bugün
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması22
- haftanın gammazları listesi24
- ben sözlüğü ciddiye almıyorum karizması8
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması25
- iha yaptı siha yaptı7
- gocu'nun arabada açtığı şarkılar5
- sağ koltukta bacağını elleten erkek7
- almanya da pazar günleri dükkanlar açık olsun4
- ispartalı kızların gül kokması8
- gammaz olup kimseyi gammazlamamak8
- anın görüntüsü20
- beyin ameliyatından çıkmak4
- mehdinin bir anda gelecek olması11
- hangi sözlük kızının sağ koltuğuna oturursunuz2
- emniyet kemeri takan erkek ılık mıdır sorunsalı5
- sadece elit beyler mesaj atsın5
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı3
- gammaz çetesi büyük bir operasyon planlıyor8
- franz kafka adolf hitler ve tesla ile rakı içmek3
- bilinçaltımızın derin dondurucu olması8
- gammaz olup zall'ı gammazlamak4
- 13 ağustos 2026 kolombiya depremi11
- elit kelimesini çok kullanan insan3
- franz kafka dönüşüm4
- osimhen lukaku vlahovic salah2
- beyin ameliyatından çıktı ilkişi sözcü okumak oldu3
- gammazların hain planlarının yine tutmaması7
- romelu lukaku10
- carlott2
- bilgi içerikli entry giren yazar5
- domuz çikolatası6
- hala akp diyenler7
- sözlük yolunda kemikle deri kalmak5
- usual bey birader birader beydir2
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar9
- eskiden fakir olan insan2
- enayimiknatisii2
- sms onayı olmadan kartla alışveriş yapmak4
- çerçeve yasa35
- friedrich hegel la bi cay icek4
- pforzheim low emission zone2
- nevşehir de balon uçmak2
- capri sun2
- avanos ta çömlek yapmayı denemek4
- teknik borç2
- frodo kuyumculuk2
- yarın sabah erken teker döner4
- yeni parti premium üyelik4
- almanyadan nussnucker getiren akraba4
- çok soru sormayan insan2
kendi ölüsünü yıkayan aşıktır (bkz: davut sulari) sözünden de anlaşılacağı üzere, aşk bir geçkinliktir.
aşk, insanı hazırken bulmuyor hiç. onun için süslenmişken, gözümüz saatteyken çıkmıyor karşımıza. illa sürprizli olacak. beklenmedik bir anda, hayatımızın kırılgan bir geçitinde belirecek. zırhımızı çıkarmışken, siperimizden çıkmışken saldıracak. afallayıp şaşkın ördeklere dönmemiz lazım ki aşk, aşka benzesin...
peşin edit: ben aşka inanmıyorum artık.
peşin edit: ben aşka inanmıyorum artık.
bazen, keşke olmasa. keşke hiç var olmamış olsa..
aşk yoktur. ve sarışınlar boktur.
besin zincirinin bir parcasi.
ilaç gibidir,dozunu ayarlayamazsan zehirler.
Oksijene alarjisi olan bir akciğer taşımak gibidir; yaşamak için ölmeniz gerekir.
hayal ürünüdür.
gerizekalılık halidir.
"asla başlanmamalı, başlandıysa asla bırakılmamalı" olan şeydir.
Aşk intikam kokan çicek
Sessizce simsiyah solar gider
Kalbimde hançeri
Acıtır rüyamda
Veda çeker kürekleri ağır ağır uzaklara
Özge Fışkın'ın Levent Yüksel'le yapmış olduğu düet parçası...
Sessizce simsiyah solar gider
Kalbimde hançeri
Acıtır rüyamda
Veda çeker kürekleri ağır ağır uzaklara
Özge Fışkın'ın Levent Yüksel'le yapmış olduğu düet parçası...
bulunduktan sonra, bulan kişinin kanının son damlasına kadar savaşması gereken en yüce duygudur. şartlar her ne kadar zor olursa olsun... fekat inanılmaz bir güç gerektirir,allah yardım etsindir.
kocaman bir boşluktur.
o varken o boşlukta uçuyor/ yüzüyor hissedersiniz ya hani.karnınızda başlayıp dudaklarınızda biten, yoğunluğu havadan büyük olan boşluktan bahsediyorum. ve hatta kalbinizle eş zamanlı olarak kasılıp gevşeyen o boşluk.
o yokken hayatınızı doldurduğunu anladığınız boşluk. gittiğinde doldurulamayacak bir hiçlik yaratan o boşluk..
o varken o boşlukta uçuyor/ yüzüyor hissedersiniz ya hani.karnınızda başlayıp dudaklarınızda biten, yoğunluğu havadan büyük olan boşluktan bahsediyorum. ve hatta kalbinizle eş zamanlı olarak kasılıp gevşeyen o boşluk.
o yokken hayatınızı doldurduğunu anladığınız boşluk. gittiğinde doldurulamayacak bir hiçlik yaratan o boşluk..
adamın anasını ağlatır. ne aşkıymış be; birisi daha çok aşıktır, diğeri daha az. bak işte orda durum şu olur. az aşık olan, çok olanın ömrünü yer bitirir. geriye de delirmiş kadınlar, sinir hastası olmuş erkekler bırakır.
aşk mı? uzak durun derim ben, bir uzman olarak. ama zaten, aşktan kaçamaz ki insan, aşkı güzel kılan da budur zaten.
aşk mı? uzak durun derim ben, bir uzman olarak. ama zaten, aşktan kaçamaz ki insan, aşkı güzel kılan da budur zaten.
aşk: yerçekimsiz ortam
ota, b*ka, her namussuzluğa kılıf hatta prezevatif yapıldığı halde, her ağızda sakız olduğu halde, güzelliğinden, masumiyetinden zerre kaybetmemiş, kutsallığı bozulamamış, hep geçer akçe, ve her türlü süprive gebe, en manalı hayat olayıdır.
taksimde kadıköyde
dolmuş gibi
ücretini ödemeyen varmı
ya da
şurdan bir kadıköy alırmısın.
bence aristo harbiden ibneydi.
dolmuş gibi
ücretini ödemeyen varmı
ya da
şurdan bir kadıköy alırmısın.
bence aristo harbiden ibneydi.
2009 yılında çıkan bir kitabın ismidir.
kalpten, diğer uzuvlara, üç harfli kelime.
birbirini daha önceden hiç tanımayan iki insanın, git gide artan ve açıklanamayan bir çekim gücü ile, birbirinin vazgeçilmezi olması durumu.
bir düşünün. hiç tanımadığınız bir insan giriyor hayatınıza. hani belki yolda görseniz yüzüne bakmazsınız, veya tanımadığınız zaman yaptığı bir hareketinden mideniz bulanır. tanışıyorsunuz ve yavaş yavaş birbirinizi tanımaya başlıyorsunuz. daha sonra ortak noktalarınız belirleniyor. frekanslarınız tutuyor, ve sonrasında benim hiç bir zaman açıklayamayacağım çekim gücü devreye giriyor ve birbirinize aşık olmaya başlıyorsunuz.
yıllardır dostluk yaptığınız birinin en ufacık bir yanlışını gördüğünüzde kendisini uyarırken hiç bir şey düşünmezken, sevgilinizin yaptığı yanlış bir hareket gözünüze gözükmüyor aşk sayesinde. hatta ilerleyen zamanlarda sempatik gelmeye bile başlıyor.
hayatınızın bir anda ortasına aldığınız bu insan ve size yaşattığı bu aşk duygusu ile o kadar çok şey değişiyor ki...
annenize, babanıza davranışlarınız değişiyor. hayata bakışınız, hayata dair planlarınız bir anda allak bullak oluyor. artık ben ileride bunu yapmalıyım değil, biz ileride bunu yapmalıyıza dönüyor her şey. ben kavramı ömrünü bitirirken yeni bir biz kavramı çıkıyor ortaya. her şeyden önce artık bazı sorumluluklar taşıdığınız bir insan var ve onun için her şey göze alınabilir, yapılabilir. istisnasız olarak aldığınız bütün kararlarda fikrini paylaştığınız bir kişi oluyor artık sizin için. fikirlerinin doğru veya yanlış olmasından dolayı değil, hayatınıza gelen yeni bir olgudan aşktan dolayı. kalbinize daha önceden bilmediğiniz yeni duygular yerleşiyor. merhamet gibi. özlemek gibi. ve en önemlisi sabır gibi.
kendine ait bir büyüsü var aşk dediğimiz olayın. tek bir göz hareketiniz konuşma ile doğru dürüst anlatamayacağınız bir şeyi bile rahatlıkla anlatıyor karşı tarafa.
sevgilinizin kokusu aşk'ın kokusu haline geliyor sizin için. göremediğiniz ama hissedebildiğiniz bir duygunun kokusu olduğuna inandırıyorsunuz kendinizi. bazen sadece o kokuyu koklamak için hiç yapmayacağınız şeyler yapıyorsunuz. saatlerce yol tepip sevgilinizin yanına gidiyorsunuz. 12 saatliğine göreceğinizi bilseniz bile. ama sonuna kadar değiyor. hiç bir zaman pişmanlık yaşamıyorsunuz.
getirdiği zorluklar... onlar bile o kadar güzel ki. bir yıl önce hiç tanımadığınız, şu an da canınızı verebileceğiniz insanla tartışıyorsunuz. yaşanan onca zorluklar, verilen onca emekler, tartışmanın en şiddetli anında tam ayrılığa mı gidiyoruz derken "sana aşığım!!" haykırışlarına dönüyor.
başka hangi duygu yaptırabilir ki bunları bir insana? tam şu saniye telefonum çalıyor mesela. sevgilime, aşık olduğum insana ait melodisi ile. ve yazımı noktalarken şu geliyor aklıma:
(bkz: aşıkıyım beni çağıran bu sesin)
bir düşünün. hiç tanımadığınız bir insan giriyor hayatınıza. hani belki yolda görseniz yüzüne bakmazsınız, veya tanımadığınız zaman yaptığı bir hareketinden mideniz bulanır. tanışıyorsunuz ve yavaş yavaş birbirinizi tanımaya başlıyorsunuz. daha sonra ortak noktalarınız belirleniyor. frekanslarınız tutuyor, ve sonrasında benim hiç bir zaman açıklayamayacağım çekim gücü devreye giriyor ve birbirinize aşık olmaya başlıyorsunuz.
yıllardır dostluk yaptığınız birinin en ufacık bir yanlışını gördüğünüzde kendisini uyarırken hiç bir şey düşünmezken, sevgilinizin yaptığı yanlış bir hareket gözünüze gözükmüyor aşk sayesinde. hatta ilerleyen zamanlarda sempatik gelmeye bile başlıyor.
hayatınızın bir anda ortasına aldığınız bu insan ve size yaşattığı bu aşk duygusu ile o kadar çok şey değişiyor ki...
annenize, babanıza davranışlarınız değişiyor. hayata bakışınız, hayata dair planlarınız bir anda allak bullak oluyor. artık ben ileride bunu yapmalıyım değil, biz ileride bunu yapmalıyıza dönüyor her şey. ben kavramı ömrünü bitirirken yeni bir biz kavramı çıkıyor ortaya. her şeyden önce artık bazı sorumluluklar taşıdığınız bir insan var ve onun için her şey göze alınabilir, yapılabilir. istisnasız olarak aldığınız bütün kararlarda fikrini paylaştığınız bir kişi oluyor artık sizin için. fikirlerinin doğru veya yanlış olmasından dolayı değil, hayatınıza gelen yeni bir olgudan aşktan dolayı. kalbinize daha önceden bilmediğiniz yeni duygular yerleşiyor. merhamet gibi. özlemek gibi. ve en önemlisi sabır gibi.
kendine ait bir büyüsü var aşk dediğimiz olayın. tek bir göz hareketiniz konuşma ile doğru dürüst anlatamayacağınız bir şeyi bile rahatlıkla anlatıyor karşı tarafa.
sevgilinizin kokusu aşk'ın kokusu haline geliyor sizin için. göremediğiniz ama hissedebildiğiniz bir duygunun kokusu olduğuna inandırıyorsunuz kendinizi. bazen sadece o kokuyu koklamak için hiç yapmayacağınız şeyler yapıyorsunuz. saatlerce yol tepip sevgilinizin yanına gidiyorsunuz. 12 saatliğine göreceğinizi bilseniz bile. ama sonuna kadar değiyor. hiç bir zaman pişmanlık yaşamıyorsunuz.
getirdiği zorluklar... onlar bile o kadar güzel ki. bir yıl önce hiç tanımadığınız, şu an da canınızı verebileceğiniz insanla tartışıyorsunuz. yaşanan onca zorluklar, verilen onca emekler, tartışmanın en şiddetli anında tam ayrılığa mı gidiyoruz derken "sana aşığım!!" haykırışlarına dönüyor.
başka hangi duygu yaptırabilir ki bunları bir insana? tam şu saniye telefonum çalıyor mesela. sevgilime, aşık olduğum insana ait melodisi ile. ve yazımı noktalarken şu geliyor aklıma:
(bkz: aşıkıyım beni çağıran bu sesin)
yaşamadığım bir duygudur.
herhalde güzel bir şey.
herhalde güzel bir şey.
aşkı ilk tadanların "vay be varmış gerçekten de" dedikleri,
aşktan yana acı çekenlerin "aşk diye bir şey yok, bir daha aşık olmayacağım" diye söylendikleri,
yeniden aşkı bulanların ise "aşktan kaçılmaz, kaçsan da o seni bulur" diye belirtikleri,
yaşamayan hiç kimsenin asla anlayamacağı,
yaşayanların da aşkı farklı şekillerde yaşadıkları için birbilerini anlamayacağı,
sonuçta hiç kimsenin ama hiç kimsenin açıklamayacağı ve tanımlayamacağı duygu seli.
aşktan yana acı çekenlerin "aşk diye bir şey yok, bir daha aşık olmayacağım" diye söylendikleri,
yeniden aşkı bulanların ise "aşktan kaçılmaz, kaçsan da o seni bulur" diye belirtikleri,
yaşamayan hiç kimsenin asla anlayamacağı,
yaşayanların da aşkı farklı şekillerde yaşadıkları için birbilerini anlamayacağı,
sonuçta hiç kimsenin ama hiç kimsenin açıklamayacağı ve tanımlayamacağı duygu seli.
Bir bunalımdır aşk çoğu zaman.
o'na uyuyup o'na uyanmaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar