bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı30
- 0 0 711
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru3
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- iltica14
- claudian clouds33
- insan ne ister6
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi2
- 11 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı2
- kadınlar8
- doktor2
- önyargı3
- kuran3
- galatahahahahahaha4
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- cok da abartmaya gerek uok6
- yazarların akşam yemekleri6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- anın görüntüsü25
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- islamda namaz yoktur30
- meriç dükalığı8
- en iyi vampir filmi4
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği6
- dantelli sütyen takan erkek12
- sevdiğiniz yazarlar8
- true'nun engelli olması6
- kürdistan10
- ölümden korkuyor musunuz17
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- okan buruk8
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- allah11
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
- günün sözü16
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- gocu33
Aşk biraz da çoğaltmaktır yalnızlığı
gözlerinde fırtınalar kopan bir kıza
öyküsünü anlatırken kanlı türkülerin
gurbetin yollarını adımlamaktır
ola ki bir bahar rüzgarı öper alnımızdan
hüzün çiçek açar başlar ay yangınları
Ardışık sayılar gibiyiz sizlerle
ben çok üslü kökünü aranırım ömrümün
sonsuzun uçlarında karşıma çıkarsınız siz
bütün açılarınız geniş ve kuş cenneti
şafaklar söküyor alnınızın elipsinde
sınırları birleşiveriyor bilinmezin
Bir çemberin yarısı kaşlarınız
renk cümbüşü var kirpiklerinizde
gözüm iliştikçe dudaklarınıza
soluğumu kesiyor bakışlarınız
hükmü kanıtlanıyor denklemimizin
'her ne var ise aşk imiş' evrende
Bir avuç sözcük saçarlar önlerine
modaya uyup dünyanın falına bakarlar
anıları istifleyip düş odalarına
okşadıklarını sanırlar kalabalığı
birbiri üstüne yığılır zamanla
yerleşir aramıza anlamsız anlar
Sırsız aynalardan yansır yalnızlık
ben merkezli sarsıntılarla eksilir ömür
çıkrığından boşanır derin kuyunun ipi
unuturlar avludaki gül bahçesini de
öte yaşam sarmaşığına sarılırlar
zehre keser hayatları ilahiyat derslerinde
Eskiyi yeni yapmaların ustaları
isini pisini silerler camların
duvarları karanfillerle ovarlar
havasızdır yine yürek kuşları
ters ilmeklere takılır kalır hayatları
kıyısında ot bitmez ırmaklarının
içimi serinleten içtiğim suda
paralel çizgilerin ucundasınız
hüzne denekler arıyor ya birileri
el edip çağırır gibisiniz
payınıza düşen gökyüzü altında
bu yüzden kokusuz naylon gülleriniz
Aşk biraz da çoğaltmaktır yalnızlığı
kan yitiren bir ülkede şiiri aranırken
cangıllardaki feryatlarla uyanmaktır
yavrusunu yiyen kedilerin vahşeti
sırıtarak büyürken gözbebeklerimizde
hayat kumaşını fırtınalı bulutlardan biçip
yeniden çobanı olmaktır sis dağlarının, yoksa nasıl bakabilirsiniz gözlerine çocuklarınızın? * *
gözlerinde fırtınalar kopan bir kıza
öyküsünü anlatırken kanlı türkülerin
gurbetin yollarını adımlamaktır
ola ki bir bahar rüzgarı öper alnımızdan
hüzün çiçek açar başlar ay yangınları
Ardışık sayılar gibiyiz sizlerle
ben çok üslü kökünü aranırım ömrümün
sonsuzun uçlarında karşıma çıkarsınız siz
bütün açılarınız geniş ve kuş cenneti
şafaklar söküyor alnınızın elipsinde
sınırları birleşiveriyor bilinmezin
Bir çemberin yarısı kaşlarınız
renk cümbüşü var kirpiklerinizde
gözüm iliştikçe dudaklarınıza
soluğumu kesiyor bakışlarınız
hükmü kanıtlanıyor denklemimizin
'her ne var ise aşk imiş' evrende
Bir avuç sözcük saçarlar önlerine
modaya uyup dünyanın falına bakarlar
anıları istifleyip düş odalarına
okşadıklarını sanırlar kalabalığı
birbiri üstüne yığılır zamanla
yerleşir aramıza anlamsız anlar
Sırsız aynalardan yansır yalnızlık
ben merkezli sarsıntılarla eksilir ömür
çıkrığından boşanır derin kuyunun ipi
unuturlar avludaki gül bahçesini de
öte yaşam sarmaşığına sarılırlar
zehre keser hayatları ilahiyat derslerinde
Eskiyi yeni yapmaların ustaları
isini pisini silerler camların
duvarları karanfillerle ovarlar
havasızdır yine yürek kuşları
ters ilmeklere takılır kalır hayatları
kıyısında ot bitmez ırmaklarının
içimi serinleten içtiğim suda
paralel çizgilerin ucundasınız
hüzne denekler arıyor ya birileri
el edip çağırır gibisiniz
payınıza düşen gökyüzü altında
bu yüzden kokusuz naylon gülleriniz
Aşk biraz da çoğaltmaktır yalnızlığı
kan yitiren bir ülkede şiiri aranırken
cangıllardaki feryatlarla uyanmaktır
yavrusunu yiyen kedilerin vahşeti
sırıtarak büyürken gözbebeklerimizde
hayat kumaşını fırtınalı bulutlardan biçip
yeniden çobanı olmaktır sis dağlarının, yoksa nasıl bakabilirsiniz gözlerine çocuklarınızın? * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar