bugün
- epileptiğe bakmayan diş hekimi6
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- fatma betül sayan kaya20
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek7
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş8
- son 3 ayın en başarılı gammazları5
- haram para5
- irancılar3
- fatma betülüm yapmaz9
- hayati yazıcı4
- masklavi felsefesi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı89
- raşid dostum2
- sinirlenen dilenci kadın6
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- götü yere yakın olandan korkacaksın4
- uluspor2
- iyi menemenin sırrı22
- sabahları nefret edilen şeyler7
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı12
- henüz yolun başında olan yazarlar2
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- beni gammazlayan sonda ile gezsin inşallah3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması3
- yaşlandıkça kuşkulu bir adam olmak3
- lanet olsun adamım ben gidiyorum buralardan3
- türkiye azerbaycan ilişkileri3
- akp seçmeni3
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı4
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- serdar ortaç tiktokta2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu2
- dünyanın sonu2
- klodyan klod duruşu2
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- boğaz ağrısı5
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- sözlüğün yeni tasarımı14
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- muslettin amca23
- beşiktaş6
- misafir terliği kokusu2
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- kötüye bir şey olmaz5
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
bro kafam kıyak : çünkü bu gaz nefis ! bu gaz aklıma oksijen taşıyan hücreleri açtı.düşündümde (iznin olursa) gözlerimiz bu gazdan yaşardıkça aklımız yeşeriyor gibi, seviyorum (iznin olursa) 180 barlık basınçla haklı oluşuma dair toma suyunu, kaçkarlardan kaçırıp sermayeye bırakmayı istediğin suyun tayzığıda böyledir, karşısında duramazsın, adamın ayaklarını çatlatır, benim cankuşum selçuk rizelidir, birlikte coşkun bir derenin selinde yıkanır gibi toma suyuyla yıkandığımız da arındık bro !.neye kızdık biz biliyormusun ?.oy verdik diye etimizi kemiğimizi köpeklerin önüne bırakmana, hayatıma dair her sözü söyleyebileceğine inanmana, sanata, düşünen adama it muamelesi yapmana, demlenen adama nefretle ve öfkeyle çizik atmana, iki kadeh içip izmirin denizine nazlanan dostlarım da var benim, onlar sana oy verdiler !.ama gördüler ki mutluluk dolu cüzdan değilmiş, bir ergen penisi hızında dolup boşalan borsalar değilmiş.iki arkadaşla hatırat oluşturduğumuz o güzel anlara müdaheleniz sözle olsa bile yeter, bu bile beni şaretlemeye yeter !.ben ayyaş değilim bro, hatta içmeyi sevmem.zorla ayda bir içerim, kafam kıyak olarak en son çocukken gezdim galiba, ama bu kadar kıyak olmadım hiç.çünkü sözü olanın sözünü bekletmeden edebileceğini de gördüm, derhal dediğini, şimdi sen büyük hastalığa yakalanan hastalar gibi 'yoook yaaa, iyiyim ben' diyip inkar edeceksin bunu, ediyorsunda, ama hastalık böyledir be bro.bu düşüncelerin hastalıklı ve kanserli olduğunu kabul etmeni şimdi beklemiyoruz, büyükleriniz sizi nasıl olursa uyaracaktır.büyükleriniz diyorum çünkü bir toplumun başı olacak kadar büyük olsaydın insanlar öldüğünde onların yanına giderdin, büyüklerinin yanına değil.kafam kıyak şimdi bro, şerefine !.
Merhaba Sevgili Başbakan, bugün konuşmalarınızı dinledik, iki çift laf yazıp mektup olarak yollamaya karar verdik. size bu mektubu gezi parkında bir ağacın altında yazıyoruz, buralar karanlık imlamızda ve edebi dilimizde aksaklıklar olabilir.. malum elektrik kesintisini devreye soktunuz.
Öncelikle zihninize idrak ederiz ki;
bu bir ideoloji isyanı değildir, bu bir bayrak savaşı değildir, bu bir rejim savaşı değil, bu bir parti isyanı değil, yandaşların savaşı değil,
bu isyan 'sınıf savaşıdır', ezilenlerin, yıllardır atanamayan 100 bin öğretmenin, tekel işçilerinin, hakkını alamayan öğrencilerin, şiddet gören doktorların, madencilerin, savaşıdır.. tersanelerde almadığınız güvenlik önlemi yüzünden ölen insanların savaşıdır, doğanın, tabiatın, artık burnundan gelen insanların savaşıdır, arkamızda bıraktığımız tüm acıların savaşıdır...
Sevgili başbakan, bugün ağaçta salladırmaktan, idam etmekten, tehditten hatta, ağaçta sallanmak lafıyla deniz gezmişe dil uzattın, dalga geçtin... bunlar iyi bilirler dedin. evet biz iyi biliriz babalarımızdan mücadeleyi, direnişi, denizleri, mavi gözlü çocukları... siz de bizi iyi bilirsiniz, inatçılığımızı, memleket sevgimizi... denizleri unutmayacağımızı bilirsiniz... altıncı filo'yu nasıl uğurladığımızı bilirsin.. bugüne kadar sineye çekilen tüm olayların kıvılcımındayız...
Tüm olan bitenlere rağmen, insanları geren, kışkırtan uslubunuz tahmin ettiğimiz gibi...
Özür dilemek ve sağduyu çağrısı yapmak yerine tehditi ve gerginliği seçtiniz, alkolü seçtiniz.. lütfen sakin olun, oyun yeni başladı... sinirlenmeye gerek yok.
Siz bir demogoji uzmanısınız, hatipsiniz, aslında ne yalan söyleyelim, yalan olmadığını bilsek biz bile size inanacağız... öyle güzel konuşuyorsunuz ki.. hey yavrum hey....
yazılacak çok şey var, ama mücadelemiz uzun olduğu için çok kısa söylüyoruz , artık konuşma sırası halktadır, sokaktadır, insanlardadır. bunu da idrak edin.
Bu arada siz alev saçtıkça içimizde daha çok mücadele hissi oluşuyor, bunun için ssize teşekkür ederiz, uyanıyoruz, güçleniyoruz...
bizlere provokatör dedin, çapulcu dedin, ama yanıldın, kimsiniz lan siz ayrancılar dersen, bir not düşelim.
Not: ÇARŞI, GFB, ULTRASLAN, HACETTEPE ÜNiVERSiTESi, VETERiNERLER, ÖĞRENCiLER, SENDiKALAR, iŞiNi ELiNDEN ALDIĞIN TEKEL iŞÇiLERi, HiÇBiR PARTiYE ALET OLMAYAN, FANATiZME ALET OLMAYAN GENÇLER, YILDIZ TEKNiK ÜNiVERSiTESi, GALATASARAY ÜNiVERSiTESi, DiCLE ÜNiVERSiTESi, ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER, EMEKÇi ÖĞRETMENLER, BOĞAZiÇi ÜNiV, TAKSiM iNSANLARI, BEŞiKTAŞ iNSANLARI..
VE DiĞER TÜM GRUPLAR, iSYANCILAR, ŞEHiRLER, AKUT, HAYVANSEVERLER, REDCHACK, TÜRKLER, ALEViLER, KÜRTLER, SOSYALiST ÇERKESLER, VE DiĞER YÜM GRUPLAR, ŞEHiRLER, ÜNiVERSiTELER, SOSYAL MEDYA, SANATÇILAR, TiYATROCULAR, OYUNCULAR, ŞARKICILAR, BESTECiLER.
Öncelikle zihninize idrak ederiz ki;
bu bir ideoloji isyanı değildir, bu bir bayrak savaşı değildir, bu bir rejim savaşı değil, bu bir parti isyanı değil, yandaşların savaşı değil,
bu isyan 'sınıf savaşıdır', ezilenlerin, yıllardır atanamayan 100 bin öğretmenin, tekel işçilerinin, hakkını alamayan öğrencilerin, şiddet gören doktorların, madencilerin, savaşıdır.. tersanelerde almadığınız güvenlik önlemi yüzünden ölen insanların savaşıdır, doğanın, tabiatın, artık burnundan gelen insanların savaşıdır, arkamızda bıraktığımız tüm acıların savaşıdır...
Sevgili başbakan, bugün ağaçta salladırmaktan, idam etmekten, tehditten hatta, ağaçta sallanmak lafıyla deniz gezmişe dil uzattın, dalga geçtin... bunlar iyi bilirler dedin. evet biz iyi biliriz babalarımızdan mücadeleyi, direnişi, denizleri, mavi gözlü çocukları... siz de bizi iyi bilirsiniz, inatçılığımızı, memleket sevgimizi... denizleri unutmayacağımızı bilirsiniz... altıncı filo'yu nasıl uğurladığımızı bilirsin.. bugüne kadar sineye çekilen tüm olayların kıvılcımındayız...
Tüm olan bitenlere rağmen, insanları geren, kışkırtan uslubunuz tahmin ettiğimiz gibi...
Özür dilemek ve sağduyu çağrısı yapmak yerine tehditi ve gerginliği seçtiniz, alkolü seçtiniz.. lütfen sakin olun, oyun yeni başladı... sinirlenmeye gerek yok.
Siz bir demogoji uzmanısınız, hatipsiniz, aslında ne yalan söyleyelim, yalan olmadığını bilsek biz bile size inanacağız... öyle güzel konuşuyorsunuz ki.. hey yavrum hey....
yazılacak çok şey var, ama mücadelemiz uzun olduğu için çok kısa söylüyoruz , artık konuşma sırası halktadır, sokaktadır, insanlardadır. bunu da idrak edin.
Bu arada siz alev saçtıkça içimizde daha çok mücadele hissi oluşuyor, bunun için ssize teşekkür ederiz, uyanıyoruz, güçleniyoruz...
bizlere provokatör dedin, çapulcu dedin, ama yanıldın, kimsiniz lan siz ayrancılar dersen, bir not düşelim.
Not: ÇARŞI, GFB, ULTRASLAN, HACETTEPE ÜNiVERSiTESi, VETERiNERLER, ÖĞRENCiLER, SENDiKALAR, iŞiNi ELiNDEN ALDIĞIN TEKEL iŞÇiLERi, HiÇBiR PARTiYE ALET OLMAYAN, FANATiZME ALET OLMAYAN GENÇLER, YILDIZ TEKNiK ÜNiVERSiTESi, GALATASARAY ÜNiVERSiTESi, DiCLE ÜNiVERSiTESi, ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER, EMEKÇi ÖĞRETMENLER, BOĞAZiÇi ÜNiV, TAKSiM iNSANLARI, BEŞiKTAŞ iNSANLARI..
VE DiĞER TÜM GRUPLAR, iSYANCILAR, ŞEHiRLER, AKUT, HAYVANSEVERLER, REDCHACK, TÜRKLER, ALEViLER, KÜRTLER, SOSYALiST ÇERKESLER, VE DiĞER YÜM GRUPLAR, ŞEHiRLER, ÜNiVERSiTELER, SOSYAL MEDYA, SANATÇILAR, TiYATROCULAR, OYUNCULAR, ŞARKICILAR, BESTECiLER.
Taksim Gezi Parkında göz diktiğiniz o birkaç ağaç, sizin piyasacı beyin kıvrımlarınızdaki karşılığıyla sadece birkaç odun değilmiş demek ki
Fakir fukaranın, garip gurebanın ücrete tabi olmadan gölgesinde nefesleneceği o üç karış yeşilliğin, insanların nasıl yaşayacağıyla ilgili karar sahibi olma ısrarlarının simgesi olabileceğini nerden bilecektiniz?
Ne de alışmıştınız kayıt-koşul koymaya oysa
insan yaşamına ayar çekmek ne başdöndürücü bir mutluluktu
Hiç kusura bakılmasın, karar verdik, bitti o iş repliğiyle, ne işler bitirmiş, ne belalar savuşturmuştunuz
1400 yıllık bir geleneğin ideolojik zırhını da kuşanıp, tevekkül ve biat dışında her türlü vatandaşlık hakkını çok gördüğünüz kullarınızı yönetmenin yerçekimsizliğiyle, ne güzel uçuyordunuz öyle
Bir de TOMAlarınız vardı nasılsa, ne güçlüydüler; çeşit çeşit gazlarınız, hiç tükenmezdi nasılsa
Bastıramadığınız, hep gözümüze gözümüze soktuğunuz, üzerimize saçtığınız kibrinizle, insansız meydanlar düşlediniz
Hoyratça örselediğiniz ruhumuzu son kuruşuna kadar tüketmemizi, harcamamızı istediniz AVMlerinizde
Diğerleri gibi, şimdi gezi parkına dikivereceğiniz o rezidansınızın haşmetine bakıp bakıp, kudretinizin nasıl ezeli ve ebedi olacağına inanacaktık değil mi?
itiraz eden bir avuç kendini bilmez, dinini, ahlakını, ecdadını tanımaz kafası kıyak, sabah namazını kılıp şafak vakti huruç eyleyen müfrezelerinizin üç atımlık zehirli fişeğiyle evlerine kaçacaktı nasılsa
Yavuz geliyor Yavuz manşetleriyle yeniden fethe çıkılmışken tam da istanbulun bu inadı da nerden çıkmıştı böyle?
Bu günleri de mi görecektiniz?
Nobranlığınıza, iflah olmaz rantseverliğinize, kalpazan sermaye aşkınıza, bu ölçüde bir itirazı nasıl da mayaladınız böyle?
Yok edilen eko sistemleri sonucu, Taksim gezi parkına sıkışmış istanbulun bülbüllerinin ahı mıdır yoksa!
Üç beş ağaç meselesi dediniz, yanıldınız işte.
Hayat sizi kandırdı!
itirazsızlığa inandınız, Kürdistanda aşina olduğunuz o itiraz sesleri şimdi istanbulun ortasından kulaklarınızda çınlıyor, yayılıyor giderek
Gazınıza kuvvet diyeceğiz ama ona da alışılıyor işte; sıksana sıksana, biber gazı sıksana diye delice sloganlar atacak kadar kafayı yiyen bir direnişçilik var karşınızda.
Ki bunun tercümesi şudur:
Direnişe alıştı insanlar!
Korku duvarı aşılmıştır artık
Bu yeni bir eşiktir.
Alkolü mü yasaklayacaktınız, tebaanız uyanık kalsın diye; gerek kalmadı, kaç gündür uyumadan direniyorlar işte!
Yavuz Yavuz tezahüratlarıyla hoş eylediğiniz yüreğiniz şimdi Yusuf Yusuf atıyor değil mi?
Günlerdir Taksimi kuşattığınız o TOMAlı sipahileriniz, halkın kuşatmasında şimdi Taksime sıkışıp kalmış durumda
Kesip biçip ayar vermek için bıçağını daldırdığın hayatımızın kemikten de olduğunu unuttunuz galiba.
Bıçak kemikte işte!
Hayatımızı ve dahi istanbulu yeniden fethe çıkmıştınız ya
Alın size direnişe alışmış hayatlar...
Alın size istanbul!
Geçmiş olsun Hünkârım, selametle!..
Fakir fukaranın, garip gurebanın ücrete tabi olmadan gölgesinde nefesleneceği o üç karış yeşilliğin, insanların nasıl yaşayacağıyla ilgili karar sahibi olma ısrarlarının simgesi olabileceğini nerden bilecektiniz?
Ne de alışmıştınız kayıt-koşul koymaya oysa
insan yaşamına ayar çekmek ne başdöndürücü bir mutluluktu
Hiç kusura bakılmasın, karar verdik, bitti o iş repliğiyle, ne işler bitirmiş, ne belalar savuşturmuştunuz
1400 yıllık bir geleneğin ideolojik zırhını da kuşanıp, tevekkül ve biat dışında her türlü vatandaşlık hakkını çok gördüğünüz kullarınızı yönetmenin yerçekimsizliğiyle, ne güzel uçuyordunuz öyle
Bir de TOMAlarınız vardı nasılsa, ne güçlüydüler; çeşit çeşit gazlarınız, hiç tükenmezdi nasılsa
Bastıramadığınız, hep gözümüze gözümüze soktuğunuz, üzerimize saçtığınız kibrinizle, insansız meydanlar düşlediniz
Hoyratça örselediğiniz ruhumuzu son kuruşuna kadar tüketmemizi, harcamamızı istediniz AVMlerinizde
Diğerleri gibi, şimdi gezi parkına dikivereceğiniz o rezidansınızın haşmetine bakıp bakıp, kudretinizin nasıl ezeli ve ebedi olacağına inanacaktık değil mi?
itiraz eden bir avuç kendini bilmez, dinini, ahlakını, ecdadını tanımaz kafası kıyak, sabah namazını kılıp şafak vakti huruç eyleyen müfrezelerinizin üç atımlık zehirli fişeğiyle evlerine kaçacaktı nasılsa
Yavuz geliyor Yavuz manşetleriyle yeniden fethe çıkılmışken tam da istanbulun bu inadı da nerden çıkmıştı böyle?
Bu günleri de mi görecektiniz?
Nobranlığınıza, iflah olmaz rantseverliğinize, kalpazan sermaye aşkınıza, bu ölçüde bir itirazı nasıl da mayaladınız böyle?
Yok edilen eko sistemleri sonucu, Taksim gezi parkına sıkışmış istanbulun bülbüllerinin ahı mıdır yoksa!
Üç beş ağaç meselesi dediniz, yanıldınız işte.
Hayat sizi kandırdı!
itirazsızlığa inandınız, Kürdistanda aşina olduğunuz o itiraz sesleri şimdi istanbulun ortasından kulaklarınızda çınlıyor, yayılıyor giderek
Gazınıza kuvvet diyeceğiz ama ona da alışılıyor işte; sıksana sıksana, biber gazı sıksana diye delice sloganlar atacak kadar kafayı yiyen bir direnişçilik var karşınızda.
Ki bunun tercümesi şudur:
Direnişe alıştı insanlar!
Korku duvarı aşılmıştır artık
Bu yeni bir eşiktir.
Alkolü mü yasaklayacaktınız, tebaanız uyanık kalsın diye; gerek kalmadı, kaç gündür uyumadan direniyorlar işte!
Yavuz Yavuz tezahüratlarıyla hoş eylediğiniz yüreğiniz şimdi Yusuf Yusuf atıyor değil mi?
Günlerdir Taksimi kuşattığınız o TOMAlı sipahileriniz, halkın kuşatmasında şimdi Taksime sıkışıp kalmış durumda
Kesip biçip ayar vermek için bıçağını daldırdığın hayatımızın kemikten de olduğunu unuttunuz galiba.
Bıçak kemikte işte!
Hayatımızı ve dahi istanbulu yeniden fethe çıkmıştınız ya
Alın size direnişe alışmış hayatlar...
Alın size istanbul!
Geçmiş olsun Hünkârım, selametle!..
Ak Parti'li direnişçiden Başbakan'a mektup..http://www.gazetecell.com...bakana-mektup-h50886.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar