bugün

/636
kendini pazarlama sanati.
Çiftlerin birbirlerine karşı duyduğu doyumsuzluk hissidir. Ne öpmeye ne de sarılmaya doyarsınız. O'nunlayken dünya yansa da umrunuzda olmaz. Birbirlerine herhangi bir konuda tahammül edemeyen çiftler aşık değildir, akışkanlık diyebiliriz.
inanmaya başladığımdır.

seviyorum be sözlük.
kimsenin bana karşı hissetmeyeceğini düşündüğüm duygudur.
insana mutluluk, hüzün, heyecan, kırgınlık, kıskançlık karmaşası yaşatan his. ne hissettirse hissettirsin sevmeye değer. o'nun yokluğunu düşünememektir aşk.
Üreme iç güdüsünün en güçlü hali sanırım. Tekilleştiren bir hissiyatı olduğundan insanoğlunun doyumsuzluğu için emniyet subapı denebilir.
Bir de bunun cinsel olmayanı kız-erkek gözetmeyeni vardır. işte o mükemmel bir şey.
türkiyenin en çok kullanılan kelimesiymiş.
Körebe oynamak gibiydi aşk.
Hepimiz kördük, ebemizi gördük
Olacaksa cocukluktan bu yana sureni olmalidir. Ya da bir daha bitmeyecek olani. Cunku ask sonsuz bir duygudur eklendikce yeni ozellikler sadece level atlar. Aliskanliklar sevgi emek sadakat fedakarlik vs. Ask bitmeyecekse vardir zaten bitiyorsa baska seydir o kalk bi cay demle en iyisi.
hayatın olmazsa olmaz, rabbimizin insana bahşettiği önemli nimetlerden birisidir.
Yaradana olan aşk, yarattığına olan aşktan daha fazla olmalıdır.
Beşere olan aşk eğer daha ağır basıyorsa eninde sonunda yaradanın elinden alacağını bilmen gerekir.
Aşk; ofsayt bayrağının kalktığını görmeyen
futbolcunun tribünlerle paylaştığı gol sevincidir.
tarif edilemeyecek şekilde insana yaşama hedefinin "o" olduğunu hissettiren bir duygu. ayrıca hayat bir yerde aşk gördümü hemen kalbine hançeri batırır.
insanın kendi nefsini sevmesidir.
Varken kıymeti bilinmeyen, gittiğinde ise kıymete binendir.
nefretten sonraki insanı en çok etkileyen ve değiştiren duygu. belki de nefretten sonra en güzel duygu ama insanlar basit egolarından bunu yaşamayı bilmiyorlar. fakat basit ve sığ insanlara göre değildir bu duygu. biraz derinlik gerektirir onu yaşamak için de hissetmek için de. nefret gibi duygu varken yanında hiç kalır aşk fakat yüzyıllardır insanların dilinden düşmez. abartılmış olmasa, bu kadar ayağa düşmese ve her yerde görmesek, çok daha klas olabilirdi ama şimdi ayaktakımının dilinden daha öteye gidemiyor.

ayaktakımı bu duyguyu konuşur, biraz derinlik sahibi insanlar yaşar bunu. nefret ve aşk gibi iki klas duygu, sanıldığı adar basit ve sığ şeyler değildir.
iki bedende tek vücut olarak günü 48 saat yaşama şekli.
bir çoğu hormon olarak özetliyor, bense parmaklıkları olmayan tek hapishane diyorum.
herkesin belki bildiğini Sandığı ama bilmediği duygu.

ben bilmiyorum mesela. hele ki aşk gerçek ve tam anlamıyla bir bağlanma hissi veriyorsa ben daha hiç aşık olmadım. ve kanımca sevmekten, değer vermekten çok daha başka bir şey bu.
arkadan is cevirmenin dizilerle ve filmlerle bu kadar ozendirildigi, zengin olmanin oneminin vurgulandigi bir dunyada siz gercekten bu ask denilen seye inaniyorsaniz size acilen uyanmanizi oneririm.

tanim: ici bosalmis bir kavram.
Aşk; Eşine "cennette seninle yaşayacağım için, Ölüm bana hoştur ya Aişe" diyen Efendimiz (s.a.v)’in yaşadığıdır.
Çok fazla yanlış anlaşılmaya baslandı. Gerçekten birbirini ömür boyu seven insanların duygusu için kullanılıp aynı zamanda mesajla başlayıp mesajla biten bazı duygumsulara da aynı tabirin kullanılması kabul edilir cinsten degil. Iade-i itibar edilmesi gereken kavramlardandır.
No no no
Haram.
karşılıklı olanı makbul olan şey. tek taraflısı düşman başına.
"Göğsüne yaslanabilir miyim?” dedi uykuya yenik gözlerle.. "Yaslanabilir, orada yaşlanabilirsin. Ben hiç kıpırdamam.” dedim..
bir körün bir sağıra çok güzelsin demesi gibidir aşk.. bazen o derece ilginç, o derece garip..
yasemin çiçeğinden yükselen bir koku gibidir benim için.
© copyright 2005 - 2026