bugün
- kürtler eşcinseller solcular ve afyonlular5
- sözlüğün en sevilen yazarı29
- 2027 sözlük kuralları5
- kadınlar yüzünden sözlüğün bu halde olması10
- yazın bitiyor olması4
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- apo idam edilmeli12
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- ateistlerin yaşama amacı24
- teröriste sövmek artık yasak23
- hemcinsinde çekici bulduğun detaylar3
- bu saate uyumayan yazarların amacı2
- sözlükle ilgili endişeler6
- kıskanılan nickler4
- zall'ın en başından beri yapay zeka olması3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- trafikte sinirlenip bağırmak3
- din tartışmanın gereksiz olması3
- yeter ulan artık19
- velvet17
- sözlüğe küsmek15
- gta 65
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- sosyalizm'in en büyük handikapı3
- öfke6
- an itibariyle sözlükte cinlerin dolaşması3
- fenerbahçe vs galatasaray19
- kadınlar yüzünden dünyanın bu halde olması3
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan4
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- bir kızın kucağınıza oturması6
- gayler5
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- sözlüğün siyasallaşması4
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- fenerbahçe25
- sarapci koala54
- ne ister diye düşünüp kadına yaranmaya çalışmak2
- tarihin en kötü lyonu14
- trabzonspor10
- karşı cinste çekici gelen şeyler2
- yaşadığı hayatı başkasının gözüne sokan insanlar2
- kafayı kurtarmak3
- geceye bir şiir bırak6
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- ingilizler3
- hoşlanılan kızın kucağına oturmak4
- gelin itiraf edelim2
Zihnimden biraz uzakta, ya da şehrin gürültüsünde, sırtımı dönüp ağladığım yerde, düştüğümde kaldırdığın yerde.
"Sana gitme demeyeceğim
üşüyorsan ceketimi al
günün en güzel saatleri bunlar
yanımda kal"
21 haziran gecesi, ayrılmak için de tanıştığımız yerde buluşmayı tercih etmiştik. Londra'da, istasyondaki büyük saatin altında, tam on ikide. Çocuk gibi gülmüştük birbirimizi görünce. Henüz yaratılmamış balonlar bırakıldı gökyüzüne. Dokunmayı öğretmiştin bana, sarılmayı...
21 haziran gecesi, tam iki sene önce, insafım yoktu sevgilere. Bilinmezliği çekici bulmuştum. Gece yarısı treniyle bir başkasına giderken ardımda bıraktığımı göremeyecek kadar kördüm. Trene binseydim bağışlamayacaktın gözlerini kör talihime.
"Sana gitme demeyeceğim
gene de sen bilirsin
yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim
incinirsin"
21 haziran gecesi, kim saldı o korkuları üzerimize? ilerlemenin mümkün olmadığını kim söyledi? Unutmak için sığınırdım yağmurlara ki herbir damlada seninle sevişirdik, morning star'ın fonunda. Gel, derdin belimden kavrayıp, boşuna esiyor bu rüzgar. Gel, derdin, ne işin var uzaklarda? Gözlerimi sımsıkı yumup cümlelerle anlatamayacağım masalsı saatlere yol alırdım, yatağın sağ tarafında.
21 haziran gecesi, biz geceden daha karanlıktık. Botni'nin kıyısında, ölen kardeşimin şerefine. Kimse yoktu, ben dahil. Hiçbir yere gidesim yoktu, kalkıp savaşacak da değildim. En iyisi dedim, denizkızı şarkımızı söyleyeyim. Biraz gürültü herkese iyi gelirdi. Botni'nin tuzsuz suyuna batarken söylerdik şarkımızı, eşlik ederdi kardeşim en dipten.*
21 haziran gecesi, bu saat neden bu istasyondaydı? Bu büyük saati buraya kim asmıştı? Biraz bakar mısın diye sormuştun. Tabii. O büyük saatin altındaydık, tanışma bahanen saati sormak olmuştu. Bakarken dalmışım, umarım birazı geçmemiştir.
"Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sen de bilme lavinia"
21 haziran 2013, saat 11:37, bırak rüzgar boşuna essin demiştim. Sen çıldırdın mı, dedin bana, yeşil gözlerin saat kadar açılmıştı. Yeryüzü kırılır dedin, sen gitme. Kabullendin hemen sonra, veda öpücüğünü verip son kez isyan ettin. Gözlerin dolu, son kez baktın yüzüme. Yanağımı okşadın, baş parmağınla akan tek damlayı sildin. Gittin sonra.
kalbim içimde koşmaktan yorgun düştü. Herkes bana doğru telaşlanıyordu. Bilincim kapanmadı, hayır buradayım demek istedim. Konuşamadım, neden yerdeydim? Sen neredeydin? Zor nefes alıyordun, botni, ya sen neredeydin?...
22 haziran sabahı, seni buldum yastığımda, elini buldum belimde. Papatyalar buldum komodinde, bu mevsimde? Bembeyaz, tertemiz, günaydım.
21 haziranı sabaha bağlayan gece, aşkı buldum, istasyonda, büyük saatin altında.
"Sana gitme demeyeceğim
üşüyorsan ceketimi al
günün en güzel saatleri bunlar
yanımda kal"
21 haziran gecesi, ayrılmak için de tanıştığımız yerde buluşmayı tercih etmiştik. Londra'da, istasyondaki büyük saatin altında, tam on ikide. Çocuk gibi gülmüştük birbirimizi görünce. Henüz yaratılmamış balonlar bırakıldı gökyüzüne. Dokunmayı öğretmiştin bana, sarılmayı...
21 haziran gecesi, tam iki sene önce, insafım yoktu sevgilere. Bilinmezliği çekici bulmuştum. Gece yarısı treniyle bir başkasına giderken ardımda bıraktığımı göremeyecek kadar kördüm. Trene binseydim bağışlamayacaktın gözlerini kör talihime.
"Sana gitme demeyeceğim
gene de sen bilirsin
yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim
incinirsin"
21 haziran gecesi, kim saldı o korkuları üzerimize? ilerlemenin mümkün olmadığını kim söyledi? Unutmak için sığınırdım yağmurlara ki herbir damlada seninle sevişirdik, morning star'ın fonunda. Gel, derdin belimden kavrayıp, boşuna esiyor bu rüzgar. Gel, derdin, ne işin var uzaklarda? Gözlerimi sımsıkı yumup cümlelerle anlatamayacağım masalsı saatlere yol alırdım, yatağın sağ tarafında.
21 haziran gecesi, biz geceden daha karanlıktık. Botni'nin kıyısında, ölen kardeşimin şerefine. Kimse yoktu, ben dahil. Hiçbir yere gidesim yoktu, kalkıp savaşacak da değildim. En iyisi dedim, denizkızı şarkımızı söyleyeyim. Biraz gürültü herkese iyi gelirdi. Botni'nin tuzsuz suyuna batarken söylerdik şarkımızı, eşlik ederdi kardeşim en dipten.*
21 haziran gecesi, bu saat neden bu istasyondaydı? Bu büyük saati buraya kim asmıştı? Biraz bakar mısın diye sormuştun. Tabii. O büyük saatin altındaydık, tanışma bahanen saati sormak olmuştu. Bakarken dalmışım, umarım birazı geçmemiştir.
"Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sen de bilme lavinia"
21 haziran 2013, saat 11:37, bırak rüzgar boşuna essin demiştim. Sen çıldırdın mı, dedin bana, yeşil gözlerin saat kadar açılmıştı. Yeryüzü kırılır dedin, sen gitme. Kabullendin hemen sonra, veda öpücüğünü verip son kez isyan ettin. Gözlerin dolu, son kez baktın yüzüme. Yanağımı okşadın, baş parmağınla akan tek damlayı sildin. Gittin sonra.
kalbim içimde koşmaktan yorgun düştü. Herkes bana doğru telaşlanıyordu. Bilincim kapanmadı, hayır buradayım demek istedim. Konuşamadım, neden yerdeydim? Sen neredeydin? Zor nefes alıyordun, botni, ya sen neredeydin?...
22 haziran sabahı, seni buldum yastığımda, elini buldum belimde. Papatyalar buldum komodinde, bu mevsimde? Bembeyaz, tertemiz, günaydım.
21 haziranı sabaha bağlayan gece, aşkı buldum, istasyonda, büyük saatin altında.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar