bugün
- vermio12
- bu koyden olsam ne olacak18
- nervio36
- tememda kenka nalaka15
- velvet53
- sözlükte kavga5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı8
- 15 21 itibariyle duygu durumunuz5
- kavga eden yazarların öpüşüp barışması3
- true'yi eskorta emanet etmek10
- bir kilo patatesin 50 lira olması6
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse5
- gammazlar göreve3
- sinsice kavga izleyen yazarlar6
- başbiraderin profili neden gizli sorusu3
- son gammaz bukucu goku3
- yeni parti31
- kasiyer kıza nasıl açılırım21
- türkiye chp ile dünya devi ülke olacak4
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu5
- true çaylak olsun kampanyası2
- fake hesabı bile açılmamış yazar2
- hastane randevusu6
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- reis olmasaydı ismimiz gocutakis uğurtakis olurdu4
- true denen hadsiz namussuz karaktersiz4
- hazret ktc9
- tai lung6
- insan olmaya ceyrek kala18
- benzetildiğiniz ünlü10
- pompacı kıza nasıl açılınır8
- true'nin üzerine şişme kadın atmak3
- sarhoş olunan gecenin sabahında hissedilenler6
- evli kadın ahlaksızlığı2
- nervio vermio2
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz6
- kendime övgü2
- nick vermeden bir yazara seslen2
- adnan oktar9
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- isra suresi 25 ayet2
- nasıl gidiyor hayat6
- dünyaya nur gelecek3
- kuteybe bin muslim3
- opel rekord3
- tarihin en başarılı sporcusu4
- tepenin gözleri filmindeki seks sahnesi3
- cumhuriyet halk partisi16
eğer ki adı geçen orman belgrad ya da gebze yakınlarında ki bir orman ise devam kitabında "ayşegül her fani ölümü taddı" kitabıyla sevenlerine veda edeceği sondan bir önceki kitabıdır.
bir sonraki serisi ayşegül pavyonda ismiyle
gilbert delahaye tarafından yazılıp, marcel marlier tarafından resimlenecek kitap.
edit: şöyle de bir başlık varmış: (bkz: aysegul kerhanede)
gilbert delahaye tarafından yazılıp, marcel marlier tarafından resimlenecek kitap.
edit: şöyle de bir başlık varmış: (bkz: aysegul kerhanede)
son sayfa;
onlar ermiş muradına,
biz çıkalım kerevetineeeeeee.....
onlar ermiş muradına,
biz çıkalım kerevetineeeeeee.....
dokuzuncu sayfa:
"işte nehrin tarafına geçtik."
"aslında seni buralara getirmekteki amacım doğada yaşamanı sağlamaktı... ama ne yazık ki..." diye içini çekti cesareti kırılan ayşegül.
"işte nehrin tarafına geçtik."
"aslında seni buralara getirmekteki amacım doğada yaşamanı sağlamaktı... ama ne yazık ki..." diye içini çekti cesareti kırılan ayşegül.
sekizinci sayfa:
"seni burada bırakırsam başına gelebilecek tehlikeleri düşündüğümde içimi büyük bir korku kaplıyor."
"şimdi hemen gitmeliyiz. sakın arkana bakma! çünkü bir yaban kedisinin gözü üzerimde..."
"belki burada durabiliriz," dedi ayşegül.
sözlerini henüz bitirmemişti ki yattıkları çamur çukurundan homurtularla çıkan bir yabandomuzu sürüsüyle burun buruna geldiler. hemen derenin iki tarafını birleştiren ağaç kütüğüne doğru koştular.
"çabuk ol hophop! daha hızlı! yabandomuzları buraya gelemezler!.."
"seni burada bırakırsam başına gelebilecek tehlikeleri düşündüğümde içimi büyük bir korku kaplıyor."
"şimdi hemen gitmeliyiz. sakın arkana bakma! çünkü bir yaban kedisinin gözü üzerimde..."
"belki burada durabiliriz," dedi ayşegül.
sözlerini henüz bitirmemişti ki yattıkları çamur çukurundan homurtularla çıkan bir yabandomuzu sürüsüyle burun buruna geldiler. hemen derenin iki tarafını birleştiren ağaç kütüğüne doğru koştular.
"çabuk ol hophop! daha hızlı! yabandomuzları buraya gelemezler!.."
yedinci sayfa:
"derenin kenarından gidelim. böylece yolumuzu şaşırmayız. dikkat et de kayma," dedi ayşegül endişeyle.
"bak hophop, bunlar bir porsuğun ayak izleri. porsuların geceleri köye inip üzümleri yedikleri, asmaları kırdıkları anlatılır. bir keresinde ahmet amca siyah, iri burnu ve kocaman bir yumağı andıran kuyruğu ile onu bir ayı sanıp çok korkmuş."
"peki ya şu çamurdaki izler ne?.."
