bugün

/636
bir söz vardı. "Leyla ile mecnun gibi çoktan masal olmuş aşk" diye. işte aynen öyle.

Tanım: Tarifi olmayan duygu.
Onu gördüğün an, kalbinin ağzına gelmesi, küçük bir kuş misali hızlı hızlı atmaya başlamasıyla kaptanlık görevini beynin elinden kalbin almasıdır.
Benim için imkansızdır.
sadece ulaşılamayana olan takıntıdır. edebiyatta hep kavuşamayan aşıkların hikayesinin tutması da bu yüzdendir.
uyurken aklına gelen ile uyandığın zaman aklına gelenle aynı şey.
Kaysı mecnun eden mirzayı kerem yapan mark antonynin hayatına mal olan bir durumdur.
ilkinin tadını hiçbiri doldurmasa da herhali güzeldir.
sigaramda onu içer, kadehimde onu anarım.
kendimi arıyorken... olmaktan korktuğum yerdeyim, senleyim... al beni, ne yaparsan yap... al beni ne yaparsan yap...
daha lisedeyken sınıf arkadaşlarımın ve buna benim yapmış olduklarımın da dahil olduğu bütün teklifler reddeliyorken farketmemi sağlayan bir takım gerçeklerle yüzleşmek zorunda kaldığımı hatırlıyorum. geçmişe saplantılı biri olduğumdan değil ama, aşkın ne kadar kendiyle çelişen bir yanılgı olduğu o günlerde farketmiştim zaten. kalbini pır pır ettirecek ve ancak sana özel olduğu düşünülen hislerin tek bir adı vardı aslında: boylu poslu, yakışıklı, zengin, zeki, sevimli ve eğlenceli... iyi niyetli ve ahlaklı olmasına bile gerek yoktu bazen, üstelik her iki cins içinde geçerliydi bu. ve ben aşka o zamandan beri saygı duymadığımı fark ettim; fakat mesele ben değildim, hiçbir zamanda olmadım zaten.
neslini devam ettirmeye çalışan bedenimizin uygun bir eş bulduğunda yaşadığı bağlılık ve bağımlılık durumu. hatta kendi yüklediğimiz insani anlamlarla birlikte gereksiz yere birilerine kafayı takmamıza bile sebep olabilir.
Sana son nasihatim: Senin için güzel, derin ve zevk verici bir şey olduğu, sana bir şeyler ilave ettiği müddetçe alabildiğine  âşık ol! Hiç kimseyi dinleme, hiçbir akıllıca fikre kulak asma, kendini aşka tamamen ver. Fakat âşıklık sana üzüntü vermeye, seni şevkli çalıştırmaktan uzaklaştırmaya, hayatı sana manasız göstermeye başlarsa derhal vazgeç

Sabahattin ali.
Kainattaki kucuk bir atom tanesidir. O buyuk kozmik okyanusta onu bulan insan evrenin sirrini, yasamin amacini çözmüş gibi olur.
Ezginin Günlüğü şarkılarında yaşanan bir duygu.
tamemen cinsel çekimle alakalı bir olgu.
3 haflidir sonuçta. Korkmak şart.
Seks içindir.
yalan dolan inanmayın.
Bana uzak bir meta. Yaralar derin seneler kadar...
aklı tatile çıkaran, hayallerde yaşatan ama gerçekten bir o kadar uzak olan bir malımsı his. uzak durmakta fayda var. kalbinizi koruyun, deneyin oluyor.
aklımızın üstesinden gelemediği, kalbimizde gezinen anarşik bir duygudur.
not: tanımın patenti buzcocuk'a aittir.
(bkz: Format nasıl sikilir)
ikimizde bilemedik kıymetiniii aşk seni de beni de terk ediiiyoooor!! üzgünüm öpemedim elleriniiiii sıkıca tutun yüreğim gidiyoooorrr! acıması insafı yok kaderin aşkı oyuncak zannediyor!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
yoktur. tarif edilemeyen kelimelerin karşılayamadığı bir histir. çok güçlü ve çok zordur.
Bir kişinin dünyanın geri kalanından değerli olmasıdır.
Birisinin mutluluğunu en içten şekilde dilemektir.
© copyright 2005 - 2026