bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek12
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu20
- fatma betül sayan kaya29
- münafık6
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- sözlük açacak olsanız5
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek8
- camilerdeki ayak kokusu7
- yapay zekanın çok yapay olması8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- terhis oluyorum sözlük3
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- damla sakızlı muhallebi9
- iş görüşmesinde para vermiyoruz demek2
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- daha 17 dizisi4
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- alexander nübel14
- sicilya kizlari4
- iş görüşmesinde para vermiyoruz denilmesi2
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- erecto birader ciguli mi2
- eteği açan kadına bakmayan erkek2
- her şeyi bilen halk4
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- allah ne muradın varsa versin2
- musiker2
- asansörde yukarı bakma refleksi2
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- ocean vitamind32
- fatma betülüm yapmaz9
- boşanmak2
- iyi menemenin sırrı22
- seri katilin özellikleri2
- masklavi felsefesi5
- kahve içerken piyasa yapmak3
- avrupa5
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- negatif insanları hayatına almamak2
- sinirlenen dilenci kadın6
- ayrılıkçı kürtler2
- damat adayının yaprak dökümü oğuz gibi olması2
- haram para5
Aşk biraz da çoğaltmaktır yalnızlığı
gözlerinde fırtınalar kopan bir kıza
öyküsünü anlatırken kanlı türkülerin
gurbetin yollarını adımlamaktır
ola ki bir bahar rüzgarı öper alnımızdan
hüzün çiçek açar başlar ay yangınları
Ardışık sayılar gibiyiz sizlerle
ben çok üslü kökünü aranırım ömrümün
sonsuzun uçlarında karşıma çıkarsınız siz
bütün açılarınız geniş ve kuş cenneti
şafaklar söküyor alnınızın elipsinde
sınırları birleşiveriyor bilinmezin
Bir çemberin yarısı kaşlarınız
renk cümbüşü var kirpiklerinizde
gözüm iliştikçe dudaklarınıza
soluğumu kesiyor bakışlarınız
hükmü kanıtlanıyor denklemimizin
'her ne var ise aşk imiş' evrende
Bir avuç sözcük saçarlar önlerine
modaya uyup dünyanın falına bakarlar
anıları istifleyip düş odalarına
okşadıklarını sanırlar kalabalığı
birbiri üstüne yığılır zamanla
yerleşir aramıza anlamsız anlar
Sırsız aynalardan yansır yalnızlık
ben merkezli sarsıntılarla eksilir ömür
çıkrığından boşanır derin kuyunun ipi
unuturlar avludaki gül bahçesini de
öte yaşam sarmaşığına sarılırlar
zehre keser hayatları ilahiyat derslerinde
Eskiyi yeni yapmaların ustaları
isini pisini silerler camların
duvarları karanfillerle ovarlar
havasızdır yine yürek kuşları
ters ilmeklere takılır kalır hayatları
kıyısında ot bitmez ırmaklarının
içimi serinleten içtiğim suda
paralel çizgilerin ucundasınız
hüzne denekler arıyor ya birileri
el edip çağırır gibisiniz
payınıza düşen gökyüzü altında
bu yüzden kokusuz naylon gülleriniz
Aşk biraz da çoğaltmaktır yalnızlığı
kan yitiren bir ülkede şiiri aranırken
cangıllardaki feryatlarla uyanmaktır
yavrusunu yiyen kedilerin vahşeti
sırıtarak büyürken gözbebeklerimizde
hayat kumaşını fırtınalı bulutlardan biçip
yeniden çobanı olmaktır sis dağlarının, yoksa nasıl bakabilirsiniz gözlerine çocuklarınızın? * *
gözlerinde fırtınalar kopan bir kıza
öyküsünü anlatırken kanlı türkülerin
gurbetin yollarını adımlamaktır
ola ki bir bahar rüzgarı öper alnımızdan
hüzün çiçek açar başlar ay yangınları
Ardışık sayılar gibiyiz sizlerle
ben çok üslü kökünü aranırım ömrümün
sonsuzun uçlarında karşıma çıkarsınız siz
bütün açılarınız geniş ve kuş cenneti
şafaklar söküyor alnınızın elipsinde
sınırları birleşiveriyor bilinmezin
Bir çemberin yarısı kaşlarınız
renk cümbüşü var kirpiklerinizde
gözüm iliştikçe dudaklarınıza
soluğumu kesiyor bakışlarınız
hükmü kanıtlanıyor denklemimizin
'her ne var ise aşk imiş' evrende
Bir avuç sözcük saçarlar önlerine
modaya uyup dünyanın falına bakarlar
anıları istifleyip düş odalarına
okşadıklarını sanırlar kalabalığı
birbiri üstüne yığılır zamanla
yerleşir aramıza anlamsız anlar
Sırsız aynalardan yansır yalnızlık
ben merkezli sarsıntılarla eksilir ömür
çıkrığından boşanır derin kuyunun ipi
unuturlar avludaki gül bahçesini de
öte yaşam sarmaşığına sarılırlar
zehre keser hayatları ilahiyat derslerinde
Eskiyi yeni yapmaların ustaları
isini pisini silerler camların
duvarları karanfillerle ovarlar
havasızdır yine yürek kuşları
ters ilmeklere takılır kalır hayatları
kıyısında ot bitmez ırmaklarının
içimi serinleten içtiğim suda
paralel çizgilerin ucundasınız
hüzne denekler arıyor ya birileri
el edip çağırır gibisiniz
payınıza düşen gökyüzü altında
bu yüzden kokusuz naylon gülleriniz
Aşk biraz da çoğaltmaktır yalnızlığı
kan yitiren bir ülkede şiiri aranırken
cangıllardaki feryatlarla uyanmaktır
yavrusunu yiyen kedilerin vahşeti
sırıtarak büyürken gözbebeklerimizde
hayat kumaşını fırtınalı bulutlardan biçip
yeniden çobanı olmaktır sis dağlarının, yoksa nasıl bakabilirsiniz gözlerine çocuklarınızın? * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com