bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- sarı poşet kudurtması10
- türkiye de muhalefet var mı8
- siyaset üstü yazarlar9
- manisada okul saldırısı17
- true nickli yazar11
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması4
- kendinden bile sakladığın şey3
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- kastamonu5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı14
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması2
- ingilizce bilmeyen birine fuck'u demek4
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- asansörde susma zorunluluğu2
- berbere gidince söylenenler4
- kış geliyor2
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- tas kafa traşlı hırt sorunu8
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- iş çıkışı birası4
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek5
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra8
- 22 eylül 2026 mini kış provası2
- marion cotillard2
- türkçüler ve kürtçüleri barıştırmak2
- habire1223
- atlet giymeyen insan6
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- sözlükteki teroristler5
- z kuşağı7
- kira fiyatları2
- gocu bak bi7
- derin düşüncelere dalmış görünen insan2
- seri gizli artı oy veren melek4
- her şeye neden diye sorma alışkanlığı4
- alkolün beyne verdiği zararlar2
- uzay masalı2
- meloş samundari khazana curry yemeye gelmedin2
- türkler ile moğollar kardeştir18
- çıplakken buzdolabının kapağını açmak4
- evliliği ayakta tutan güçler6
- çok sıkıcısınız amk2
1933 yılında galatasaray'da profesyonelliği savunan ulvi yenal ve yusuf ziya öniş'in takımdan ayrılarak kurduğu futbol takımının adıdır. o zamanlar galatasaray da sadece liseli gençlerin top oynayabiliyor olması ve onlarında antreman sayısının yeterli olmaması sebebi ile yusuf ziya ve arkadaşları profesyonel futbolcuları kulube katma fikrini ortaya atmışlardır anlaşmazlık bu nedenle doğmuştur. ilk olarak sarı-kırmızı adı ile kurulmak istenmiştir fakat bu isim galatasaray ı çağrıştırdığı için reddedilmiştir ardından ateş-güneş olarak isimleri tescil edilmiştir. ilerleyen dönemlerde ateş-güneş isimleri de ateist bir çağrışım yarattığı için güneş olarak bilinmişlerdir.
kuruluşunun ardından 3 sene sonra ilk şampiyonluğunu yaşamıştır güneş. kulup galatasaray ın o zamanlar ezeli rakibi olmuştur ve galatasaray a çok zararlar vermiştir. fakat ileride galatasaray ve türk futbolu için çok önemli olacak bir yolun da temellerini
atmışlardır.
--spoiler--
2.istanbul'a 'güneş' doğuyor!
galatasaray kulübü'nde daha 1929-1930 yıllarında baş gösteren bir takım anlaşmazlıklar 1933 yılında iyice su yüzüne çıkmıştı.
- kulüp içinde başgösteren ikilik, olimpiyat adlı spor dergisinde yazdığı "galatasaray kulübü aleyhtarı yazıları"; öne sürülerek eşref şefik (atabay) bey'in ihracıyla sonuçlanmıştı. bu olay, galatasaray içindeki muhalefette bardağı taşıran son damla olmuş ve istifalar art arda gelmeye başlamıştı. en sonunda, uzun yıllar sarı-kırmızılı kulübe başkanlık yapmış olan yusuf ziya (öniş) bey'in de istifası ile gündeme oturmuştu.
galatasaray kulübü'nden ayrılan 25 üye, yusuf ziya bey'in etrafında toplanıp yeni bir kulüp kurmak üzere girişimlere başladılar. istanbul valiliği'ne yapılan başvuruda yeni kulübe verilmek istenen "sarı-kırmızı" ismi reddedilince, bu kez bu renklerden esinlenerek "ateş-güneş" adı kararlaştırıldı ve yeni kulüp bu isimle tescil edildi.
kısa zaman sonra, "güneş" adı altında fırtınalar estirecek kulüp böylece, galatasaray'ın bünyesinden koptu ve başkanlığına atatürk'ün yakınlarından cevat abbas bey'in getirilmesinden sonra yıllarca, başta galatasaray olmak üzere bütün büyük takımlarımızın belalısı haline geldi.
güneş takımı ilk olarak katıldığı 1935-36 istanbul ligi'nde, 12 takım arasında ligi 5. olarak tamamlamış, gitgide ısındığı 1936-37 sezonunda ise 29 puanla lig ikincisi olarak tamamlamıştı. artık tüm takımların korkulu rüyası olmaya başlayan güneş, 1938 yılında ise fırtına gibi esti...
güneş, 5 aralık 1937 günü şeref stadı'nda fenerbahçe'nin karşısına çıktığında, tribünleri dolduran binlerce seyirci, zevkli bir karşılaşma izleyeceklerinden, ama tıpkı geçen sezon olduğu gibi fenerbahçe'nin maçı kazanacağından emindiler. ancak, artık lig şampiyonluğuna göz dikmiş olan güneş, o gün fikret ve bülent'in gollerine melih ve murat'ın ikişer golüyle cevap veriyor ve sarı-lacivertlileri 4-2'lik bir skorla mağlup etmeyi başarıyordu.
aynı sezon güneş takımı, 19 aralık 1937'de taksim stadı'nda galatasaray'ın karşısına çıktığında tüm sporseverler; güneş'in aynı başarıyı galatasaray'a karşı da gösterip gösteremeyeceğini merak ediyorlardı. o maçta cihat- reşat, faruk- ömer, rıza, yusuf- rebii, murat, melih, rasih ve salahaddin'den kurulu güneş takımı, ilk yarısı 2-0 biten maçta galatasaray'ı murat'ın 2, melih, rasih, rebii ve salahaddin'in birer golüyle tam 6-0'lık bir hezimete uğratıyordu.
güneş, o yıl üç takımın ligi aynı puanda bitirmesi üzerine ilk defa uygulanan averaj kuralıyla fenerbahçe ve beşiktaş'ın üstünde istanbul ligi'ni şampiyon olarak tamamlıyordu. güneş, kendisiyle beraber istanbul'da ilk dört sırayı paylaşan fenerbahçe, beşiktaş ve galatasaray; ankara'dan muhafızgücü ile harbiye; izmir'den de alsancak ve üçok ile beraber katıldığı 1938 milli küme maçlarından en zorlusunu oynamak üzere 13 şubat 1938 günü taksim stadı&'nda fenerbahçe'nin karşısına çıkıyordu. cihat- faruk, reşat-yusuf, ziya, boncuk ömer- salahaddin, niyazi, melih, murat ve rebii'den kurulu güneş takımı, sahada fırtına gibi esiyor, melih (2), salahaddin, murat ve niyazi'nin golleriyle sarı-lacivertlileri 5-2'lik bir bozguna uğratmayı başarıyordu.
artık bu ligde tüm dikkatler güneş takımının üzerindeydi. 20 mart 1938'de taksim stadı&'nda galatasaray'ın sacit- reşat, adnan- musa, eşfak, suavi- necdet, süleyman, bülent, haşim ve mehmet'ten kurulu kadrosunun karşısına cihat- faruk, reşat- yusuf, rıza, ömer- salahaddin, rasih, melih, niyazi ve eski ünlü galatasaraylı rebii erkal dizilişiyle çıkan güneş, milli takım antrenörü avusturyalı herlinder'in yönetiminde başlayan maçın henüz 8. dakikasında melih'in golüyle öne geçmiş, ardından 24. dakikada salahaddin&'in golüyle ilk yarıyı 2-0 önde kapatmıştı. ikinci devrede perdeyi yine melih aralamış, 64'te rasih, bir dakika sonra yine salahaddin, 80 ve 87'de de melih'in golleriyle galatasaray, tarihinin en ağır yenilgilerinden biriyle karşılaşmış ve sahayı 7-0 gibi büyük bir farkla yenik terketmişti.
Aynı Güneş, 10 Nisan'da Beşiktaş'ı 80. dakikada Niyazi'nin attığı golle 1-0 yendikten sonra, 5 Haziran 1938 günü Taksim Stadı'nda bir kez daha Galatasaray'ın karşısına çıkıyordu. 7-0'lık hezimetin intikamını almak isteyen Galatasaray, penaltıdan Necdet ve Mehmet'le 2 gol bulmasına rağmen, Rebii, Niyazi (2) ve Salahaddin'in gollerine engel olamayarak yine sahadan 4-2'lik bir yenilgiyle ayrılıyordu.
Güneş, stat anlaşmazlığı yüzünden Fenerbahçe'nin çekildiği Milli Küme maçlarında; 13 galibiyet ve bir beraberlik alarak, 40-11'lik bir gol averajıyla şampiyonluğa ulaşıyor ve zaferlerine bir yenisini daha ekliyordu. 1938-39 istanbul Ligi'nde oynadığı 3 maçta Beykoz'u 3-2, Topkapı'yı 2-1 yenip, Fenerbahçe ile de 0-0 berabere kalarak gücünü bir kez daha ispatlayan Güneş, ardından şok bir kararla ligden çekilmiş, futbolun yanı sıra atletizm, kürek ve güreşte de başarıdan başarıya koşmuş şubeleri ile birlikte feshini ilan etmişti.
Böylece Galatasaray'da koparak, ortalığı kasıp-kavuran Güneş, yine istanbul'da, bir daha doğmamak üzere batıyordu.
--spoiler--
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/348562.asp
kuruluşunun ardından 3 sene sonra ilk şampiyonluğunu yaşamıştır güneş. kulup galatasaray ın o zamanlar ezeli rakibi olmuştur ve galatasaray a çok zararlar vermiştir. fakat ileride galatasaray ve türk futbolu için çok önemli olacak bir yolun da temellerini
atmışlardır.
--spoiler--
2.istanbul'a 'güneş' doğuyor!
galatasaray kulübü'nde daha 1929-1930 yıllarında baş gösteren bir takım anlaşmazlıklar 1933 yılında iyice su yüzüne çıkmıştı.
- kulüp içinde başgösteren ikilik, olimpiyat adlı spor dergisinde yazdığı "galatasaray kulübü aleyhtarı yazıları"; öne sürülerek eşref şefik (atabay) bey'in ihracıyla sonuçlanmıştı. bu olay, galatasaray içindeki muhalefette bardağı taşıran son damla olmuş ve istifalar art arda gelmeye başlamıştı. en sonunda, uzun yıllar sarı-kırmızılı kulübe başkanlık yapmış olan yusuf ziya (öniş) bey'in de istifası ile gündeme oturmuştu.
galatasaray kulübü'nden ayrılan 25 üye, yusuf ziya bey'in etrafında toplanıp yeni bir kulüp kurmak üzere girişimlere başladılar. istanbul valiliği'ne yapılan başvuruda yeni kulübe verilmek istenen "sarı-kırmızı" ismi reddedilince, bu kez bu renklerden esinlenerek "ateş-güneş" adı kararlaştırıldı ve yeni kulüp bu isimle tescil edildi.
kısa zaman sonra, "güneş" adı altında fırtınalar estirecek kulüp böylece, galatasaray'ın bünyesinden koptu ve başkanlığına atatürk'ün yakınlarından cevat abbas bey'in getirilmesinden sonra yıllarca, başta galatasaray olmak üzere bütün büyük takımlarımızın belalısı haline geldi.
güneş takımı ilk olarak katıldığı 1935-36 istanbul ligi'nde, 12 takım arasında ligi 5. olarak tamamlamış, gitgide ısındığı 1936-37 sezonunda ise 29 puanla lig ikincisi olarak tamamlamıştı. artık tüm takımların korkulu rüyası olmaya başlayan güneş, 1938 yılında ise fırtına gibi esti...
güneş, 5 aralık 1937 günü şeref stadı'nda fenerbahçe'nin karşısına çıktığında, tribünleri dolduran binlerce seyirci, zevkli bir karşılaşma izleyeceklerinden, ama tıpkı geçen sezon olduğu gibi fenerbahçe'nin maçı kazanacağından emindiler. ancak, artık lig şampiyonluğuna göz dikmiş olan güneş, o gün fikret ve bülent'in gollerine melih ve murat'ın ikişer golüyle cevap veriyor ve sarı-lacivertlileri 4-2'lik bir skorla mağlup etmeyi başarıyordu.
aynı sezon güneş takımı, 19 aralık 1937'de taksim stadı'nda galatasaray'ın karşısına çıktığında tüm sporseverler; güneş'in aynı başarıyı galatasaray'a karşı da gösterip gösteremeyeceğini merak ediyorlardı. o maçta cihat- reşat, faruk- ömer, rıza, yusuf- rebii, murat, melih, rasih ve salahaddin'den kurulu güneş takımı, ilk yarısı 2-0 biten maçta galatasaray'ı murat'ın 2, melih, rasih, rebii ve salahaddin'in birer golüyle tam 6-0'lık bir hezimete uğratıyordu.
güneş, o yıl üç takımın ligi aynı puanda bitirmesi üzerine ilk defa uygulanan averaj kuralıyla fenerbahçe ve beşiktaş'ın üstünde istanbul ligi'ni şampiyon olarak tamamlıyordu. güneş, kendisiyle beraber istanbul'da ilk dört sırayı paylaşan fenerbahçe, beşiktaş ve galatasaray; ankara'dan muhafızgücü ile harbiye; izmir'den de alsancak ve üçok ile beraber katıldığı 1938 milli küme maçlarından en zorlusunu oynamak üzere 13 şubat 1938 günü taksim stadı&'nda fenerbahçe'nin karşısına çıkıyordu. cihat- faruk, reşat-yusuf, ziya, boncuk ömer- salahaddin, niyazi, melih, murat ve rebii'den kurulu güneş takımı, sahada fırtına gibi esiyor, melih (2), salahaddin, murat ve niyazi'nin golleriyle sarı-lacivertlileri 5-2'lik bir bozguna uğratmayı başarıyordu.
artık bu ligde tüm dikkatler güneş takımının üzerindeydi. 20 mart 1938'de taksim stadı&'nda galatasaray'ın sacit- reşat, adnan- musa, eşfak, suavi- necdet, süleyman, bülent, haşim ve mehmet'ten kurulu kadrosunun karşısına cihat- faruk, reşat- yusuf, rıza, ömer- salahaddin, rasih, melih, niyazi ve eski ünlü galatasaraylı rebii erkal dizilişiyle çıkan güneş, milli takım antrenörü avusturyalı herlinder'in yönetiminde başlayan maçın henüz 8. dakikasında melih'in golüyle öne geçmiş, ardından 24. dakikada salahaddin&'in golüyle ilk yarıyı 2-0 önde kapatmıştı. ikinci devrede perdeyi yine melih aralamış, 64'te rasih, bir dakika sonra yine salahaddin, 80 ve 87'de de melih'in golleriyle galatasaray, tarihinin en ağır yenilgilerinden biriyle karşılaşmış ve sahayı 7-0 gibi büyük bir farkla yenik terketmişti.
Aynı Güneş, 10 Nisan'da Beşiktaş'ı 80. dakikada Niyazi'nin attığı golle 1-0 yendikten sonra, 5 Haziran 1938 günü Taksim Stadı'nda bir kez daha Galatasaray'ın karşısına çıkıyordu. 7-0'lık hezimetin intikamını almak isteyen Galatasaray, penaltıdan Necdet ve Mehmet'le 2 gol bulmasına rağmen, Rebii, Niyazi (2) ve Salahaddin'in gollerine engel olamayarak yine sahadan 4-2'lik bir yenilgiyle ayrılıyordu.
Güneş, stat anlaşmazlığı yüzünden Fenerbahçe'nin çekildiği Milli Küme maçlarında; 13 galibiyet ve bir beraberlik alarak, 40-11'lik bir gol averajıyla şampiyonluğa ulaşıyor ve zaferlerine bir yenisini daha ekliyordu. 1938-39 istanbul Ligi'nde oynadığı 3 maçta Beykoz'u 3-2, Topkapı'yı 2-1 yenip, Fenerbahçe ile de 0-0 berabere kalarak gücünü bir kez daha ispatlayan Güneş, ardından şok bir kararla ligden çekilmiş, futbolun yanı sıra atletizm, kürek ve güreşte de başarıdan başarıya koşmuş şubeleri ile birlikte feshini ilan etmişti.
Böylece Galatasaray'da koparak, ortalığı kasıp-kavuran Güneş, yine istanbul'da, bir daha doğmamak üzere batıyordu.
--spoiler--
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/348562.asp
resmi tarih başka başka şeyler yazsa da bu kulüp yeni kurulan rejimin zoru ile kurulmuş bir kulüptür. ismi ile de yeni cumhuriyet rejimini temsil eder.
ikna odaları o zamanlardan kalmadır. yeni cumhuriyet hükümetinin adamları galatasarayın en iyi futbolcularını ikna etmiştir. ( bildiğin tek tek çağrılıp odalara alınarak odalarda ikna edilmiştir.)
nitekim atatürkün ölümünden sonra kapanmıştır.
rejimin bu kendi ürünü kulübe sonradan sahip çıkmaması aslında bir çeşit özürdür. ama resmi özür hiç bir zaman gelmedi.
ikna odaları o zamanlardan kalmadır. yeni cumhuriyet hükümetinin adamları galatasarayın en iyi futbolcularını ikna etmiştir. ( bildiğin tek tek çağrılıp odalara alınarak odalarda ikna edilmiştir.)
nitekim atatürkün ölümünden sonra kapanmıştır.
rejimin bu kendi ürünü kulübe sonradan sahip çıkmaması aslında bir çeşit özürdür. ama resmi özür hiç bir zaman gelmedi.
yeniden kurulması gereken galatasaraylıların gerçek evi. bırakalım liseliler kendi boklarında oynasınlar.
küllerinden yeniden doğması, galatasarayı liselilerden kurtarması gereken kulüp.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar