bugün
- nemlendirici krem15
- katatespizartmasi13
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız5
- benim açık oylarım görünüyor mu4
- nev15
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi3
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- ciddi ciddi devlet aklı diyen şahıs5
- ismail kartal9
- istanbul şu an 16 derece3
- icapçı4
- fransada marketlere siber saldırı yapılması4
- iri memeler4
- arkadaşlar entry girer misiniz5
- yeni nesil ne zaman gelecek2
- jinekomasti4
- joseph shomolo kuschca2
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- gammazlar adam mıdır sorunsalı4
- cumartesi akşamı evde oturup çay içmek2
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- çocukluk arkadaşlığı11
- etekaltından sonra kolonya sürmek2
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- künefenin sünen peyniri4
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- aile kurmanın erkeğe ağır gelmesi2
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- link atınca bu ne diye soran insan3
- yaşam tarzını değiştirmek2
- ekonomiyi mahvedip sürekli israil haberi yapmak4
- 24 ekim 2026 gazeteci eylemleri3
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- fon vurgunu56
- sabah programları6
- 24 ekim 2026 muğlaspor istanbulspor maçı6
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- zeytin toplamaya giden sözlük yazarları4
- krt tv2
- hazzetmediğim milletler2
- karpuzcu liboş4
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- kürt hurdacı3
- şu an ne isterdin14
- uludağ sözlüğün geldiği durum3
- zengin olunca yapacaklarınız2
- mortal kombat3
O kadar çok çabalıyordu ki, tıpkı şimdi benim çabaladığım gibi, tüm imkanları sarf ediyordu, tıpkı benim şu anda yaptığım gibi, ama sonuç vermiyordu.
Her seferinde yeni bir sorun çıkıyor, o çözülene kadar bir diğeri sıraya gidiyordu.
Ve her sorunda bana tepki gösteriyordu, sert bir şekilde.
Ben ise dua ediyor, çözmeye çalışıyor ve üretmeye gayret ediyordum, ama yine de yetmiyordu.
Bir kez bile neden bana tepki gösteriyor demedim. Bir kez bile cevap vermedim. Üzüldüm mü? Biraz, evet ama söylüyorsa bana söylüyor dedim, hiçbirini yanıtlamadım.
Şimdi bir borcun var. Ben de tıpkı senin çabaladığın gibi çırpınıyorum fobiyi yenmek için. Nasıl çözüleceğini anlatmalısın. Bu senin borcun.
Yükünü kaldıracağız sözü verebilirsin mesela.
Her seferinde yeni bir sorun çıkıyor, o çözülene kadar bir diğeri sıraya gidiyordu.
Ve her sorunda bana tepki gösteriyordu, sert bir şekilde.
Ben ise dua ediyor, çözmeye çalışıyor ve üretmeye gayret ediyordum, ama yine de yetmiyordu.
Bir kez bile neden bana tepki gösteriyor demedim. Bir kez bile cevap vermedim. Üzüldüm mü? Biraz, evet ama söylüyorsa bana söylüyor dedim, hiçbirini yanıtlamadım.
Şimdi bir borcun var. Ben de tıpkı senin çabaladığın gibi çırpınıyorum fobiyi yenmek için. Nasıl çözüleceğini anlatmalısın. Bu senin borcun.
Yükünü kaldıracağız sözü verebilirsin mesela.
insiyatifi çok değil, siyasetçilerin kontrolünde gitmek zorunda. Ama bazı virajlar var, orada kaderini kendin çiz diyor. Süreçten memnun değil, ama büyük sıkıntılar ancak bu şekilde hallolur diye düşünüyor. Hallolan sıkıntı tek değil, çok. O nedenle süreç acı geçiyor. Bazı hareketlerimin yanlış olduğunu düşünüyor ve biraz da çeksin diyor. Tünel sonunda müjde varsa ve bu müjde mayısta olsa bile çok muhteşem bir şey değil, ama sadık davranana cezalar gibi ödüller de var. Muhtemelen elinde bir plan var, ve hergün her saat öne çıkardığım sorunların çok basit çözümleri olduğunu, eğer bir değişiklik olacaksa tavrımla alakalı olacağına kanaat getirmiş durumda. Eskisi kadar yüksek sesle bana güven diyemese de güven kırıcı bir durum, işin özünde yok diye düşünüyor.
Ortada hasta bir adam var. Bu ben. ilaç kendisinde olması lazım. Yolun sonunda ilacı verecek mi, verebilecek mi bunu ben bilmiyorum. Kendisi muhtemelen bir şeyler biliyor, ama bunu iletmesi mümkün değil.
Benim için sabır ve dua dışında şu aşamada yapacak çok bir şey yok.
Kendisini harekete geçirmeye çalışmak beyhude. Öyle bir durumu yok. Çünkü sorun çok katmanlı ve hızlı bir çözümü yok. Sorunun kaynağı sebebiyle benim yıpranmam lazım ve öyle oluyor.
Sorunun esas noktası ben değilim, ben sadece söyledim diyorum, ama ikna olan yok. Bir de böyle bir kısım var.
Ticari olarak uzun yıllar destek verecektir. O noktada bir sıkıntı yok. Ama kişisel meseleler tamamen sır. Her yerden tarih fışkırıyor, ama anlamlandırmak imkansız.
Ortada ağır bir mesele, kriz var ve kısa yoldan bir çözümü maalesef yok.
ipin ne kadarı benim elimde bilmiyorum. Yani kendi kaderini yaz demiş de olabilirler, planın dışına çıkmaya da bilirler. Haliyle bunu ölçmek çok zor.
Ticari ilişkilerde rahatça bana güven diyebilir, orada bir sıkıntı yok, ama kişisel meselelerde olaylar sorunlu. Orada da güven diyecek mi, ben güvensem bile bu yetecek mi? Başka aksiyonlar da mı var, orası biraz karışık.
Aslında şöyle olması lazım. Kendi kaderimi çizeceksem haftalar öncesinden düne kadar her biri artı puan olması lazım, ama bunların dönüşü görünmüyor. Sadakat ve bağlılık bir şeyi değiştirmiyor.
Ortada hasta bir adam var. Bu ben. ilaç kendisinde olması lazım. Yolun sonunda ilacı verecek mi, verebilecek mi bunu ben bilmiyorum. Kendisi muhtemelen bir şeyler biliyor, ama bunu iletmesi mümkün değil.
Benim için sabır ve dua dışında şu aşamada yapacak çok bir şey yok.
Kendisini harekete geçirmeye çalışmak beyhude. Öyle bir durumu yok. Çünkü sorun çok katmanlı ve hızlı bir çözümü yok. Sorunun kaynağı sebebiyle benim yıpranmam lazım ve öyle oluyor.
Sorunun esas noktası ben değilim, ben sadece söyledim diyorum, ama ikna olan yok. Bir de böyle bir kısım var.
Ticari olarak uzun yıllar destek verecektir. O noktada bir sıkıntı yok. Ama kişisel meseleler tamamen sır. Her yerden tarih fışkırıyor, ama anlamlandırmak imkansız.
Ortada ağır bir mesele, kriz var ve kısa yoldan bir çözümü maalesef yok.
ipin ne kadarı benim elimde bilmiyorum. Yani kendi kaderini yaz demiş de olabilirler, planın dışına çıkmaya da bilirler. Haliyle bunu ölçmek çok zor.
Ticari ilişkilerde rahatça bana güven diyebilir, orada bir sıkıntı yok, ama kişisel meselelerde olaylar sorunlu. Orada da güven diyecek mi, ben güvensem bile bu yetecek mi? Başka aksiyonlar da mı var, orası biraz karışık.
Aslında şöyle olması lazım. Kendi kaderimi çizeceksem haftalar öncesinden düne kadar her biri artı puan olması lazım, ama bunların dönüşü görünmüyor. Sadakat ve bağlılık bir şeyi değiştirmiyor.
Herşey ona karşı gibiydi. Önündeki taşlardan birini kaldırmaya çalışsak diğeri geliyordu. Çevresi çok kalabalık görğnse de, iş başa dğşünce kimse el uzatmıyordu. Benim elim de yetmiyordu. Başaramadık kusura bakma.
Spor ve eğlencede koşturdu, her imkanı denedi olmadı. Hepimiz yıprandık. Uzun baş ağrıları, saatlerce süren dualar, yardımlar, bağışlar, iftarlar sonuç vermedi ve başarısız olduk. Travma yarattı adeta. Tekrarı değil, tek keresinde bile sağlığı enerjiyi hepimizin bozmuştu. Şimdi başkan karşılık olarak fobimi nasıl yeneceğimizi anlatmalı. Çünkü bu onun borcu.
Çok zor dönemdi. En yakınları bile ihanet ediyor, en ufak bir ipucu bulabilmek için saatlerce rapor okuyordum. Ama sonuca ulaşamadık.
Çok zor dönemdi. En yakınları bile ihanet ediyor, en ufak bir ipucu bulabilmek için saatlerce rapor okuyordum. Ama sonuca ulaşamadık.
"Sana verecek, sen de hoşnut olacaksın" diye söz vermiştik. Cross'u paydaşlar başardı, kuzey Amerika ticari araç ben, banka tahviller ortak.
Ah ne güzel seni sevmek.
Sen başta eğlence ve spor olmak üzere, her sıkıntı çektiğinde bana şiddetli baş ağrıları verdiler.
Ah ne güzel seni sevmek.
Sen başta eğlence ve spor olmak üzere, her sıkıntı çektiğinde bana şiddetli baş ağrıları verdiler.
Sana çok güveniyorum ve bu yüzden en çok sen sırt çevirirsin diye korkuyorum. Çünkü tüm ilişkilerim sana bağlı.
Bana güven dedi, bana inan dedi, ortada bıraktı çekti gitti.
iyi kazandı ama asıl kazanımı maddi değil manevi alanda görüyor. Bu aile mutlu ise senin sayende demesi de bundan. Bu yüzden sırt çevirmeyecek ve mümkün mertebe destek olacaktır.
Dahası tüm sorunlarımı gündemine aldı. Anahtar artık elinde. Kilidi çözeceğini umuyoruz ama sağlık sorunları ile paralel gidecektir.
Tabii rahat değil. Üzerinde ciddi bir baskı olacaktır.
Dahası tüm sorunlarımı gündemine aldı. Anahtar artık elinde. Kilidi çözeceğini umuyoruz ama sağlık sorunları ile paralel gidecektir.
Tabii rahat değil. Üzerinde ciddi bir baskı olacaktır.
Sayemde devletin en büyük iş ortaklarından birisi oldun. Hadi biraz ödül ver.
Aslında mesaj konusuna kadar detaylıca anlattık. Ama güzel bulduğum kişileri sadece başkan biliyor. Hem de isim isim. Ve içlerinde çocuk sahibi olan yok.
Gizem başlığına yazdığım çapkınlık yoksa, çaylar şirketten cümlesi üzerine, bundan bir hıyar olmaz dediği iddia edilen kişi.
Ankara seni yüzüstü bıraktığında morale ihtiyacın vardı ve sana diğer yeğenimden aşk mesajı attırdım hatta daha fazlasını yaptım dedi. Gerek yoktu niye böyle bir şey yaptın diye sordum, çünkü sen iki çocuğumu da kurtardın dedi.
Yok hiçbir zaman benden daha fazla mhpli olmadı, ama mhpye sert bir eleştirim sonrası hafif bir çarptı. Sadece tebessüm ettim. Ama baktı ki ben biraz gidik, anladı ki mhp ile şiddetli bir aşkı var.
Ama şimdi mhpliler ona buna onun açıklarını sizdiriyorlar.
Ama şimdi mhpliler ona buna onun açıklarını sizdiriyorlar.
Sıkıntılı anlarda sık sık devreye girmesi ve tehlikelerden kurtarması, kopmaz ve sarsılmaz bağların ürünü. Bu durum gelişerek devam edecek inşallah. Tek isteğimiz spordan uzak durması.
Naber başkan ya.
gereksiz yere ünlenen ve revaçta olan takı, lakap, hitap şekli. Nerden çıktı bu amk ya.
başa geçen kişidir yorumsuz (bkz: https://www.cumhuriyet.co...maasina-zam-geldi-1775081).
Lisedeyken şahsıma ait olan bir ünvan. On bir ve on ikinci sınıftayken kimsenin sınıf başkanlığına aday olmamasından ötürü şahsen başkanlığa aday olarak ve bütün sınıfın oylarını alarak okul hiyerarşisinde kendime bir makam edindim. Sınıf arkadaşlarımın bana sürekli başkan demeleri gururumu okşuyordu. Açıkçası tek aday olduğumdan dolayı seçilmiş olmam benim için hiç önemli değildi. Başkalarının önemsemediği bir şey benim için çok değerliydi. Doğruyu söylemek gerekirse aktif bir başkan değildim. Üzerimde sorumluluk taşımayarak o makama sahip olmak benim çok hoşuma gidiyordu. Gel zaman git zaman görevim olan başkanlık ismimin yerini aldı. Arkadaşlarım ismimle beni çağırmak yerine Başkan deyip duruyorlardı. Bu durum ufaktan da olsa sinirimi bozdu. Lisenin sonuna da az kalmıştı. Bu yüzden makamı bırakamıyordum. Bıraksam da değişen bir şey olmayacaktı. Herkes beni başkan olarak biliyordu. Üniversiteyi bitirdim. iş hayatına başladım ama ne zaman liseden bir arkadaşla görüşsem hemen bana Başkan diye hitap ediyor. Bu da makam sahibi olmanın kötü yanı işte. Galiba yüksek makamlara gelenler bu yüzden makamı kolay kolay bırakamıyor. Çünkü makam onlarla öyle bir bütünleşiyor ki makamı bırakmaları hâlinde büyük bir boşluğa düşüyorlar. Makamı bırakmak zorunda kalanlar da makam olmadığı için ve hâlâ o makamla anıldıkları için eksik bir şekilde yaşıyorlar.
Türkiye'de 5-6 milyon civarında başkan vardır.
halka arasında kullanılan anti-entellektüel sıfat. yeri gelir nasılsın manasında vay başkan dersin anlarlar, yeri gelir başkaaan derler bi muzırlık yaptığını ima ederler, yeri gelir başşşkan derler gülmeden edemezsin. çeşit çeşit kullanım alanları manaları vardır bu başkanın.
(bkz: recep tayyip erdoğan)
2019 da türkiyede başbakan ve cumhurbaşkanının yerine geçecek kişinin ünvanı.
özel yönetimci demektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar