bugün
- fatma betül sayan kaya28
- alexander nübel14
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek10
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- türk polisinin şefkatli kolları3
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- son 3 ayın en başarılı gammazları6
- masklavi felsefesi5
- ilgi istiyorum lan ilgi ilgi verin bana çabuk3
- henüz yolun başında olan yazarlar4
- kim cha eon11
- fatma betülüm yapmaz9
- epileptiğe bakmayan diş hekimi4
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü7
- haram para5
- iyi menemenin sırrı22
- sinirlenen dilenci kadın6
- halen yapçek etçek gösterçem diye konuşan insan5
- irancılar3
- hayati yazıcı4
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- sonda neden ayağa takılmaz2
- götü yere yakın olandan korkacaksın4
- sabahları nefret edilen şeyler7
- damla sakızlı muhallebi5
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı12
- raşid dostum2
- beni gammazlayan sonda ile gezsin inşallah3
- yaşlandıkça kuşkulu bir adam olmak3
- uluspor2
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- türkiye azerbaycan ilişkileri3
- lanet olsun adamım ben gidiyorum buralardan3
- akp seçmeni3
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı4
- tulumba tatlısı3
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- serdar ortaç tiktokta2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu2
- sözlüğün yeni tasarımı14
- dünyanın sonu2
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- boğaz ağrısı5
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
Aşk biraz da çoğaltmaktır yalnızlığı
gözlerinde fırtınalar kopan bir kıza
öyküsünü anlatırken kanlı türkülerin
gurbetin yollarını adımlamaktır
ola ki bir bahar rüzgarı öper alnımızdan
hüzün çiçek açar başlar ay yangınları
Ardışık sayılar gibiyiz sizlerle
ben çok üslü kökünü aranırım ömrümün
sonsuzun uçlarında karşıma çıkarsınız siz
bütün açılarınız geniş ve kuş cenneti
şafaklar söküyor alnınızın elipsinde
sınırları birleşiveriyor bilinmezin
Bir çemberin yarısı kaşlarınız
renk cümbüşü var kirpiklerinizde
gözüm iliştikçe dudaklarınıza
soluğumu kesiyor bakışlarınız
hükmü kanıtlanıyor denklemimizin
'her ne var ise aşk imiş' evrende
Bir avuç sözcük saçarlar önlerine
modaya uyup dünyanın falına bakarlar
anıları istifleyip düş odalarına
okşadıklarını sanırlar kalabalığı
birbiri üstüne yığılır zamanla
yerleşir aramıza anlamsız anlar
Sırsız aynalardan yansır yalnızlık
ben merkezli sarsıntılarla eksilir ömür
çıkrığından boşanır derin kuyunun ipi
unuturlar avludaki gül bahçesini de
öte yaşam sarmaşığına sarılırlar
zehre keser hayatları ilahiyat derslerinde
Eskiyi yeni yapmaların ustaları
isini pisini silerler camların
duvarları karanfillerle ovarlar
havasızdır yine yürek kuşları
ters ilmeklere takılır kalır hayatları
kıyısında ot bitmez ırmaklarının
içimi serinleten içtiğim suda
paralel çizgilerin ucundasınız
hüzne denekler arıyor ya birileri
el edip çağırır gibisiniz
payınıza düşen gökyüzü altında
bu yüzden kokusuz naylon gülleriniz
Aşk biraz da çoğaltmaktır yalnızlığı
kan yitiren bir ülkede şiiri aranırken
cangıllardaki feryatlarla uyanmaktır
yavrusunu yiyen kedilerin vahşeti
sırıtarak büyürken gözbebeklerimizde
hayat kumaşını fırtınalı bulutlardan biçip
yeniden çobanı olmaktır sis dağlarının, yoksa nasıl bakabilirsiniz gözlerine çocuklarınızın? * *
gözlerinde fırtınalar kopan bir kıza
öyküsünü anlatırken kanlı türkülerin
gurbetin yollarını adımlamaktır
ola ki bir bahar rüzgarı öper alnımızdan
hüzün çiçek açar başlar ay yangınları
Ardışık sayılar gibiyiz sizlerle
ben çok üslü kökünü aranırım ömrümün
sonsuzun uçlarında karşıma çıkarsınız siz
bütün açılarınız geniş ve kuş cenneti
şafaklar söküyor alnınızın elipsinde
sınırları birleşiveriyor bilinmezin
Bir çemberin yarısı kaşlarınız
renk cümbüşü var kirpiklerinizde
gözüm iliştikçe dudaklarınıza
soluğumu kesiyor bakışlarınız
hükmü kanıtlanıyor denklemimizin
'her ne var ise aşk imiş' evrende
Bir avuç sözcük saçarlar önlerine
modaya uyup dünyanın falına bakarlar
anıları istifleyip düş odalarına
okşadıklarını sanırlar kalabalığı
birbiri üstüne yığılır zamanla
yerleşir aramıza anlamsız anlar
Sırsız aynalardan yansır yalnızlık
ben merkezli sarsıntılarla eksilir ömür
çıkrığından boşanır derin kuyunun ipi
unuturlar avludaki gül bahçesini de
öte yaşam sarmaşığına sarılırlar
zehre keser hayatları ilahiyat derslerinde
Eskiyi yeni yapmaların ustaları
isini pisini silerler camların
duvarları karanfillerle ovarlar
havasızdır yine yürek kuşları
ters ilmeklere takılır kalır hayatları
kıyısında ot bitmez ırmaklarının
içimi serinleten içtiğim suda
paralel çizgilerin ucundasınız
hüzne denekler arıyor ya birileri
el edip çağırır gibisiniz
payınıza düşen gökyüzü altında
bu yüzden kokusuz naylon gülleriniz
Aşk biraz da çoğaltmaktır yalnızlığı
kan yitiren bir ülkede şiiri aranırken
cangıllardaki feryatlarla uyanmaktır
yavrusunu yiyen kedilerin vahşeti
sırıtarak büyürken gözbebeklerimizde
hayat kumaşını fırtınalı bulutlardan biçip
yeniden çobanı olmaktır sis dağlarının, yoksa nasıl bakabilirsiniz gözlerine çocuklarınızın? * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar