bugün
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi9
- arkadaşlar hesabı silicem14
- deccal7
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan12
- rafael leao30
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak5
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız18
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist2
- istanbul'a nur doğacak2
- velvet25
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- habire126
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı8
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- yılmaz güney7
- yapay zeka ile yazılımcı olmak3
- rafael leao victor osimhen leroy sane8
- oh şuralarıma da eksile2
- türkiye'nin nato'dan çıkıp abd'ye barış götürmesi5
- ölürken dinlenecek müzik5
- aleksey batrakov6
- tai lung33
- türkiye22
- anın görüntüsü17
- sarapci koala71
- açık eksi oy4
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar5
- rafael leao'nun galatasaray'a transferi2
- gocu'nun gerçekten komik biri olması4
- gs kadro değerinin 400 milyon euroya dayanması2
- günün sözü23
- antipanik9
- koala'nın tahammülsüz tipleri ifşalaması olayı4
- seçim akşamı chp genel merkezi5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı4
- hücum hattı leao sane batrakov osimhen olan takım2
- kapadokya26
- başbirader bey3
- akepenin imamoğlu ndan bu kadar korkma nedeni4
- hewal ebo3
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- hasidik yahudilik7
- ateistlerin yaşama amacı28
- çok toplayan adamı bin burjuvaya değişmem2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- sosyal demokrat3
- aktroller5
- önüne gelene faşist demek3
- öldükten sonra arkada bırakılacaklar2
- sözlüğün en sevilen yazarı38
entry'ler (168)
küçük görülmemesi gereken bir sonuca sahip maç. milli takım bu gibi durumlardan defalarca geçmiştir. her buyuk mac sonrasinda aptalca bir puan kaybı adeta geleneksellesmistir. bu nedenle kazanana 3 puan verilen bir sistemde puan kaybının derin krizlere neden olacağı bir maçı son dakikada da olsa almak iyidir. burda.orta doğu vs sacmalamalari yapan ergenler iyi bilsin ki bu gol bizi Avrupa şampiyonasina götürmeye yeter.
güney marmara'nın göz ardı edilmiş bir mahallesi olan bandırma'ya bağlı levent'te yaşanan durum.
balıkesir’in bandırma ilçesinde çiftçilikle uğraşan mehmet utar’ın 1973 yılında ektiği ve “yüzyılın bitkisi” olarak adlandırılan agave, ekildikten tam 46 yıl sonra çiçek açtı
60 ile 100 yıl arasında yaşayan ve ömürleri boyunca bir kez çiçek açan, çiçek açtıktan sonra da kuruyan agave bitkisi 10 metrelik çiçek açtı. koruma altındaki bitki, unesco tarafından dünya mirası listesine alınmıştı. bandırma’daki tek agave bitkisinin sahibi olan 74 yaşındaki mehmet utar “ben bu çiçeği evin ilk yapıldığı senelerde çevresinde hiç ağaç yokken ektim. ev çok güneş alıyordu. gölge olsun diye ektim. uzun yıllar sonra ilk kez çiçek açtı. çiçek açınca bende devlete bildirdim. belki bir katkımız olur. kimisi geldi gördü, adını sabır çiçeği dedi. 50-60 sene de bir kere açıyor demişlerdi. belki görmeyiz dedim ama allah bana da gösterdi. kısa sürede 9-10 metre büyüyüp çiçek açtı” dedi.
balıkesir’in bandırma ilçesinde çiftçilikle uğraşan mehmet utar’ın 1973 yılında ektiği ve “yüzyılın bitkisi” olarak adlandırılan agave, ekildikten tam 46 yıl sonra çiçek açtı
60 ile 100 yıl arasında yaşayan ve ömürleri boyunca bir kez çiçek açan, çiçek açtıktan sonra da kuruyan agave bitkisi 10 metrelik çiçek açtı. koruma altındaki bitki, unesco tarafından dünya mirası listesine alınmıştı. bandırma’daki tek agave bitkisinin sahibi olan 74 yaşındaki mehmet utar “ben bu çiçeği evin ilk yapıldığı senelerde çevresinde hiç ağaç yokken ektim. ev çok güneş alıyordu. gölge olsun diye ektim. uzun yıllar sonra ilk kez çiçek açtı. çiçek açınca bende devlete bildirdim. belki bir katkımız olur. kimisi geldi gördü, adını sabır çiçeği dedi. 50-60 sene de bir kere açıyor demişlerdi. belki görmeyiz dedim ama allah bana da gösterdi. kısa sürede 9-10 metre büyüyüp çiçek açtı” dedi.
özellikle son iki yıldır etkisinden ne yaptıysam çıkamadığım durum. hayat anlamsız bir yığın haline geliyor. etrafta telaş içerisinde oraya buraya koşturan insanları kıskanacak konuma getiriyor. diyorum ki bu ölüm fikrine bağlı olan hayatın saçmalığının bir tek ben mi farkındayım.
"bir şehir hakkındaki anlatılar o şehirde.biriktirilen anılardır" saptamasının vücut bulmuş hâlidir. vakti zamanında 3 yıl yaşamış olduğum şehre aradan geçen 8 yılın ardından bir daha yolumun düşmesiyle beni dertlere garkeden şehirdir aynı zamanda. evet insanı kabadır, kullandıkları Türkçe gülünç derecesinde özellikler gösterir evet dışından geçen otoyol haricinde kalan yerleri bir güney doğu Anadolu ili kadar bakımsızdır ancak eğer içersinde kısacık bir hayatın bir daha geri gelmeyecek yılları gecirilmisse epey huzinlendirici de olabilen şehirdir. imaret camisinin avlusundaki ağaçlara bile sarılıp gencliginizi hangi uğurda harcadığınızı sorasiniz gelir. o kaba insanların artik hafizalarinizdan silinmiş soyleyisleri bir gün hiç ummadiginiz bir anda kulağınıza caliniverdiginde aslında Afyon'dan hiç ayrilamadiginizi da anlamış olursunuz. vakit geçer umutlariniz ölür beklentileriniz stabil bir hale gelir ama siz hep Afyon'da kalırsınız. Uzunçarşı'nın dar sokaklarında ellerimiz ceplerinizde dolasiyorsunuzdur. kaleyi arkanıza alıp insanların kıyafetlerini zihninizde 500 yıl oncekilerle degistirisiniz. şehrin dokusu bu hayallerinizi size hiç yadirgatmaz. sıkışıp kalmislarin şehridir afyon....
1.
27 ağustos 2018 tarihinde sabah 08.30'da mng kargo bandırma şubesinden bursa nilüfer belediyesi kütüphanesine gönderilmek üzere yollamış olduğum evrakın önem derecesini defalarca yetkililere iletip erken teslimi için öncelikli kargo etiketiyle gönderdim. bugün kargomun durumunu merak ederek sisteme girdiğimde gonderimin bandırma şubesinden çıktığı ancak bursa aktarma istasyonuna ulaşmadığını gördüm. gün içerisinde acil ulaşması gerektiği için bandırma şubesi, bursa şubesini aradım. maalesef kargomun nerede olduğu hakkında bir bilgilendirme yapılmadı. bursa şube müdürlüğü de telefonları sürekli yüzüme kapatarak gayetilgili davrandı. sonuçta kargom yerine ulaşmadı bana bir bildirimde bulunulmadi. böyle bir ilgisizlik, böyle bir laubalilik olamaz. bu durum hakkında kanuni olarak basvurabilecegim merciler konusunda verilecek her bilgiye açığım. ayrıca böyle kepaze bir işletmenin en azından bu iletiyi okuyanlar tarafından tercih edilmemesini sağlamayı uzerime vazife edindim.
27 ağustos 2018 tarihinde sabah 08.30'da mng kargo bandırma şubesinden bursa nilüfer belediyesi kütüphanesine gönderilmek üzere yollamış olduğum evrakın önem derecesini defalarca yetkililere iletip erken teslimi için öncelikli kargo etiketiyle gönderdim. bugün kargomun durumunu merak ederek sisteme girdiğimde gonderimin bandırma şubesinden çıktığı ancak bursa aktarma istasyonuna ulaşmadığını gördüm. gün içerisinde acil ulaşması gerektiği için bandırma şubesi, bursa şubesini aradım. maalesef kargomun nerede olduğu hakkında bir bilgilendirme yapılmadı. bursa şube müdürlüğü de telefonları sürekli yüzüme kapatarak gayetilgili davrandı. sonuçta kargom yerine ulaşmadı bana bir bildirimde bulunulmadi. böyle bir ilgisizlik, böyle bir laubalilik olamaz. bu durum hakkında kanuni olarak basvurabilecegim merciler konusunda verilecek her bilgiye açığım. ayrıca böyle kepaze bir işletmenin en azından bu iletiyi okuyanlar tarafından tercih edilmemesini sağlamayı uzerime vazife edindim.
27 Ağustos 2018 tarihinde sabah 08.30'da MNG kargo bandırma şubesinden Bursa nilüfer belediyesi kütüphanesine gönderilmek üzere yollamış olduğum evrakın önem derecesini defalarca yetkililere iletip erken teslimi için öncelikli kargo etiketiyle gönderdim. Bugün kargomun durumunu merak ederek sisteme girdiğimde gonderimin bandırma şubesinden çıktığı ancak Bursa aktarma istasyonuna ulaşmadığını gördüm. Gün içerisinde acil ulaşması gerektiği için bandırma şubesi, Bursa şubesini aradım. Maalesef kargomun nerede olduğu hakkında bir bilgilendirme yapılmadı. Bursa şube müdürlüğü de telefonları sürekli yüzüme kapatarak gayetilgili davrandı. Sonuçta kargom yerine ulaşmadı bana bir bildirimde bulunulmadi. Böyle bir ilgisizlik, böyle bir laubalilik olamaz. Bu durum hakkında kanuni olarak basvurabilecegim merciler konusunda verilecek her bilgiye açığım. Ayrıca böyle kepaze bir işletmenin en azından bu iletiyi okuyanlar tarafından tercih edilmemesini sağlamayı uzerime vazife edindim.
toplumumuzun kendisinden olmayan, kendisi gibi dusunmeyeni nasıl da yok saydığını gözler önüne seren durum. kadınların saçını kapatıp kapatmamasi erkekleri ne ilgilendirir denilerek bana sormana bile gerek yokla nokta konulmalı böylesi bir isteğe.
ben altta olmayı sevidigim için sen usttesindir. o nedenle sakin ol...
doğrudur böylesi bir rahatlık elbette ki bazı memurlardan hatta hadi iyimser olmayayım neredeyse memurların çoğunluğunda vardır. bazı kurumlar istisna olmakla birlikte iş kamuda sadece çalışan ve vicdani arasındadır. denetleme mekanizması her ne kadar demoklesin kılıcı gibi tepede olsa da idarenin memur üzerinde fazlaca yaptırım hakkı olmaması bu durumu sağlamaktadır. ancak bu rahatlığa son vermesi düşünülen bir sistem inşaası daha kotu sorunlara sebebiyet vereceğinden buemur ve vicdanı arasındaki ilişki ezele kadar devam edecek gibi görünmektedir. bizim gibi 2. hatta 3. kategori ülkelerde siyasi erk baskısını her alanda tesis etmeye çalıştığı için performansa dayalı bir memur değerlendirme sistemi belki işleri hızlandırıp performansı artıracaktır ancak sendika başkanları, parti temsilcileri ile iyi geçinmeyen memurların işlerini bağımsız bir sekilde yapmaları mümkün olmayacaktır.
Türkiye gibi toplum yapısı ve aile düzeninde entelektüel birikimin yerlerde olduğu bir ülkede lise düzeyinde öğrencilere temel görgü becerisi vermenin dahi beyhude bir uğraş olduğu bir toplumda gereksiz zihinlere dert olmuş durum.
barajlardaki doluluğun yağmurun aksine kar yağışları sonrasında arttığını bilmeyen insan beyanı.
ikinci devre sonunda Beşiktaş'ımın fenevbahçeye boruyu döşeyeceği maç.
kerime nadir'in ilk baskısı 1939 yılında yapılan romanı. filme de çekilen bu roman bence Türk sinemasında eşine pek fazla rastlanmayan bir eserin oluşmasını sağlamıştır. Filmde, kıskançlık uğruna ayrılan bir çiftin ilişkisi anlatılır. Haluk, yıllarca Avrupa’da kaldıktan sonra istanbul’a dönmüştür. Vatan hasreti giderdiği günlerde genç bir kızla tanışır. Ümran henüz on altı yaşındadır. Aralarında yirmi beş yaş fark olsa da Haluk’a âşık olmuştur. Önceleri ilgisiz davranan Haluk, Ümran’ın boynundaki kolyeyi görünce tavrı değişir. Tecrübesiz kızın bir derse ihtiyacı vardır. Ona yirmi yıl önce yaşadığı bir hikâyeyi anlatmaya başlar. Halasının kızı Nüvit’le aşkları ve evlilikleridir bu hikâyenin konusu. Ümran henüz farkında değildir ancak anlattıkları onu çok yakından ilgilendirmektedir. Filmin yönetmen koltuğunda Hulki Saner oturmaktadır.
maximum kart tarafından hazırlanan 2017 babalar günü temalı reklamın müthiş şarkısı. insanın bir an önce baba olası geliyor. `https://m.youtube.com/watch?v=tnuZk8U4Leg`
Timur Selçuk tarafından oldukça tiyatral bir şekilde icra edilmiş nadide eser.
son on yılda avrupa kupalarında kazandığı ülke puanı açısından sarıkızlara baya bir takmış olan tek ask. bayern eşleşmesini renklileri vardar osterdjfnfnfjf vs bağlamından çıkartarak değerlendirmekte fayda var. renklilere cevap dahi vermeyin bu ivme böyle giderse makas daha çok açılacak.beşiktaş neredeyse 4 yıldır baş ve baş altı takimlara karşı maçlar oynadı ve bu dört yıl içerisinde dinamo kiev maçı hariç ezildigimiz ya da bizleri umutsuzluğa düşüren bir oyun oynamadı. bu eşleşmeye bu noktadan baktığımızda umitvar olmamızın önünde bir engel yok. takımlar bir günde oluşmaz süreç oldukça zorlu ve uzundur beşiktaş sonuç ne olursa olsun son dört yılda avrupa'nın top class takımları arasına giremese de baş altı takımlarından biri haline gelmiştir. bir zamanların lyon'u, psv'si şimdinin shaktar'ı... bu örnekler uzar. velhasıl ayakların titresin beşiktaşlı korkudan değil ama heyecandan bekle mart ayında byernle oynayacağız sonuç ne olur bilinmez ama onları korkutacagiz.
Bayern eşleşmesini renklileri Vardar osterdjfnfnfjf vs bağlamından çıkartarak değerlendirmekte fayda var. Beşiktaş neredeyse 4 yıldır baş ve baş altı takimlara karşı maçlar oynadı ve bu dört yıl içerisinde dinamo Kiev maçı hariç ezildigimiz ya da bizleri umutsuzluğa düşüren bir oyun oynamadı. bu eşleşmeye bu noktadan baktığımızda umitvar olmamızın önünde bir engel yok. takımlar bir günde oluşmaz süreç oldukça zorlu ve uzundur Beşiktaş sonuç ne olursa olsun son dört yılda Avrupa'nın top class takımları arasına giremese de baş altı takımlarından biri haline gelmiştir. bir zamanların lyon'u, psv'si şimdinin shaktar'ı... bu örnekler uzar. velhasıl ayakların titreşim Beşiktaşlı korkudan değil ama heyecandan bekle Mart ayında byernle oynayacağız sonuç ne olur bilinmez ama onları korkutacagiz.
At the starting of the week
at summit talks, you'll hear them speak.
It's only Monday...
Negotiation's breaking down.
See those leaders start to frown.
It's sword and gun day.
Haftaya başlarken,
zirve toplantısında onların konuşmalarını duyacaksın.
Daha günlerden Pazartesi...
Müzakere dağılıyor.
Şu kaşlarını çatmış liderlere bak.
Bu silahları kuşanma günüdür.
Tomorrow never comes until it's too late.
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
You could be sitting taking lunch.
The news will hit you like a punch.
It's only Tuesday...
You never thought we'd go to war,
after all the things we saw.
It's April Fools' day.
Belki de oturmuş öğle yemeğini yiyorsundur,
haberler yumruk gibi tepene inecek.
Daha günlerden Salı...
Asla savaşa gideceğimizi düşünmemiştin,
gördüğümüz onca şeyden sonra.
Bu "nisan bir" günüdür.
Tomorrow never comes until it's too late.
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
We'll all go running underground
and we'll be listening for the sound.
It's only Wednesday...
In your shelter, dimly lit,
take some wool and learn to knit.
'Cause it's a long day.
Hepimiz yer altına koşuşturacağız
ve şamatayı dinliyor olacağız.
Daha günlerden Çarşamba...
Loş sığınağında,
biraz yün al ve örmeyi öğren.
Çünkü uzun bir gün olacak.
Tomorrow never comes until it's too late
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
You hear a whistling overhead;
"Are you alive or are you dead?".
It's only Thursday...
You feel the shaking of the ground,
a billion candles burn around.
Is it your birthday?
Yukarıdan bir uğultu duyuyorsun;
" Hayatta mısınız yoksa öldünüz mü?"
Daha günlerden Perşembe...
Toprağın titremesini hissediyorsun,
etrafta bi milyar yanan mum var.
Doğum günün mü?
Tomorrow never comes until it's too late.
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
Although that shelter is your home,
a living space you've made your own.
It's only Friday...
As you come out to the light,
can your eyes behold the sight?
It must be Doomsday.
O sığınak senin yuvan bile olsa,
kendin için yaptığın bir yaşama alanı...
Daha günlerden Cuma...
Aydınlığa çıkarken
gözlerin etrafı görebilecek mi?
Bu kıyamet günü olmalı...
Tomorrow never comes until it's too late.
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
Ain't it funny how men think,
they made the bomb, they are extinct.
It's only Saturday...
I think tomorrow's come, I think it's too late.
I think tomorrow's come, I think it's too late.
Think tomorrow's come... I think it's too late.
Adamların düşünme şekli komik değil mi;
bombayı yapıyorlar, soyları tükeniyor.
Daha günlerden Cumartesi...
Sanırım "yarın" geldi, sanırım iş işten geçti.
Sanırım "yarın" geldi, sanırım iş işten geçti.
Sanırım "yarın" geldi... sanırım iş işten geçti.
at summit talks, you'll hear them speak.
It's only Monday...
Negotiation's breaking down.
See those leaders start to frown.
It's sword and gun day.
Haftaya başlarken,
zirve toplantısında onların konuşmalarını duyacaksın.
Daha günlerden Pazartesi...
Müzakere dağılıyor.
Şu kaşlarını çatmış liderlere bak.
Bu silahları kuşanma günüdür.
Tomorrow never comes until it's too late.
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
You could be sitting taking lunch.
The news will hit you like a punch.
It's only Tuesday...
You never thought we'd go to war,
after all the things we saw.
It's April Fools' day.
Belki de oturmuş öğle yemeğini yiyorsundur,
haberler yumruk gibi tepene inecek.
Daha günlerden Salı...
Asla savaşa gideceğimizi düşünmemiştin,
gördüğümüz onca şeyden sonra.
Bu "nisan bir" günüdür.
Tomorrow never comes until it's too late.
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
We'll all go running underground
and we'll be listening for the sound.
It's only Wednesday...
In your shelter, dimly lit,
take some wool and learn to knit.
'Cause it's a long day.
Hepimiz yer altına koşuşturacağız
ve şamatayı dinliyor olacağız.
Daha günlerden Çarşamba...
Loş sığınağında,
biraz yün al ve örmeyi öğren.
Çünkü uzun bir gün olacak.
Tomorrow never comes until it's too late
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
You hear a whistling overhead;
"Are you alive or are you dead?".
It's only Thursday...
You feel the shaking of the ground,
a billion candles burn around.
Is it your birthday?
Yukarıdan bir uğultu duyuyorsun;
" Hayatta mısınız yoksa öldünüz mü?"
Daha günlerden Perşembe...
Toprağın titremesini hissediyorsun,
etrafta bi milyar yanan mum var.
Doğum günün mü?
Tomorrow never comes until it's too late.
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
Although that shelter is your home,
a living space you've made your own.
It's only Friday...
As you come out to the light,
can your eyes behold the sight?
It must be Doomsday.
O sığınak senin yuvan bile olsa,
kendin için yaptığın bir yaşama alanı...
Daha günlerden Cuma...
Aydınlığa çıkarken
gözlerin etrafı görebilecek mi?
Bu kıyamet günü olmalı...
Tomorrow never comes until it's too late.
"Yarın" asla iş işten geçmeden önce gelmez.
Ain't it funny how men think,
they made the bomb, they are extinct.
It's only Saturday...
I think tomorrow's come, I think it's too late.
I think tomorrow's come, I think it's too late.
Think tomorrow's come... I think it's too late.
Adamların düşünme şekli komik değil mi;
bombayı yapıyorlar, soyları tükeniyor.
Daha günlerden Cumartesi...
Sanırım "yarın" geldi, sanırım iş işten geçti.
Sanırım "yarın" geldi, sanırım iş işten geçti.
Sanırım "yarın" geldi... sanırım iş işten geçti.
Yaşar'ın sesinin ne kadar benzersuz olduğunu en iyi şekilde ifade eden şarkılardandır.
bir yanda ülkemizin yıllar sonra iki takımla birden sampiyonlar liginde temsili öte yandan besiktaşımın kasasina olası bir Başakşehir yenilgisi durumunda girecek 9 küsur milyon euro. işte böyle bir ikilemle izlenmiş maçtır benim için.