"onların da kime ait olduğunu biliyorum. geçen yıl büyükbabam aynı izleri bana kümeste göstermişti. bu bir gelincik, hophop. gecenin karanlığından yararlanarak, gelip tavukları boğazlar."
"haydi, şimdi buradan uzaklaşalım. küçük tavşanlar için de tehlikeli bir hayvandır gelincik..."
"derenin kenarından gidelim. böylece yolumuzu şaşırmayız. dikkat et de kayma," dedi ayşegül endişeyle.
"bak hophop, bunlar bir porsuğun ayak izleri. porsuların geceleri köye inip üzümleri yedikleri, asmaları kırdıkları anlatılır. bir keresinde ahmet amca siyah, iri burnu ve kocaman bir yumağı andıran kuyruğu ile onu bir ayı sanıp çok korkmuş."
"peki ya şu çamurdaki izler ne?.."
"onların da kime ait olduğunu biliyorum. geçen yıl büyükbabam aynı izleri bana kümeste göstermişti. bu bir gelincik, hophop. gecenin karanlığından yararlanarak, gelip tavukları boğazlar."
"haydi, şimdi buradan uzaklaşalım. küçük tavşanlar için de tehlikeli bir hayvandır gelincik..."
altıncı sayfa:
"ilkbaharda toprağı çapalarken bulduğu böcekleri, solucanları hep bana getirir."
"serçe doğru söylüyor. ben de, kışın hayvanları yem ve et parçalarıyla beslediğini gördüm," dedi baştankara.
alakarganın başlattığı bu yersiz heyecan ve korku giderek azaldı. herkes sakinleşti...
"yanlış bir uyarıymış," dedi geveze alakarga.
"endişelenmenize gerek yok. o bizim dostumuz."
"ilkbaharda toprağı çapalarken bulduğu böcekleri, solucanları hep bana getirir."
"serçe doğru söylüyor. ben de, kışın hayvanları yem ve et parçalarıyla beslediğini gördüm," dedi baştankara.
alakarganın başlattığı bu yersiz heyecan ve korku giderek azaldı. herkes sakinleşti...
"yanlış bir uyarıymış," dedi geveze alakarga.
"endişelenmenize gerek yok. o bizim dostumuz."
beşinci sayfa:
her şeyi duyan ve gören yaygaracı bir alakarga ayşegül'ün farkına vardı.
"bir avcı gördüm. acımasız birine benziyor. bir tavşan yakalamış götürüyor," diye haykırdı.
orman hareketsiz ve sesizdi.
"saklanalım," dedi tilki.
"kaçalım," dedi geyik.
"hayır yanılıyorsunuz, o bir avcı değil. korkmanıza gerek yok. ben onu çok iyi tanıyorum, adı ayşegül," diye arkadaşlarına seslendi.
her şeyi duyan ve gören yaygaracı bir alakarga ayşegül'ün farkına vardı.
"bir avcı gördüm. acımasız birine benziyor. bir tavşan yakalamış götürüyor," diye haykırdı.
orman hareketsiz ve sesizdi.
"saklanalım," dedi tilki.
"kaçalım," dedi geyik.
"hayır yanılıyorsunuz, o bir avcı değil. korkmanıza gerek yok. ben onu çok iyi tanıyorum, adı ayşegül," diye arkadaşlarına seslendi.
dördüncü sayfa:
"bugün hophop üzgün görünüyor" dedi deniz.
"çok haklısın" diye onayladı ayşegül.
"ben de endişelenmeye başladım. bir kaç gündür eskisi kadar iştahlı yemiyor. tüyleri de donuklaştı. yıkanmak ve oynamak da istemiyor," dedi ece.
deniz de, "aslında bu bir ev tavşanı değil ki, yaban tavşanı!" diye uyardı arkadaşlarını.
"bu nedenle evde yaşamaya katlanamayabilir. bence onu özgürlüğüne kavuşturmalıyız."
"haklısın, ama onu herhangi bir yere bırakamam. büyükbabam bana hep, baktığım hayvanlardan sorumlu olduğumu aklımdan çıkarmamamı söyler," dedi ayşegül.
ayşegül öğle yemeğinden sonra kararlı bir şekilde ormanın yolunu tuttu. ormana vardığında büyük bir gürültü duydu.
"bak hophop! bu ses baştankaralardan geliyor. baştankara türleri her yıl bu zamanlar gruplar halinde ormana gelirler. gökbaştankara, bataklık baştankarası, hatta çalıkuşları bile katılırlar bu göç halkasına... hep beraber ormandaki yabani otları ayıklarlar, zararlı küçük böcekleri yerler. çok şaşırtıcı, öyle değil mi?.. patikanın bitimindeki eski çiti görüyor musun?.. işte burası ormanın başlangıcı..."
"bugün hophop üzgün görünüyor" dedi deniz.
"çok haklısın" diye onayladı ayşegül.
"ben de endişelenmeye başladım. bir kaç gündür eskisi kadar iştahlı yemiyor. tüyleri de donuklaştı. yıkanmak ve oynamak da istemiyor," dedi ece.
deniz de, "aslında bu bir ev tavşanı değil ki, yaban tavşanı!" diye uyardı arkadaşlarını.
"bu nedenle evde yaşamaya katlanamayabilir. bence onu özgürlüğüne kavuşturmalıyız."
"haklısın, ama onu herhangi bir yere bırakamam. büyükbabam bana hep, baktığım hayvanlardan sorumlu olduğumu aklımdan çıkarmamamı söyler," dedi ayşegül.
ayşegül öğle yemeğinden sonra kararlı bir şekilde ormanın yolunu tuttu. ormana vardığında büyük bir gürültü duydu.
"bak hophop! bu ses baştankaralardan geliyor. baştankara türleri her yıl bu zamanlar gruplar halinde ormana gelirler. gökbaştankara, bataklık baştankarası, hatta çalıkuşları bile katılırlar bu göç halkasına... hep beraber ormandaki yabani otları ayıklarlar, zararlı küçük böcekleri yerler. çok şaşırtıcı, öyle değil mi?.. patikanın bitimindeki eski çiti görüyor musun?.. işte burası ormanın başlangıcı..."
grup vitaminin "fatoş almış orağını ot biçmeye gidormuş" şarkı sözünü hatırlatan kitap ismi.
(#583262)
(#583262)
üçüncü sayfa:
**"artık korkma, sakıin ol! şimdi seni eve götüreceğim. adın da hophop olsun!"
"ne kadar da küçük," dedi ayşegül!ün annesi. "aç olmalı!.."
ayşegül, karnını doyurmak için ona biberon almayı önerdi.
"bu kesinlikle miniğin karnını doyurmasına yardımcı olur!"
hophop hızla büyüyordu. ayşegül de bu yeni arkadaşıyla oyunlar oynamaktan çok hoşlanıyordu. hophop onun peşini hiç bırakmıyordu. ayşegül'ün küçük komşuları ece ile deniz' hophop'a her gün havuç, bezelye ve elma kabukları getiriyorlardı.
"meraklı, mavi burnunu her yere sokuyor" dedi ece. "korkarım ona hophop yerine maviş demek zorunda kalacaksın..."
**"artık korkma, sakıin ol! şimdi seni eve götüreceğim. adın da hophop olsun!"
"ne kadar da küçük," dedi ayşegül!ün annesi. "aç olmalı!.."
ayşegül, karnını doyurmak için ona biberon almayı önerdi.
"bu kesinlikle miniğin karnını doyurmasına yardımcı olur!"
hophop hızla büyüyordu. ayşegül de bu yeni arkadaşıyla oyunlar oynamaktan çok hoşlanıyordu. hophop onun peşini hiç bırakmıyordu. ayşegül'ün küçük komşuları ece ile deniz' hophop'a her gün havuç, bezelye ve elma kabukları getiriyorlardı.
"meraklı, mavi burnunu her yere sokuyor" dedi ece. "korkarım ona hophop yerine maviş demek zorunda kalacaksın..."
ikinci sayfa:
**hasat zamanı sona ermişti. ayşegül, samanları toplamada çiftçilere yardım ediyordu. çok yorulmuştu. bir süre dinlenmek için oturduğunda, samanların arasından, titreyen, pembe, küçük bir burun gördü. bu korkudan ne yapacağını şaşırmış tavşancıktı. üstünü kaplamış saman yığınından yalnızca başını çıkarabilmişti.
"zavallı minik tavşan," diyerek samanların içinden tavşancığı çıkardı ayşegül.
bu gerçekten de bir mucizeydi. nasıl olmuştu da makinenin bıçaklarından kurtulmayı başarabilmişti?..**
**hasat zamanı sona ermişti. ayşegül, samanları toplamada çiftçilere yardım ediyordu. çok yorulmuştu. bir süre dinlenmek için oturduğunda, samanların arasından, titreyen, pembe, küçük bir burun gördü. bu korkudan ne yapacağını şaşırmış tavşancıktı. üstünü kaplamış saman yığınından yalnızca başını çıkarabilmişti.
"zavallı minik tavşan," diyerek samanların içinden tavşancığı çıkardı ayşegül.
bu gerçekten de bir mucizeydi. nasıl olmuştu da makinenin bıçaklarından kurtulmayı başarabilmişti?..**
ilk sayfa:
ayşegül ile yanındaki tavşanın resmi. bir şeyler arıyor gibiler.
ayşegül ile yanındaki tavşanın resmi. bir şeyler arıyor gibiler.
gün itibari ile hürriyet gazetesinin verdiği kitaptır. ayrıyeten benım evimdeki 20 yıllık versiyonun da her kelımesının altı hecelenmıstır. ne işkenceydi bea. geberesice ayşegül.
aysegul serisinin en merak uyandiranidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar