bugün
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek4
- coskuyla sabunlanan pipi5
- ayak gurmesi4
- nick istemeyen adam ile engineer283
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı7
- bik bik 219
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- ne bikbikmiş beee4
- yazılımcıların flört edememesi10
- heyt bea5
- nervio15
- kol saati8
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- eşek2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- idiocracy3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- teomancalmasur23
- street fighter3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- mayasıl3
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- cumartesi günü ayılamamak2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- anın görüntüsü17
- türküm doğruyum çalışkanım2
- ahmed yesevi2
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- islam3
- türk solu16
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- ertuğrul dursun önkuzu2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- insan doğuştan iyi midir17
vakitte yazması gereken ümmetçi bir yeniçağ gazetesi yazarı.. 01/06/2006 tarihli yazısında açık şekilde laik cumhuriyet rejimimizi hedef almıştır..
''Berlinli Nuran Zeyrek Türkiye Büyükelçiliğinde, derdini anlatırken, salondaki kalabalığın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilini yuhalayacağı hiç aklına gelmemişti. Çok doluydu. Günlerce elçiliğe gidip gelmiş ama bir türlü kimliğini alamamıştı. Elçilikteki adamlar başörtüsü bağlayışını beğenmiyorlar, ninelerinki gibi bağla, bir perçem saçın öne çıksın, diyorlardı.
Benim de başıma geldiği için hâdiseyi daha yakından takip ettim. Çok yakınımdaki bir kişi yeni nüfus cüzdanı alacaktı ve ben Türkiye dışındaydım. istanbul'da bizim nüfus müdürümüz olan hanımı da tanıyorum. Aslında iyi niyetli, her zaman herkese yardımcı olmak isteyen bir memur. iş başörtüsü olunca, iyilik meleği kadın gidiyor, ceberut bir kadın geliyor. Yakınımın fotoğrafını beğenmiyor. Nasıl öfkelendim. 5 bir km. beriden nüfus müdürü hanıma telefon açtım. Bu insanlar, örtünme vs. meselesinde hemen kendilerini bir şeylerin bekçileri ilân ediyorlar, karşısındakilerin kim olduğunu düşünmüyorlar bile. Biz neyiz o zaman? Dış kapının dış mandalı mı?!
Yakınımın şahsî tercihleri kimseyi ilgilendirmez.
Nüfus müdürü hanımı üzdüm hâliyle ama sonra gönlünü aldım. işi tatlıya bağladık. Yeniden fotoğraf çektirdik. Artık o da üstelemedi.
Berlinli Nuran Zeyrek Hanımın sıkıntısını çok iyi anlıyorum. Keşke elçiliktekiler nasıl bir fotoğraf verileceğini belirten yönetmeliği çok iyi okusalardı ve kendilerini bir şeylerin bekçisi değil, devletin görevlisi olarak görselerdi.
Bu meselenin bir yüzü.
Üzerinde durmak istediğim, halkla "rejim" arasındaki uçurum.
Halkın yüreği o kadar yanmış ti, bir başbakanın huzurunda rejimi temsil eden bir büyükelçi yuhalanıyor.
"Devlet"le vatandaş arasındaki düşmanlığa varan soğukluğu düşünmemiz gerekir.
Neden bu noktaya geldik?
"Halk bizim gibi olmalıdır." diyenler yüzünden.
Halkın irfanı sizin çok çok önünüzde ve sizin gibi asla olmak istemiyor. Halk da dünyayı tanıyor, halk da olup bitenlerin farkında, halk da bilgili.. Siz şablonun içinde hapsolundunuz, halk çok çok ilerinize geçti, bunu fark edemiyorsunuz.
Kavramları yeniden yorumlayalım.''
kavramları yeniden yorumlayalım sözüne dikkat.. nasıl olurda kendini milliyetçi olarak tanımlayan birisi ''laikliği yeniden tartışalım'' diYEN akepeli meclis başkanıyla aynı çizgide buluşur.. gerçekten şaşırtıcı..
''Berlinli Nuran Zeyrek Türkiye Büyükelçiliğinde, derdini anlatırken, salondaki kalabalığın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilini yuhalayacağı hiç aklına gelmemişti. Çok doluydu. Günlerce elçiliğe gidip gelmiş ama bir türlü kimliğini alamamıştı. Elçilikteki adamlar başörtüsü bağlayışını beğenmiyorlar, ninelerinki gibi bağla, bir perçem saçın öne çıksın, diyorlardı.
Benim de başıma geldiği için hâdiseyi daha yakından takip ettim. Çok yakınımdaki bir kişi yeni nüfus cüzdanı alacaktı ve ben Türkiye dışındaydım. istanbul'da bizim nüfus müdürümüz olan hanımı da tanıyorum. Aslında iyi niyetli, her zaman herkese yardımcı olmak isteyen bir memur. iş başörtüsü olunca, iyilik meleği kadın gidiyor, ceberut bir kadın geliyor. Yakınımın fotoğrafını beğenmiyor. Nasıl öfkelendim. 5 bir km. beriden nüfus müdürü hanıma telefon açtım. Bu insanlar, örtünme vs. meselesinde hemen kendilerini bir şeylerin bekçileri ilân ediyorlar, karşısındakilerin kim olduğunu düşünmüyorlar bile. Biz neyiz o zaman? Dış kapının dış mandalı mı?!
Yakınımın şahsî tercihleri kimseyi ilgilendirmez.
Nüfus müdürü hanımı üzdüm hâliyle ama sonra gönlünü aldım. işi tatlıya bağladık. Yeniden fotoğraf çektirdik. Artık o da üstelemedi.
Berlinli Nuran Zeyrek Hanımın sıkıntısını çok iyi anlıyorum. Keşke elçiliktekiler nasıl bir fotoğraf verileceğini belirten yönetmeliği çok iyi okusalardı ve kendilerini bir şeylerin bekçisi değil, devletin görevlisi olarak görselerdi.
Bu meselenin bir yüzü.
Üzerinde durmak istediğim, halkla "rejim" arasındaki uçurum.
Halkın yüreği o kadar yanmış ti, bir başbakanın huzurunda rejimi temsil eden bir büyükelçi yuhalanıyor.
"Devlet"le vatandaş arasındaki düşmanlığa varan soğukluğu düşünmemiz gerekir.
Neden bu noktaya geldik?
"Halk bizim gibi olmalıdır." diyenler yüzünden.
Halkın irfanı sizin çok çok önünüzde ve sizin gibi asla olmak istemiyor. Halk da dünyayı tanıyor, halk da olup bitenlerin farkında, halk da bilgili.. Siz şablonun içinde hapsolundunuz, halk çok çok ilerinize geçti, bunu fark edemiyorsunuz.
Kavramları yeniden yorumlayalım.''
kavramları yeniden yorumlayalım sözüne dikkat.. nasıl olurda kendini milliyetçi olarak tanımlayan birisi ''laikliği yeniden tartışalım'' diYEN akepeli meclis başkanıyla aynı çizgide buluşur.. gerçekten şaşırtıcı..
yarın türk adını silme planı adlı kitabı yeniçağ gazetesiyle birlikte 5 liraya satışa sunulacak yazardır.
Enver Paşa hakkında yazmış olduğu "Enver Paşa ve Dönemi" kitabına başlamış bulunmaktayım. Bakalım nasıl anacağım bu kişiyi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar