bugün
- sıradan bir insan olduğunu anlama eşiği7
- iştah oburluk ve açgözlülük şeytandan gelir6
- libidosu yükselen erkek neden sarılmak ister7
- islamcılık cihat cariyelik ve seks köleliği5
- youtuberların ideolojileri9
- şair yalanları2
- güne bir dize bırak2
- tora'ya göre musa rabbi eleştirebilir4
- sigaralar ucuzlamalı2
- hem maddi dünyaya tapmak hem de mesih'i istemek5
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz41
- yazarların en sevdiği şeyler2
- hangi ünlüye benzetiliyorsun2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik14
- ahmet kaya'nın attila ilhan şiirlerini bestelemesi2
- deccal'in tarikat şeyhi olma ihtimali3
- bir gay yakışıklı bir erkeği nasıl tavlayabilir4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- abdullah öcalan ın cinsel ihtiyaçları3
- behçet yalın özkara2
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- sosyal medya toplumun baş belasıdır5
- flörtöz erkek iticiliği12
- israil'in hizbullah yeraltı merkezini patlatması6
- balkonda beyaz atletle oturma keyfi6
- dini baskılar ve kadın düşmanları3
- kravatlı yobaz3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- 21 yy da osmanlı'yı övmek3
- sabahları nefret edilen şeyler7
- benekli mayo2
- zikzak çizerek rampa çıkmak2
- sabah aynaya bakarken akıldan geçenler5
- bedellici erkekle evlenir misiniz3
- şafak saymak3
- pazarcıların seçtirmemesi5
- istanbul'un naif hafızasının ressamı acemyan3
- pazar sabahı3
- birgün tv2
- islamda namaz yoktur14
- boyumun 2 cm kısalması28
- arkadaş2
- anın görüntüsü21
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- ben üşümem6
- tadelle2
- inanmak teslimiyetçi bi külte tabi olmak değildir3
- türkiye9
vakitte yazması gereken ümmetçi bir yeniçağ gazetesi yazarı.. 01/06/2006 tarihli yazısında açık şekilde laik cumhuriyet rejimimizi hedef almıştır..
''Berlinli Nuran Zeyrek Türkiye Büyükelçiliğinde, derdini anlatırken, salondaki kalabalığın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilini yuhalayacağı hiç aklına gelmemişti. Çok doluydu. Günlerce elçiliğe gidip gelmiş ama bir türlü kimliğini alamamıştı. Elçilikteki adamlar başörtüsü bağlayışını beğenmiyorlar, ninelerinki gibi bağla, bir perçem saçın öne çıksın, diyorlardı.
Benim de başıma geldiği için hâdiseyi daha yakından takip ettim. Çok yakınımdaki bir kişi yeni nüfus cüzdanı alacaktı ve ben Türkiye dışındaydım. istanbul'da bizim nüfus müdürümüz olan hanımı da tanıyorum. Aslında iyi niyetli, her zaman herkese yardımcı olmak isteyen bir memur. iş başörtüsü olunca, iyilik meleği kadın gidiyor, ceberut bir kadın geliyor. Yakınımın fotoğrafını beğenmiyor. Nasıl öfkelendim. 5 bir km. beriden nüfus müdürü hanıma telefon açtım. Bu insanlar, örtünme vs. meselesinde hemen kendilerini bir şeylerin bekçileri ilân ediyorlar, karşısındakilerin kim olduğunu düşünmüyorlar bile. Biz neyiz o zaman? Dış kapının dış mandalı mı?!
Yakınımın şahsî tercihleri kimseyi ilgilendirmez.
Nüfus müdürü hanımı üzdüm hâliyle ama sonra gönlünü aldım. işi tatlıya bağladık. Yeniden fotoğraf çektirdik. Artık o da üstelemedi.
Berlinli Nuran Zeyrek Hanımın sıkıntısını çok iyi anlıyorum. Keşke elçiliktekiler nasıl bir fotoğraf verileceğini belirten yönetmeliği çok iyi okusalardı ve kendilerini bir şeylerin bekçisi değil, devletin görevlisi olarak görselerdi.
Bu meselenin bir yüzü.
Üzerinde durmak istediğim, halkla "rejim" arasındaki uçurum.
Halkın yüreği o kadar yanmış ti, bir başbakanın huzurunda rejimi temsil eden bir büyükelçi yuhalanıyor.
"Devlet"le vatandaş arasındaki düşmanlığa varan soğukluğu düşünmemiz gerekir.
Neden bu noktaya geldik?
"Halk bizim gibi olmalıdır." diyenler yüzünden.
Halkın irfanı sizin çok çok önünüzde ve sizin gibi asla olmak istemiyor. Halk da dünyayı tanıyor, halk da olup bitenlerin farkında, halk da bilgili.. Siz şablonun içinde hapsolundunuz, halk çok çok ilerinize geçti, bunu fark edemiyorsunuz.
Kavramları yeniden yorumlayalım.''
kavramları yeniden yorumlayalım sözüne dikkat.. nasıl olurda kendini milliyetçi olarak tanımlayan birisi ''laikliği yeniden tartışalım'' diYEN akepeli meclis başkanıyla aynı çizgide buluşur.. gerçekten şaşırtıcı..
''Berlinli Nuran Zeyrek Türkiye Büyükelçiliğinde, derdini anlatırken, salondaki kalabalığın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilini yuhalayacağı hiç aklına gelmemişti. Çok doluydu. Günlerce elçiliğe gidip gelmiş ama bir türlü kimliğini alamamıştı. Elçilikteki adamlar başörtüsü bağlayışını beğenmiyorlar, ninelerinki gibi bağla, bir perçem saçın öne çıksın, diyorlardı.
Benim de başıma geldiği için hâdiseyi daha yakından takip ettim. Çok yakınımdaki bir kişi yeni nüfus cüzdanı alacaktı ve ben Türkiye dışındaydım. istanbul'da bizim nüfus müdürümüz olan hanımı da tanıyorum. Aslında iyi niyetli, her zaman herkese yardımcı olmak isteyen bir memur. iş başörtüsü olunca, iyilik meleği kadın gidiyor, ceberut bir kadın geliyor. Yakınımın fotoğrafını beğenmiyor. Nasıl öfkelendim. 5 bir km. beriden nüfus müdürü hanıma telefon açtım. Bu insanlar, örtünme vs. meselesinde hemen kendilerini bir şeylerin bekçileri ilân ediyorlar, karşısındakilerin kim olduğunu düşünmüyorlar bile. Biz neyiz o zaman? Dış kapının dış mandalı mı?!
Yakınımın şahsî tercihleri kimseyi ilgilendirmez.
Nüfus müdürü hanımı üzdüm hâliyle ama sonra gönlünü aldım. işi tatlıya bağladık. Yeniden fotoğraf çektirdik. Artık o da üstelemedi.
Berlinli Nuran Zeyrek Hanımın sıkıntısını çok iyi anlıyorum. Keşke elçiliktekiler nasıl bir fotoğraf verileceğini belirten yönetmeliği çok iyi okusalardı ve kendilerini bir şeylerin bekçisi değil, devletin görevlisi olarak görselerdi.
Bu meselenin bir yüzü.
Üzerinde durmak istediğim, halkla "rejim" arasındaki uçurum.
Halkın yüreği o kadar yanmış ti, bir başbakanın huzurunda rejimi temsil eden bir büyükelçi yuhalanıyor.
"Devlet"le vatandaş arasındaki düşmanlığa varan soğukluğu düşünmemiz gerekir.
Neden bu noktaya geldik?
"Halk bizim gibi olmalıdır." diyenler yüzünden.
Halkın irfanı sizin çok çok önünüzde ve sizin gibi asla olmak istemiyor. Halk da dünyayı tanıyor, halk da olup bitenlerin farkında, halk da bilgili.. Siz şablonun içinde hapsolundunuz, halk çok çok ilerinize geçti, bunu fark edemiyorsunuz.
Kavramları yeniden yorumlayalım.''
kavramları yeniden yorumlayalım sözüne dikkat.. nasıl olurda kendini milliyetçi olarak tanımlayan birisi ''laikliği yeniden tartışalım'' diYEN akepeli meclis başkanıyla aynı çizgide buluşur.. gerçekten şaşırtıcı..
yarın türk adını silme planı adlı kitabı yeniçağ gazetesiyle birlikte 5 liraya satışa sunulacak yazardır.
Enver Paşa hakkında yazmış olduğu "Enver Paşa ve Dönemi" kitabına başlamış bulunmaktayım. Bakalım nasıl anacağım bu kişiyi.
Gündemdeki Haberler