile girebiliyormuş!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com