bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak2
- the merich13
- aklını yitirmek4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 1 saatte 10 bira içmek19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- tembel ve çalışmayan insan16
- 50 tl ile rolling yapmak6
- ona bir şey söyle9
- matbaanın gecikmesine sebep5
- sözlük kızlarının kombinleri20
- manifest grubu3
- velvet vs nervio19
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- yarın iş olduğu gerçeği3
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- ilginç rüyalar2
- kadim kültürler4
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- marc cucurella6
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- bira cips6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- nothing more never less2
- slavko vincic15
- gemici düğümü2
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- nervio11
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- insan olmaya ceyrek kala13
- ispanya20
- aga be şarkılar5
aşk, züleyha olacağını bile bile yusuf'a vurulmaktır. yusuf olduğunu bile bile kuyuya atılmaktır. kuyu olduğunu bile bile yusuf'u saklamaktır. aşk; hem züleyha hem yusuf hem de kuyu.aşk; olduğunu olabilmektir belki de...
züleyha , görünürde kuyu gibi gözükse de , saraya giden yoldur gerçekte.
yusuf , züleyha kuyusundan saraya varır. demek ki , sarayın yolu kuyudan geçer. demek ki , züleyha , yoldur iz dir yusuf a. bu yol ulaştırır züleyhayı yusuf'a , yusuf'u saraya. ikisini yaradana.
züleyha , görünürde kuyu gibi gözükse de , saraya giden yoldur gerçekte.
yusuf , züleyha kuyusundan saraya varır. demek ki , sarayın yolu kuyudan geçer. demek ki , züleyha , yoldur iz dir yusuf a. bu yol ulaştırır züleyhayı yusuf'a , yusuf'u saraya. ikisini yaradana.
kanamak, ölmektir. hep birini aramak. birini bulayım da beni öldürsün diye aramak. böyle bir şey.
montaigne'nin dediği gibi:
aşk utanma ve çekinmenin olduğu yerde vardır.
aşk utanma ve çekinmenin olduğu yerde vardır.
Aşk kelimesi, Arapça aşekadan gelir. Aşeka, bir ağacı saran,besinini ağaçtan alan ve zaman içinde ağacı kurutarak öldüren sarmaşığa denir.
edit:ilk defa sözlüğe uygun bir entry girdim garip hissediyorum.
edit:ilk defa sözlüğe uygun bir entry girdim garip hissediyorum.
Dikkat edilmesi gerekendir. Nihayetinde o da üç harflidir. Çarpabilir.
insan hayatında bir kere aşık olur,diğerleri ya bir kaçış ya da bir vazgeçiştir.
dağılın şimdi.
dağılın şimdi.
Üç haflidir, zannedersiniz ki adını anınca gelir...
aşk, ilerlemeyi çoktan bırakmış kırık bir saatin altındadır. Yağmurun sesi dökülürken ceplerinden, damlaları hayat tablosunda biriktirmeye çalışmaktır.
Emir kipinde sürüklenmektir bilinmeye bir şehre. Asla anlayamayacağın dillerin kelimeleri raylardan süzülürken saatin tik taklarını saymaktır. Küçük bir öpüşün gamzeyle elmacıklar arasındaki dansıdır.
aşk, bir çocuktan bir baba yaratabilme yetisidir. Tüm anıların toplamından yeni bir hayat oluşturabilmektir. Grapon kağıtlarını birbiri üzerine katlayarak yapılan kırmızı-turuncu bir kedi merdivenini paylaşabilmektir.
O gelmese de sesi gelsin diyebilmektir aşk. Trenin keskin fren sesine sevişmelerin çığlığını yükleyebilmektir. Bir adamın yüzünde gökyüzünden yıldızlar biriktirebilmektir. Gamzelerinden uçan martıları seyredalmaktır.
Kendini okyanusun akıntısına bırakıp her mevsimi yağışlı bir şehrin kıyılarına vurmaktır, bıkmadan usanmadan. Çamur içinde saçlarla bir bankta oturup yağmurdan bir damla olurken söylenen bir şarkının hitap ettiği adamın gözleridir.
aşk yüzümü sevdi, ben yeniden doğdum.
O da aşk gibi, üç harfli, adını ansam gelir mi?
aşk, ilerlemeyi çoktan bırakmış kırık bir saatin altındadır. Yağmurun sesi dökülürken ceplerinden, damlaları hayat tablosunda biriktirmeye çalışmaktır.
Emir kipinde sürüklenmektir bilinmeye bir şehre. Asla anlayamayacağın dillerin kelimeleri raylardan süzülürken saatin tik taklarını saymaktır. Küçük bir öpüşün gamzeyle elmacıklar arasındaki dansıdır.
aşk, bir çocuktan bir baba yaratabilme yetisidir. Tüm anıların toplamından yeni bir hayat oluşturabilmektir. Grapon kağıtlarını birbiri üzerine katlayarak yapılan kırmızı-turuncu bir kedi merdivenini paylaşabilmektir.
O gelmese de sesi gelsin diyebilmektir aşk. Trenin keskin fren sesine sevişmelerin çığlığını yükleyebilmektir. Bir adamın yüzünde gökyüzünden yıldızlar biriktirebilmektir. Gamzelerinden uçan martıları seyredalmaktır.
Kendini okyanusun akıntısına bırakıp her mevsimi yağışlı bir şehrin kıyılarına vurmaktır, bıkmadan usanmadan. Çamur içinde saçlarla bir bankta oturup yağmurdan bir damla olurken söylenen bir şarkının hitap ettiği adamın gözleridir.
aşk yüzümü sevdi, ben yeniden doğdum.
O da aşk gibi, üç harfli, adını ansam gelir mi?
üzerine tüy dikilmiş camız bokudur.
Hayal ürünüdür.
Olmayan birşey tüm şarkılar da, diziler de, filmler de varmış gibi gösteriliyor ve insanlarda acı çekince bunu hemen aşka bağlıyorlar.
Olmayan birşey tüm şarkılar da, diziler de, filmler de varmış gibi gösteriliyor ve insanlarda acı çekince bunu hemen aşka bağlıyorlar.
aşk masallarda oluşan kandırıkçı bir oluşumdur.
boktur. biz de üstüne üşüşen sineklerdeniz. denk gelip birbirimizin hoşuna gitmiş olabiliriz. lakin doyduktan sonra yemeğimiz* de bitmiş olacak. uçup gideceğiz.
genelde birisi sizi sklemediğinde hissettiğinizi sandığınız, insanın ömrü hayatı boyunca sadece bir kere sahip olabileceği, bilimsel olarak ömrü iki yıl süren güzide duygu.
"phenylethylamine" Aşık olduğumuzda beynimizin ürettiği hormon kalp atışlarımızı hızlandırır ve mutlu olmamızı sağlar yani sadece bunun için aşık oluruz, mutlu olmak...
Bir Romandir. (bkz: Elif Şafak Aşk)
aşk bir ekip işidir. en az üç, en fazla beş kişilik ekipler tercihimdir.
Çıplak ayakların hep aynı yeri görüyorsa, hep aynı dikdörtgen orta sehpanın etrafında içinden çıkılmaz bir halde tekrar tekrar döndürüyorsa seni bir şeyler seni; olmuştur. Yaşlı bir körün dediği gibi, sevip kavuşamayınca mı olur?
Yaşlı bir kör ne bilebilir ki?
Karısının kendisini gece uyurken terk edeceğini önceden gören, yaban elde muhtaç olmasın diye karısının ayakkabısına para sıkıştıran bir kör neyi bilmez ki...
Moneti bilmez mesela. Şemsiyeli Kadını
Keskinsindir, sınırların vardır. Puanlı, fırfırlı şemsiye taşıtır sana. Kırmızılı beyazlı.
Mumdan gemilerinle bile aşardın ateşten denizleri, karşı kıtada seni beklerken o şemsiyesiyle. Sanki karşı kıtadan gelen geminin direğini herkesten önce görmek içindi, topukları yerden kesilmişti. Ya da iki dudak mesafesini kısaltmak içindi minik ayaklara giyilen platformlar. Küçüktür o. Adından gelir küçüklük bençe.
510 milyon metrekarede aynı şemsiyenin altındasınızdır. Çenesinin altından kavramak istersin, masumiyetin kaynağı olan iri iri gözlerle sana bakarken, platforma karşılık diz kırıp dudaklara yapışmadan önce. Son nefesin kalsa, o ana değer.
Yürürsün 510 milyon metrekarede aynı şemsiyenin altında. Ne keskinliğin kalır ne sınırın. Yürürsün uzun uzun. Hep o konuşur, hep de o konuşsun istersin. Her bir kelimesinin senin hayatından çalacağını bilsen bile, dökülür müydü ağzından kelimeler onu susturmak için?
Şemsiye kapanır, üç sandalye çekilir. Herkes susar, içindeki ses konuşur. Bok etme. Eli eline değdiğinde ayrılmasına neden olacak tek bir kusur senin günahındır. Minik elleri elindedir, minik ayakları zangır zangır titreyen ayaklarındadır. Ağzına götürdüğü fincandan kahvenin dökülmesi peki nedendir.
Şemsiye açılır, gidilir. Kapatılıp üç sandalye çekilir. Birisi senin, birisi onun, diğeri de senin günahını örtecek çantasınındır. Bakarsın karşındayken, bakmaya doyamazsın. Doyulmaz işte, ona doymak büyük ahmaklık olur. Yaklaşır sana, öper yanaklarından. Her türlü çılgınlık gelir aklına yapamazsın. Yaptığınız zamansız kalkış olur. Sen, o ve o. Kötüdür zamansız kalkışlar. Kendisine çekilen sandalyenin diyetini ödetirsin çantaya.
o an icin ayrılış yaparsınız.
Ama çoktan sıkıştırmışsındır minik ayakkabısına hep bilsin diye, gökyüzünü dikdörtgen görene dek taşıyacağın aşkını.
Yaşlı bir kör ne bilebilir ki?
Karısının kendisini gece uyurken terk edeceğini önceden gören, yaban elde muhtaç olmasın diye karısının ayakkabısına para sıkıştıran bir kör neyi bilmez ki...
Moneti bilmez mesela. Şemsiyeli Kadını
Keskinsindir, sınırların vardır. Puanlı, fırfırlı şemsiye taşıtır sana. Kırmızılı beyazlı.
Mumdan gemilerinle bile aşardın ateşten denizleri, karşı kıtada seni beklerken o şemsiyesiyle. Sanki karşı kıtadan gelen geminin direğini herkesten önce görmek içindi, topukları yerden kesilmişti. Ya da iki dudak mesafesini kısaltmak içindi minik ayaklara giyilen platformlar. Küçüktür o. Adından gelir küçüklük bençe.
510 milyon metrekarede aynı şemsiyenin altındasınızdır. Çenesinin altından kavramak istersin, masumiyetin kaynağı olan iri iri gözlerle sana bakarken, platforma karşılık diz kırıp dudaklara yapışmadan önce. Son nefesin kalsa, o ana değer.
Yürürsün 510 milyon metrekarede aynı şemsiyenin altında. Ne keskinliğin kalır ne sınırın. Yürürsün uzun uzun. Hep o konuşur, hep de o konuşsun istersin. Her bir kelimesinin senin hayatından çalacağını bilsen bile, dökülür müydü ağzından kelimeler onu susturmak için?
Şemsiye kapanır, üç sandalye çekilir. Herkes susar, içindeki ses konuşur. Bok etme. Eli eline değdiğinde ayrılmasına neden olacak tek bir kusur senin günahındır. Minik elleri elindedir, minik ayakları zangır zangır titreyen ayaklarındadır. Ağzına götürdüğü fincandan kahvenin dökülmesi peki nedendir.
Şemsiye açılır, gidilir. Kapatılıp üç sandalye çekilir. Birisi senin, birisi onun, diğeri de senin günahını örtecek çantasınındır. Bakarsın karşındayken, bakmaya doyamazsın. Doyulmaz işte, ona doymak büyük ahmaklık olur. Yaklaşır sana, öper yanaklarından. Her türlü çılgınlık gelir aklına yapamazsın. Yaptığınız zamansız kalkış olur. Sen, o ve o. Kötüdür zamansız kalkışlar. Kendisine çekilen sandalyenin diyetini ödetirsin çantaya.
o an icin ayrılış yaparsınız.
Ama çoktan sıkıştırmışsındır minik ayakkabısına hep bilsin diye, gökyüzünü dikdörtgen görene dek taşıyacağın aşkını.
Ne zaman karşınıza çıkacağını kestiremezsiniz.
güzel şey, yaşayalım her saniye... bizi sadece aşk kurtaracak.... lavvvv... kırmızı kalp... durgun bakışlar... seri hareketler... serin... sıcak.. şekerki.. miss.. muazzammm.. neler neler...
(bkz: aşk bir sudur)
masumluğunu küçük bir çocuktan, şehvetini vesikalı bir orospudan alan tuhaf duygu. insana herşeyi yaptırabiliyor.
"ey aşk, nefrete en yakınsın."
kirlenmiştir artık.
aşka sevgiye inanmıyorum der ama her hafta sevgili değiştirip saçma şeyler paylaşır sosyal medyada.
yok özlüyorum yok hepiniz hayvansınız. lan kapçık ağızlı herkesle yatarsan tabi bu aşk olamaz.
sorsan hepiniz aşıksınız ama ne bok olduğunu bilmezsiniz.
aşka sevgiye inanmıyorum der ama her hafta sevgili değiştirip saçma şeyler paylaşır sosyal medyada.
yok özlüyorum yok hepiniz hayvansınız. lan kapçık ağızlı herkesle yatarsan tabi bu aşk olamaz.
sorsan hepiniz aşıksınız ama ne bok olduğunu bilmezsiniz.
istemek ve istenmek eylemlerinin ürünüdür. ikisinden biri eksikse büyük bir zaman kaybı ve yanılgıdır.
varsa dünyada aşk gibi bir din.
o dine inanan müminleri de sikeyim..
o dine inanan müminleri de sikeyim..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar