bugün
- favlayan yazarın asıl amacı9
- iskilipli atıf hoca17
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- otel odasında yalnız kalmak4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- robert de niro denince akla gelen ilk film4
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- iş yerinde atletle çalışmak3
- sevimli kafir3
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- pazarama com3
- zenci kadın poposu2
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- kasımda aşk başkadır2
- evli bir kadını sikmek3
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- red flag sözlük yazarları2
- ahmet nazif zorlu6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- millette manyak para var21
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- osmanlı hanedanı3
- tanımadığı kadına tokat atan adam2
- ismail kartal20
- escort ile para kavgası6
- 693
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- nick vermeden bir yazara seslen3
- anın görüntüsü32
- boşandığı eşine araba alan adam8
- sözlük kürdü54
- nar tanelemek5
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- gıda çarşısında çalışan yuzır2
- handjob3
- artılama ile manevi gururu ihya edilen kezo2
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- yere düşen araba anahtarı3
- erken uyanmak4
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı9
- günahlarla yüklü mermi2
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı3
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
nick'imi borçlu olduğum, murathan mugan'ın sahtiyan kitabından enfes bir şiir.
a)
(doğanın karnında sızı
bilen yok? yasak çiçekler mi yeşermiş
çok erkenmiş vakit
bilemezlermiş
I.
biz acıların zibende vak'anüvisleri
çığlığımızın kütüklerinde kayıtlıdır: miladımız yok
azaptan oyulmuş eğnimizi çarmıhlara yaslayan bizler deriz ki:
tarih atlaslarında yerimiz var
toplum haritalarında yok
ve tarihi bir uzun yürüyüş belleyip
kendi bedenlerini çıplak ayaklarla geçen bedevileriz
gaviye çöl gösterir hörgüçlerimiz vakkas
suskunluktur bedenimiz
ve her nedendir görülmez hurmaları eleyip
dünyanın musahipsiz dertlerine kederleniriz
gövdelerimiz saydamsa
çanlar içimizde
inceden inceye bakırlanan
ve bir pranga gibi bileklerimizi saran
hoyrat rakkas
bembeyaz gözünün kinli salyasında kırbaçlanan
ve her dem zimamdaran
küşteni tanrı der ki:
-bir okyanusun emzirdiği-
ben megara'da asa olalı beri bütün krallıklara
bütün takvimlerin miladı benim
köleci toplum
feodal toplum
kapitalist toplum
ve unutulursa benimle mücadele
sosyalist toplumun hatta
alnında taşıyacağı bir onursuz lekede yine ben hükmedenim
ve bir kere daha söylerim küttablar yazsın dehrin rahlelerine:
-firavun tohumlarıyla
her erkek kendi içinde kendinden daha büyük bir gassal taşır
erkekliğinin hamallığında her gılman bir musalla taşıdır
her dilde ve dokuzbin takvimde dokuzbin türlü ideolojide
gene kus-rıhlet çalınır
kus-rıhlet çalınır
çalınır
II.
biz ki kamburlarını acının piramitlerinden üreten ilk halkız
kus-rıhlet ile yatar
israfil borusuyla kalkarız
cedelgahın bin yolluk yolculuğunda
sabrın mahrem boyunduruğunda
yitirilmiş yurtlarını arayan
tarih dışı
toplum dışı
tebaayız
cennetten kovulmuş
dünyadan sürgün
ve kendi uzayına damgasını vurduğu gün
inkarsızlığı en mümkünsüz reayayız
her ağıt birer hayattan ibarettir destanlarımızda
çünkü hüzündür mahlasımız
ey ki
ikidüzlemli bir hayatın sıratcehenneminde
zenci gırtlaklarından koparılmış tellerin mutribi
-ateşten aydınlığında iksionun-
ve acının kirmeniyle dönen
ve taşıdığı günahı eğnine
çoğullaştıran bir süs gibi eleyen
ağır Mevlevi
yanlış yerlerde büyüyen
ve kendi toprağına kendini gömensin
biz yine de kaçırılmış bir şeyleri sakınmaktayız
sen ki utancını
içindeki hamamlarda terleten ve gizleyen
ve
ömürden artırdığı tüm zamanları silme cehennem bedevi
muammanın peşrevinde muallaktayız
tarih gömütlerini tunçtan ve habaya
alın teriniyse utançtan üretenleriz
ve deriz ki bilimin lisanıyla
mümkününce terimleriyle marksizmin
tarih takvimini yeniden yazmalar için hem de yeni milatlarla
sonuna dek proletaryanın yanındayız
çünkü biliyoruz ki
-biz devrim mecburları-
hiçbir yere kaçamayız
bir yere kaçamayız
kaçamayız
III.
Homeros kaç yüzyıl yaşadı
elbet ilyada da bağlanır bir gün
küşteni tanrı büker boynunu
mührü çalınır
kurur okyanus memeleri
kurur firavun tohumlarının mürekkebi
ve yaşanıldığından bunca kuşkusuz geceden sonra
geriye kalsa kalsa şu soru kalır;
çarmıhını yüreğinde taşıyan
ve her erkek bedeninde cesedini bulan
isa! Bitmemiş insandır
yaşadıkça tamamlanır
IV.
yaşlanır her milat ve yeniden yazılır
b)
vakt erişmiştir
belki bilinebilir.)
(Şubat 1978)
a)
(doğanın karnında sızı
bilen yok? yasak çiçekler mi yeşermiş
çok erkenmiş vakit
bilemezlermiş
I.
biz acıların zibende vak'anüvisleri
çığlığımızın kütüklerinde kayıtlıdır: miladımız yok
azaptan oyulmuş eğnimizi çarmıhlara yaslayan bizler deriz ki:
tarih atlaslarında yerimiz var
toplum haritalarında yok
ve tarihi bir uzun yürüyüş belleyip
kendi bedenlerini çıplak ayaklarla geçen bedevileriz
gaviye çöl gösterir hörgüçlerimiz vakkas
suskunluktur bedenimiz
ve her nedendir görülmez hurmaları eleyip
dünyanın musahipsiz dertlerine kederleniriz
gövdelerimiz saydamsa
çanlar içimizde
inceden inceye bakırlanan
ve bir pranga gibi bileklerimizi saran
hoyrat rakkas
bembeyaz gözünün kinli salyasında kırbaçlanan
ve her dem zimamdaran
küşteni tanrı der ki:
-bir okyanusun emzirdiği-
ben megara'da asa olalı beri bütün krallıklara
bütün takvimlerin miladı benim
köleci toplum
feodal toplum
kapitalist toplum
ve unutulursa benimle mücadele
sosyalist toplumun hatta
alnında taşıyacağı bir onursuz lekede yine ben hükmedenim
ve bir kere daha söylerim küttablar yazsın dehrin rahlelerine:
-firavun tohumlarıyla
her erkek kendi içinde kendinden daha büyük bir gassal taşır
erkekliğinin hamallığında her gılman bir musalla taşıdır
her dilde ve dokuzbin takvimde dokuzbin türlü ideolojide
gene kus-rıhlet çalınır
kus-rıhlet çalınır
çalınır
II.
biz ki kamburlarını acının piramitlerinden üreten ilk halkız
kus-rıhlet ile yatar
israfil borusuyla kalkarız
cedelgahın bin yolluk yolculuğunda
sabrın mahrem boyunduruğunda
yitirilmiş yurtlarını arayan
tarih dışı
toplum dışı
tebaayız
cennetten kovulmuş
dünyadan sürgün
ve kendi uzayına damgasını vurduğu gün
inkarsızlığı en mümkünsüz reayayız
her ağıt birer hayattan ibarettir destanlarımızda
çünkü hüzündür mahlasımız
ey ki
ikidüzlemli bir hayatın sıratcehenneminde
zenci gırtlaklarından koparılmış tellerin mutribi
-ateşten aydınlığında iksionun-
ve acının kirmeniyle dönen
ve taşıdığı günahı eğnine
çoğullaştıran bir süs gibi eleyen
ağır Mevlevi
yanlış yerlerde büyüyen
ve kendi toprağına kendini gömensin
biz yine de kaçırılmış bir şeyleri sakınmaktayız
sen ki utancını
içindeki hamamlarda terleten ve gizleyen
ve
ömürden artırdığı tüm zamanları silme cehennem bedevi
muammanın peşrevinde muallaktayız
tarih gömütlerini tunçtan ve habaya
alın teriniyse utançtan üretenleriz
ve deriz ki bilimin lisanıyla
mümkününce terimleriyle marksizmin
tarih takvimini yeniden yazmalar için hem de yeni milatlarla
sonuna dek proletaryanın yanındayız
çünkü biliyoruz ki
-biz devrim mecburları-
hiçbir yere kaçamayız
bir yere kaçamayız
kaçamayız
III.
Homeros kaç yüzyıl yaşadı
elbet ilyada da bağlanır bir gün
küşteni tanrı büker boynunu
mührü çalınır
kurur okyanus memeleri
kurur firavun tohumlarının mürekkebi
ve yaşanıldığından bunca kuşkusuz geceden sonra
geriye kalsa kalsa şu soru kalır;
çarmıhını yüreğinde taşıyan
ve her erkek bedeninde cesedini bulan
isa! Bitmemiş insandır
yaşadıkça tamamlanır
IV.
yaşlanır her milat ve yeniden yazılır
b)
vakt erişmiştir
belki bilinebilir.)
(Şubat 1978)
harikulade güzellikte bir murathan mungan şiiri.
"muammanın peşrevinde muallaktayız."
diye bir söz geçer.
öylesine etkileyici, öylesine güzel.
"muammanın peşrevinde muallaktayız."
diye bir söz geçer.
öylesine etkileyici, öylesine güzel.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar