bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin5
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- parmak patates vs elma dilim patates7
- erkeklerin biraz şey olması5
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- mercimek çorbası4
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor7
- cin mısır kabilesi5
- soğan salatası6
- yorgun mermi7
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- sözlükte kavgacıların olmaması3
- aramızda gezen tok yazarlar3
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- yeni parti39
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sözlük kızının sözlük erkeğine yemek ısmarlaması2
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- türkler barbar ve köpektir7
- sen yapamazsın beceremezsin diyen arkadaş tipi2
- üç tas tunç has hoşashfd2
- psikopat erkek seven kızlar4
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- bursalı erkeklere vurulan ibne damgası5
- turşu tanrısı2
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- götelek turşusu2
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- yaşlandıkça güzelleşmek2
- güne bir şarkı bırak14
- yazarların acı eşiği5
- en güzel sevişme13
- enayimiknatisii10
- avokado tadı3
- topluma nasıl faydalı olunur7
- ahmet tuncay özkan2
- uludağ itiraf5
- gece hamburgeri2
- tas kafalı hırt istilası3
- alparslan türkeş sonrası mhp5
- iştahın kapanması5
- çin2
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- kadınlardan ilgi göremeyince erkeklere yönelmek2
vakitte yazması gereken ümmetçi bir yeniçağ gazetesi yazarı.. 01/06/2006 tarihli yazısında açık şekilde laik cumhuriyet rejimimizi hedef almıştır..
''Berlinli Nuran Zeyrek Türkiye Büyükelçiliğinde, derdini anlatırken, salondaki kalabalığın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilini yuhalayacağı hiç aklına gelmemişti. Çok doluydu. Günlerce elçiliğe gidip gelmiş ama bir türlü kimliğini alamamıştı. Elçilikteki adamlar başörtüsü bağlayışını beğenmiyorlar, ninelerinki gibi bağla, bir perçem saçın öne çıksın, diyorlardı.
Benim de başıma geldiği için hâdiseyi daha yakından takip ettim. Çok yakınımdaki bir kişi yeni nüfus cüzdanı alacaktı ve ben Türkiye dışındaydım. istanbul'da bizim nüfus müdürümüz olan hanımı da tanıyorum. Aslında iyi niyetli, her zaman herkese yardımcı olmak isteyen bir memur. iş başörtüsü olunca, iyilik meleği kadın gidiyor, ceberut bir kadın geliyor. Yakınımın fotoğrafını beğenmiyor. Nasıl öfkelendim. 5 bir km. beriden nüfus müdürü hanıma telefon açtım. Bu insanlar, örtünme vs. meselesinde hemen kendilerini bir şeylerin bekçileri ilân ediyorlar, karşısındakilerin kim olduğunu düşünmüyorlar bile. Biz neyiz o zaman? Dış kapının dış mandalı mı?!
Yakınımın şahsî tercihleri kimseyi ilgilendirmez.
Nüfus müdürü hanımı üzdüm hâliyle ama sonra gönlünü aldım. işi tatlıya bağladık. Yeniden fotoğraf çektirdik. Artık o da üstelemedi.
Berlinli Nuran Zeyrek Hanımın sıkıntısını çok iyi anlıyorum. Keşke elçiliktekiler nasıl bir fotoğraf verileceğini belirten yönetmeliği çok iyi okusalardı ve kendilerini bir şeylerin bekçisi değil, devletin görevlisi olarak görselerdi.
Bu meselenin bir yüzü.
Üzerinde durmak istediğim, halkla "rejim" arasındaki uçurum.
Halkın yüreği o kadar yanmış ti, bir başbakanın huzurunda rejimi temsil eden bir büyükelçi yuhalanıyor.
"Devlet"le vatandaş arasındaki düşmanlığa varan soğukluğu düşünmemiz gerekir.
Neden bu noktaya geldik?
"Halk bizim gibi olmalıdır." diyenler yüzünden.
Halkın irfanı sizin çok çok önünüzde ve sizin gibi asla olmak istemiyor. Halk da dünyayı tanıyor, halk da olup bitenlerin farkında, halk da bilgili.. Siz şablonun içinde hapsolundunuz, halk çok çok ilerinize geçti, bunu fark edemiyorsunuz.
Kavramları yeniden yorumlayalım.''
kavramları yeniden yorumlayalım sözüne dikkat.. nasıl olurda kendini milliyetçi olarak tanımlayan birisi ''laikliği yeniden tartışalım'' diYEN akepeli meclis başkanıyla aynı çizgide buluşur.. gerçekten şaşırtıcı..
''Berlinli Nuran Zeyrek Türkiye Büyükelçiliğinde, derdini anlatırken, salondaki kalabalığın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilini yuhalayacağı hiç aklına gelmemişti. Çok doluydu. Günlerce elçiliğe gidip gelmiş ama bir türlü kimliğini alamamıştı. Elçilikteki adamlar başörtüsü bağlayışını beğenmiyorlar, ninelerinki gibi bağla, bir perçem saçın öne çıksın, diyorlardı.
Benim de başıma geldiği için hâdiseyi daha yakından takip ettim. Çok yakınımdaki bir kişi yeni nüfus cüzdanı alacaktı ve ben Türkiye dışındaydım. istanbul'da bizim nüfus müdürümüz olan hanımı da tanıyorum. Aslında iyi niyetli, her zaman herkese yardımcı olmak isteyen bir memur. iş başörtüsü olunca, iyilik meleği kadın gidiyor, ceberut bir kadın geliyor. Yakınımın fotoğrafını beğenmiyor. Nasıl öfkelendim. 5 bir km. beriden nüfus müdürü hanıma telefon açtım. Bu insanlar, örtünme vs. meselesinde hemen kendilerini bir şeylerin bekçileri ilân ediyorlar, karşısındakilerin kim olduğunu düşünmüyorlar bile. Biz neyiz o zaman? Dış kapının dış mandalı mı?!
Yakınımın şahsî tercihleri kimseyi ilgilendirmez.
Nüfus müdürü hanımı üzdüm hâliyle ama sonra gönlünü aldım. işi tatlıya bağladık. Yeniden fotoğraf çektirdik. Artık o da üstelemedi.
Berlinli Nuran Zeyrek Hanımın sıkıntısını çok iyi anlıyorum. Keşke elçiliktekiler nasıl bir fotoğraf verileceğini belirten yönetmeliği çok iyi okusalardı ve kendilerini bir şeylerin bekçisi değil, devletin görevlisi olarak görselerdi.
Bu meselenin bir yüzü.
Üzerinde durmak istediğim, halkla "rejim" arasındaki uçurum.
Halkın yüreği o kadar yanmış ti, bir başbakanın huzurunda rejimi temsil eden bir büyükelçi yuhalanıyor.
"Devlet"le vatandaş arasındaki düşmanlığa varan soğukluğu düşünmemiz gerekir.
Neden bu noktaya geldik?
"Halk bizim gibi olmalıdır." diyenler yüzünden.
Halkın irfanı sizin çok çok önünüzde ve sizin gibi asla olmak istemiyor. Halk da dünyayı tanıyor, halk da olup bitenlerin farkında, halk da bilgili.. Siz şablonun içinde hapsolundunuz, halk çok çok ilerinize geçti, bunu fark edemiyorsunuz.
Kavramları yeniden yorumlayalım.''
kavramları yeniden yorumlayalım sözüne dikkat.. nasıl olurda kendini milliyetçi olarak tanımlayan birisi ''laikliği yeniden tartışalım'' diYEN akepeli meclis başkanıyla aynı çizgide buluşur.. gerçekten şaşırtıcı..
yarın türk adını silme planı adlı kitabı yeniçağ gazetesiyle birlikte 5 liraya satışa sunulacak yazardır.
Enver Paşa hakkında yazmış olduğu "Enver Paşa ve Dönemi" kitabına başlamış bulunmaktayım. Bakalım nasıl anacağım bu kişiyi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar