bugün

/636
aşk pasif direniştir.
(bkz: bandista)
aşk içinde kelebeklerin uçuşması, gerçekleri görememektir.
ask birini diğer yarıminmis gibi hissetmek...
ask buraya ne yazarsam yazim anlatilabilcek bir sey degil . o kadar garip ki aciklanamaz. ask tanimi olmayan bir sacmaligin varolusudur .
saçma sapan bir hastalıktır aşk.

neden mi ?

seversin,değer verirsin,sadık kalırsın, ondan başkasını görmezsin, her halta göz yumarsın.o napar ? senin yedek parçanı bulundurur,sana hiç bir zaman sevgi vermez,her önüne gelen erkeğe domalır.

ha aynen aşk aynen.sizin aşk dediğiniz şey, başka erkeklerin sizin hatunu çatır çutur yemesi.
iskender Pala'nın bir kitabında okumuştum. Aşk denilince aklıma hep bu söz gelir nedense:

Ve ben Kays, çöllerin nadide lotusu; leylanın aşığı!
Günler geceler boyu dua ettim, bağrıma Leyla yazılsın diye.
Kötü biri.
Aşk; çoğalma içgüdüsü ile beyinde yaşanan bir hormonal dengesizliktir.
aşk; güzel birinde sevgiyi aramak değildir aşk. aşk ummadığın bir zamanın ummadığın bir anında o kişide kendini bulmaktır.
ve çünkü aşk;
kadim bir dostun yarasını temsil eder.
Çıkdırmanın, acı çekmenin, depresyona girmenin en kolay yoludur.
aşk sevdiğini yolda tesadüfen görünce peşine düşmek, kaybedince sokaklarda koşa koşa onu aramaktır.

buluşamayınca sevdiğinin olduğu yerlere gitmek, aynı kaldırımı arşınlayıp 10 metre arkasından takip edip en son polise şikayet edilmekten son anda kurtulmaktır aşk.

aşk gül yüzlù sevdiğini 5 dakika görebilmek için 40 derece güneşin altında 1 saat bekleyip çöldeki mecnuna dönmektir.

ısrarla gözünün içine girmeye çalìşıp en sonunda yanından geçip giden yarıçıplak bir kadına asla bakmamaktır aşk.

oruçlu sevdiğini düşündùkçe akşama kadar su içmemektir.
Haz veren acı.
siir tadinda sevmektir kadinini.
basit bir siir degil elbet, okudugun,
yazdigin en guzel siir olacak. nazim
hikmet, edip cansever, ahmed arif gibi
tum ask sairlerinin yazdiklari hikaye
olacak onun yaninda. kafiyesiz olacak,
ayni olmayacak senin icin sacinin her
teli, herbiri digerinden guzel olacak. ve
o siiri yazdiktan sonra oleceksiniz.
baska siir bilmeyeceksiniz.
oyle duygusal degilim ben demelerine
bakmayin, gozyaslari bosa degil.
zamanla oluşan sevgi yumağı ya da ilk görüşte olan etki.birisinden fiziksel ya da karakteristik olarak etkilenmenin ismi.
aşk acı çekmektir, uzaktan mutluluğunu izlemek, kendine eziyet etmektir. sevilen Rock grubunun şehrinde konser vermesi ama kişinin gidememesidir aşk. Amaç elde etmek değil, tutkuyla bağlanmaktır.
böyle kalbini biri avucunun içine almış da sıkıyor gibi. hani seni öldürecek o acı ama yine de mutlu ediyor.
(bkz: aşk)

Ya da siz en iyisi bu üç harfli lanete bulaşmayıp, başınızı derde sokmaktan kurtulun. Aklınızın ucuna gelmeyecek şeylere şahit edebilir aşk sizi, bazen öyle bir yerlere savurur ki, olmak istemediğiniz mekanlarda olur, gözyaşlarınızla sarmaya çalışırsınız yaranızı, tuz akaydı gözlerimden dersiniz; saf tuz. Bu kelimenin anlamına onlarca duygu ilişiyorsa da, aslında bir şey hissetmezsiniz; şöyle bir şey hissetmezsiniz, felç gelir geldiği yeri toptan kesip atsanız anlamazsınız hani, artık vücudun o bölgesinin değeri yoktur, işte aşkın tanımı da felç olmak, paralize olmaktır; hipnotize olmaktır. Ne derseniz deyin, subjektiftir aşk.
Ciğerin yanmasıdır. Mutluluktan yedi arşa tırmansanız, veyâhut da acıdan ağıtlar yakıp, yedi bin kat derindeki cehennem çukurunda alev alsanız da.. Ciğerinizin yanacağını bilip, ezberinize almanızdır.
Yorulup, bitâp düşeceğinizi bilseniz de; asırlık bi çöle alelâde dalmanızdır belki de.
Sahi, nedir aşk ?
Aklı yitirip, meczup olmak mı ? Kaç aşık, bu amansız hastalıkla baş etmeyi bilebilmiştir ?
Sıfır.
Allah, kalplerimizi doldurup taşıran bu kutsal hisle bizleri imtihân eylemesin sözlük. Bize kuvvet versin. içimizdekine sahip çıkma adına. * *
ask

kimi der leyla ile mecnun
kimi tapar ayse ile fatma
esas iş kalpte dostlar bunlar uydurma
hayallerde dolasma as artık kendini
bul hayatının kadınını sew deli gibi
hayatını harca ona bosa vakit zarar
sewginin deerinin bilmieni bos hayat paklar
sen gel takıl bana tekrar bul kendini
ondan sonra sallamasın ne mecnunu ne ayseyi

6 sene sonra edit: sevgili suserler daha çocuk sayılabilcek bir yaşta girdiğim bu entryi her ne kadar saçma da olsa silmeye kıyamıyorum. yüce anlayışınızla lütfen tiksinmeyiniz. "tarihteki olaylar o dönemin şartlarıyla değerlendirilir." verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz..
Aradan 4yil gecer, sen bir ruya gorursun ve hala,butun gunu o ruyanin etkisinde leyla gibi gecirirsin.
bır sebnem ferah sarkısıdır. "dolu hayatlar gıbı sonsuz olsun" .
sen kendin için var ettiğinde olan şeydir.
sen kendin o an o yaşadığını aşk ile tarif edersin.
oysa aşk karşı tarafında ne anladığı ile ilgilidir.
sonuç; sen kendin yaşadığın aşka oturur üzülür ve dünya başına yıkılmış gibi davranırsın çevrene. oysa sen elinden alınmış oyuncağın arkasına ağlayan gibisin.
Edebiyat hocamızın ibretlik tespitidir.
(bkz: aşk bir görme bozukluğudur evlenince geçer)
Değişik, çok değişiktir.
© copyright 2005 - 2026