bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın18
- kasiyer kıza nasıl açılırım12
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- gaylik alametleri8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak6
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- yaşlı kadın yuzırlar10
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- en kibirli yuzır11
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- artık uyuyalım3
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- selam sözlük7
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- 50 yıllık yuzır5
- ulaşamadığı kadına mundar demek2
- friedrich hegel la bi cay icek10
- sevgilinin giyimine karışmak2
- uludağ sözlük magazin servisi5
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- kezonova4
- ruh hastası sapık yazarlar5
- velvet47
- kezoyu delirtmek5
- velvet vs nervio24
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- uysaljakoben11
- kazanovayı silkmişler3
- uludağ sözlük kadın yazar savaşları2
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- gulmekicinyaratilmis'in aşık olmadığı erkek3
- türklerden nefret etme nedenleri5
- bir sabah erkek olarak uyanmak4
- adam olamamak3
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- kaderinden kaçamazsın2
- martıyı sakat bırakan falçatalı şahıs3
- habire1239
- merak ediyorsan yaz7
Çıplak ayakların hep aynı yeri görüyorsa, hep aynı dikdörtgen orta sehpanın etrafında içinden çıkılmaz bir halde tekrar tekrar döndürüyorsa seni bir şeyler seni; olmuştur. Yaşlı bir körün dediği gibi, sevip kavuşamayınca mı olur?
Yaşlı bir kör ne bilebilir ki?
Karısının kendisini gece uyurken terk edeceğini önceden gören, yaban elde muhtaç olmasın diye karısının ayakkabısına para sıkıştıran bir kör neyi bilmez ki...
Moneti bilmez mesela. Şemsiyeli Kadını
Keskinsindir, sınırların vardır. Puanlı, fırfırlı şemsiye taşıtır sana. Kırmızılı beyazlı.
Mumdan gemilerinle bile aşardın ateşten denizleri, karşı kıtada seni beklerken o şemsiyesiyle. Sanki karşı kıtadan gelen geminin direğini herkesten önce görmek içindi, topukları yerden kesilmişti. Ya da iki dudak mesafesini kısaltmak içindi minik ayaklara giyilen platformlar. Küçüktür o. Adından gelir küçüklük bençe.
510 milyon metrekarede aynı şemsiyenin altındasınızdır. Çenesinin altından kavramak istersin, masumiyetin kaynağı olan iri iri gözlerle sana bakarken, platforma karşılık diz kırıp dudaklara yapışmadan önce. Son nefesin kalsa, o ana değer.
Yürürsün 510 milyon metrekarede aynı şemsiyenin altında. Ne keskinliğin kalır ne sınırın. Yürürsün uzun uzun. Hep o konuşur, hep de o konuşsun istersin. Her bir kelimesinin senin hayatından çalacağını bilsen bile, dökülür müydü ağzından kelimeler onu susturmak için?
Şemsiye kapanır, üç sandalye çekilir. Herkes susar, içindeki ses konuşur. Bok etme. Eli eline değdiğinde ayrılmasına neden olacak tek bir kusur senin günahındır. Minik elleri elindedir, minik ayakları zangır zangır titreyen ayaklarındadır. Ağzına götürdüğü fincandan kahvenin dökülmesi peki nedendir.
Şemsiye açılır, gidilir. Kapatılıp üç sandalye çekilir. Birisi senin, birisi onun, diğeri de senin günahını örtecek çantasınındır. Bakarsın karşındayken, bakmaya doyamazsın. Doyulmaz işte, ona doymak büyük ahmaklık olur. Yaklaşır sana, öper yanaklarından. Her türlü çılgınlık gelir aklına yapamazsın. Yaptığınız zamansız kalkış olur. Sen, o ve o. Kötüdür zamansız kalkışlar. Kendisine çekilen sandalyenin diyetini ödetirsin çantaya.
o an icin ayrılış yaparsınız.
Ama çoktan sıkıştırmışsındır minik ayakkabısına hep bilsin diye, gökyüzünü dikdörtgen görene dek taşıyacağın aşkını.
Yaşlı bir kör ne bilebilir ki?
Karısının kendisini gece uyurken terk edeceğini önceden gören, yaban elde muhtaç olmasın diye karısının ayakkabısına para sıkıştıran bir kör neyi bilmez ki...
Moneti bilmez mesela. Şemsiyeli Kadını
Keskinsindir, sınırların vardır. Puanlı, fırfırlı şemsiye taşıtır sana. Kırmızılı beyazlı.
Mumdan gemilerinle bile aşardın ateşten denizleri, karşı kıtada seni beklerken o şemsiyesiyle. Sanki karşı kıtadan gelen geminin direğini herkesten önce görmek içindi, topukları yerden kesilmişti. Ya da iki dudak mesafesini kısaltmak içindi minik ayaklara giyilen platformlar. Küçüktür o. Adından gelir küçüklük bençe.
510 milyon metrekarede aynı şemsiyenin altındasınızdır. Çenesinin altından kavramak istersin, masumiyetin kaynağı olan iri iri gözlerle sana bakarken, platforma karşılık diz kırıp dudaklara yapışmadan önce. Son nefesin kalsa, o ana değer.
Yürürsün 510 milyon metrekarede aynı şemsiyenin altında. Ne keskinliğin kalır ne sınırın. Yürürsün uzun uzun. Hep o konuşur, hep de o konuşsun istersin. Her bir kelimesinin senin hayatından çalacağını bilsen bile, dökülür müydü ağzından kelimeler onu susturmak için?
Şemsiye kapanır, üç sandalye çekilir. Herkes susar, içindeki ses konuşur. Bok etme. Eli eline değdiğinde ayrılmasına neden olacak tek bir kusur senin günahındır. Minik elleri elindedir, minik ayakları zangır zangır titreyen ayaklarındadır. Ağzına götürdüğü fincandan kahvenin dökülmesi peki nedendir.
Şemsiye açılır, gidilir. Kapatılıp üç sandalye çekilir. Birisi senin, birisi onun, diğeri de senin günahını örtecek çantasınındır. Bakarsın karşındayken, bakmaya doyamazsın. Doyulmaz işte, ona doymak büyük ahmaklık olur. Yaklaşır sana, öper yanaklarından. Her türlü çılgınlık gelir aklına yapamazsın. Yaptığınız zamansız kalkış olur. Sen, o ve o. Kötüdür zamansız kalkışlar. Kendisine çekilen sandalyenin diyetini ödetirsin çantaya.
o an icin ayrılış yaparsınız.
Ama çoktan sıkıştırmışsındır minik ayakkabısına hep bilsin diye, gökyüzünü dikdörtgen görene dek taşıyacağın aşkını.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar