bugün
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması13
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız9
- sabah programları3
- şu an ne isterdin14
- yılmaz erdoğan5
- ığdır'ın baş harfi ığdır2
- çocukluk arkadaşlığı7
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı5
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- soner sarıkabadayı3
- en güzel öpüşme sahnesi2
- engin altan düzyatan3
- sosyal medyadaki hastalıklı zihniyet2
- melike öcalan2
- azrail'in görüldüğü an4
- batı şeria2
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- cadılar bayramında cadı kesmek3
- yulaf lapası vs tost11
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- herkes nerde4
- açım aç9
- dinlerin evrensel olmaması3
- güneşli bir günde insanın evde oturma nedenleri3
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler4
- karpuzcu liboş3
- bir beden küçük kıyafet almak7
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- edep sen ne güzel şeysin6
- galatasaray vs akp13
- 2027 hedefleri2
- fon vurgunu54
- mustafa sarıgül pornosu5
- yazarların kahvaltı keyfi3
- dibek kahvesi içmeden kendine gelemeyen kız2
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- platon un mağara alegorisi6
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- mekke anlaşması2
- from gold from dust34
- kaçak çay18
- doğum günüm halloviin unutma diyen kezo3
- dilekçeye nasıl başlanır9
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- borsa istanbul19
- kalvinci misin piskoposçu musun4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- kalabalığı kucaklama hareketi2
Ankara seni yüzüstü bıraktığında morale ihtiyacın vardı ve sana diğer yeğenimden aşk mesajı attırdım hatta daha fazlasını yaptım dedi. Gerek yoktu niye böyle bir şey yaptın diye sordum, çünkü sen iki çocuğumu da kurtardın dedi.
Gizem başlığına yazdığım çapkınlık yoksa, çaylar şirketten cümlesi üzerine, bundan bir hıyar olmaz dediği iddia edilen kişi.
Aslında mesaj konusuna kadar detaylıca anlattık. Ama güzel bulduğum kişileri sadece başkan biliyor. Hem de isim isim. Ve içlerinde çocuk sahibi olan yok.
Sayemde devletin en büyük iş ortaklarından birisi oldun. Hadi biraz ödül ver.
iyi kazandı ama asıl kazanımı maddi değil manevi alanda görüyor. Bu aile mutlu ise senin sayende demesi de bundan. Bu yüzden sırt çevirmeyecek ve mümkün mertebe destek olacaktır.
Dahası tüm sorunlarımı gündemine aldı. Anahtar artık elinde. Kilidi çözeceğini umuyoruz ama sağlık sorunları ile paralel gidecektir.
Tabii rahat değil. Üzerinde ciddi bir baskı olacaktır.
Dahası tüm sorunlarımı gündemine aldı. Anahtar artık elinde. Kilidi çözeceğini umuyoruz ama sağlık sorunları ile paralel gidecektir.
Tabii rahat değil. Üzerinde ciddi bir baskı olacaktır.
Bana güven dedi, bana inan dedi, ortada bıraktı çekti gitti.
Sana çok güveniyorum ve bu yüzden en çok sen sırt çevirirsin diye korkuyorum. Çünkü tüm ilişkilerim sana bağlı.
"Sana verecek, sen de hoşnut olacaksın" diye söz vermiştik. Cross'u paydaşlar başardı, kuzey Amerika ticari araç ben, banka tahviller ortak.
Ah ne güzel seni sevmek.
Sen başta eğlence ve spor olmak üzere, her sıkıntı çektiğinde bana şiddetli baş ağrıları verdiler.
Ah ne güzel seni sevmek.
Sen başta eğlence ve spor olmak üzere, her sıkıntı çektiğinde bana şiddetli baş ağrıları verdiler.
Spor ve eğlencede koşturdu, her imkanı denedi olmadı. Hepimiz yıprandık. Uzun baş ağrıları, saatlerce süren dualar, yardımlar, bağışlar, iftarlar sonuç vermedi ve başarısız olduk. Travma yarattı adeta. Tekrarı değil, tek keresinde bile sağlığı enerjiyi hepimizin bozmuştu. Şimdi başkan karşılık olarak fobimi nasıl yeneceğimizi anlatmalı. Çünkü bu onun borcu.
Çok zor dönemdi. En yakınları bile ihanet ediyor, en ufak bir ipucu bulabilmek için saatlerce rapor okuyordum. Ama sonuca ulaşamadık.
Çok zor dönemdi. En yakınları bile ihanet ediyor, en ufak bir ipucu bulabilmek için saatlerce rapor okuyordum. Ama sonuca ulaşamadık.
Herşey ona karşı gibiydi. Önündeki taşlardan birini kaldırmaya çalışsak diğeri geliyordu. Çevresi çok kalabalık görğnse de, iş başa dğşünce kimse el uzatmıyordu. Benim elim de yetmiyordu. Başaramadık kusura bakma.
insiyatifi çok değil, siyasetçilerin kontrolünde gitmek zorunda. Ama bazı virajlar var, orada kaderini kendin çiz diyor. Süreçten memnun değil, ama büyük sıkıntılar ancak bu şekilde hallolur diye düşünüyor. Hallolan sıkıntı tek değil, çok. O nedenle süreç acı geçiyor. Bazı hareketlerimin yanlış olduğunu düşünüyor ve biraz da çeksin diyor. Tünel sonunda müjde varsa ve bu müjde mayısta olsa bile çok muhteşem bir şey değil, ama sadık davranana cezalar gibi ödüller de var. Muhtemelen elinde bir plan var, ve hergün her saat öne çıkardığım sorunların çok basit çözümleri olduğunu, eğer bir değişiklik olacaksa tavrımla alakalı olacağına kanaat getirmiş durumda. Eskisi kadar yüksek sesle bana güven diyemese de güven kırıcı bir durum, işin özünde yok diye düşünüyor.
Ortada hasta bir adam var. Bu ben. ilaç kendisinde olması lazım. Yolun sonunda ilacı verecek mi, verebilecek mi bunu ben bilmiyorum. Kendisi muhtemelen bir şeyler biliyor, ama bunu iletmesi mümkün değil.
Benim için sabır ve dua dışında şu aşamada yapacak çok bir şey yok.
Kendisini harekete geçirmeye çalışmak beyhude. Öyle bir durumu yok. Çünkü sorun çok katmanlı ve hızlı bir çözümü yok. Sorunun kaynağı sebebiyle benim yıpranmam lazım ve öyle oluyor.
Sorunun esas noktası ben değilim, ben sadece söyledim diyorum, ama ikna olan yok. Bir de böyle bir kısım var.
Ticari olarak uzun yıllar destek verecektir. O noktada bir sıkıntı yok. Ama kişisel meseleler tamamen sır. Her yerden tarih fışkırıyor, ama anlamlandırmak imkansız.
Ortada ağır bir mesele, kriz var ve kısa yoldan bir çözümü maalesef yok.
ipin ne kadarı benim elimde bilmiyorum. Yani kendi kaderini yaz demiş de olabilirler, planın dışına çıkmaya da bilirler. Haliyle bunu ölçmek çok zor.
Ticari ilişkilerde rahatça bana güven diyebilir, orada bir sıkıntı yok, ama kişisel meselelerde olaylar sorunlu. Orada da güven diyecek mi, ben güvensem bile bu yetecek mi? Başka aksiyonlar da mı var, orası biraz karışık.
Aslında şöyle olması lazım. Kendi kaderimi çizeceksem haftalar öncesinden düne kadar her biri artı puan olması lazım, ama bunların dönüşü görünmüyor. Sadakat ve bağlılık bir şeyi değiştirmiyor.
Ortada hasta bir adam var. Bu ben. ilaç kendisinde olması lazım. Yolun sonunda ilacı verecek mi, verebilecek mi bunu ben bilmiyorum. Kendisi muhtemelen bir şeyler biliyor, ama bunu iletmesi mümkün değil.
Benim için sabır ve dua dışında şu aşamada yapacak çok bir şey yok.
Kendisini harekete geçirmeye çalışmak beyhude. Öyle bir durumu yok. Çünkü sorun çok katmanlı ve hızlı bir çözümü yok. Sorunun kaynağı sebebiyle benim yıpranmam lazım ve öyle oluyor.
Sorunun esas noktası ben değilim, ben sadece söyledim diyorum, ama ikna olan yok. Bir de böyle bir kısım var.
Ticari olarak uzun yıllar destek verecektir. O noktada bir sıkıntı yok. Ama kişisel meseleler tamamen sır. Her yerden tarih fışkırıyor, ama anlamlandırmak imkansız.
Ortada ağır bir mesele, kriz var ve kısa yoldan bir çözümü maalesef yok.
ipin ne kadarı benim elimde bilmiyorum. Yani kendi kaderini yaz demiş de olabilirler, planın dışına çıkmaya da bilirler. Haliyle bunu ölçmek çok zor.
Ticari ilişkilerde rahatça bana güven diyebilir, orada bir sıkıntı yok, ama kişisel meselelerde olaylar sorunlu. Orada da güven diyecek mi, ben güvensem bile bu yetecek mi? Başka aksiyonlar da mı var, orası biraz karışık.
Aslında şöyle olması lazım. Kendi kaderimi çizeceksem haftalar öncesinden düne kadar her biri artı puan olması lazım, ama bunların dönüşü görünmüyor. Sadakat ve bağlılık bir şeyi değiştirmiyor.
O kadar çok çabalıyordu ki, tıpkı şimdi benim çabaladığım gibi, tüm imkanları sarf ediyordu, tıpkı benim şu anda yaptığım gibi, ama sonuç vermiyordu.
Her seferinde yeni bir sorun çıkıyor, o çözülene kadar bir diğeri sıraya gidiyordu.
Ve her sorunda bana tepki gösteriyordu, sert bir şekilde.
Ben ise dua ediyor, çözmeye çalışıyor ve üretmeye gayret ediyordum, ama yine de yetmiyordu.
Bir kez bile neden bana tepki gösteriyor demedim. Bir kez bile cevap vermedim. Üzüldüm mü? Biraz, evet ama söylüyorsa bana söylüyor dedim, hiçbirini yanıtlamadım.
Şimdi bir borcun var. Ben de tıpkı senin çabaladığın gibi çırpınıyorum fobiyi yenmek için. Nasıl çözüleceğini anlatmalısın. Bu senin borcun.
Yükünü kaldıracağız sözü verebilirsin mesela.
Her seferinde yeni bir sorun çıkıyor, o çözülene kadar bir diğeri sıraya gidiyordu.
Ve her sorunda bana tepki gösteriyordu, sert bir şekilde.
Ben ise dua ediyor, çözmeye çalışıyor ve üretmeye gayret ediyordum, ama yine de yetmiyordu.
Bir kez bile neden bana tepki gösteriyor demedim. Bir kez bile cevap vermedim. Üzüldüm mü? Biraz, evet ama söylüyorsa bana söylüyor dedim, hiçbirini yanıtlamadım.
Şimdi bir borcun var. Ben de tıpkı senin çabaladığın gibi çırpınıyorum fobiyi yenmek için. Nasıl çözüleceğini anlatmalısın. Bu senin borcun.
Yükünü kaldıracağız sözü verebilirsin mesela.
Sen mutlu ol diye hastalıklarımı bir kenara atıp, haftada iki kez senin için dua ettim. Yükümü ileride kaldırmaz mısın?
Mutlaka mutlu etme planı var da söylemiyor...
Mutlaka mutlu etme planı var da söylemiyor...
Cross'u yıllarca söylemedim, sporda risk aldım, başa bela aldım ve dert etmedim, çocukları zaten kim olsa yapar. Daha neler var. Bu değer vermenin delilidir.
Nereden duydu veya öğrendi bilmiyorum, gıda firmamı sen sattırmışsın dedi.
Hiçbir zaman iyi niyetini istismar etmedim. Aşkla yanıp tutuşsam da, işimi hallet konuşalım demedim. Aksine kendisi işlerini yoluna koysun, rahat bir zamanda buluşuruz dedim.
Kendisine sadece zarar veren işlere, sektörlere girmesine kesinlikle karşıyız. Kim girer, kim girmez ilgilenmeyeceğiz.
Şimdi aday olmamalı. Aziz Yıldırım başarılı olursa kulup de kazanır. Başarısız olursa 3 sene sonra tek aday olarak girer.
Aslında Ankara'daki herkesten çok daha fazla güveniyorum, ama... cümlenin devamını sen tamamla, çünkü birkaç farklı devamı var.
Seni fetö tehdidinden kurtarıp, devletin en büyük ortağı yaptım. Zaten devlet seninle ortak olmasa vazifeyi bırakırım. Yeğenini ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Artık bana bir takvim ver ve daha fazla yardım et.
iletişim metotları aynı. Ortalığa söylüyormuş gibi yapıp, laf atmak. Seni kandıracak, para vermeyecek vs. Beni ne kandıracak ortağı değilim hissedarı değilim. Aksine para konularında sonsuz güveniyorum. Kimseden para istemezken ondan istiyorum.
Asıl mesele ise kişisel ilişkiler. Burada iletişimi engelleyen kendileri olduğu gibi, gaz veren de yine kendileri. ikili üçlü oynamak, pusuculuk alışkanlık yapmış.
Güvenilmeyecek taraf ne? Bir duyguyu, ki ben bunu bazı saatlerde yoğun yaşıyorum, kadının ailesi, büyüğü üzerinden ifade edemezsin. Bir genç kız anneme söz verdim, seni seveceğim demez. Bu modern görücü usulü olur. Seviyorsa kendisi sevecek. Bekler mi, aklına göre gider mi, beklemiyor ise zaten yeterince sevmemiş midir? Sorular sorular.
Bu konuda ailesi söz versin derken, bir bildikleri vardır anlamında diyorum. Yoksa işin aslı yukarıda dediğim gibi.
Aslında kendime güveniyorum. Sabaha kadar kızlı erkekli eğleneceğiz ve sen gelme dese sesimi çıkarmam. Niye çıkarayım? Nasıl ki o aldatılamaz birisi ise beni seven de aşık olur ve başkasını görmez.
Ve sık sık alakasız isteklerim oluyor. Bunlar da kendimi garantiye almak için. Kimse uğruna inancını değiştirmeyi tartıştığı (bunu da uygar bir biçimde konuşacağız) birisini terk etmez. Kimse geçmiş gelecek istediğine istediğini yap dediği kişiyi (ki bunu ısrarla kabul etmiyor, bunu da konuşacağız) başkası ile kıyaslamaz.
Yukarıya dönüyoruz. Benim bilmediğim ne var? Elinde güçlü bir takvim ve plan mı var? Bekliyoruz.
Asıl mesele ise kişisel ilişkiler. Burada iletişimi engelleyen kendileri olduğu gibi, gaz veren de yine kendileri. ikili üçlü oynamak, pusuculuk alışkanlık yapmış.
Güvenilmeyecek taraf ne? Bir duyguyu, ki ben bunu bazı saatlerde yoğun yaşıyorum, kadının ailesi, büyüğü üzerinden ifade edemezsin. Bir genç kız anneme söz verdim, seni seveceğim demez. Bu modern görücü usulü olur. Seviyorsa kendisi sevecek. Bekler mi, aklına göre gider mi, beklemiyor ise zaten yeterince sevmemiş midir? Sorular sorular.
Bu konuda ailesi söz versin derken, bir bildikleri vardır anlamında diyorum. Yoksa işin aslı yukarıda dediğim gibi.
Aslında kendime güveniyorum. Sabaha kadar kızlı erkekli eğleneceğiz ve sen gelme dese sesimi çıkarmam. Niye çıkarayım? Nasıl ki o aldatılamaz birisi ise beni seven de aşık olur ve başkasını görmez.
Ve sık sık alakasız isteklerim oluyor. Bunlar da kendimi garantiye almak için. Kimse uğruna inancını değiştirmeyi tartıştığı (bunu da uygar bir biçimde konuşacağız) birisini terk etmez. Kimse geçmiş gelecek istediğine istediğini yap dediği kişiyi (ki bunu ısrarla kabul etmiyor, bunu da konuşacağız) başkası ile kıyaslamaz.
Yukarıya dönüyoruz. Benim bilmediğim ne var? Elinde güçlü bir takvim ve plan mı var? Bekliyoruz.
Elinde olmayan şeyler için pişmanlık hissetme. Elinde olmayan şeyler için ödün verme. Elinde olmayan ney? Orası net değil. Ama biraz iniş çıkış olacak.
Görünürde yapabileceği çok şey yok. Yapabileceğini yapıyor zaten.
Kim akıl verdiyse habire az kaldı, az kaldı demenin zaman sıkıntısını hafifleteceği telkininde bulunmuşlar. Halbuki sürpriz bir gelişme ve büyük hata olmadıkça beklemek ve iyileşmek sıkıntı değil.
Eğer ulaşabilirsek, db-ay birlikteliğinden sonra, başka bir yakınlık olacak. Birkaç ay öncesine kadar db ve grc günde birkaç kez aklıma geliyordu, biraz da başkan. Biraz da diğerleri işte. Şimdi sürekli grc. Ya başkasını severse, ya kavuşamazsam. Dahası tek kuruş istemem birlikte olursam. Bu da benim sözüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar