bugün
- insan olmaya ceyrek kala16
- ideal erkek boyunun 1 84 olması12
- yeni parti23
- özgür özel chp den istifa etti4
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- ben burada ne yapıyorum hissi6
- aile hekimini överek istediğini yazdırmak4
- adnan oktar7
- nervio28
- true ahlaksızlığı5
- seri gizli artı oy veren melek13
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- put7
- hayatın öğrettiği şeyler4
- doktor bey vizitte7
- pompacı kıza nasıl açılınır3
- ben gvir'in batı şeria'nın yerle bir edilmesi tale2
- hazır başlamamışken2
- dünya kuzenler günü5
- depremler başı açık kadınlar yüzünden oluyor3
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak21
- true abazanlığı4
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- çocukların şımarık olması6
- insan ömrü3
- kabak yemeği vs hamburger13
- 24 temmuz 20262
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- velvet hanım günaydın6
- izmirli kızlar8
- 186 boyundaki erkek19
- türk kızlarının sekste başarısız olması4
- orduspor çocukları4
- norveç futbolu5
- 24 temmuz 2026 istanbul baraj doluluk oranı3
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar7
- diktatörlükle yönetilen ülkeler4
- en büyük korkunuz7
- yeni parti için alternatifli hazırlık5
- hoşlanılan kızın kot kafali olması2
- fatma soydaş7
- ilişkiyi bitirme cümlesi3
- genç işsizlik3
- denizci içkisi2
- ahmet sezer bey11
- sözlük yönetimine bir teşekkür4
- tango dersi alan urfalı teyze4
- en merak ettiğin ulu yazarı30
aysegul serisinin en merak uyandiranidir.
gün itibari ile hürriyet gazetesinin verdiği kitaptır. ayrıyeten benım evimdeki 20 yıllık versiyonun da her kelımesının altı hecelenmıstır. ne işkenceydi bea. geberesice ayşegül.
ilk sayfa:
ayşegül ile yanındaki tavşanın resmi. bir şeyler arıyor gibiler.
ayşegül ile yanındaki tavşanın resmi. bir şeyler arıyor gibiler.
ikinci sayfa:
**hasat zamanı sona ermişti. ayşegül, samanları toplamada çiftçilere yardım ediyordu. çok yorulmuştu. bir süre dinlenmek için oturduğunda, samanların arasından, titreyen, pembe, küçük bir burun gördü. bu korkudan ne yapacağını şaşırmış tavşancıktı. üstünü kaplamış saman yığınından yalnızca başını çıkarabilmişti.
"zavallı minik tavşan," diyerek samanların içinden tavşancığı çıkardı ayşegül.
bu gerçekten de bir mucizeydi. nasıl olmuştu da makinenin bıçaklarından kurtulmayı başarabilmişti?..**
**hasat zamanı sona ermişti. ayşegül, samanları toplamada çiftçilere yardım ediyordu. çok yorulmuştu. bir süre dinlenmek için oturduğunda, samanların arasından, titreyen, pembe, küçük bir burun gördü. bu korkudan ne yapacağını şaşırmış tavşancıktı. üstünü kaplamış saman yığınından yalnızca başını çıkarabilmişti.
"zavallı minik tavşan," diyerek samanların içinden tavşancığı çıkardı ayşegül.
bu gerçekten de bir mucizeydi. nasıl olmuştu da makinenin bıçaklarından kurtulmayı başarabilmişti?..**
üçüncü sayfa:
**"artık korkma, sakıin ol! şimdi seni eve götüreceğim. adın da hophop olsun!"
"ne kadar da küçük," dedi ayşegül!ün annesi. "aç olmalı!.."
ayşegül, karnını doyurmak için ona biberon almayı önerdi.
"bu kesinlikle miniğin karnını doyurmasına yardımcı olur!"
hophop hızla büyüyordu. ayşegül de bu yeni arkadaşıyla oyunlar oynamaktan çok hoşlanıyordu. hophop onun peşini hiç bırakmıyordu. ayşegül'ün küçük komşuları ece ile deniz' hophop'a her gün havuç, bezelye ve elma kabukları getiriyorlardı.
"meraklı, mavi burnunu her yere sokuyor" dedi ece. "korkarım ona hophop yerine maviş demek zorunda kalacaksın..."
**"artık korkma, sakıin ol! şimdi seni eve götüreceğim. adın da hophop olsun!"
"ne kadar da küçük," dedi ayşegül!ün annesi. "aç olmalı!.."
ayşegül, karnını doyurmak için ona biberon almayı önerdi.
"bu kesinlikle miniğin karnını doyurmasına yardımcı olur!"
hophop hızla büyüyordu. ayşegül de bu yeni arkadaşıyla oyunlar oynamaktan çok hoşlanıyordu. hophop onun peşini hiç bırakmıyordu. ayşegül'ün küçük komşuları ece ile deniz' hophop'a her gün havuç, bezelye ve elma kabukları getiriyorlardı.
"meraklı, mavi burnunu her yere sokuyor" dedi ece. "korkarım ona hophop yerine maviş demek zorunda kalacaksın..."
grup vitaminin "fatoş almış orağını ot biçmeye gidormuş" şarkı sözünü hatırlatan kitap ismi.
(#583262)
(#583262)
dördüncü sayfa:
"bugün hophop üzgün görünüyor" dedi deniz.
"çok haklısın" diye onayladı ayşegül.
"ben de endişelenmeye başladım. bir kaç gündür eskisi kadar iştahlı yemiyor. tüyleri de donuklaştı. yıkanmak ve oynamak da istemiyor," dedi ece.
deniz de, "aslında bu bir ev tavşanı değil ki, yaban tavşanı!" diye uyardı arkadaşlarını.
"bu nedenle evde yaşamaya katlanamayabilir. bence onu özgürlüğüne kavuşturmalıyız."
"haklısın, ama onu herhangi bir yere bırakamam. büyükbabam bana hep, baktığım hayvanlardan sorumlu olduğumu aklımdan çıkarmamamı söyler," dedi ayşegül.
ayşegül öğle yemeğinden sonra kararlı bir şekilde ormanın yolunu tuttu. ormana vardığında büyük bir gürültü duydu.
"bak hophop! bu ses baştankaralardan geliyor. baştankara türleri her yıl bu zamanlar gruplar halinde ormana gelirler. gökbaştankara, bataklık baştankarası, hatta çalıkuşları bile katılırlar bu göç halkasına... hep beraber ormandaki yabani otları ayıklarlar, zararlı küçük böcekleri yerler. çok şaşırtıcı, öyle değil mi?.. patikanın bitimindeki eski çiti görüyor musun?.. işte burası ormanın başlangıcı..."
"bugün hophop üzgün görünüyor" dedi deniz.
"çok haklısın" diye onayladı ayşegül.
"ben de endişelenmeye başladım. bir kaç gündür eskisi kadar iştahlı yemiyor. tüyleri de donuklaştı. yıkanmak ve oynamak da istemiyor," dedi ece.
deniz de, "aslında bu bir ev tavşanı değil ki, yaban tavşanı!" diye uyardı arkadaşlarını.
"bu nedenle evde yaşamaya katlanamayabilir. bence onu özgürlüğüne kavuşturmalıyız."
"haklısın, ama onu herhangi bir yere bırakamam. büyükbabam bana hep, baktığım hayvanlardan sorumlu olduğumu aklımdan çıkarmamamı söyler," dedi ayşegül.
ayşegül öğle yemeğinden sonra kararlı bir şekilde ormanın yolunu tuttu. ormana vardığında büyük bir gürültü duydu.
"bak hophop! bu ses baştankaralardan geliyor. baştankara türleri her yıl bu zamanlar gruplar halinde ormana gelirler. gökbaştankara, bataklık baştankarası, hatta çalıkuşları bile katılırlar bu göç halkasına... hep beraber ormandaki yabani otları ayıklarlar, zararlı küçük böcekleri yerler. çok şaşırtıcı, öyle değil mi?.. patikanın bitimindeki eski çiti görüyor musun?.. işte burası ormanın başlangıcı..."
beşinci sayfa:
her şeyi duyan ve gören yaygaracı bir alakarga ayşegül'ün farkına vardı.
"bir avcı gördüm. acımasız birine benziyor. bir tavşan yakalamış götürüyor," diye haykırdı.
orman hareketsiz ve sesizdi.
"saklanalım," dedi tilki.
"kaçalım," dedi geyik.
"hayır yanılıyorsunuz, o bir avcı değil. korkmanıza gerek yok. ben onu çok iyi tanıyorum, adı ayşegül," diye arkadaşlarına seslendi.
her şeyi duyan ve gören yaygaracı bir alakarga ayşegül'ün farkına vardı.
"bir avcı gördüm. acımasız birine benziyor. bir tavşan yakalamış götürüyor," diye haykırdı.
orman hareketsiz ve sesizdi.
"saklanalım," dedi tilki.
"kaçalım," dedi geyik.
"hayır yanılıyorsunuz, o bir avcı değil. korkmanıza gerek yok. ben onu çok iyi tanıyorum, adı ayşegül," diye arkadaşlarına seslendi.
altıncı sayfa:
"ilkbaharda toprağı çapalarken bulduğu böcekleri, solucanları hep bana getirir."
"serçe doğru söylüyor. ben de, kışın hayvanları yem ve et parçalarıyla beslediğini gördüm," dedi baştankara.
alakarganın başlattığı bu yersiz heyecan ve korku giderek azaldı. herkes sakinleşti...
"yanlış bir uyarıymış," dedi geveze alakarga.
"endişelenmenize gerek yok. o bizim dostumuz."
"ilkbaharda toprağı çapalarken bulduğu böcekleri, solucanları hep bana getirir."
"serçe doğru söylüyor. ben de, kışın hayvanları yem ve et parçalarıyla beslediğini gördüm," dedi baştankara.
alakarganın başlattığı bu yersiz heyecan ve korku giderek azaldı. herkes sakinleşti...
"yanlış bir uyarıymış," dedi geveze alakarga.
"endişelenmenize gerek yok. o bizim dostumuz."
yedinci sayfa:
"derenin kenarından gidelim. böylece yolumuzu şaşırmayız. dikkat et de kayma," dedi ayşegül endişeyle.
"bak hophop, bunlar bir porsuğun ayak izleri. porsuların geceleri köye inip üzümleri yedikleri, asmaları kırdıkları anlatılır. bir keresinde ahmet amca siyah, iri burnu ve kocaman bir yumağı andıran kuyruğu ile onu bir ayı sanıp çok korkmuş."
"peki ya şu çamurdaki izler ne?.."
"onların da kime ait olduğunu biliyorum. geçen yıl büyükbabam aynı izleri bana kümeste göstermişti. bu bir gelincik, hophop. gecenin karanlığından yararlanarak, gelip tavukları boğazlar."
"haydi, şimdi buradan uzaklaşalım. küçük tavşanlar için de tehlikeli bir hayvandır gelincik..."
"derenin kenarından gidelim. böylece yolumuzu şaşırmayız. dikkat et de kayma," dedi ayşegül endişeyle.
"bak hophop, bunlar bir porsuğun ayak izleri. porsuların geceleri köye inip üzümleri yedikleri, asmaları kırdıkları anlatılır. bir keresinde ahmet amca siyah, iri burnu ve kocaman bir yumağı andıran kuyruğu ile onu bir ayı sanıp çok korkmuş."
"peki ya şu çamurdaki izler ne?.."
"onların da kime ait olduğunu biliyorum. geçen yıl büyükbabam aynı izleri bana kümeste göstermişti. bu bir gelincik, hophop. gecenin karanlığından yararlanarak, gelip tavukları boğazlar."
"haydi, şimdi buradan uzaklaşalım. küçük tavşanlar için de tehlikeli bir hayvandır gelincik..."
sekizinci sayfa:
"seni burada bırakırsam başına gelebilecek tehlikeleri düşündüğümde içimi büyük bir korku kaplıyor."
"şimdi hemen gitmeliyiz. sakın arkana bakma! çünkü bir yaban kedisinin gözü üzerimde..."
"belki burada durabiliriz," dedi ayşegül.
sözlerini henüz bitirmemişti ki yattıkları çamur çukurundan homurtularla çıkan bir yabandomuzu sürüsüyle burun buruna geldiler. hemen derenin iki tarafını birleştiren ağaç kütüğüne doğru koştular.
"çabuk ol hophop! daha hızlı! yabandomuzları buraya gelemezler!.."
"seni burada bırakırsam başına gelebilecek tehlikeleri düşündüğümde içimi büyük bir korku kaplıyor."
"şimdi hemen gitmeliyiz. sakın arkana bakma! çünkü bir yaban kedisinin gözü üzerimde..."
"belki burada durabiliriz," dedi ayşegül.
sözlerini henüz bitirmemişti ki yattıkları çamur çukurundan homurtularla çıkan bir yabandomuzu sürüsüyle burun buruna geldiler. hemen derenin iki tarafını birleştiren ağaç kütüğüne doğru koştular.
"çabuk ol hophop! daha hızlı! yabandomuzları buraya gelemezler!.."
dokuzuncu sayfa:
"işte nehrin tarafına geçtik."
"aslında seni buralara getirmekteki amacım doğada yaşamanı sağlamaktı... ama ne yazık ki..." diye içini çekti cesareti kırılan ayşegül.
"işte nehrin tarafına geçtik."
"aslında seni buralara getirmekteki amacım doğada yaşamanı sağlamaktı... ama ne yazık ki..." diye içini çekti cesareti kırılan ayşegül.
son sayfa;
onlar ermiş muradına,
biz çıkalım kerevetineeeeeee.....
onlar ermiş muradına,
biz çıkalım kerevetineeeeeee.....
bir sonraki serisi ayşegül pavyonda ismiyle
gilbert delahaye tarafından yazılıp, marcel marlier tarafından resimlenecek kitap.
edit: şöyle de bir başlık varmış: (bkz: aysegul kerhanede)
gilbert delahaye tarafından yazılıp, marcel marlier tarafından resimlenecek kitap.
edit: şöyle de bir başlık varmış: (bkz: aysegul kerhanede)
eğer ki adı geçen orman belgrad ya da gebze yakınlarında ki bir orman ise devam kitabında "ayşegül her fani ölümü taddı" kitabıyla sevenlerine veda edeceği sondan bir önceki kitabıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar