bugün
- habire1275
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- fil8
- kaplan7
- timsah5
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı2
- kartal6
- sssilvermist22
- iş bulamamak4
- zebra4
- ben geldim naneler13
- aslan8
- aldığınız en ilginç iltifat3
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- anın görüntüsü18
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- insan kaynakları3
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- nickten isim tahmini yapmak25
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- ben senin yerinde olsam5
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- yorgun mermi13
- zorunlu eğitim2
- sözlükteki kavganın amacı5
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- bir ay çaylak olmak4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- spaghetto2
- temmuz6
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- suca suruklenen cocuk7
- yeni parti46
- gece denize girmek12
- küs insanları barıştırmak3
eski çalıştığım şirketin adıdır.
çok güzel bir film olmanın yanı sıra irandaki zor durumda çalışan afganlarada vurgu yapmaktadır.
ayrıca film de dikkatimi çeken bir nokta da iran'nın ciddi manada doğal güzelliğine sahip olduğu gerçeğidir.
ayrıca film de dikkatimi çeken bir nokta da iran'nın ciddi manada doğal güzelliğine sahip olduğu gerçeğidir.
Sahip olduğum isimdir...
Koyun anlamına gelen rusça kelime.
kürtçe yağmur demektir.
Farsça olmakla birlikte ezik bir kavim olan Kürtler tarafından çalınan ve Kürtçe olarak sanılan bir kelime. Majid majidi adlı iranlı yönetmen tarafından çekilen ve trt1 gibi büyük kanallarda verilen türkçe dvd'si basılan mükemmel aşk filmmi olarakta akıllara kazınmıştır.
farsça yağmur demektir.
böyle yazılır:
باران
böyle yazılır:
باران
Kuzenimin oğlunun adı, aşırı yaramaz bir çocuk sırf o yüzden isimden soğudum.
Benim adımdır.
rusça da koyun demektir.
rusça da koyun demektir.
farsçada yağmur demektir. e tabi bizim pekekeliler meraklı isim ve devlet araklamaya.
Ileride oğlum olursa ona koymayı düşündüğüm isimlerden biridir.
yavşak serseri tipli uzun boylu erkektir.
dükkanıma tartısıyla yaklaşık dört yıldır kesintisiz gelen kardeşimin ismi.
bu sene beşinci sınıfa geçti. sizinde tahmin ettiğiniz gibi durumları pek iyi değil. çok kardeşler. baba tek başına bir şeyler yapmaya çalışıyor.
ben böyle ahlaklı, terbiyeli bir çocuk görmedim. dükkana girerken, bir şey isterken gözü aşağı bakar çokta mütevazidir kısık sesle tane tane konuşur. çok efendi maşallah baya da çalışkan. dersleri çok iyi bana da gösterir ara ara bir şeyler sorar. çok dua ediyorum kendisi için, elimden geldiğince de yardım etmeye çalışıyorum. allah inşallah onu güzel makamlara getirir.
bu sene beşinci sınıfa geçti. sizinde tahmin ettiğiniz gibi durumları pek iyi değil. çok kardeşler. baba tek başına bir şeyler yapmaya çalışıyor.
ben böyle ahlaklı, terbiyeli bir çocuk görmedim. dükkana girerken, bir şey isterken gözü aşağı bakar çokta mütevazidir kısık sesle tane tane konuşur. çok efendi maşallah baya da çalışkan. dersleri çok iyi bana da gösterir ara ara bir şeyler sorar. çok dua ediyorum kendisi için, elimden geldiğince de yardım etmeye çalışıyorum. allah inşallah onu güzel makamlara getirir.
Default vitaminsiz kavruk tekkaş keke ismi.
baran, izlediğim en pespaye, alelade filmlerden biri.
öncelikle karşılıksız aşk falan anlatılmış değil, anlatılamamış. aşktan çok tutkuya benziyor, ki o da filmde netleşmemiş.
film belki karşılıksız aşk yaşamış, birtakım duygularını içine atmış insanları etkileyebilir, ancak bu sadece konudan dolayı olabilir.
filmde gerçeklik etkisi iyi gidiyor ancak oyunculuklar çok kötü. çoğu oyuncunun yüzünü doğru düzgün göremiyorsunuz bile.
Belirsizlikler var örnekler vereyim:
öncelikle işveren iyi mi kötü biri mi belirsizliğini koruyor. filmin sonunda kaç kişi rahman'ın kucağındaki çocuğu farketmiştir, ne alaka anlaşılmıyor. bir başka örnek; 1 yıllık para nereye gitti kaçırabilirsiniz. filmde bazı sahneler tam anlaşılmıyor.
film bittiğinde "ee ne şimdi bu?!!" dedirtiyor. latif rahman için her şeyini sattı, kimliği gitti, 3 ay bedava çalışma sözü verdi vs.. ama bu ağır bedelleri çekerken onu izleyemiyorsunuz çünkü film bitiyor.
internette bu filmi beğenenlere dikkat ederseniz etkilendikleri şey filmin konusu. ne oyunculuk ne kurgu hiçbirinden bahseden yok pek. majidi'ye gıcığım falan yok * sonuçta ne o beni tanır ne ben onu. ancak gerçekten bu film olmamış.
beni şaşırtan bu kadar uyduruk bir filme bu kadar çok methiye düzülmesi. iran sinemasını yazık geçen zamanınıza. sakın izlemeyin. boş tenekeden başka bişi değil.
öncelikle karşılıksız aşk falan anlatılmış değil, anlatılamamış. aşktan çok tutkuya benziyor, ki o da filmde netleşmemiş.
film belki karşılıksız aşk yaşamış, birtakım duygularını içine atmış insanları etkileyebilir, ancak bu sadece konudan dolayı olabilir.
filmde gerçeklik etkisi iyi gidiyor ancak oyunculuklar çok kötü. çoğu oyuncunun yüzünü doğru düzgün göremiyorsunuz bile.
Belirsizlikler var örnekler vereyim:
öncelikle işveren iyi mi kötü biri mi belirsizliğini koruyor. filmin sonunda kaç kişi rahman'ın kucağındaki çocuğu farketmiştir, ne alaka anlaşılmıyor. bir başka örnek; 1 yıllık para nereye gitti kaçırabilirsiniz. filmde bazı sahneler tam anlaşılmıyor.
film bittiğinde "ee ne şimdi bu?!!" dedirtiyor. latif rahman için her şeyini sattı, kimliği gitti, 3 ay bedava çalışma sözü verdi vs.. ama bu ağır bedelleri çekerken onu izleyemiyorsunuz çünkü film bitiyor.
internette bu filmi beğenenlere dikkat ederseniz etkilendikleri şey filmin konusu. ne oyunculuk ne kurgu hiçbirinden bahseden yok pek. majidi'ye gıcığım falan yok * sonuçta ne o beni tanır ne ben onu. ancak gerçekten bu film olmamış.
beni şaşırtan bu kadar uyduruk bir filme bu kadar çok methiye düzülmesi. iran sinemasını yazık geçen zamanınıza. sakın izlemeyin. boş tenekeden başka bişi değil.
ancak bu kadar naif bir adam ancak bu kadar naif anlatırdı sevmeyi.
keyifle izlediğim bir mecidi filmi.
not: günün şarkısı baran bari.
yağmur sever yazarlara gelsin. *
keyifle izlediğim bir mecidi filmi.
not: günün şarkısı baran bari.
yağmur sever yazarlara gelsin. *
Yağmur demektir. Baranlar eqlesin.
iranlı yönetmen majid majidi nin pek çok festivalde gösterilen romantik dram filmidir.
hep 14 yaşında kalması gerekenler...
sevgi…
O ki, yaşanır kılar hayatı, unutturuverir keşmekeşini. Oysa ayrılık öyle bir ateştir ki, yakar yüreği. En onulmazı da onaran şifa, yüreğin bir çağlayan gibi taşarken, dilin sessizliğinde gizliydi. Bir ses ki ne ötelerden, ne de gaipten. Bir şarkı ki, Baran’ın o duyulmayan kelimelerinden ulaşır Latif’in gönlüne...Nitekim, ne Latif’in gözleri değiyor Baran’ın gözlerine, ne de Baran’ın iki kelamı varıyor Latif’in kulaklarına.
Yüreğin dili sessiz olandır.
Biri Türk, diğer Afgan olan iki gencin, iran’da kesişen “yalın” bir öyküsü: Baran.
Doğu insanının çekingen, ürkek, güleç ve bir o kadar da hırçın yanını temsilen bir tarafta Latif; öte yanda tüm yılmazlığıyla, dirayeti, mahireti ve mücadelesiyle Baran.
On yedi yaşının verdiği delikanlılık ve dinçlik ile Latif, Tahran’da inşaat işinde ara elaman olarak çalışır. Çay yapar, ekmek alır. Olaylara karşı hep bir tezyanıtlılığı vardır.
Güleç ve vurdumduymazdır; işçilerden biri dördüncü kattan düşüp de ayağını kırdığında paraşütsüz mü atlamış? diyebilecek kadar.
Gençtir; henüz bıyıkları yeni terleyecek kadar.
Asidir; herkese çatacak kadar.
ve sevdalıdır; kimliğinden vazgeçebilecek kadar.
Çünkü aşk, nasip işiydi; hesap değil.
Çünkü aşk, kendini adamaktı; arayış değil. (Mevlana)
Latif’in, Baran ile tanışmasından sonra geriye salt olarak herkesten gizlediği kalacaktır yüreğine. Öyle ki, o şen şakrak gencin yerini, Baran’ın kimsesiz ve bir başına kaldığı dünyasında omuzlarına yüklenen yükün ağırlığı alacaktı.
Latif, henüz Baran’ı tanımazdan önce onu Rahmat adıyla erkek çocuğuolarak bilirdi.
Güvercinler karşılıyor filmde çok kez…
Rahmat’ın gelişinde, sofrayı kuruşunda… Bir yanda Latif güvercinleri taşlarken, diğer yanda Rahmat besler onları. Rahmat artık Baran olduğu vakit, işten ayrıldığında, Latif’in onu aradığı ve tokasını bulduğu yerde ve tabii, Baran’ın gidişinde… O gidişte sahne, normal akışından birkaç saniye fazlaca durur ekranda. Baran’ın gidişini Latif’le birlikte seyrettirir yönetmen. Bak, der. “iyice bak. Giden sevgidir, merhamettir. Gelen aydınlıktır, bilinçtir. iyice bak. Bak ki, idrak et sevginin gücünü…”
Esasen Mevlana’ya ait olan bu söz, sanki Latif ile Baran’ın dilinden dökülmüş gibi:
“O kadar yakınsın ki, seni ben sandım.Sana o kadar yakınım ki, beni sen sandım. Sen mi bensin ben mi senim şaşırdım kaldım.”
görsel
O ki, yaşanır kılar hayatı, unutturuverir keşmekeşini. Oysa ayrılık öyle bir ateştir ki, yakar yüreği. En onulmazı da onaran şifa, yüreğin bir çağlayan gibi taşarken, dilin sessizliğinde gizliydi. Bir ses ki ne ötelerden, ne de gaipten. Bir şarkı ki, Baran’ın o duyulmayan kelimelerinden ulaşır Latif’in gönlüne...Nitekim, ne Latif’in gözleri değiyor Baran’ın gözlerine, ne de Baran’ın iki kelamı varıyor Latif’in kulaklarına.
Yüreğin dili sessiz olandır.
Biri Türk, diğer Afgan olan iki gencin, iran’da kesişen “yalın” bir öyküsü: Baran.
Doğu insanının çekingen, ürkek, güleç ve bir o kadar da hırçın yanını temsilen bir tarafta Latif; öte yanda tüm yılmazlığıyla, dirayeti, mahireti ve mücadelesiyle Baran.
On yedi yaşının verdiği delikanlılık ve dinçlik ile Latif, Tahran’da inşaat işinde ara elaman olarak çalışır. Çay yapar, ekmek alır. Olaylara karşı hep bir tezyanıtlılığı vardır.
Güleç ve vurdumduymazdır; işçilerden biri dördüncü kattan düşüp de ayağını kırdığında paraşütsüz mü atlamış? diyebilecek kadar.
Gençtir; henüz bıyıkları yeni terleyecek kadar.
Asidir; herkese çatacak kadar.
ve sevdalıdır; kimliğinden vazgeçebilecek kadar.
Çünkü aşk, nasip işiydi; hesap değil.
Çünkü aşk, kendini adamaktı; arayış değil. (Mevlana)
Latif’in, Baran ile tanışmasından sonra geriye salt olarak herkesten gizlediği kalacaktır yüreğine. Öyle ki, o şen şakrak gencin yerini, Baran’ın kimsesiz ve bir başına kaldığı dünyasında omuzlarına yüklenen yükün ağırlığı alacaktı.
Latif, henüz Baran’ı tanımazdan önce onu Rahmat adıyla erkek çocuğuolarak bilirdi.
Güvercinler karşılıyor filmde çok kez…
Rahmat’ın gelişinde, sofrayı kuruşunda… Bir yanda Latif güvercinleri taşlarken, diğer yanda Rahmat besler onları. Rahmat artık Baran olduğu vakit, işten ayrıldığında, Latif’in onu aradığı ve tokasını bulduğu yerde ve tabii, Baran’ın gidişinde… O gidişte sahne, normal akışından birkaç saniye fazlaca durur ekranda. Baran’ın gidişini Latif’le birlikte seyrettirir yönetmen. Bak, der. “iyice bak. Giden sevgidir, merhamettir. Gelen aydınlıktır, bilinçtir. iyice bak. Bak ki, idrak et sevginin gücünü…”
Esasen Mevlana’ya ait olan bu söz, sanki Latif ile Baran’ın dilinden dökülmüş gibi:
“O kadar yakınsın ki, seni ben sandım.Sana o kadar yakınım ki, beni sen sandım. Sen mi bensin ben mi senim şaşırdım kaldım.”
görsel
ılık erkek ismi aq.
farsça da yağmur anlamına gelir.
Kürtlerin kod adıdır. Bir sürü baran diye kürt tanıdım ama gerçek isimlerinin baran olmadığını öğrendiğimde de hep şaşırmışımdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar