bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak9
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur13
- leş kaktüsü6
- günün sözü6
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit5
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı3
- anın görüntüsü27
- bik bik'in gerçek yüzü5
- cennet çamuru4
- sözlüğün en ılık yazarı7
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- ne bu fon vurgunu6
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- sözlüğün yeni tasarımı23
- keyif kaçıran şeyler6
- sigara içmeyince sinirlenmek2
- ucuz atlatmak5
- fon olayı reisi çok üzdü diyen akpli3
- öyle yeme böyle ye2
- akp'nin kemalistleşmesi5
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası3
- iran kürtleri2
- galatasaray amed operasyonu5
- samsak döveci9
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- iranlı genç kızın annesinin adalet arayışı2
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- polo ralph lauren vs us polo assn3
- ne yapıyorsun2
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- tinto brass12
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- aponun villası9
- rothschildin hayat bir anda değişebilir twiti2
- aşk17
- opel vectra b4
- paranın mutluluk getirmemesi7
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- masterchef 20263
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kötü bir insan mıyım ben5
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- terhis oluyorum sözlük21
- italyan arabaları3
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
Zihnimden biraz uzakta, ya da şehrin gürültüsünde, sırtımı dönüp ağladığım yerde, düştüğümde kaldırdığın yerde.
"Sana gitme demeyeceğim
üşüyorsan ceketimi al
günün en güzel saatleri bunlar
yanımda kal"
21 haziran gecesi, ayrılmak için de tanıştığımız yerde buluşmayı tercih etmiştik. Londra'da, istasyondaki büyük saatin altında, tam on ikide. Çocuk gibi gülmüştük birbirimizi görünce. Henüz yaratılmamış balonlar bırakıldı gökyüzüne. Dokunmayı öğretmiştin bana, sarılmayı...
21 haziran gecesi, tam iki sene önce, insafım yoktu sevgilere. Bilinmezliği çekici bulmuştum. Gece yarısı treniyle bir başkasına giderken ardımda bıraktığımı göremeyecek kadar kördüm. Trene binseydim bağışlamayacaktın gözlerini kör talihime.
"Sana gitme demeyeceğim
gene de sen bilirsin
yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim
incinirsin"
21 haziran gecesi, kim saldı o korkuları üzerimize? ilerlemenin mümkün olmadığını kim söyledi? Unutmak için sığınırdım yağmurlara ki herbir damlada seninle sevişirdik, morning star'ın fonunda. Gel, derdin belimden kavrayıp, boşuna esiyor bu rüzgar. Gel, derdin, ne işin var uzaklarda? Gözlerimi sımsıkı yumup cümlelerle anlatamayacağım masalsı saatlere yol alırdım, yatağın sağ tarafında.
21 haziran gecesi, biz geceden daha karanlıktık. Botni'nin kıyısında, ölen kardeşimin şerefine. Kimse yoktu, ben dahil. Hiçbir yere gidesim yoktu, kalkıp savaşacak da değildim. En iyisi dedim, denizkızı şarkımızı söyleyeyim. Biraz gürültü herkese iyi gelirdi. Botni'nin tuzsuz suyuna batarken söylerdik şarkımızı, eşlik ederdi kardeşim en dipten.*
21 haziran gecesi, bu saat neden bu istasyondaydı? Bu büyük saati buraya kim asmıştı? Biraz bakar mısın diye sormuştun. Tabii. O büyük saatin altındaydık, tanışma bahanen saati sormak olmuştu. Bakarken dalmışım, umarım birazı geçmemiştir.
"Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sen de bilme lavinia"
21 haziran 2013, saat 11:37, bırak rüzgar boşuna essin demiştim. Sen çıldırdın mı, dedin bana, yeşil gözlerin saat kadar açılmıştı. Yeryüzü kırılır dedin, sen gitme. Kabullendin hemen sonra, veda öpücüğünü verip son kez isyan ettin. Gözlerin dolu, son kez baktın yüzüme. Yanağımı okşadın, baş parmağınla akan tek damlayı sildin. Gittin sonra.
kalbim içimde koşmaktan yorgun düştü. Herkes bana doğru telaşlanıyordu. Bilincim kapanmadı, hayır buradayım demek istedim. Konuşamadım, neden yerdeydim? Sen neredeydin? Zor nefes alıyordun, botni, ya sen neredeydin?...
22 haziran sabahı, seni buldum yastığımda, elini buldum belimde. Papatyalar buldum komodinde, bu mevsimde? Bembeyaz, tertemiz, günaydım.
21 haziranı sabaha bağlayan gece, aşkı buldum, istasyonda, büyük saatin altında.
"Sana gitme demeyeceğim
üşüyorsan ceketimi al
günün en güzel saatleri bunlar
yanımda kal"
21 haziran gecesi, ayrılmak için de tanıştığımız yerde buluşmayı tercih etmiştik. Londra'da, istasyondaki büyük saatin altında, tam on ikide. Çocuk gibi gülmüştük birbirimizi görünce. Henüz yaratılmamış balonlar bırakıldı gökyüzüne. Dokunmayı öğretmiştin bana, sarılmayı...
21 haziran gecesi, tam iki sene önce, insafım yoktu sevgilere. Bilinmezliği çekici bulmuştum. Gece yarısı treniyle bir başkasına giderken ardımda bıraktığımı göremeyecek kadar kördüm. Trene binseydim bağışlamayacaktın gözlerini kör talihime.
"Sana gitme demeyeceğim
gene de sen bilirsin
yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim
incinirsin"
21 haziran gecesi, kim saldı o korkuları üzerimize? ilerlemenin mümkün olmadığını kim söyledi? Unutmak için sığınırdım yağmurlara ki herbir damlada seninle sevişirdik, morning star'ın fonunda. Gel, derdin belimden kavrayıp, boşuna esiyor bu rüzgar. Gel, derdin, ne işin var uzaklarda? Gözlerimi sımsıkı yumup cümlelerle anlatamayacağım masalsı saatlere yol alırdım, yatağın sağ tarafında.
21 haziran gecesi, biz geceden daha karanlıktık. Botni'nin kıyısında, ölen kardeşimin şerefine. Kimse yoktu, ben dahil. Hiçbir yere gidesim yoktu, kalkıp savaşacak da değildim. En iyisi dedim, denizkızı şarkımızı söyleyeyim. Biraz gürültü herkese iyi gelirdi. Botni'nin tuzsuz suyuna batarken söylerdik şarkımızı, eşlik ederdi kardeşim en dipten.*
21 haziran gecesi, bu saat neden bu istasyondaydı? Bu büyük saati buraya kim asmıştı? Biraz bakar mısın diye sormuştun. Tabii. O büyük saatin altındaydık, tanışma bahanen saati sormak olmuştu. Bakarken dalmışım, umarım birazı geçmemiştir.
"Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sen de bilme lavinia"
21 haziran 2013, saat 11:37, bırak rüzgar boşuna essin demiştim. Sen çıldırdın mı, dedin bana, yeşil gözlerin saat kadar açılmıştı. Yeryüzü kırılır dedin, sen gitme. Kabullendin hemen sonra, veda öpücüğünü verip son kez isyan ettin. Gözlerin dolu, son kez baktın yüzüme. Yanağımı okşadın, baş parmağınla akan tek damlayı sildin. Gittin sonra.
kalbim içimde koşmaktan yorgun düştü. Herkes bana doğru telaşlanıyordu. Bilincim kapanmadı, hayır buradayım demek istedim. Konuşamadım, neden yerdeydim? Sen neredeydin? Zor nefes alıyordun, botni, ya sen neredeydin?...
22 haziran sabahı, seni buldum yastığımda, elini buldum belimde. Papatyalar buldum komodinde, bu mevsimde? Bembeyaz, tertemiz, günaydım.
21 haziranı sabaha bağlayan gece, aşkı buldum, istasyonda, büyük saatin altında.
Aşk kalbin sıcak kendini sıcak hissettiği her yerdedir.
Cüzdanın kabarıklığındadır.
Çok içten ve güzel yazılmış bir yazının başlığı olmuştur. Okumadan yazacaktım. iyi ki gözüme çarpmış.
Çiçekçi ablanın kalemimi acaba?
Çiçekçi ablanın kalemimi acaba?
filmlerde.
gerçek hayatta aşk diye bir şey yoktur.
gerçek hayatta aşk diye bir şey yoktur.
aşkı arayan ve bir türlü bulamayan kişi serzenişdir.
biraz aşağılarda.
We found love in a hopeless place.
ne bok olduğunu anladıktan sonra taaa en derin kuyulara atılmıştır. uzak durula.
Ya yancıkta yada amcıktadır.
Jehan barbur - ask hıc biter mı
Sarkısının sozlerını getirir akla.
Sarkısının sozlerını getirir akla.
boğazımda tam da sözcüklerin düğümlendiği yerde...
vicdan.
Ask zar'dadır. Kutsal Bekaretlerımıze sahıp cıkalım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com