bugün
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek9
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- ölümden korkuyor musunuz11
- melatonin3
- queen feristah15
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya15
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- işiniz gücünüz yok mu11
- gocu43
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- hafızayı sildirmek6
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- bir kadından hoşlanmak3
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- erkekler neden evlenmek ister15
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- apo'nun villası11
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- uludağ itiraf15
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- kendin hakkında bir entry bırak9
- zalbert ramstein4
- kürdü sevin21
- 195 kaslı pilot14
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- uludağ sözlük evreni8
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- hasan atilla uğur14
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- nervio12
- para yok huzur var11
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- mazotun litresi 101 lira35
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- intihar düşüncesi2
nick'imi borçlu olduğum, murathan mugan'ın sahtiyan kitabından enfes bir şiir.
a)
(doğanın karnında sızı
bilen yok? yasak çiçekler mi yeşermiş
çok erkenmiş vakit
bilemezlermiş
I.
biz acıların zibende vak'anüvisleri
çığlığımızın kütüklerinde kayıtlıdır: miladımız yok
azaptan oyulmuş eğnimizi çarmıhlara yaslayan bizler deriz ki:
tarih atlaslarında yerimiz var
toplum haritalarında yok
ve tarihi bir uzun yürüyüş belleyip
kendi bedenlerini çıplak ayaklarla geçen bedevileriz
gaviye çöl gösterir hörgüçlerimiz vakkas
suskunluktur bedenimiz
ve her nedendir görülmez hurmaları eleyip
dünyanın musahipsiz dertlerine kederleniriz
gövdelerimiz saydamsa
çanlar içimizde
inceden inceye bakırlanan
ve bir pranga gibi bileklerimizi saran
hoyrat rakkas
bembeyaz gözünün kinli salyasında kırbaçlanan
ve her dem zimamdaran
küşteni tanrı der ki:
-bir okyanusun emzirdiği-
ben megara'da asa olalı beri bütün krallıklara
bütün takvimlerin miladı benim
köleci toplum
feodal toplum
kapitalist toplum
ve unutulursa benimle mücadele
sosyalist toplumun hatta
alnında taşıyacağı bir onursuz lekede yine ben hükmedenim
ve bir kere daha söylerim küttablar yazsın dehrin rahlelerine:
-firavun tohumlarıyla
her erkek kendi içinde kendinden daha büyük bir gassal taşır
erkekliğinin hamallığında her gılman bir musalla taşıdır
her dilde ve dokuzbin takvimde dokuzbin türlü ideolojide
gene kus-rıhlet çalınır
kus-rıhlet çalınır
çalınır
II.
biz ki kamburlarını acının piramitlerinden üreten ilk halkız
kus-rıhlet ile yatar
israfil borusuyla kalkarız
cedelgahın bin yolluk yolculuğunda
sabrın mahrem boyunduruğunda
yitirilmiş yurtlarını arayan
tarih dışı
toplum dışı
tebaayız
cennetten kovulmuş
dünyadan sürgün
ve kendi uzayına damgasını vurduğu gün
inkarsızlığı en mümkünsüz reayayız
her ağıt birer hayattan ibarettir destanlarımızda
çünkü hüzündür mahlasımız
ey ki
ikidüzlemli bir hayatın sıratcehenneminde
zenci gırtlaklarından koparılmış tellerin mutribi
-ateşten aydınlığında iksionun-
ve acının kirmeniyle dönen
ve taşıdığı günahı eğnine
çoğullaştıran bir süs gibi eleyen
ağır Mevlevi
yanlış yerlerde büyüyen
ve kendi toprağına kendini gömensin
biz yine de kaçırılmış bir şeyleri sakınmaktayız
sen ki utancını
içindeki hamamlarda terleten ve gizleyen
ve
ömürden artırdığı tüm zamanları silme cehennem bedevi
muammanın peşrevinde muallaktayız
tarih gömütlerini tunçtan ve habaya
alın teriniyse utançtan üretenleriz
ve deriz ki bilimin lisanıyla
mümkününce terimleriyle marksizmin
tarih takvimini yeniden yazmalar için hem de yeni milatlarla
sonuna dek proletaryanın yanındayız
çünkü biliyoruz ki
-biz devrim mecburları-
hiçbir yere kaçamayız
bir yere kaçamayız
kaçamayız
III.
Homeros kaç yüzyıl yaşadı
elbet ilyada da bağlanır bir gün
küşteni tanrı büker boynunu
mührü çalınır
kurur okyanus memeleri
kurur firavun tohumlarının mürekkebi
ve yaşanıldığından bunca kuşkusuz geceden sonra
geriye kalsa kalsa şu soru kalır;
çarmıhını yüreğinde taşıyan
ve her erkek bedeninde cesedini bulan
isa! Bitmemiş insandır
yaşadıkça tamamlanır
IV.
yaşlanır her milat ve yeniden yazılır
b)
vakt erişmiştir
belki bilinebilir.)
(Şubat 1978)
a)
(doğanın karnında sızı
bilen yok? yasak çiçekler mi yeşermiş
çok erkenmiş vakit
bilemezlermiş
I.
biz acıların zibende vak'anüvisleri
çığlığımızın kütüklerinde kayıtlıdır: miladımız yok
azaptan oyulmuş eğnimizi çarmıhlara yaslayan bizler deriz ki:
tarih atlaslarında yerimiz var
toplum haritalarında yok
ve tarihi bir uzun yürüyüş belleyip
kendi bedenlerini çıplak ayaklarla geçen bedevileriz
gaviye çöl gösterir hörgüçlerimiz vakkas
suskunluktur bedenimiz
ve her nedendir görülmez hurmaları eleyip
dünyanın musahipsiz dertlerine kederleniriz
gövdelerimiz saydamsa
çanlar içimizde
inceden inceye bakırlanan
ve bir pranga gibi bileklerimizi saran
hoyrat rakkas
bembeyaz gözünün kinli salyasında kırbaçlanan
ve her dem zimamdaran
küşteni tanrı der ki:
-bir okyanusun emzirdiği-
ben megara'da asa olalı beri bütün krallıklara
bütün takvimlerin miladı benim
köleci toplum
feodal toplum
kapitalist toplum
ve unutulursa benimle mücadele
sosyalist toplumun hatta
alnında taşıyacağı bir onursuz lekede yine ben hükmedenim
ve bir kere daha söylerim küttablar yazsın dehrin rahlelerine:
-firavun tohumlarıyla
her erkek kendi içinde kendinden daha büyük bir gassal taşır
erkekliğinin hamallığında her gılman bir musalla taşıdır
her dilde ve dokuzbin takvimde dokuzbin türlü ideolojide
gene kus-rıhlet çalınır
kus-rıhlet çalınır
çalınır
II.
biz ki kamburlarını acının piramitlerinden üreten ilk halkız
kus-rıhlet ile yatar
israfil borusuyla kalkarız
cedelgahın bin yolluk yolculuğunda
sabrın mahrem boyunduruğunda
yitirilmiş yurtlarını arayan
tarih dışı
toplum dışı
tebaayız
cennetten kovulmuş
dünyadan sürgün
ve kendi uzayına damgasını vurduğu gün
inkarsızlığı en mümkünsüz reayayız
her ağıt birer hayattan ibarettir destanlarımızda
çünkü hüzündür mahlasımız
ey ki
ikidüzlemli bir hayatın sıratcehenneminde
zenci gırtlaklarından koparılmış tellerin mutribi
-ateşten aydınlığında iksionun-
ve acının kirmeniyle dönen
ve taşıdığı günahı eğnine
çoğullaştıran bir süs gibi eleyen
ağır Mevlevi
yanlış yerlerde büyüyen
ve kendi toprağına kendini gömensin
biz yine de kaçırılmış bir şeyleri sakınmaktayız
sen ki utancını
içindeki hamamlarda terleten ve gizleyen
ve
ömürden artırdığı tüm zamanları silme cehennem bedevi
muammanın peşrevinde muallaktayız
tarih gömütlerini tunçtan ve habaya
alın teriniyse utançtan üretenleriz
ve deriz ki bilimin lisanıyla
mümkününce terimleriyle marksizmin
tarih takvimini yeniden yazmalar için hem de yeni milatlarla
sonuna dek proletaryanın yanındayız
çünkü biliyoruz ki
-biz devrim mecburları-
hiçbir yere kaçamayız
bir yere kaçamayız
kaçamayız
III.
Homeros kaç yüzyıl yaşadı
elbet ilyada da bağlanır bir gün
küşteni tanrı büker boynunu
mührü çalınır
kurur okyanus memeleri
kurur firavun tohumlarının mürekkebi
ve yaşanıldığından bunca kuşkusuz geceden sonra
geriye kalsa kalsa şu soru kalır;
çarmıhını yüreğinde taşıyan
ve her erkek bedeninde cesedini bulan
isa! Bitmemiş insandır
yaşadıkça tamamlanır
IV.
yaşlanır her milat ve yeniden yazılır
b)
vakt erişmiştir
belki bilinebilir.)
(Şubat 1978)
harikulade güzellikte bir murathan mungan şiiri.
"muammanın peşrevinde muallaktayız."
diye bir söz geçer.
öylesine etkileyici, öylesine güzel.
"muammanın peşrevinde muallaktayız."
diye bir söz geçer.
öylesine etkileyici, öylesine güzel.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar