'evinize kooşun, atariyle cooşun. rakiplerinize ve kompitere meydan okuyun! bilgisayar çağına hazırlanın. atari, şimdi sokaklar bomboş!' reklamlı oyun. *

https://www.youtube.com/watch?v=9Yk_cANuSNk&NR
çocukluk yıllarının efsanesi. şimdinin pc'si, play station'ı, xbox'ı lagası lugası. genellikle adı geçince o günleri hatırlayanların içinde bir özlem oluşur atariye karşı. duck hunt'taki köpeğin sırıtışına duyulan öfke yerini özleme bırakır, mario'daki kaplumbağalar özlenir, street fighter, tank, tetris, bomberman ve diğer oyunlar gelir akıllara. annenin "televizyona o kadar yakın oturma gözlerin bozulacak." uyarısı duyulur geçmişten.

grafikler kötüydü, hatta berbattı. şimdiki oyunların yanında solda sıfırdı hepsinin grafikleri. öyle günlerce, aylarca oyalayacak bölümler, görevler de yoktu. topu topu 1-2 saatte sıfırlanabilirdi tüm oyunlar. şimdikiler gibi her yeni çıkan oyunda ram, ekran kartı, hafıza upgrade etmek de gerekmiyordu. televizyon aynı televizyon, atari aynı atariydi. socket takasıyla herşey mümkündü. oldukça ilkel aletlerdi sonuçta. ama nasıl bir büyüyle bağlandıysak hala özleriz, hala anarız.
Çocukken çok oynardık.
görsel
bilgisayar bozulupta 1 ay boyunca tamirde kaldığı müddette sabah akşam başında vakit geçirilen,daha sonra yaptıklarınıza inananamayıp kendi kendinize gülmenize sebep olan ilkel alet.
1001 oyunlu makına deyipde içinden 5 oyun ve bunların varisiyonlarının ,hatta levellerinin toplamının 1001 oldugu aptal makına.
başlıkda adıgecen aletin bu denli kötu imajından dolayı, sony mony de atarilerine kendi ozel isimleri olan play satation miteyşın isimlerini takmak zorunda kalmıstır
Çok oynamayalım diye Isındığında kapatmamız gerektiği düşüncesini aklımıza kazımışlardır.
Çocukken çok oynardık bunu.
görsel
küçükken atarimi çok oynuyorum diye annem sakladı ben buldum oynadım yine sakladı ben yine buldum oynadım bu sefer komşuya vermiş atariyi tabii ben yine evin içine sakladı sanıyom arıyom tarıyom yok atari dedektörü gibi aradım evi ama bulamadım yan bulamamam imkansızdı kesin atariyi attı dedim 1 hafta sonra bana yeni sözleşme imzalatıp geri vermişti. fakat o 1 hafta bana çok zor gelmişti...
kardeşimin ben yokken atariyi çok oynaması sonucu öfkelenen babamın yere çarpmasıyla bozulmuş değerli varlığım. saatlerce uğraştıktan sonra sinirden ben de bir yumruk vurmuştum ve allahın hikmeti tekrar çalışmaya başlamıştı.

tekrar alıp super mario oynamak istediğim oyun aleti.
rockstar şöyle oyun çıkarırsa her türlü alıp oynanması farz olan, hayalgücümüzün şekillendiği yıllarda ki muthiş mini kutu.

görsel
kasetlerine inanılmaması gereken, şimdilerin modası olan oyun konsolu. Çünkü sorsan 1001 oyun var içinde, oysa ki hepsi 5 tane. Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane'nin tam tersi.
O kadar çok oynardım ki ısınan adaptör hızlı soğusun diye buzluğa atardim.

Bir defa bozulmuştu ve tamirciye götürmüştü babam. 1 haftaya tamir işi bitti arkadaşımla almaya gittik. Yolda gelirken dengemi kaybettim yolda kanal vardı içine düştüm ama iki elimle atariyi yukarda tutmayı başarmıştım. Başım hafif kanıyordu ama olsundu, atarim sapasağlamdı.

(bkz: Atari-2600)
çocukluk eğlencesi,baba oğulu oynamak için yarıştıran nesne.joyistick düşmanı.bir efsanenin öncüsüdür kendileri.
şimdiki olağanüstü gerçekçi oyunlar atarinin yerini tutamiyor maalesef. atariyi bu kadar sevmemizin nedeni belki de 90'lı yılların guzelligiydi.
kuş avladığım oyuncak 95 li yazarlar iyi bilir vesselam.
© copyright 2005 - 2026